Karma eğitimle ilgili HÜDA PAR'ın Meclis'e sunduğu teklif kabul edilirse, eğitim alanında Cumhuriyet'in 100 yıllık tarihinde elde edilemeyen başarı, 10 yıl gibi kısa bir sürede kendini gösterecek; bunun olumlu sonuçları çok kısa bir sürede tüm topluma yansıyacaktır.
HÜDA PAR'ın, okullarda karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılmasını öngören kanun teklifini TBMM’ye sunmasını,
Can-u gönülden tebrik ve takdir ediyor ve Müslüman olmamızın vecibesi olarak bu teklifin kanunlaştırılmasını arzuluyor ve nefesimizin değeri kadar destekliyoruz.
🔴 Yayınladığı programlarda İslami çevreleri hedef alan Oğuzhan Uğur, sahibi olduğu BABALA TV’nin “şüpheli para transferleri” gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.
15 Temmuz, inançlı ve kararlı milletimizin ortak zaferidir.
Aziz milletimizin iman, cesaret ve kararlılığı sayesinde bu hain girişim, hedefine ulaşamamıştır.
Bu topraklarda bir daha darbe ve işgal girişimlerine fırsat vermemesini Rabbimizden niyaz ediyor, bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyoruz.
Basına ve Kamuoyuna
1. Twitter hesabım 6 Temmuz Pazartesi saat 01.00'de Türkiye'den erişime engellendi. Gerekçe ise engellenen diğer yüzlerce hesapta olduğu gibi 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi. Şaşırmıyorum zira hukuk birilerinin elinde oyuncak olmuş oynuyorlar. +++
Depremde İSLAMİ VAKIFLARI itibarsızlaştırma yarışına giren TAİFENİN insanları yönlendirildiği ŞARKICI kumar iddiasıyla gözaltına alındı. Demekki hırsızın DİNDARI, DİNSİZİ olmaz. İNFAK AHLAKINA sahip olmayana YARDIM DERNEĞİ kurma izni vermek HIRSIZA kasayı teslim etmek gibidir.
🔴 HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu:
"...Emrolunduğun gibi dosdoğru ol..."
ayetine perde olmaya yeltendiler. Öncüleri de benzerini yapmışlardı.
"İnkâr edenler dediler ki: Bu Kur'an'a kulak vermeyin, okunurken gürültü çıkarın, belki bastırırsınız." (Fussilet Suresi, 26)
Herkes karakterine göre davranır.
Söz konusu rezalete ilişkin aşağıdaki farklı görüntüyü orijinal haliyle ilk defa paylaşıyorum.
İlgili rezalete ilişkin görüntüleri kamuoyuna daha önce paylaşırken alkışlayan hocaları videoda bilerek blurlamıştım kendilerine duyduğum vefa dolayısıyla.
Fakat gelinen noktada ilgili rezalete ilişkin, hocaların söz konusu alkış ve kışkırtma görüntülerini şu an ilk defa net biçimde hocaların yüzlerini blurlamadan videoyu orijinal olarak yayınlamak zorundayım.
Zira rektörlük, az önce instagram hesabından yaptığı özrü kabahatinden beter kurumsal açıklamasında “kurumsal hiç bir engelleme yapmadık” diyerek açıkça yalan söylemektedir.
Buyurun, hocalarımız, rektör yardımcımız ve dekan’ımız bu saygısızlığa yapılan alkışlara katılmış mı katılmamış mı, izleyin.
Eğer @YeditepeUni Rektörlüğü, doğru söylüyorsa, gerçekten de kurumsal olarak bu edepsizliği desteklememişlerse kendi kamera kayıtlarından o ân’a ilişkin görüntüleri paylaşmasını bekliyoruz. Hodrimeydan.
Hocaların çoğu yalnızca alkışlamakla sınırlı kalsa da, fakat özellikle Dekan Yener Ünver, Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın ve Rektör Yrd. Prof. Dr. Sedefhan Oğuz, öğrencilere kortej oluşturması için sahne sorumlusu olan fakülte (yada dekanlık emin değilim) sekreterine orada bağırarak el kol hareketleriyle sözlü talimatlar vermişler ve öğrencileri çeşitli söylemlerle kışkırtmışlardır aynı zamanda.
Rektörlüğün açıklamasındaki diğer ifadelere ilişkin cevaplarımı bilahare paylaşacağım.
🔴 Eskişehir Üniversitesi mezuniyet töreninde Kur’an-ı Kerim ayeti yazılı pankart taşıyan öğrencilere okul güvenliği müdahale ederek pankartı ellerinden aldı.
Törende pankartın yasak olduğu belirtilse de öğrenciler başka pankartların engellenmediğini ifade etti.
Yeditepe Üniversitesi’nde yaşandığı iddia edilen skandal, yıllardır üniversitelerin bir kısmına çöreklenmiş millet ve inanç düşmanı zihniyetin hâlâ ayakta olduğunu göstermiştir.
Kur’ân-ı Kerim’den “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” âyetini taşıyan bir öğrenciden rahatsız olmak; fikir özgürlüğünü değil, inanç düşmanlığını ele verir. Allah’ın kelamına tahammül edemeyenlerin özgürlük nutukları da demokrasi masalları da millet nezdinde hiçbir hüküm ifade etmez.
Eğer bu çirkin hadise rektörlüğün ve bazı akademisyenlerin yönlendirmesiyle gerçekleştiyse, bunun hesabı mutlaka sorulmalıdır. Üniversiteler, inancına sahip çıkan gençlerin baskı altına alındığı değil; herkesin temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu ilim yuvaları olmak zorundadır.
Milletimizin mukaddesatına karşı alerjisi olan bu hastalıklı zihniyet bilmelidir ki; Kur’ân’a uzanan her hadsizlik, doğrudan bu milletin vicdanına yönelmiş bir saygısızlıktır. Bu ülkenin öz değerleriyle kavgalı olanlar, milletimizin vicdanında hak ettikleri cevabı almaya mahkûmdur.
Dinsizi pankart açabilir. LGBT’cisi propaganda yapabilir. Teröristi mesaj verebilir. Muhalifi istediğini söyleyebilir. Ama müslüman bir genç ayet yazılı pankart açamaz. Yeditepe Üniversitesi ruhuymuş. Bu ruhsuzlar mı memleket için çalışacak? Hadi oradan.