Devrimci Gençlik Dergisi yeni sayısı çıktı!
🚩”Dev-Genç Kavgadaysa Sömürgecilere Huzur Yok!”
📌Emperyalizmin krizini emekçi halkların lehine çevirelim
📌NATO: Savunma ittifakı mı savaş örgütü mü?
📌Üniversiteler toplumsal kurtuluş için özgürleşecek
Dergimize ulaşmak için tıklayın: https://t.co/zdwNGHbEVg
📌Haziran İsyanı 13 yaşında!
Berkin Elvan
Ali İsmail Korkmaz
Ethem Sarısülük
Abdullah Cömert
Mehmet Ayvalıtaş
Ahmet Atakan
Medeni Yıldırım
Hasan Ferit Gedik
YAŞIYOR!
Gezi’den 19 Mart’a direniş sürüyor!
#GeziDirenişi
Saray Rejimi, parçalanan meşruiyetini sağlamak için yargıyı kendi egemenliğinin tetikçisi olarak kullanmaktadır.
Bu gerçekliği geçtiğimiz eylül ayında da, bugün CHP'ye atadığı mutlak butlan kararı ile de tekrar açık etmiştir.
Daha önce de söyledik, tekrar ediyoruz: bugün faşizmin en temel demokratik hakkı dahi tasfiye ettiği yerde, faşizme karşı halkın her kesimiyle aktif bir direniş çizgisi örgütlemek, bugünün devrimciliğinin en büyük ihtiyacıdır.
Hafızamızı tazeleyelim! Memleketimiz faşizme karşı demokrasi mücadelesini tarihinde barındırmaktadır!
📌68 kuşağının gençlik önderlerinden İbrahim Kaypakkaya 53 yıl önce işkenceyle katledildi.
“Bu çelik aldığı suyu unutmayacak.”
İbrahim Kaypakkaya’yı saygıyla anıyoruz!
AÇIKLAMA | İktidarın gençlik hareketine dönük yeni sinsi planı: ODTÜ provokasyonu
♦️ Provokasyonlar, egemen sınıfların halkı sindirmek, bölmek ve mevcut sömürü düzenini sürdürmek için başvurduğu temel yöntemlerden biridir. Mevcut sömürü düzeninin sürdürücüsü olarak iktidar kendi argümanları ve şiddet araçlarıyla gelişen toplumsal muhalefeti engelleyemediği koşullarda sık sık provokasyonlara başvurarak hareketin gelişmesini hedef alır. Güncel olarak yaşadığımız ODTÜ örneğini ve provokasyonlara karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini bu bağlamda ele almalıyız.
♦️Bir süredir maden, enerji ve inşaat şirketlerinin yağmasına karşı mücadele eden halk hareketlerinden işçi direnişlerine, 8 Mart’lardan 1 Mayıs’a kadar her hareket ve eyleme gelerek kendilerine iktidar muhalifi bir görüntü veren, direniş ve halk hareketlerini sahipleniyor gibi yaparak aslında içeriksizleştirmeye çalışan ve alanlarda provokasyon peşinde koşan gruplar türedi. Kendilerini bazen bir kadın hareketi, bazen bir gençlik topluluğu gibi ifade ediyorlar. Bugüne kadar faşist hareketin direniş ve halk hareketlerine karşı açık saldırgan tutumlarından farklı olarak destekçi bir pozisyona sahip oldukları imajı üretmeye çalışıyorlar. Asıl amaçları halkın direniş eğilimlerinin devrimcilerle ve hatta muhalefetin en geniş kesimiyle ilişki kurmasını engellemek.
