İnsanlar binlerce, onbinlerce yıldır dünyaya getirdiği çocuklara bakıyor, seviyor, eğitiyorlar; sevgi, sorumluluk ve disiplin dengesini kurmanın onları hayata hazırlamanın ön koşulu olduğunun kadim bilgisine dayanarak…
İnsanlık tarihinde çocukluğun bu denli bozguna uğradığı, iğfal edildiği bir dönem yok. Sınırsız, koşulsuz bir özgürlük ve bolluk düzeninin onlara iyi geleceği düşünülüyor. Şımarıklık, erken cinsellik/büyümüşlük, kontrolsüzlük, cinsiyetsizlik, çocuk erkillik, işe yaramazlık, tembellik vs. Günümüz çocukluğunun temsili resmine dönüştü. Okullarda verilen öğretim de, ailede verilen eğitim de iyi ve doğru bir insan yetiştirmek için yeterli değil; bu açık.
Kaldı ki, çocuklara ve taleplerine bu denli sınırsız teslimiyetin kaynağı sevgi veya şefkat de değil. Onlardan ve baskılarından kurtulmanın kolay yolu, onlara bir an önce büyütmek gibi görülüyor. Herkes kendi hayatını yaşamak ve çocuklarının sorumluluğunu taşıma yükünden kurtulmak istiyor. Oysa çocuk sahibi olmak büyük ve bitimsiz bir görev.
Gençlere sesleneyim: Çocuk büyütmek yeni bir şey değil. Dünyanın en olağanüstü, en her şeyi hak eden, en her şeyi doğru bilen çocuğu sizinki değil. Milyarlarca insan onbinlerce yıldır doğuyor; büyüyor, çoğalıyor, yaşıyor ve bir gün terk-i diyar ediyor.
Çocuklarınıza çocukluklarını geri verin ve kadim bilgiye güvenin. Disiplin, sorumluluk ve sınırların bilgisini vermek en az sevgi ve şefkat kadar önemlidir.
İnfaz yasasının değişmesi için oturma eylemi yapan Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi:
"Yakalanıyorlar, sonra serbest bırakılıyorlar. Serbest bırakılanlar da sizin çocuklarınıza saldırıyor."
Bugün Ahmet için sesimizi çıkartmazsak yarın Allah korusun bizim evladımıza bir şey olduğunda sesimizi çıkartmanın bir anlamı kalmayacak.
O yüzden hep beraber söyleyelim:
#AhmetMattiaMinguzziicinadalet
Travmatik yas, zamana bırakılınca iyileşmez.
Grand Kartal Otel’de çocuğunu kaybeden bir anne için artık zaman durdu.
Her sabah onsuz uyanacak, her gece onsuz uyuyacak.
Bu yasın yükü, adalet sağlanmazsa nesiller boyu taşınacak!
#ihmaldegilolasikast#baskacanimizyok
Evladını, en kıymetlisini toprağa vermiş bir anne olarak soruyorum:
Grand Kartal Otel sahipleri sessizce merdivenden süzülüp dışarı çıkarken bizim canlarımız neden öldü?
Vicdan neydi?
İnsanlık neydi?
Kötülüğün bir sınırı yok muydu?
#ihmaldegilolasikast#baskacanimizyok
Hayatımız çalındı. Dünyamız kapkara
Bugün bir ay oldu.
Günler nasıl mı geçiyor?
Günün çeşitli saatlerinde çığlıkları duyarak, duman kokusunu hissederek, canlarımızın o an ne yaşadığını dehşet içinde hatırlayarak, morg kapısında bekleyerek.
#ihmaldegilolasikast#baskacanimizyok