@ismail__dogan@merdanyanardag@NazYavuzarslan İmamoğlu için değil kendimiz için, Kılıçdaroğlunun CHP seçmenine birazcık saygısı olsa ne söylemek istediğini anlamaya çalışırdı.Olmuyor Kılıçdaroğlu ile olmuyor daha neyini anlamıyorsunuz?
@szctelevizyonu Hâlâ utanmadan reklamını mı yapıyorsunuz Butlanoğlunun? Alışmayacağız, tepkimiz ve nefretimiz hiç dinmeyecek. Program yayınlanırsa Sözcü de nasibini fazlası ile alacak.
@UmutBehram Biz de yandaş kanalları izlemediğimiz gibi Sözcüyü de izlemeyiz olur biter. Madem aynı şeyleri tekrar ettireceksiniz insanların sinirlerini niye zıplatıyorsunuz?
Kemal Kılıçdaroğlu’na;
Bazı dönemler vardır; susmak da konuşmak kadar siyasi bir tercihtir.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve Türkiye’nin içinden geçtiği süreç, suskun kalınamayacak kadar ağırdır.
Çünkü mesele yalnızca kişiler değildir.
Mesele, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine, halkın iradesine ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel sorumluluğuna sahip çıkıp çıkmamaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir siyasi parti değildir.
Bu parti, işgal altındaki bir ülkeden bağımsız bir Cumhuriyet çıkaranların emanetidir.
Bu parti makamların değil, ilkelerin partisidir.
Bugün ise ne yazık ki bu emanetin ağır bir sınavdan geçtiğine tanıklık ediyoruz.
Mesele, 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi yapan Genel Başkan Özgür Özel değildir.
Mesele, AKP karşısında çıktığı hiçbir seçimi kaybetmeyen ve milletin iradesiyle Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenen Ekrem İmamoğlu da değildir.
Çünkü bugün hedef alınan yalnızca iki isim değildir.
Hedef alınan, onları seçen örgütün iradesidir.
Hedef alınan, değişim talebidir.
Hedef alınan, halkın sandıkta ortaya koyduğu tercihtir.
Asıl mesele budur.
Bir siyasi lider seçim kaybedebilir.
Bir genel başkan görevini devredebilir.
Bunlar siyasetin doğal akışıdır.
Ancak halkın değişim iradesi ortaya çıkmışken, eski hesapları yeniden partinin önüne koymak; içeride mücadele üretmek ve iktidarın elini güçlendirmek tarih önünde ağır bir sorumluluktur.
Bugün CHP’ye yönelen saldırılar ortadadır. Halkın içinde artık yüksek sesle konuşulan bir düşünceyi burada dile getirmek istiyorum. Malumunuz, siz ve kurmaylarınız halkın içine yeterince girmediğiniz için, yürütülen bu operasyonların arkasında bugün AKP diliyle konuşan çevrelerin ve sizlerin olduğu yönünde ciddi bir kanaat oluşmuştur. Er ya da geç, bu iftiralarla yürütülen operasyonların arkasında kimlerin olduğu ortaya çıkacaktır. O zaman halkın bu düşüncesinin ne kadar doğru ya da yanlış olduğu da anlaşılacaktır.
Tarih göstermiştir ki, bu tür dönemlerde gerçekler mutlaka açığa çıkar. Geçmişte olduğu gibi bugün de kimlerin hangi saiklerle hareket ettiği tarihin kayıtlarına geçecektir.
Seçilmiş belediye başkanları hedef alınmaktadır.
Muhalefetin en güçlü isimleri siyasallaşmış yargı eliyle susturulmaya çalışılmaktadır.
Tam da böyle bir dönemde partinin enerjisini iktidarla mücadeleye değil, kendi içine yöneltmek; AKP dışında hiç kimsenin kabul edemeyeceği bir tablo yaratmaktadır. Buna vesile olmanız, siyasi hafızada unutulmayacak bir tutum olarak yerini alacaktır.
CHP’nin sahibi ne genel başkanlardır, ne yöneticileridir, ne de dar kadrolardır.