♦️Son olarak ODTÜ’de yaşanan durum bu toplam planın parçasıdır. Hedef olarak ODTÜ’nün seçilmesi simgeseldir. ODTÜ 60’lı yıllardan beri neredeyse kesintisiz bir biçimde iktidarlara ve düzene muhalif hareketlerin “kalesi”dir. Üniversitelerde üniversitelilerin söz, yetki ve karar hakkına sahip olmasının en özgün örneği olan ODTÜ-ÖTK gibi bir deneyimi ortaya çıkarmıştır. Demokratik Öğrenci Hareketi’nin özgürleştirici etkisiyle fikri tartışma ve pratik üretkenlik ortamına sahiptir. Devrim Yürüyüşü bu gerçekliğin içerisinden çıkmış ve gelenek haline gelmiştir. Şenlikler binlerce öğrencinin katıldığı etkinliklerdir. Tam da bu yüzden ODTÜ ve Devrim Stadyumunda gerçekleşen şenlikler hedef alınmıştır. İktidarın çok kısa bir zaman önce hedef gösterdiği, konserlerini yasakladığı İlkay Akkaya bu pek “muhalif” arkadaşlar tarafından yuhalanmaya kalkmış ve bir provokasyona zemin hazırlanmıştır. “Bayrağa saldırıyorlar” yaygarasının arkasındaki gerçek bu toplam manzaradır. İktidar baskı ve saldırılarla engelleyemediği toplumsal muhalefet hareketindeki gelişmeyi, hareketi “provokatörler” devreye sokarak içeriden bölmeye, hareketin içerisindeki devrimcileri marjinalleştirmeye çalışmaktadır.
♦️Devrimciler için temel yaklaşım tarzı tahrik olmadan, provokasyonları boşa düşürmek olmalıdır. Kitleler arasındaki sahte saflaşmalara değil gerçek düşmana işaret etmek, gerçek düşmanın üzerine örtü örten her unsuru teşhir etmek, mümkünse hareket edemez hale getirmek hedeflenmelidir. Bu noktada kitle kuyrukçuluğu da kitle gerçekliğinden kopuk hareket tarzı da yanlıştır.
♦️Bugün hangi değer ve simgenin arkasına saklanırlarsa saklansınlar bu oluşumların kitleleri bölmesine izin vermeyecek, muhalefeti manipülasyonlarla etkisizleştirmelerine müsaade etmeyecek tarz ancak ve ancak kimsenin kendisini kitle hareketinin yerine koymayan, kitlelerin özneleşebileceği bir tarzın daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesinde, provokatörlerin gerçekte kim olduklarının daha güçlü bir şekilde teşhir edilmesinde ve asıl düşmana yani halkı yoksullaştıran ve sefalete sürükleyen Saray iktidarına ve onu bu topraklarda temsilci haline getirmiş emperyalist merkezlere karşı mücadeleye odaklanmaktır.
https://t.co/WSPRIcJy4w
📌Emperyalizme karşı kavganın ateşini harlayalım
Türkiye halkları Amerikan emperyalizminin bölgede yürüttüğü saldırganlığı meşru görmüyor. İran’a yönelik tüm saldırılar esnasında yer yer ideolojik manipülasyonlar aracılığıyla ABD sömürgeciliğinin hedefleri için meşru zemin üretmeye çalışsa da Türkiyeli devrimciler sokakta net bir tutum alarak emperyalizme karşı mücadele bayrağını yükseltti.
Amerikan emperyalizmi ve onun temsilcilerinin hiçbir meşruiyeti olmadığı biliniyor. Bunu en çok da kendileri biliyor. Bu yüzden yeni sömürgeciliğin gizli yöntemlerini uygulamaya devam ediyorlar. Yerli işbirlikçiler, ticari bağlantılar, çokuluslu şirketlerin yerli görünümleri, imaj yaratan reklam ve yardım firmaları aracılığıyla emperyalizm ülkemizde en kılcal damarlara kadar yayılmış bir sömürü mekanizması oluşturmuştur.
Trump’tan nefret eden milyonların karşısına Trump’ın yerli işbirlikçileri hayırsever iş insanları, yerli ve milli siyasetçi, yardımsever bir dernek yöneticisi, üniversitede bir araştırma birimi şeklinde karşımıza çıkıyor. Bakarsak milyonlarca insan ABD emperyalizminin dünyanın tüm coğrafyalarında işlediği suçları görüyor ancak Türkiye’nin NATO üyeliğini bir koruma kalkanı olarak da değerlendirebiliyor.
Devrimci eylem geniş halk kesimlerinin sahip olduğu bu çelişkiyi altüst edecek, emperyalizme karşı öfkeyi bir anti-emperyalist halk hareketine dönüştürecek şekilde devreye girmelidir.
Emperyalizme karşı mücadele işbirlikçilerine karşı mücadeledir!
