@burhancanterzii Saygı duymak ile alevi olsaydım gurur duyardım demek aynı şey mi yani. Saygı duymak demek onun doğruluğunu onaylamaksa ben saygı maygı duymuyorum kardeşim yeter be.
@burhancanterzii Saçmalamışsın. Gürühuna uymak için bu kadar kasmana gerek yok dışlanmassın korkma. Müslümansan ve Kuran okunan evde büyüdüysen bu pısırıklık yakışmıyor sana.
Altta yazan küfür eden andavallara diyorum.
Olum bu ülke dini islam olan milleti dini için can veren şehitlerin vatanı. Dinsizliğinizi bize dayatamassınız olum. S.gidin israile orda yapın islamafobikliğinizi https://t.co/gdiTz9avREşeler sizi
@ukarakullukcu Sen çok fitne bi adamsın. Sen kendini top üstüne lakırdı yaptın diye kanaat önderi sanmaya devam et. Dinsiz olduğunu dini ve milli değerin olmadığını herkes biliyor zaten
Spor programında Ateizm propagandası!
Spor yorumcusu Emre Özcan, sözde komedyen Deniz Göktaş'ın sözlerini dini değerlere hakaret olarak görmediğini,
Ateizm'e inanan bir kişinin doğal sonucu olduğunu savundu.
@NekadarolduTR O zaman satanist insanlar da kendi inancına göre goygoy yapsın dalga geçsin. O zaman benim inancıma göre de ateistler gözünün önünde kini göremeyecek kadar aptal bende onları aşağılayayım bu şekilde özgürlük mü olur dingil
Spor programında Ateizm propagandası!
Spor yorumcusu Emre Özcan, sözde komedyen Deniz Göktaş'ın sözlerini dini değerlere hakaret olarak görmediğini,
Ateizm'e inanan bir kişinin doğal sonucu olduğunu savundu.
@ukarakullukcu Sen çok fitne bi adamsın. Sen kendini top üstüne lakırdı yaptın diye kanaat önderi sanmaya devam et. Dinsiz olduğunu dini ve milli değerin olmadığını herkes biliyor zaten
HALİL BEZMEN ARDINDA BİNLERCE TON DDT ZEHİRİ BIRAKARAK ABD'YE KAÇTI!
Paul Hermann Müller 1939 'da bulduğu ve DDT adını verdiği kimyasalın böceklere karşı çok etkili olduğunu açıkladığında bu haber, tüm dünyada devrim etkisi yarattı.
Zira DDT, o tarihlerde insanoğlunun en büyük baş belalarından sıtma sineği ve bitlere karşı çok etkiliydi. Tarımda da büyük üretim artışı sağlıyordu.
Hermann, bu buluşu nedeniyle 1948'de Nobel Ödülü'ne layık görüldü.
Ancak çok değil, sadece 22 yıl sonra bir başka bilim insanı, Rachel Carson, DDT'nin sadece böcekleri değil doğadaki tüm canlıları zehirlediğini kanıtladı.
Carson'a göre DDT, mucizevi bir ilaç olmadığı gibi, topraktan atılması uzun yılları bulan korkunç bir zehirdi.(Daha sonra 60 yılda atıldığı belirlendi.)
Acilen yasaklanması, hatta bir yerden başka yere nakledilirken olağanüstü önlemler alınması gerekiyordu.
DDT, 1972 yılından itibaren başta ABD olmak üzere tüm dünyada yasaklanmaya başlandı.
O yıllarda ve sonrasında DDT, ülkemizde yaygın olarak kullanılıyor, peynir ekmek gibi kolayca satılıyordu.
Beklenen yasağın 1985'de gelmesine karşın elde büyük stoklar bulunuyordu.
Bu fabrikalardan en büyüğü de Halil Bezmen'e ait Koruma Tarım İlâçları Fabrikasıydı.
Halil, "İSKİ Klor Yolsuzluğu"ndan yargılanırken ABD'ye kaçıp, New-York yakınlarındaki milyarderler semtinde bulunan bir malikanede yaşamaya başladı.
90'lı yılların ortasında ARENA'ya gelen bir ihbar üzerine fabrikanın Kocaeli'ndeki (Derince) depolarına giden ekibimiz, çinko tavanların yırtıldığını ve yağmur sularının DDT torbalarını patlatmış olduğunu görüntüledi. Durum çok vahimdi. Zehir çevreye yayılıyor, toprağa, suya ve atmosfere karışıyor ve yöre insanları DDT türevi olan BHC'li havayı soluyorlardı.(Yüzde 100 kanserojen olmasının yanı sıra Alzheimer'e de sebebiyet veriyor.)
