Hiçbir kadının hele ki Kürt kadınlarının onuru ve haysiyeti, zihniyetinizi açığa vuran torba ağızlarınızın malzemesi değildir. #RahmiKoçÖzürDile#binaliyıldırımözürdile
Tam böyle duruyordu o soğukta, o refüjde. Ruhu ve vicdanının yerinde sadece sik olan, devlet tarafından şımartılmış asalaklar götürdü onu. Bu da bir yavrudur demediler. Uğrunda her suçu işlediğiniz o erkekliğinizle sınanarak, böğüre böğüre gebermeniz dileği ile...
Katil bu videoda alenen pusu atış saklanma talimi yapıyor
Uyku tutmadı.
Sinir oldum.
"Otizmli" diyerek milyonlarca çocuğun hakkına giriyorsunuz.
20 saniyelik bir çekimle bu olacak iş değil..
Pırlanta gibi, özel (otizm) çocukları zan altında bırakmayın
"Misafirliğe gelen 3 yaşında çocuk elindeki telefonu fırlattı ve televizyonumuz kırıldı.
Babası özür dilemek şöyle dursun bu kırdığı dördüncü telefon ikinci de televizyon diye pişkin pişkin güldü.
6 yaşındaki çocuk pazar tezgâhındaki dolmalık biberleri parmağıyla tek tek popit gibi deldi, pazarcı ardından ürünleri tek tek ayıklayıp kaldırmak zorunda kaldı ve annesi bir kere bile yapma demedi.
Evimize gelip tuvalete çocuğunun peşinden "özgüveni kırılır" diye gitmeyen anne sayesinde, çocuğun batırdığı banyoyu ben temizledim.
Elinde kıyır kıyır elmalı kurabiyeyle evin içinde dolaşan çocuk için "örtü sereyim de öyle yesin" dedim. Annesi "Oturup yemez ki" diyerek omuz silkti.
Komşu çocukları bahçe aydınlatmalarını kırıyor. Söyleyince, "Çocuğumdan daha kıymetli değil" karşılığını alıyorsun.
Sorun çocuklarda değil. Sorun, kitap okumayan, pedagojiden bihaber ama Instagram'da izlediği iki videoyla kendini "çocuk ruhundan anlayan ebeveyn" ilan eden yetişkinlerde.
Neymiş efendim, çocuk özgürmüş, keşfederken engellenmezmiş, hayır denmezmiş, yoksa özgüveni kırılırmış.
Peki hangi psikoloji, hangi din, hangi kültür, hangi örf bu vurdumduymazlığı meşrulaştırıyor?
Yeni bir akım ortaya çıkardılar: "sorunlu davranışları özgürlük sanan bir ebeveynlik"
Disipline "travma", sınır koymaya "baskı" adını verdiler bir de...
Çocuk merkezli olmak; her şeyi çocuğa bırakmak değil, onun iyiliği için sağlıklı sınırlar çizebilmektir.
Özgürlük; başkasının hakkını çiğnemek değil, saygı duyarak var olabilmektir.
Ebeveynlik; sadece sevmek değil, yön gösterebilmek ve sorumluluk vermektir.
Çocuklarımızı özgürleştiriyoruz sanırken, aslında onları ölçüsüzlüğe teslim ediyoruz.
Topluma, hayata, başkasının varlığına karşı duyarsız bireyler yetiştiriyoruz.
Ama unutmayın, çocuklar her zaman öğrenir. Ya sorumluluğu ya sorumsuzluğu...
Ve çoğu zaman derslerini öğretmenlerinden değil, ebeveynlerinden alırlar.
O yüzden mesele çocuk değil. Mesele aynaya bakmayı reddeden yetişkinlik."
Şeyma Çekici
Bin tane duygu yaşadım resme bakarken. Önce bir şefkat, sonra bir korku, sonra öfke. Gencecik, baktığında pırıl pırıl çocuk nasıl bunu yapar? Terörist dediğin adamın bile uyuşturucu almadan yapamayacağı bir şey
‘Hiçbir değer yargısına sahip olmasının önemi yok, yeter ki özgüvenli olsun’ aklı ile yetişmiş, eğitimin öğretimden ibaret kaldığı sistemde bundan bile nasibini almaya ihtiyaç duymayan, tembel, zorba, şımarık, hazıra konma heveslisi, hadsiz, aile terbiyesinden yoksun bir nesil bile isteye yetiştirildi. Bu neslin çukuru kendinden öncekini de sonrakini de içine çekecek. Henüz küçücük çocukları yetiştiren benim gibi insanlar da ‘çakal olup ezsin mi, efendi olup ezilsin mi’ ikileminde sıkışıp kalacak.
