Washington ile Tahran arasındaki mutabakat ne içeriyor? Kim neyi kabul etti, bölgeyi nasıl etkileyebilir? Corep ( sürekli Devrim Kolektifi) beyannamesi yayında https://t.co/bebZRDvAMJ...
NATO'ya karşı mücadele, kendi burjuva devletine karşı mücadeleden ayrı düşünülemez. Gerçek anti-emperyalizm, 'kendi' egemen sınıfına karşı işçi sınıfının enternasyonal mücadelesidir. ❞
Bugün savaş çığırtkanlığıyla emekçiler birbirine kırdırılırken, sermaye sınıfı kârlarına kâr katıyor.
NATO'ya karşı öfkeni başka halklara değil, seni sömüren kendi egemenlerine çevir!
📖 Yazımızda, emperyalist savaşlar karşısında devrimci Marksist tutumu, NATO'nun rolünü ve işçi sınıfının enternasyonalist görevlerini ele alıyoruz.
🔗 Yazının tamamı: https://t.co/N04bLtEiJH
#NATO #Emperyalizm #Enternasyonalizm #İşçiSınıfı
“Mutlak butlan” yalnızca bir hukuk tartışması mı?
Yoksa Türkiye’de muhalefetin tasfiyesi, siyasal alanın yeniden dizaynı ve burjuva demokrasisinin çözülüşünün yeni bir aşaması mı?
“Bugün siyasal analiz yerini siyasal magazin diline bıraktı. Olayların tarihsel ve sınıfsal bağlamı parçalandı.”
Tam da bu yüzden herkes kişiler, klikler, kulisler ve seçim hesapları konuşurken; kimse rejimin neden böylesine saldırganlaştığını, neden muhalefetin etkisizleştiğini, neden toplumsal öfkenin sürekli soğutulduğunu tartışmıyor.
Bu yazı; • “mutlak butlan” krizinin sınıfsal arka planını, • düzen muhalefetinin tarihsel sınırlarını, • burjuva demokrasisinin neden çözülmekte olduğunu, • ve neden enternasyonalist devrimci bir hattın zorunlu hale geldiğini tartışıyor.
“Kapitalizmi hâlâ hayatta tutan yegâne unsur, emekçilerin devrimci önderlik krizidir.”
Muhalefetsizleştirilen bir ülkede mesele artık yalnızca seçim değildir. Mesele; örgütlenme, sınıf mücadelesi ve devrimci bir alternatif yaratabilmektir.
📌 Yazının tamamı: https://t.co/blQxoBk7n4
Hiçbir olay ve olgu, ait olduğu zaman ve mekandan ayrı değerlendirilemez. Taksim, tanık olduğu olay ve içinde bulunduğu zamanla birlikte “1 Mayıs Meydanı” niteliğini kazanmıştır. Türk-İş’in Edirne gibi nispeten 1 Mayıslarına çökmesi kolay olacak bir kenti, özellikle de İstanbul’a yakın sayılan bir kenti merkez olarak alması, hatta başkent ilan etmesi ve Edirne’nin önemini faşist saikler kullanarak yeniden kurgulaması, her kentten işçileri Edirne’ye taşıması ve İstanbul’u boşaltması da sermaye sınıfı ve temsilcileri tarafından Edirne’ye belki de “yeni bir nitelik” ve yeni bir görev kararlaştırıldığını gösterebilir.
Medyada hemen 1 Mayıs öncesi Edirne-İstanbul arası hızlı trenin artık test sürüşlerine başladığı yankı bulmuştur. Bu atmosferde sendika da merkez 1 Mayıs’ını Edirne’ye taşıyarak sınıf uzlaşmacı 1 Mayıslar adına İstanbul ve Taksim iradesinden uzak bir alan açmıştır. Bu alanın belki de korunup korunmayacağı, hızlı trenin bu uğurda üstleneceği rolü, hatta devrimciler adına Taksim’in alansal önemi gibi uzlaşmacılar adına da Edirne’ye yapay bir rol atanıp atanmadığını zaman gösterecektir. Yine de bunlar bugünden sorgulanmalıdır. Kesin olan tek şey varsa o da devrimcilerle uzlaşmacılar arasında safların giderek netleştiği; kimi işbirlikçi, kimi revizyonist, kimi de devrimci 1 Mayısların gelecekte de eşzamanlı olarak devam edeceğidir.