CHP’nin sahibi örgüttür.
CHP’nin sahibi üyeleridir.
CHP’nin sahibi delegeleridir.
CHP’nin sahibi Cumhuriyet’e inanan milyonlardır.
Bu nedenle çözüm de açıktır:
Kurultay toplansın, karar yine partinin iradesine bırakılsın.
Kurultay konuşsun.
Delegeler karar versin.
Siyasallaşmış bir yargının sunduğu makamlar demokrasi adına bir onur değil, ancak utanç vesilesi olabilir.
O makamlar; örgütün iradesiyle seçilmiş insanların yerine, örgütün karşısına çıkıp aday dahi olamayan bir avuç kliğin oturabileceği makamlar değildir.
Ben az olanı yazayım, siz çok olanı okuyun…
Anadolu’da bir söz vardır:
“Köyün ağası söylemeye cesaret edemediğini köyün delisine söyletirmiş.”
Bugün herkesin gördüğünü ve konuştuğunu artık açıkça söylemenin zamanıdır.
En kısa süre içinde çıkın ve Kurultay gününü derhal açıklayın.
Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün, üyelerinin ve delegelerinin iradesine saygı duyun.
Unutmayınız ki bugün türlü türlü ithamlarla hedef aldığınız, iradesini tartışmaya açtığınız delegeleri il il, ilçe ilçe bizzat siz ve kurmaylarınız belirlediniz.
Dün güvendiğiniz insanları bugün suçlamak, dün meşru gördüğünüz iradeyi bugün tartışmalı ilan etmek siyasi tutarlılıkla açıklanamaz.
Daha da ilginci; bugün delegelere iftira atanların, onları töhmet altında bırakanların bir kısmı hâlâ sizin kurmayınız olarak sağınızda ve solunuzda oturmaktadır. 👇👇
İNSAN ONURU VE HUKUK DEVLETİ İLKESİ, HER KOŞULDA KORUNMALIDIR!
İBB davası kapsamında savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in yargılama sürecine ilişkin dile getirdiği iddialar, insan hakları ve hukukun üstünlüğü açısından ciddiyetle ele alınması gereken bir durumdur.
Demokratik hukuk devletinde adalet; soruşturma ve yargılama süreçlerinin insan onuruna, kişi hak ve özgürlüklerine ve adil yargılanma hakkına uygun yürütülmesiyle mümkündür.
İnsan onurunu, güvenliğini ve temel haklarını gözetmeyen hiçbir süreç hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Hukukun görevi, bireyi güç karşısında korumaktır. Bu nedenle tüm iddiaların ivedilikle ve etkin şekilde araştırılması adalete duyulan güven ve kamu vicdanı açısından tartışılmaz bir zorunluluktur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
@TurkishIndy Yahu pişkinliğin bu kadarına da pes doğrusu, seçmeni sizin kadar kaale almayan, gerçeklerden bihaber,çıkarcı, pislik insanlar görmedi bu ülke. Düşün artık milletin yakasından, yeteerrr.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun okuduğu bilinen BirGün gazetesinde yayımlanan açık mektuplara şair Şükrü Erbaş da katıldı.
"Kaymakla dibi bulmak arasında uzun mesafe yoktur. Siz dibi buldunuz ama yine de kulağınızda olsun istedim.
Size birileri 3000 yıl sonra Truva Atı görevi verdi. Bu hile 3000 yıl önce zekiceydi ama bugün Truva Atı'nın içinde yalnızca siz varsınız ve bu çok zavallı bir hile.
Kaldı ki siz bu zeki hileye bile itibar etmeden akıl almaz bir kaba şiddetle 'evinize' girmeye çalıştınız! Ne büyük utanç!
13 yıl boyunca arkanızda 100 yıllık bir büyük yapı varken yapamadığınız ne var da şimdi yanınızda üç muhteristen başka kimse yokken yapacaksınız?
Benim ve çocuklarımın geleceğini siz nasıl hırslarınız için, bir başka kötülük örgütlenmesine peşkeş çekmeye cüret edebiliyorsunuz?
