MALEZYA BAŞBAKANI’NIN
ERDOĞANI VE TÜRKİYE’Yİ NASIL ANLATTIGINI MUTLAKA AMA MUTLAKA IZLEMELISIN…
ÖZELLIKLE ERDOĞAN MUHALIFLERINDEN RICA EDIYORUM ÖNYARGILI OLMADAN BU KONUŞMAYI DINLEMELILER…
BÖYLE BIR LIDERIMIZ OLDUĞU IÇIN ÖVÜNMELISINIZ…
BU VIDEOYU IZLEYENLER MUTLAKA YORUMLARINI YAPMALI…
Eşim @EmineErdogan’ın 2017’de “Dünya Ortak Evimizdir” diyerek başlattığı Sıfır Atık Hareketi küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü.
İklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır. Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür. #UNGA81
14 yıllık zulmün ardından Suriye, 8 Aralık Devrimi’yle birlikte yeni bir yola girdi.
Cumhurbaşkanı Şara’nın liderliğinde Suriye’nin, her türlü iç ve dış tahrike rağmen güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz.
Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.
Bir diğer komşumuz Irak’ta devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın tahkim edilmesi çabalarına desteğimiz tamdır.
Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere bölgemizin refahını artıracak stratejik ulaştırma ve enerji projelerinde Irak’la iş birliği içinde çalışıyoruz. #UNGA81
Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmamız gerekirken diğer yandan daha adil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıyoruz. #UNGA81
Bu noktada bazı temel prensipleri paylaşmak istiyorum:
Evvela uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz.
Unutulmasın ki yapanın yanına kâr kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkûmdur.
İkinci olarak uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız.
Türkiye olarak Karadeniz Tahıl Koridoru gibi bu ilkeyle hareket ettiğimiz her konuda netice aldık, hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk.
Üçüncü olarak iş birliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz.
Dördüncü olarak dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.
Son olarak insan merkezli teknoloji anlayışını hâkim kılarak teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz.
Bilinmelidir ki teknokutuplaşma ve dijital hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.
Tayyip Erdoğan olarak, vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin cumhurbaşkanı olarak BM kürsüsünden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların sesi olmaya, onlar için konuşmaya, mücadele vermeye devam edeceğim. #UNGA81
Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.
Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir:
Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz.
Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır; zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir.
Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir.
Eğer Birleşmiş Milletlere olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir:
Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil, özgürce süzülen uçurtmaları görecek. #UNGA81
Lübnan’da çocuklar, gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.
Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.
Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.
Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.
190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.
Güvenlik Konseyi, dünya 5’ten büyüktür ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.
@ayz06_trkc Şimdiki anne babalar ben yaşayamadım etmedim bari çocuğum yaşasın diye diye neslimizi bitirdik çocuk hayırı bilmiyor yoku bilmiyor böyle anne babalık olmaz o çocuktan topluma yararlı bireyler çıkmaz çocuk herşeyi bilmeli öğrenmeli yokuda bilecek olmazıda bilecek hayırıda bilicek
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"Türkiye, dünyanın en stratejik coğrafyasının kalbinde yer alan bir ülkedir. Son dönemde etrafını saran krizlere ve çatışmalara rağmen istikrar adası kimliğini korumuş, hatta güçlendirmiştir."
“100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde Türk-Amerikan toplumunun kıymetli üyeleriyle, Türk ve Amerikan iş dünyasının değerli temsilcileriyle bir araya geldik. 🇹🇷🇺🇸
Türkiye-Amerika iş birliğini çok daha ileriye taşımaya yönelik çabalarımıza bugün bir arada bulunduğumuz Kongreden, iş ve akademik çevrelerden, kültür-sanat dünyasından Amerikalı dostlarımızın katkılarını takdirle karşılıyoruz.
Amerika’da yaşayan vatandaşlarımızın bir yandan ülkemizle bağlarını korurken diğer yandan Amerika’nın toplumsal dokusuna güçlü biçimde entegre olmalarından memnuniyet duyuyoruz.
Değerli dostum Başkan Trump ile samimi ve istisnai diyaloğumuzun katkısıyla münasebetlerimizin her alanında önemli ilerlemeler kaydettik, kaydediyoruz.
Türkiye ile Amerika arasındaki güçlü bağların ve müttefiklik hukukunun diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum.
Şu adamın anlatıkları CHP'liler için, şu CHP'li vekilin elinde tuttuğu çeyrek saman balyası kadar kıymeti harbiyesi yoktur.
@RTErdogan Cansın Reis can.
— Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
▪️Artık savaş geliyor. İnşallah olmaz ama... Türkiye'nin böyle bir savaşta kendini savunacak çok ciddi silahları ve personeli var.
▪️Fakat Çin, dünyanın en hızlı üretim yapan ülkelerinden birisi olmasına rağmen uzun süre savaşmamış.
▪️Savaş kültürü, tecrübesi yok.
▪️Silahınızın olması önemli ama o silahı kullanabilecek askerlerinizin olması daha da önemli.
▪️Biz Türkler bunu becerebildiğimiz için 2200 yıldır varız.