https://t.co/FGVTGRnzLj
Taksim 1 Mayıs’ı Üzerine Notlar |
https://t.co/dYwVVwHzA8
2026 1 Mayıs’ının diğer yıllardan ayırt edici yönleri şunlardır: Taksim çizgisi çok daha net bir şekilde ortaya konmuş, geniş örgütler tarafından işçi sınıfının her kesiminde karşılık bulmuştur. 1 Mayıs’ın nerede kutlanacağı tartışmalarından ziyade, düzen dışı işçi sınıfının bağımsız mücadele hattının nasıl öne çıkarılacağı, Taksim’in nasıl daha kitlesel hale getirileceği üzerine yoğunlaşılmıştır. 2025 yılında Taksim dışında duran bazı örgütler (TİP), bu yıl tabandan gelen basınçla Taksim iradesini sahiplenmek zorunda kalmıştır.
Yaklaşık 600 gözaltıya, polis terörüne, yolların ve toplu ulaşımların kapatılmasına rağmen kitleler tüm engellemelere rağmen Mecidiyeköy’de bir araya gelebilmiş ve kendi kürsüsünü kurabilmiştir. Taksim’i kuşatma konusunda ciddi eksiklikler olmasına rağmen militan bir mücadele hattı arayan azımsanmayacak bir işçi, emekçi ve gençlik kitlesi mevcuttur. 2026 1 Mayıs’ı bu gerçekliği açığa çıkarmıştır.
Taksim dışında İstanbul’da iki ayrı miting daha yapılmıştır. Kadıköy’de, D��SK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen miting; işçi sınıfını temsil etme gücünü giderek kaybeden, sermayenin ikincil aygıtına dönüşmüş bürokratik sendikalar ve onların parçası haline gelmiş sosyalist reformist teşkilatların hakimiyetinde gerçekleşmiştir. Kartal’da ise SİP/TKP tarafından düzenlenen miting, politik hat olarak ulusalcı ve örgütsel olarak ultra sekter bir çerçevede kalmış; kendi içine kapanmış, etkisiz ve cılız bir görünüm sergilemiştir. Bu çizgi, işçi sınıfının gerçek hareketinden kopuk olduğu için etkisizliğe mahkûmdur.
Dörtlü olarak bilinen DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin düzenlediği miting, kitlesellik gerekçesiyle Taksim’den kaçınılmasına rağmen kitlesel geçmemiş; sönük ve etkisiz kalmıştır. Politik olarak 1 Mayıs, işçi sınıfının kürsüsü olmaktan çıkarılıp CHP’nin arka bahçesine çevrilmiştir.
Taksim dışında yapılan 1 Mayıs’lar, Erdoğan’ın atadığı İstanbul Valisi tarafından adeta teşekkürle karşılanırken; Taksim 1 Mayıs’ı marjinal ilan edilerek kriminalize edilmeye çalışılmıştır. Bu durum, hangi çizginin düzen açısından “kabul edilebilir”, hangisinin ise “tehlikeli” olduğunu açıkça göstermektedir.
2026 1 Mayıs’ı şu görevlerin aciliyetini öne çıkarmaktadır. İşçi sınıfının bağımsız, militan ve devrimci hattını güçlendirmek temel görevdir. Iskartaya çıkmış DİSK ve sendikal bürokrasiye karşı, işçi sınıfının farklı sektörlerinde alternatif arayışlar hız kazanmaktadır. Son yıllarda işçilerin kendi inisiyatifleriyle kurduğu sendikaların sayısı artmaktadır. Proleter devrimcilerin görevi tam da burada başlamaktadır: işçi sınıfı içinde taban komiteleri, işyeri komiteleri ve işçi konseyleri gibi öz örgütlenmeleri geliştirmek için özel bir çaba içine girmek.
İşçi sınıfının ve ezilenler cephesinin en temel sorununun devrimci önderlik eksikliği olduğu gerçeğini açığa çıkarmak ve tüm faaliyetleri bu sorunun çözümüne tabi kılmak zorunludur. Enternasyonal devrimci güçlerin dağınıklığını ortadan kaldırmak, bu güçlerin birliğini sağlayacak zeminler ve platformlar oluşturmak en acil devrimci görevler arasındadır.