Bugün ülkemizde dört bir yanda maden ve enerji şirketleri cirit atıp doğamızı, köyümüzü, tarlamızı delik deşik ediyorsa, bugün ülkenin dört bir yanında üretim merkezlerinde işçiler düşük ücretlere çalıştırılıyorken meclise ihracatçı patronlar için teşvik düzenlemeleri geliyorsa, en temel haklarımız tekellerin kârlılık alanı haline gelmişse, üniversiteler emperyalist silah şirketleri için çalışıyorsa bunun sebebi ülkemizin emperyalist merkezlerle olan bağımlılık ilişkileridir. Bu topraklardan bu bağımlılık sökülüp atılmadıkça kaderimiz değişmeyecek.
Bugün Denizlerin yolunda ülkenin dört bir yanında yürüyen binlerce devrimci genç, gençliğin devrimci eyleminin odak noktasına bu gerçeği yerleştirmek zorundadır. Bu gerçeğin somut hedefi Temmuz’da gerçekleşecek NATO Zirvesi’ni bu ülkenin iktidarının emperyalizmle olan işbirlikçiliğinin teşhir aracına dönüştürmek, Temmuz’da anti-emperyalist bir halk öfkesini sokağa dökmektir.
Bu ülke topraklarında emperyalizm gerçeğini kavramayan ve hedefine emperyalist bağımlılık ilişkilerini almayan herhangi bir hareketin başarı şansı yoktur.
Önümüzde somut bir görev duruyor, gençliğin devrimci eyleminin harlayacağı ateş emperyalizme karşı kavganın ateşidir.
📌Emperyalizme ve işbirlikçilere karşı Denizlerin yolundayız!
6 Mayıs 1972’de, bundan tam 54 yıl önce, Deniz Gezmiş ve yoldaşları anti-emperyalist mücadele yolunda ölümsüzleştiler.
Denizlerin mücadelesini yaşatıyoruz; emperyalizme, siyonizme ve işbirlikçilere karşı kavgayı büyütüyoruz.
DENİZLERE SÖZÜMÜZ DEVRİM OLACAK!
“Ben ne yaptıysam halkım için, halkımla birlikte yaptım.”
Fatsa’nın Terzi Fikri’si bundan tam 41 yıl önce hayatını kaybetti.
Terzi Fikri ölür, Devrim Fikri sönmez!
📌Kızıldere’nin 54. yılında emperyalizme ve faşizme karşı kavga sürüyor.
Kızıldere ruhu budur ve ancak böyle yaşatılır!
Devrimci Gençlik olarak ON’ların yolunda yürümeye devam edeceğiz!
30 Mart | 2026
📍Kızıldere’nin 54. yılında Mahir’in mezarı başındayız!
54 yıl önce sönmeyen bir meşaleyi Kızıldere’de yakan ON’ların karşısında and içiyoruz.
Emperyalizme ve faşizme karşı Kızıldere ruhuyla kurtulaşa kadar savaşacağız!
📌Yazı | Tut elimi yoldaş, daha gidecek çok yolumuz var
“Yolun devrimci olanı aynı zamanda bir arınma iradesidir. Bu düzenin üzerimize bulaştırdığı pislikten, bireysel kalan hedeflerin ortaya çıkardığı bencillikten, kuruntudan, sinsilikten… Bu yüzden iyi bir yaşamın inşası da devrimcilikten geçer. Çünkü arınmaya bir kez başlayınca sevginin, mutluluğun, sadakat ve güvenin en koşulsuz olanını, en çıkarsız olanını yaşamaya başlarız.”
Yazının tamamı için tıklayın: https://t.co/PCqhpP0nIG
📌15 Mart 1946 | Bu topraklara Mahir Çayan geldi!
"Biz Marksizmi entelektüel gevezelik ve dünya devrimci hareketinin trafik polisliğini yapmak için okuyup öğrenmiyoruz. Biz dünyayı değiştirmek için, dünyanın Türkiye'sinde devrim yapmak için Marksizmi öğreniyoruz!"
İyi ki doğdun Mahir!
📌Dünyanın tüm coğrafyalarında Amerikan emperyalizmi yenilecek!
Bugün ABD emperyalizminin namlusu tüm dünya halklarına çevrilmiş durumda. Daha fazla kan, daha fazla kâr için sınır tanımıyorlar.
Emperyalizmin saldırganlığı varsa, halkların direnişi var!
İran'da, Küba'da, dünyanın tüm coğrafyalarında Amerikan emperyalizmi yenilecek!