'Telkin'den 'teselli'ye...Halkevleri'nin önce bir 'telkin'le başlayan bugünden bakıldığında bir 'teselli'ye dönüşen öyküsü: "Kapanmayan Parantez Halkevleri"
İBB Yayınları @IBBYAYINLARI için hazırladığım, şimdiye kadarki en kapsamlı Halkevleri kitabını ve Halkevleri'nin önemini Gazete Duvar'da @gazeteduvar Fatih Saygın'la @fatihsaygin61 söyleşimizde anlattım.
https://t.co/yfhYpEZT2v
#halkevleri #ibbkitap #ibbkultur @istanbulbld
Mutlak butlan, Ak Parti açısından kendi siyasi ve sosyolojik zıddı olarak konumlandırdığı, CHP’nin yok oluşu demekti.
Karar ilk çıktığından beri bunu söylüyorum. Defalarca dile getirdim: Ak Parti, kendi varlığının dayandığı antitez ve zıtlığın adresi olarak gösterdiği CHP’yi kaybetti.
@yenipartiyiz’e olan eleştiri ve salvolar aynı olmayacak, aynı etkiyi yaratmayacak. Tersine, “metal yorgunluğu” içindeki bir hareketin, yeni nesil rakibini çekememesi izlenimini yaratacak. “Başarısız” diye alay ettikçe, “başarısızsa ne uğraşıyorsun” algısı olacak.
Sosyolojik ve tarihsel antitez kodlamaları geçerli olmayacak çünkü.
İnatlarını, cesaretlerini, halk ve vatan sevgilerini bir kez daha hatırlayarak, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı saygıyla anıyorum.
#üçfidan
Mine Kırıkkanat'ın ırkçı, mezhepçi, ayrımcı o ifadeyi kullandığını ilk duyduğumda hayret etmiş ve tekrar okumuştum. Gerçekten anlamını bilemeyebileceğini düşünmüştüm.
Çünkü kendisinden Alevi yurttaşlarımıza dair bu söyleşimizdeki ve benzeri sözlerini çok işitmiştim. (Arşiv 2022)
Dün 81 yaşında kaybettiğimiz Atay Aktuğ ile SHP Genel Başkanı Erdal İnönü. 1989, Trabzon.
İnönü'nün 1989 yılındaki Trabzon gezisinde Atay Aktuğ da kendine eşlik ediyor.
Aktuğ, yakın siyasi tarihin meşhur "89 yerel seçimleri"nde Trabzon Belediye Başkanı seçilecekti.
#atayaktuğ
Trabzonspor önceki başkanı, Trabzon Belediye Başkanı (SHP, 1989-94), İdmanocağı ve TS'un efsane futbolcularından mimar Atay Aktuğ'u kaybettik. Çok üzgünüm.
Son dönem hariç, Trabzon'a gittiğimde bu videodaki gibi sohbet ederdik, "oğlum" diye hitap ederdi. Yattığı yer incitmesin.
Emine Ülker Tarhan'ın CHP'ye dönüşünde yaptığı konuşmanın en önemli bölümü.
Yalçın Küçük'ün, darbeleri toplumsal hafızayı yok eden halkın geçmişle bağını koparan, toplumun kültürel ve siyasi hafızasına müdahale ve "bellek silme operasyonları" olarak tanımlamasını hatırlatıyor.
Özge Mumcu'nun bu sözlerinin anlamı şimdi daha iyi anlaşılıyor.
Uğur Mumcu'nun kızı Özge Mumcu Aybars:
"Biz o gün o cenazede sosyalizmi ve Atatürkçülüğü birlikte gömdük."
https://t.co/j4JAzBgKwm
#UğurMumcu#yiğitlerölmez#24Ocak1993
Trabzonspor’umuzun eski yöneticilerinden, şehrimizin kıymetli iş insanı Süleyman Hacısalioğlu’nun vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Merhum Süleyman ağabeyimize Allah’tan rahmet; Hacısalioğlu ailesine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Mekânı cennet olsun.
Trabzonspor’umuzun önceki yöneticilerinden, iş insanı Süleyman Hacısalihoğlu’nun vefatının üzüntüsü içerisindeyim.
Merhuma rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum.
Cumhuriyet tarihinin dönüm noktalarına tanıklık etmiş, Erzurum Kongresinin yapıldığı binanın ziyarete kapatılmasının ardından Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) tarafından hazırlanan raporda üç senaryo değerlendirilmiştir.
· Yıkıp yeniden yapma
· Kısmi olarak yıkma ve yeniden yapma
· Güçlendirme
Cumhuriyetin ve tüm Türkiye’nin ortak kültürel belleği olan Erzurum Kongresi Binası için tek senaryo vardır: Tescilli kültür varlığı olan yapının güçlendirmeyi de içerisine alan restorasyonunun yapılmasıdır.