Taksim’i kazanacak olan bu hattır.
Özgürlük savaşan işçilerle gelecek!
Yaşasın Dünya Sosyalist Devrimi!
COREP ( Sürekli Devrim Kolektifi ) 1 Mayıs beyanamesi yayında
1 Mayıs 2026: Emperyalist Barbarlığa ve Üçüncü Dünya Savaşı’na karşı – Dünya sosyalist devrimi için İleri! |
https://t.co/eQK11st5lp
CoReP ( Sürekli Devrim Kolektifi)
dünya çapındaki devrimci grup, örgüt ve fraksiyonları — siyasal kökenleri ve dilleri ne olursa olsun — derhal birleşmeye çağırıyor: Bir dünya savaşını durdurmak için birleşelim!
Tüm emperyalist savaşlara hayır! Esas düşman kendi yurdunda!
Devrimci Yenilgicilik!
Ezilen ülkelerin kendini savunma hakkı!
Ulusal azınlıkların kendi kaderlerini tayin hakkı!
İşçiler ve ezilenler mücadeleye çağrılmaya ihtiyaç duymaz; zaten mücadele ediyorlar. Onların ihtiyacı, zafere götüren, toplumsal devrimlere dönüşen, burjuvazinin iktidarını elinden alan mücadelelerdir. Bir programa ve bir enternasyonal partiye ihtiyaçları vardır. Bu program, Komünist Enternasyonal ve Dördüncü Enternasyonal’in programıdır.
Küba ve İran’a yönelik ablukanın kaldırılması!
ABD, Fransa, Britanya ve Rusya’nın tüm birlikleri ile donanma ve hava güçlerinin Akdeniz’den, Ortadoğu’dan ve Hint Okyanusu’ndan çekilmesi! Küba’daki ve tüm kıtalardaki ABD üslerinin kapatılması!
Rus birlikleri Ukrayna’dan, Gürcistan’dan ve Moldova’dan çekilsin! Çin ordusu Tayvan’dan elini çeksin!
ABD’nin, Avrupa Birliği’nin, Japonya’nın ve Çin’in silahlanma programlarına karşı! Hiçbir işçi partisi askeri tırmanış bütçesine oy vermemelidir!
Tüm silah sanayi şirketlerinin ve tedarikçilerinin işçi denetimi altında kamulaştırılması!
Düzenli orduların yerine işyerlerinde, işçi mahallelerinde, köylerde ve gençliğin eğitim kurumlarında örgütlü bir özsavunma milisinin geçirilmesi!
Siyonist soykırıma son, birleşik, çok etnili ve sosyalist bir Filistin için!
Siyonistler ve emperyalistler, İran’dan elinizi çekin! Ne Şah ne mollalar; ne SAVAK ne karşıdevrimin muhafızları! İşçi ve köylü hükümeti!
Devrimci işçi partileri için, devrimci işçi enternasyonali için ileri!
Emperyalist barbarlık yerine sosyalist dünya federasyonu!
1 Mayıs’a giderken “Söz Emeğin” buluşmasında safımızı aldık.
Şimdi söz de, meydan da, gelecek de emekçilerin!
Savaşsız, sınıfsız, sömürüsüz, patriyarkasız; hudutsuz ve patronsuz bir dünya için ayağa kalkıyoruz.
Bu düzeni yıkacak olan biziz, onu kuracak olan da biz olacağız!
Sosyalist Dünya Devrimi’nin sancağını göndere çekmek için,
emeğin gücünü Taksim’de birleştirmek için,
1 Mayıs’ta Taksim’e!
Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın işçi sınıfının devrimci mücadelesi!
🔥 Ortadoğu Savaşının Eşiğinde İran: Emperyalizme Karşı İşçi Sınıfının Yolu
Ortadoğu yeni bir büyük savaşın eşiğinde. İsrail’in saldırganlığı, ABD emperyalizminin sınırsız desteği ve bölgesel güçlerin çatışması, milyonlarca insanı yeni bir felaketin içine sürüklüyor. Bu savaş ne “demokrasi” ne de “güvenlik” savaşıdır. Bu, kapitalist-emperyalist sistemin Ortadoğu üzerindeki hâkimiyet kavgasıdır.
Peki bu karanlık tablodan çıkış yolu nedir?