Fabrika sonradan başka kişilere satıldı.
Ancak Halil'den devir alınan DDT stokları, torbalar ve varillerde durmaya devam ediyordu.
Yeni sahipleri depoları güçlendirdiler.
Bu arada gerek Kocaeli Barış Gazetesi'nden Uğur Enç kardeşimin, gerekse bizim ısrarlı yayınlarımız sonrasında stokların önce Almanya'da, sonra da İZAYDAŞ'ta imhasına başlanıldı. imha süreci, ancak 2 yılda tamamlanabildi.
Yani demem o ki; Halil'in o zehir stoklarını derme çatma baraka depolarda bırakıp kaçmış olması -canlılara verdiği zarar düşünüldüğünde- başlı başına- ÇEVRE FELÂKETİYDİ ve İNSANLIK SUÇUYDU...
Ancak bunun hesabı kendisinden sorulmadı.
(Halil'in hikâyeleri bitecek gibi değil. Şimdilik bu kadar...)
Yarınlarda en büyük olaylar itlerle meydan savaşları olacak galiba😨
İtlere karşı kadın��n çocuğun değeri kalmadı!
Nerede şimdi erkeği evden attırmak için kadın hakları diye çığlık atanlar?
Bunlar kadını çocuğu itlere yedirirler!
Hatay'da koruma altında bulunan Milleyha Sulak Alanı'na, kimliği belirsiz kişilerce bir kamyonet dolusu sahipsiz köpek bırakıldı.
Söz konusu bölge, 316 kuş türüne ev sahipliği yapıyor.
Yeni doğan bebeklere ağır metallerle zehir verip hasta olmamaları için önlem alıyoruz diyen istemeyenlere zorla yaptırmaya kalkan karanlık güç kimse bu işin arkasında ki parmak da ona ait.
Ben üç şey sormak istiyorum ata tohumları mı daha hastalıklı yoksa endüstriyel tohumlar mı? Eğer endüstriyel tohumlar hastalıklı değilse üretilen mahsullere onlarca kez neden zehir atılıyor?
Diğer sorum sertifikasyon için neden milyonları harcayıp şirket olmak gerekiyor? Kısa bir süre önce olduğu gibi çiftçi olmak neden yetmiyor? Normal bir insanın yerine getiremeyeceği şartlar neden koşuluyor? Hastalık şüphesi varsa alıp tohumu kontrol etmek yasaklamaktan daha iyi değil mi?
Son sorum şirketlerin her tohumunu denetleniyor mu? Yoksa tekelleşecek kadar parası ve gücü olanlar sertifikalarını aldıktan sonra istediği gibi at koşturabiliyor mu?
Birde dün sertifikalı sağlıklı denilen tohumlardan üretilen tonlarca ürün 70 kat zehir içerdiği için yine sınırdan döndü
@fatihcolak19831 Yeni doğan bebeklere ağır metallerle zehir verip hasta olmamaları için önlem alıyoruz diyen istemeyenlere zorla yaptırmaya kalkan karanlık güç kimse bu işin arkasında ki parmak da ona ait.
@fatihcolak19831 Abi sorduğun sorularla canlarını okumuşsun. Bunlar kime neye hizmet ediyor bütün ülkenin siyaseti bırakıp bu adamların yakasına yapışması lazım
Ben üç şey sormak istiyorum ata tohumları mı daha hastalıklı yoksa endüstriyel tohumlar mı? Eğer endüstriyel tohumlar hastalıklı değilse üretilen mahsullere onlarca kez neden zehir atılıyor?
Diğer sorum sertifikasyon için neden milyonları harcayıp şirket olmak gerekiyor? Kısa bir süre önce olduğu gibi çiftçi olmak neden yetmiyor? Normal bir insanın yerine getiremeyeceği şartlar neden koşuluyor? Hastalık şüphesi varsa alıp tohumu kontrol etmek yasaklamaktan daha iyi değil mi?
Son sorum şirketlerin her tohumunu denetleniyor mu? Yoksa tekelleşecek kadar parası ve gücü olanlar sertifikalarını aldıktan sonra istediği gibi at koşturabiliyor mu?
Birde dün sertifikalı sağlıklı denilen tohumlardan üretilen tonlarca ürün 70 kat zehir içerdiği için yine sınırdan döndü