Toplum ve partinizin tabanı sizi istemedi. Hepsi bu. Bunda anlaşılmayacak ne var?
İçinde büyüdüğünüz o olağanüstü kültürün dünyaya öğrettiği en yüce erdem utanma duygusu iken siz nasıl böyle düşkün birisi oldunuz?
Bir başka basit soru, ölümü hiç düşünüyor musunuz?
Siz, yaşınız gereği '68 kuşağı'ndan sayılırsınız. Zerre kadar fikretseydiniz, bugün yaptığınızın Deniz-Yusuf-Hüseyin'i bir daha asmak olduğunu görürdünüz. Bu nasıl bir kör bilinç!
Bir başka tuhaflık da siyasi hayatınız boyunca sizi aşağılayan herkes şimdi alkışlıyor. Nasıl olur da bunu size verilmiş bir değer sanırsınız?
İnebileceğiniz çukurları düşündükçe bu kayıtsızlık ürküntü veriyor.
Sizinle hiçbir sorunum, ilişkim yok, olamaz.
Sorun, ülkenin temel demokrasi-özgürlük-adalet ve insan hakları sütunlarına baltayla saldıranlarla sizin de saldırmaya başlamanızdır.
Siz 'koçbaşı' olmaya talip oldunuz ama bu çok acıklı bir seçim.
Hem gücünüz yok, hem yıkacağınız sur çok sağlam, hem de o surun içinde oturarak bu yapılamaz.
Koçbaşıyla dışarıdan içeriye saldırılır değil mi?
Sizin durumunuz için siyasi ölü kavramı kullanılır bilirsiniz.
Ölümünüz hayırlı olsun!"
(BirGün)
@kilicdarogluk Sevinenler kaç kişidir bilemem, ama bizler gibi büyük çoğunluk partimizin ve ülkemizin düşürülmek istendiği durumu görüp kahroluyoruz. Mahkeme kararını ve sizi tanımıyor, yüzünüzü görmek istemiyoruz.
@eczozgurozel Başkanım KK ve avanesini partide isteyenler ve istemeyenler olarak üyeler içinde bir referandum yapılırsa belki akılları başlarına gelir. Bir gün içinde yine imzalar toplansın ve gerçekler gözlerine sokulsun.
Selam
Ben kampanyaya katıldım ve @degisimicinCHP hesabını takip ettim! Siz de katılarak muhaliflerin birbirini desteklemesine destek olabilirsiniz. https://t.co/LP547F6J1J
Sosyal medyada muhalif hesapların daha fazla büyüyebilmesi ve birbirleriyle daha fazla etkileşimde bulunabilmesi için “Güçlü Sosyal Medya Kampanyası” düzenliyoruz.
Tek yapmanız gereken, https://t.co/pLki80dZfX sitesine girip “Kampanyaya Katıl” butonuna basmak.
Bize destek olduğunuzda, sitedeki “Destekçiler” kısmına ekleneceksiniz. Siteye giren diğer muhalif hesaplar da hesabınızı “Destekçiler” kısmında görecek ve birbirinizi de takip edeceksiniz.
Muhalif hesapların dayanışması için haydi hep birlikte başlayalım!
Ben kampanyaya katıldım ve @degisimicinCHP hesabını takip ettim! Siz de katılarak muhaliflerin birbirini desteklemesine destek olabilirsiniz. https://t.co/LP547F6J1J
Sosyal medyada muhalif hesapların daha fazla büyüyebilmesi ve birbirleriyle daha fazla etkileşimde bulunabilmesi için “Güçlü Sosyal Medya Kampanyası” düzenliyoruz.
Tek yapmanız gereken, https://t.co/pLki80dZfX sitesine girip “Kampanyaya Katıl” butonuna basmak.
Bize destek olduğunuzda, sitedeki “Destekçiler” kısmına ekleneceksiniz. Siteye giren diğer muhalif hesaplar da hesabınızı “Destekçiler” kısmında görecek ve birbirinizi de takip edeceksiniz.
Muhalif hesapların dayanışması için haydi hep birlikte başlayalım!