Bu yazı;
İran’a yönelik emperyalist saldırıların arka planını,
Ortadoğu’da büyüyen savaş tehlikesini,
Burjuva rejimlerin ve diplomatik çözüm masallarının iflasını,
Ve gerçek çözümün neden işçi sınıfının enternasyonal mücadelesi olduğunu ele alıyor.
Gerçek barış; emperyalist güçlerin masa başı anlaşmalarıyla değil, işçi sınıfının devrimci mücadelesiyle mümkündür.
📖 Yazının tamamını okumak için:
https://t.co/Uu76meEbCS
#Ortadoğu #İran #Emperyalizm #Savaş #İşçiSınıfı #Sosyalizm
Adıyaman’dan Paris Barikatlarına: Mişhak Manuşyan ve Kızıl Afiş’in Komünist Direnişçileri
21 Şubat 1944’te Nazi işgal güçleri, Paris yakınlarında 23 komünist direnişçiyi kurşuna dizdi. Faşizm onları “yabancı” ve “terörist” ilan etti. Ancak Paris işçileri gerçeği duvarlara yazdı: “Fransa için öldüler.”
Adıyamanlı bir yetim olan Mişhak Manuşyan ve yoldaşları, faşizme karşı enternasyonal komünist direnişin sembolü haline geldi. Onlar bir ulusun değil, insanlığın özgürlüğü için savaştılar.
Bugün onların mirası, enternasyonal işçi sınıfı mücadelesinin yolunu aydınlatmaya devam ediyor.
📖 Makalenin tamamını okumak için:
https://t.co/dNkhP9nwJk
Onların mücadelesi bizim mücadelemizdir.
Vardık varız varolacağız Komünist bir dünya kuracağız!
Deprem kader değil, devletin ve rant düzeninin suçudur! “Deprem ve Devlet Üzerine Militan Notlar” yazı dizisi felaketin sınıfsal ve politik nedenlerini ortaya koyuyor. Okuyun, paylaşın, tartışmayı büyütün.
https://t.co/o5BbyFpGvX...
https://t.co/o5BbyFpGvX...
Emperyalizm yeni bir paylaşım savaşına hazırlanıyor. Silahlanma rekor kırıyor, dünya ateşe sürükleniyor. Bu savaşlar kimin için? Çözüm barış çağrıları değil, kapitalizme karşı devrimci mücadeledir. Fransa seksiyonumuzun @GroupeMarxiste yazısı yayında
https://t.co/ZbvOVMTJhV✊✊
“Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne operasyon: En az 50 sosyalist gözaltında! Evler basıldı, kapılar kırıldı, yaşam alanları talan edildi. Modemine kadar el koyan bu düzen korkuyor! Gözaltılar derhal serbest bırakılsın! #BaskılarBiziYıldıramaz”
Yeni çeviri yayında:
Halkın Milisleri — İtirazlar ve Yanıtlar
Leon Troçki’den günümüze milislerin rolü üzerine önemli bir metin! 👇
🔗 https://t.co/vIchdvVjW5...
#Marksizm#Devrim#Milisler#LeonTroçki
Migros Mağaza işçilerine yönelik bildirimizin PDF versiyonuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz!
MigrosBildirisi:
https://t.co/w2IvkoSLCD
Uygulamada aç:
https://t.co/aOs98KKNL9
Migros Mağaza işçilerine yönelik patronsuz Dünya bildirisi: Sefalet düzenine, güvencesizliğe, sömürüye karşı tek çıkış yolumuz ortak mücadele! ✊
Kurtuluş yok tek başına: Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!
https://t.co/CYNznU6Mv1
Bugün Mustafa Suphi ve 15’lerin katledilişinin yıldönümü.
Komünist Enternasyonal’in Türkiye seksiyonu olarak kurulan TKP’nin kadroları, Anadolu’ya devrim için yola çıktıkları sırada burjuvazi tarafından katledildi.
https://t.co/U27QaovFyD
Migros depo işçileri ayağa kalktı! Sefalet zammı reddedildi, depolarda grev var! Net %50 zam, insanca yaşam, onurlu çalışma! Bu kavga yalnız Migros’un değil, tüm işçi sınıfının kavgası!
https://t.co/vaXwMEVoyp...
✊🔥 #MigrosDepoGrevi#SefaleteKarşıDireniş#İşçiSınıfı