Laik, demokratik, sosyal ve çağdaş bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, aydınlık Türkiye'nin simgesi, büyük devrimci ve düşünce insanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gerçekleştirdiği Türk Devrimi'yle bizlere aydınlık yarınların kapılarını açmıştır. O'nun yaktığı ışık, bugünlerde yaşadığımız ve tanık olduğumuz karanlık çabalara karşın hiçbir zaman sönmeyecektir. Türk ulusu, Ata’sından aldığı emanete mutlaka sahip çıkacaktır.
Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, aramızdan ayrılışının 87. yılında üzülerek görüyoruz ki, bu yıl da 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü, Milli Eğitim Bakanlığı’nca ara tatile denk getirilmiştir.
Atatürk Haftası’nın 10-16 Kasım tarihleri arasında olduğu herkesin bildiği bir gerçektir. Bu tarihlere ara tatilin denk getirilmesi, bir “tesadüf” olarak görülemez.
Bu uygulama, öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin Atatürk’ü anma törenlerine ve etkinliklerine katılmasını engellemeye yönelik bir uygulamadır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevi, çocuklarımıza Cumhuriyet’in değerlerini, Atatürk ilke ve devrimlerini öğretmek ve onları bu bilinçle yetiştirmektir.
Eğitim-İş olarak diyoruz ki:
Atatürk’ün ulusun kalbindeki yeri asla silinemez!
Onu anmak, onun mirasına sahip çıkmak yalnızca bir görev değil, aynı zamanda bu ülkeye borcumuzdur.
Bu nedenle, 10 Kasım’da “Unutmadık, Unutturmayacağız!” diyerek okullarımızda olacağız. Öğrencilerimizle, öğretmenlerimizle, Atatürk’e yakışır bir şekilde saygı ve özlemle onu anacağız.
Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrımızdır:
• Cumhuriyet karşıtlığına hizmet eden uygulamalardan vaz geçilmelidir!
• Ara tatil tarihleri yeniden düzenlenmelidir!
• Atatürk Haftası, tüm okullarımızda öğrenci, öğretmen ve halkımızın katılımıyla ulusumuza ve tarihimize yakışır şekilde anılmalıdır!
Atatürk’ün mirasını korumak için, bizler buradayız ve daima burada olacağız.
Sen de imzanla destek ol, sesimizi çoğalt!
Hemen İmzala
https://t.co/vOZjZ0Xb4l
#MustafaKemalAtatürk #10Kasım #Atatürk #Türkiye
Milli Eğitim Bakanı, kendi çocuğunu temizlik personeli, güvenliği, sağlığı, laboratuvarı, yüzme havuzu, yemekhanesi ve sadece bir öğün değil; sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve ara atıştırmalıkları olan özel okula gönderiyor.
Milyonlarca öğrencinin gittiği devlet okulları ise bakımsız bırakılıyor. Yönetici koltukları tarikat ve parti referansıyla dolduruluyor, müfredat çağdışılıkla kuşatılıyor, bir öğün yemek ve temiz su bile çok görülüyor. Bu tabloyu savunan Bakan, bununla da kalmayıp özel okullara mahkûm ettiği, atamasını yapmadığı öğretmene hakaret ediyor; kamuoyuna “devlet okulları çok iyi” diye ahkâm kesiyor.
Gönderdiği okul ne kız-erkek ayrı ne de imam hatip. Karma eğitimle, zorunlu eğitimle derdi olan Bakan, kendi çocuğunu tam da bu değerlerle yetiştiren özel bir okula gönderiyor.
Velilerin ve öğretmenlerin temizlik yapmak zorunda bırakıldığı, kalabalık dersliklerde, mesleki sömürü programlarında, imam hatip dayatmasıyla okuyan çocuklar ise görmezden geliniyor. Şaşırdık mı? Hayır.
Bakın etrafınıza: Kalabalık sınıfların olduğu hangi okulda iktidar temsilcisinin, ortağının, bürokratın çocuğu var? Kamunun kaynakları öğrencinin hakkına değil; özel okullara, proje imam hatiplere, tarikat kurslarına akıtılıyor. MESLEK eğitimi adı altında çocuklarımız ucuz işçiliğe mahkûm ediliyor.