Yıkma ve yeniden yapma, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve heyetin izlerinin hislerinin silinmesi ve belleğimizin yıkımıdır. Asla kabul edilemez.
“ABD’nin savaş, istila ve haydutlukla ayakta tutmaya çalıştığı sermaye imparatorluğuna karşı Bolivar’ın ve Marti’nin çocuklarıyla Mustafa Kemal’in çocukları aynı öfkeyi paylaşmaktadır. Bu öfkeyi paylaşanların birliği ve dayanışması emperyalist saldırganlığa karşı en önemli uluslararası güçtür.”
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz @ergzkaan yazdı. https://t.co/IiBn1fm3Wn
ABD EMPERYALİZMİ, VENEZUELA ve TÜRKİYE
Türkiye’nin Lozan’da elde ettiği barışı “Yurtta barış dünyada barış” formülüyle kalıcı barış düzeni haline getiren Atatürk, küresel anlamda saldırgan ülkelere ve liderlere karşı neler yapılması gerektiğini de ayrıntılı biçimde anlatmıştı.
Atatürk, Mayıs 1935’te, Amerikalı gazeteci Mis Gladys Baker’a verdiği bir röportajda, II. Dünya Savaşı öncesinde adeta “küresel barışının formülünü” açıklamıştı. Atatürk’ün, uzun röportajındaki şu açıklamaları dikkat
çekiciydi:
“Şuna da kaniim ki, eğer devamlı sulh isteniyorsa kütlelerin vaziyetlerini iyileştirecek beynelmilel tedbirler alınmalıdır. İnsanlığın genelinin refahı, açlık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları, haset, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde terbiye edilmelidir.”
“Nihayet barışı korumak için en hızlı ve etkili tedbir, barışı bozacak herhangi bir saldırganın istediği gibi hareket edemeyeceğini kendisine fiilen gösterecek uluslararası teşkilatların kurulmasıdır.” (ATABE, C.27, s.260-261)
https://t.co/hFchD8njkL
Akdeniz’de, sırtını Kurtuluş Savaşı’nın o çetin günlerinde Kuvayı Milliye’nin barut ihtiyacını karşılayan Barut İni Mağarası’nın kadim sessizliğine yaslamış, oradan aldığı dirençle ovaya ve denize uzanan genç bir belediye,
Türkiye’ye örnek olabilecek bir çalışmayı sessiz sedasız büyütüyor. Geçmişte bağımsızlık için "barut" üreten bu topraklar, bugün aydınlık bir gelecek için "bilgi" ve "bellek" üretiyor.
https://t.co/yNyRLLHT7z
CHP lideri Özgür Özel:
"Gerçek olmayan bilgiyi alenen yayma suçundan gözaltı işlemi yapıyorsunuz. Yaz boyunca bütün yalan bilgileri her akşam televizyonda savunan kişiler sorguya dahi çağrılmıyor. Gerçek olmayan bilgiyi alenen yayma suçu bu değil mi?"
1881’de Trabzon Ortahisar'da doğan, II. Meşrutiyet'in hemen ardından İttihat ve Terakki'nin Trabzon'daki sesi olan Meşveret gazetesini çıkaran Meşveretçi Naci'nin (Hasan Naci Yamaç) yeğeni Cahit Kayra, söyleşimizde, Atatürk'ü gördüğü anları anlatıyor.
Cahit Kayra, 1936 yılında, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün İstanbul'da ağırladığı İngiltere Kralı Edward ile Kalamış açıklarındaki tekne gezisine şahit olmuş.
Cumhuriyet'in 13'üncü yılında, 1936'da Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün İstanbul'da Dolmabahçe rıhtımında karşıladığı misafiri, Nahlin Yatı ile Doğu Akdeniz’de özel geziye çıkan ve Atatürk’ü görmek için İstanbul’a da gelen İngiltere Kralı VIII. Edward'dı.
Kral Edward'ı İstanbul'da karşılayan Mustafa Kemal Atatürk'ün konuğuna şehri gezdirdiği anlardan birine şahit olanlar arasında 1917 doğumlu, 15'inci dönem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara milletvekili, 1974'te kurulan Bülent Ecevit hükümetinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cahit Kayra da vardı.