2020 yılında meydana gelen Gülistan Doku olayında baştan sona yaşanan her şey:
🔹 Tunceli Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamadı.
🔹 Doku’nun kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmalarında, genç kadının en son görüldüğü Uzunçayır Baraj Gölü üzerinde yoğunlaşıldı.
🔹 Doku’nun kaybolmadan önce eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile görüştüğü tespit edildi.
🔹 Baraj gölünde haftalarca süren su altı ve su üstü arama çalışmalarından herhangi bir sonuç alınamadı.
🔹 Doku’nun ailesi, kızlarının kaybolmasıyla ilgili Zeinal Abakarov’un şüpheli olduğunu iddia ederek hukuki süreç başlattı.
🔹 Zeinal Abakarov’un ifadesi alınarak serbest bırakıldı.
🔹 Arama çalışmaları zaman zaman su seviyesinin düşürülmesi ve ekiplerin katılımıyla yıllar içinde farklı aralıklarla gerçekleşti ancak Doku’nun izine rastlanmadı.
🔹 Günümüzde “faili meçhul” olan dosyada, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Ucu nereye giderse gitsin” talimatı vermesinin ardından kritik bir adım atıldı.
🔹 Cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyon başlatıldı. 11 şüpheli gözaltına alındı.
🔹 Aralarında o dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan’ın sevgilisi Zeinal Abakarov da bulunuyor.
🔹 Gözaltına alınan tüm isimler:
— 1. Zeinal Abakarov - Gülistan’ın sevgilisi
— 2. Engin Yücer - Eski polis ve Zeinal’ın üvey babası
— 3. Cemile Yücer - Zeinal’ın annesi
— 4. Uğurcan Açıkgöz - Dönemin valisinin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı
— 5. Erdoğan Elaldı
— 6. Mustafa Türkay Sonel - Dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu
— 7. Gökhan Ertok - İhraç olan eski polis memuru)
— 8. Savaş Gültürk - Munzur Üniversitesi’nde kameralardan sorumlu görevli
— 9. Süleyman Önal - Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevli
— 10. Celal Altaş - Tunceli
— 11. Nurşen Arıkan - Tunceli
🔹 Soruşturmanın ardından Gülistan Doku cinayetinin aydınlatılması bekleniyor.
beni geç vakit tek başıma suya yolla
bahçede yüzünü öteye çevir
güle hayret ediyormuş gibi yap
gülümseyerek konuş da başkalarıyla somurt, avluda sadece ikimiz kalınca
kızıp en evecen adımlarınla üst kata çık
en sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
Adet kanı; şiddet ya da zarar sonucu oluşmayan tek kandır. Ama toplumun en çok iğrendiği kan da odur. Ve bu durum toplumun kadına nasıl baktığı hakkında çok şey söylüyor
Bebek ağlamayı bir iletişim yöntemi olarak kullanır. Ihtiyacını bildirmek ve ötekinin varlığını test etmek için ağlar. Bebeğin ağlamasına yanıt vermemek, onun bir noktada ağlamayı bırakıp uyumasına yardımcı olsa da bunu öğrenilmiş çaresizlik pahasına yapar. Henüz kendini regüle edemeyen ve regülasyon için bakımverene ihtiyaç duyan bebeğin, bakımverenin gelmeyecek olduğuna inanç geliştirmesi sonucunda duygusunu bastırması anlamına gelir ağlayarak uyumak.
Bebekten, onun hızına uyumsuz bir otonomi bekleyen ebeveyn ise onu ağlamaya bırakırken kendi kaygılarını ve belki yetersizlik duygularını da bir metod(!) kullanıyor olmanın sağladığı yatışmayla azaltır.
TLDR: Bebeği sistematik olarak ağlamaya bırakmak onun bağlanma patternini ve duygu regülasyonunu olumsuz etkiler. Yapmayın.
"Ve aslı olmayan bir şeye
Beni bunca yıl inandırdı diye
Dargın öleceğim Fuzûli'ye"
demişti Hüsrev Hatemi şiirinde. Fuzûli'ye dargın ölmedi elbette ama Türk şiirinin en güzel şiirlerinden birini bıraktı bize. Hele ki şu dizeler:
"Bir zaman resmin olan cebimde ey sevgili!
Şimdi dörde katlanmış,
İlk kolesterin tahlili"
yaşlılığı, hevessizliği, kırgınlığı öyle güzel anlatmış ki paramparça oluyor insan her okuduğunda.