Kendi çocuklarına sunduklarını, toplumun çocuklarına hak görmeyen; onların hakkını gasp eden, mahrum bırakan, mahkûm eden, mağdur eden bir anlayışla karşı karşıyayız.
Cumhuriyet’in kurduğu eşitlikçi ve kamucu eğitim anlayışı tasfiye edilirken, emekçi çocuklarına yoksulluk ve geleceksizlik dayatılıyor. Eğitimle ticaret yan yana gelmez; eğitim, devletin sorumluluğudur.
Cumhuriyet’in mirası açıktır: Eşit, parasız, laik ve bilimsel eğitim tüm yurttaşların hakkıdır.
Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve nitelikli eğitimden yana, Atatürk'ün aydınlattığı yolda ilerleme kararlığındaki tüm eğitim emekçilerine ve öğrencilerimize, yeni eğitim öğretim yılında başarılar dileriz.
Mücadelemizle Bakanlıktan Re’sen Atamalarda Geri Adım!
Norm güncellemesi yapılmadan, mazeretler dikkate alınmadan yapılan re’sen atamalar; yüzlerce kilometre uzağa gönderilen öğretmenlerle büyük mağduriyet yaratmış, bu uygulama tam anlamıyla sürgüne dönüşmüştür.
Atamalar ilk gündeme gelir gelmez konuyu ülke gündemine taşıdık, Bakanlığı uyardık. 5 Eylül Cuma günü tüm Türkiye’de alanlardaydık, öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetleri ifşa ettik.
Bakanlığın Yazısı: Geri Adımın İtirafı
Milli Eğitim Bakanlığı, illere gönderdiği yazıda “bazı okullarda norm güncellemeleri yapılmadığı için norm dahilinde olması gereken öğretmenlerin norm fazlası sayıldığını” kabul etmiş ve 10 Eylül 2025’e kadar Ek-5 formu doldurulması talimatı vermiştir. Yani alınması gereken önlem, binlerce öğretmen mağdur edildikten sonra gündeme gelmiştir.
Eylemlerimiz, uyarılarımız, kazandığımız davalar ve başlattığımız hukuki süreçler sonucunda Bakanlık geri adım atmak zorunda kalmış, norm güncellemelerini 10 Eylül’e kadar uzatmıştır.
Bu çok net bir gerçeği ortaya koymaktadır:
Geçen yılın norm tespitleriyle bu yılın norm fazlaları re’sen atanamaz!
Açıkça söylüyoruz:
• Planlama hatalarının bedelini öğretmen ödeyemez.
• Re’sen atama çözüm değil, sürgündür.
• Huzursuz edilen öğretmenle verimli eğitim olmaz.
Eğitim-İş, hem alanlarda hem de hukuki zeminde bu sürecin takipçisi olacaktır.
NORM FAZLASI RESEN ATAMALAR VE ALAN DIŞI GÖREVLENDİRMELER DERHAL DURDURULMALIDIR!
Eğitim emekçilerinin iradesini yok sayan, mesleki onurunu zedeleyen uygulamalara karşı sessiz kalmayacağız! Norm fazlası resen atamalar ve alan dışı görevlendirmeler, eğitim emekçilerini mağdur etmekte, eğitimin niteliğini düşürmektedir. Öğretmenlerin görev yerleri masa başında alınan keyfi kararlarla değil, bilimsel ölçütler ve eğitim-öğretimin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmelidir.
Eğitim-İş olarak, hukuksuz resen atama kararlarına karşı 5 Eylül Cuma günü Türkiye’nin dört bir yanında alanlarda olacağız! Eğitim emekçilerinin liyakat talebini güçlü bir şekilde haykıracağız.
8.Dönemde Masanızın Değil Emekçinin Dediği Olacak!
