İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, Maltepe’deki evinin önünden kaçırıldı. 14 saattir haber alınamıyor. Erhan Karaal dün akşam saat 21.00 sıralarında evinden çıktı ve arabasının yanına gitti. Ailesi ile bir ziyarete gideceklerdi ve aracın başında onları bekliyordu. Bu sırada yanında duran araçtan inen 3 kişi Erhan Karaal’ı kafasına vurarak darp etti ve geldikleri araca bindirdiler. Bir iddiaya göre; kafasına siyah çuval geçirdiler. Erhan Karaal’ın çocuğu ve bir komşusu kaçırıldığı anları gördü.
Eşi karakola giderek başvurdu. Erhan Karaal’ın aynı sokakta bulunan bir araçla aynı model, renk olan plakası kopyalanmış bir araçla kaçırıldığı tespit edildi. Arama çalışmaları devam ediyor.
Vakıf ve derneklere yarım milyar TL: İsim gizli transfer aleni
Ocak-Mayıs döneminde, “Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar” adı altında dernek, birlik, kurum ve kuruluşlara bütçeden rekor transfer yapıldı. İsimleri açıklanmayan vakıf ve derneklerin beş ayda bütçeden aldığı toplam pay, 497,6 milyon TL
https://t.co/OGdGKq6G10
Sendika değişti, anlayış değişmedi.
Samur Halı işçisi yine satıldı.
‘Çantacı Kazım’ yine işbaşında!
Samur Halı işçisi son 4 yılda 2 kere sendika değiştirdi; sırf, ‘artık bize sormadan sözleşme imzalanmasın’, ‘irademiz ve taleplerimiz yok sayılıp masa başında satılmayalım’ diye.
Teksif’ten sonra, şimdi de DİSK/Tekstil’in ihanetine uğradılar.
Samur Halı işçileri 2022 başında, 40 yıldır örgütlü oldukları Teksif’ten, yine işçiye sorulmadan imzalanan yüzde 12’lik sefalet ve satış sözleşmesine isyan edip BİRTEK-SEN’e üye olmaya başladılar. Sendika yönetiminin ve patronun bütün baskılarına ve işten atmalara rağmen işçiler vazgeçmedi. Atılan işçiler için fabrika önünde direniş başlattık. Sendikamızın ve işçilerin kararlı tutumu sonucunda patron ve Teksif yönetimi geri adım attı.
‘Derdimiz Sendikal rekabet değil’ dedik. Yeter ki, “işçilerin talepleri kabul edilsin, iradesi dikkate alınsın, atılan işçiler geri alınsın; ek protokol’le işçilerin talepleri doğrultusunda sözleşme yenilensin ve Teksif’in işçilerin iradesini yok sayarak atamayla belirlediği temsilciler görevden alınsın ve işyerinde temsilci seçimi yapılsın, biz çekilmeye hazırız” dedik.
Atılan işçiler işe geri alındı, işyerinin tarihinde ilk defa temsilci seçimi yapıldı, işçiler kendi temsilcilerini seçti ve ek protokolle ek zam için de söz verildi. Biz de sözümüzü tutarak, işçilerin ortak iradesiyle karar alıp çekildik ve üyelerimizi Teksif’e geçirdik. Ama sendika yönetimi ve patronun işbirliğiyle işçiler bir kez daha kandırıldı. Ek protokol yapılmadığı gib bir kaç ay sonra öncü işçilerin tamamı tazminatsız işten atıldı. Atılan işçilere yine biz sahip çıktık, sendika avukatlarımızın açtığı dava sonucunda işçiler tazminat ve işe iade davalarını kazandı.
İki yıl önce bir kez daha Teksif’ten istifa edip, BİRTEK-SEN’in baraj engeli ve TİS’e yetkisi olmadığı için, ‘kesinlikle işçinin iradesi dışında hareket edilmeyecek, işçiye sorulmadan sözleşme imzalanmayacak’ sözü karşılığında bu kez de DİSK/Teksil’de örgütlendiler. Ve sonuç yine aynı.
Erdoğan geçen sene para bulmak için Körfez turuna çıktığında, BAE Emiri "nakit borç vermeyiz ama şirket satın alma yaparız. Siz de dövizi kullanırsınız" demişti.
BAE heyeti ile yapılan görüşmelerde, Araplar banka satın almak istediklerini iletmişler ve İş Bankası ve Yapı Kredi ile ilgilendiklerini söylemişler.
İş Bankası mâlum sebepler (sahiplik) nedeni ile olmayınca, ibre YKB'na dönmüştü.
Erdoğan, bankayı satması için Koç Grubuna çok baskı yapınca, grup da Araplar ile mecburen masaya oturdu. Bankanın piyasa değeri (bağımsız kuruluşlar ve borsa değerleri üzerinden) 8.5 milyar Dolar hesaplandı ve Koç Grubunun %61 hissesi karşılığında 5.5 milyar Dolar teklif edildi.
Fakat Koç Grubu (bankayı satmak istemediği için) 14 milyar Dolar değer üzerinden %61 hissesi için 8.5 milyar Dolar istedi.
Görüşmeler tıkandı ve sonuca varılamadı.
Birkaç ay önce, dünyanın en büyük fonu olan Blackrock fonunun yöneticileri Türkiye'ye davet edildi ve şirket satın almaları istendi (tabi ABD Yönetiminin yönlendirmesi ile).
Blackrock CEO'su, yayılan haberlere göre, Tüpraş, T. İş Bankası, Aselsan ve bir-iki savunma sanayi şirketini istemiş.
Aselsan falan tamam da, Tüpraş ve İş Bankası için biraz zaman verin cevabı verilmiş.
CHP'deki Butlan gelişmesinin biraz erkene çekilmesinin sebeplerinden birinin CHP'nin İş Bankası'ndaki hisselerinin (ve tabii ki İş Bankası Sandığı hisselerinin) Hazine'ye devredilmesi ile ilgili olduğu söyleniyor.
Bu arada Tüpraş ve Yapı Kredi Bankası için Koç Grubu sıkıştırılıyor.
Rahmi Bey'in konuşması üzerinden başlatılan algı operasyonu, Koç Grubuna yönelik saldırılar ile devam edecektir. Ta ki, Tüpraş ve YKB elden çıkarılana kadar.
Tabi bu işler normal parlamenter sistemlerde olamayacağı için, göstermelik demokrasicilik oyunumuza da bir süre ara vermemiz gerekecek.
Son söz: Bütün bunlar iktidarın niyeti ile ilgili. Durumun nasıl sonuçlanacağı ise karşılarındaki kitlenin vereceği mücadele ile belirlenecektir.
Alıntı
KORKUNÇ
Türkiye'de bir kadın, kendisine tecavüz eden adamla evlenmeye zorlandı. Adam daha sonra kadının 4 yaşındaki kızına da tecavüz etti ve mahkeme davayı düşürdü. Kadın, adalet talebiyle sokaklarda protesto gösterilerine başladı. Daha sonra kendisi ve kızı ölü bulundu!
İnsanlar et tüketemiyor.
İthalattan parayı vuran Et ve Süt Kurumu 2025'te 18 sıra yükselerek en büyük 49'uncu sanayi kuruluşu oldu.
Halk için kurulan Cumhuriyetin kurumları resmen iktidarın rant şirketlerine dönüştü.