Senden sürekli açıklama bekledim çünkü seni affetmek istedim.
Hatalarını yüzüne vurdum çünkü fark et ve düzelt istedim.
Kavga ettim çünkü içimde hala bir umut vardı. Bazen sustum, çünkü bitmesini istemedim.
Bütün bunları yaparken aslında tek istediğim şey anlaşılmaktı. Neyin canımı acıttığını, nerede kırıldığımı, neden böyle davrandığımı sana anlatmaya çalıştım. Belki fark edersin, belki bir gün gerçekten duyarsın diye...
İnan bana, ben hiçbir şeyi büyütmek istemedim. Sadece içimde kalanları taşımak giderek zorlaştı.
Çünkü birine değer verdiğinde, onunla kavga etmek bile aslında vazgeçmemek demek oluyor.
İnsan kırıldığı yerden konuşuyor. Anlaşılmak için tekrar tekrar anlatıyor. Ben de öyle yaptım. Belki bu sefer anlarsın, belki bu sefer gerçekten dinlersin diye...
Ve insan en çok da burada yoruluyor galiba: Sevdiği kişiye derdini anlatamamakta. İçinde birikenleri onunla paylaşamamakta.
Ben kavga ederken bile aslında gitmek istemiyordum.
Sadece kalmanın bir yolunu arıyordum
Kızmıyorum artık sakinleştim, olanı olduğu gibi kabullendim.
Kendimle olan kavgamı bıraktım.
Anlamayana anlatmıyorum ve herkesin her şeyi anlamasınıda beklemiyorum…