Birleşik Kamu İş bileşenleri olarak
Kırşehir Eğitim İş Şube, Genel Sağlık İş Kırşehir İl Başkanlığı ve Kırşehir Tüm Yerel -Sen katılımıyla basın açıklamamızı yaptık.
@kamuiskonf@egitimis#MemuraGerçekZam#EmekçininDediğiOlacak
Özgür Özel Altan Öymen’in defninden sonra onun masumiyete ve iyiliğe dair inancı ile ilgili bir lafını aktardı: “Bizim memlekette bir adamın eli çiçek kokuyorsa derler ki yakalayın şunu çiçekleri koparmış, ne biliyorsun belki de dikmiştir, derdi.
Özgür’lerin Hikmet Çetin’e refakat etmeleri 🥹
RAPOR: TÜRKİYE`DE SÖMÜRÜLEN, YOKSULLAŞTIRILAN VE İŞSİZ BIRAKILAN EMEĞİN 1 MAYIS`I
1 Mayıs Raporunda öne çıkanlar;
📌 2024 yılı için dar tanımlı işsizlik oranı %8,7 olarak açıklanırken, geniş tanımlı işsizlik oranı %26,7'ye ulaşmıştır. Dar tanımlı işsizlik oranı, kamuoyunu aldatmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.
📌 İş bulma ümidini kaybeden emekçi sayısı 2023 yılında 1 milyon 804 binken, 2024 yılında 2 milyon 171 bine yükselmiştir. Bu artış, ülkede işsizliğin kalıcılaştığını göstermektedir.
📌 "Ev genci" olarak adlandırılan ve ne eğitimde ne istihdamda olan 15-24 yaş arasındaki gençlerin sayısı 2024'te 2 milyon 679 bine, 15-29 yaş arası içinse 4 milyon 676 bine ulaşmıştır. OECD ülkeleri arasında bu oranlarla Türkiye ilk sıradadır.
📌 Emek sömürüsünün en net yaşandığı kayıt dışı istihdam oranında da Türkiye, %27,31 ile Avrupa birincisidir. Bu oranla emek sömürüsüne en çok imkan sunan ülke konumundadır. 📌 2014 yılının asgari ücreti 6 çeyrek altına denk geliyorken, TÜİK'in açıkladığı gerçek dışı enflasyon verileri ile belirlenen 2025 yılı asgari ücreti 3 çeyrek altına denk gelmektedir.Türkiye'de asgari ücretin satın alım gücü yarı yarıya azalmıştır.
📌 Türkiye'de 16 milyon 864 bin 733 işçinin yalnızca %14'ü sendikalıdır. Özel sektördeki sendikalaşma oranı ise %7,15 gibi son derece düşük bir seviyededir. Emekçilerin örgütlenmesi sistemli olarak engellenmektedir.
➡️ https://t.co/OMNKWv7Fr6
#1Mayıs #Birlik #Mücadele #Dayanışma #rapor
Eğitim- İş Kırşehir şubesi olarak üyelerimizle birlikte proje okulları atamaları ile ilgili basın açıklamamızı Kırşehir Abdülkadir Özcan proje okulu önünde gerçekleştirdik..
Yaşasın Eğitim İş!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
#projeokulları
Genel Başkanımız Kadem Özbay, KRT Tv'ye yaptığı açıklamalarda proje okullarda gerçekleştirilen atamalar ile Türkiye'nin birçok köklü okulunun içinin boşaltıldığını ifade etti.
Kadem Özbay; Milli Eğitim Bakanlığı'na açık çağrıda bulundu: "Proje okulu ayrımına derhal son verin."
@kademozbay_@tcmeb@KRTCANLI #Projeokulları #atama #sürgün #liyakat #kayırma
İfade özgürlüğü ve savunma hakkının ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğu günümüzde, avukatlar hukuk devletinin temel taşlarından biri ve adaletin en güçlü savunucularıdır.
Tüm avukatlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutluyor; “hukuk devleti” ve “hukukun üstünlüğü” ilkeleri doğrultusunda sürdürdükleri özverili çalışmalarında başarılar diliyoruz.
#5NisanAvukatlarGünü