Kayra, Mustafa Kemal Atatürk'ün İngiltere Kralı ile Kalamış açıklarında büyük bir teknede oldukları sırada, kayıklarla iki devlet adamının bulunduğu teknenin etrafında seyredenler arasında yer aldığını ve etrafta hiç polis olmadığını, Atatürk'ü görecek kadar tekneye yaklaşabildiklerini belirtiyor:
"İngiltere Kralı Türkiye’ye geldiğinde Mustafa Kemal onu karşılamıştı. İngiltere Kralı’nın bir hikayesi vardı. Türkiye’yi ziyarete gelmişti. Ve yanında daha sonra evleneceği bu yüzden tahttan ayrılacağı Amerikalı Madam Simpson bulunuyordu. Kalamış’ta büyük bir teknenin güvertesinde gördük. Şimdiki gibi değildi, polis molis yoktu. Kayıklarla etrafında dolaşıyorduk. Bir masanın önünde açık renk bir elbise, kravatsız bir gömlekle orada gördük, uzun uzun seyrettik"
Kayra, Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden kendisinin de mezun olduğu 1938 yılında yapılan mezuniyet töreninde Atatürk'ü bir kez daha görmüş:
"Kalktı, Zeybek oynadı o haliyle, müthiş ıstırap çekiyordu herhalde"
"Mülkiye’yi bitirdiğimiz yıl. Haziran ayı olmalı. Her zaman bir tören yapılır. Türk Ocağı denilen binada. O binada bu tören sırasında Mustafa Kemal törenimize geldi. Törende okul müdürü vardı. Emin Erişirgil Bey. Saffet Arıkan vardı sanıyorum bakan olarak. Tam olarak bilemiyorum. Ve geldi... Bir fildişi renk vardı yüzünde. Sigarası da vardı elinde. Onlarla biraz oturdu. Ben korktum bana bir şey sorar diye. Yeni mezun olmuştum ama korktum. Onun yan tarafına gitmedim. Karşı tarafa gittim. Kalktı, azcık Zeybek oynadı o haliyle. Müthiş ıstırap çekiyordu herhalde. Ve ayrıldı. Son defa da o zaman gördüm Atatürk’ü ama konuşmadım. İsmet Paşa’yla uzun (konuşmalarım) oldu."
1938 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu Kayra, daha sonra başta Maliye Bakanlığı olmak üzere pek çok devlet kurumunda önemli görevler aldı. 1942'de yürürlüğe giren Varlık Vergisi uygulamasında görev alan önemli bürokratlar arasındaydı. Cahit Kayra'nın inceleme, araştırma, şiir ve öykü alanında 40'ın üzerinde basılı eseri bulunuyor.
Öte yandan Cahit Kayra'nın dayısı Naci Bey'in gazetesi "Trabzon'da Meşveret" II. Meşrutiyet devrinde, İkbâl’in ardından, en uzun ömürlü gazete oldu. Naci Bey, Tabzon’da Meşveret gazetesini, 30 Temmuz 1914 tarihinde Osmanlı Meclis-i Mebusan’ına milletvekili olarak se��ilmesine kadar sürdürdü. İstanbul’un işgalinden sonra Ankara’ya gelen Naci Bey, Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Türk Bağımsızlık Savaşı'na önemli hizmetlerde bulundu.
#10Kasım #MustafaKemalAtatürk #CahitKayra #trabzon
TRT'de birlikte çalışma, öğrencisi olma onurunu yaşadığım, spikerlik mesleğinin en büyük üstadlarından kıymetli ağabeyim Tansu Polatkan ile "Bellek" söyleşimizden çok büyük mutluluk duydum.
Tarih ve mimarlıktan kentleşmeye, edebiyattan spor ve sanata değin Bellek kavramı etrafında yapılan çalışmaların akademik üslupla ve sadece ilgilisinin ulaşacağı biçimde sunulması yerine kitlelerle buluşturulması her zamankinden önemli.
Çünkü toplumsal bellek kaybının acı sonuçlarını yaşıyoruz. Hafızasını kaybetmiş, neredeyse "narkoz yemiş" bir toplum olmamız, yaşadığımız köklü sorunların hemen hepsinin oluşmasında etkili.
Yaşadığımız "şuur kaybının" tahribatını giderirken hafıza tazelemeliyiz. O yüzden Mersin Yenişehir Belediyesi'nin @yenisehir_bel "Bellek Söyleşileri" çok önemli.
Açılışını Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyigit'in @EczAOzyigit yaptığı "Kortlardan Geçen Zaman" arşiv fotoğrafları sergisi ve "Bellek Söyleşileri"nin ilkinde Türk televizyon yayıncılığı tarihimizin simge isimlerinden, TRT'nin bir okul olduğu dönemin temsilcilerinden Tansu Polatkan ile "bellek" tazeledik.
Sergideki fotoğraflardan bazılarında,
-1934'te kurulan, Cumhuriyetin kalkınma anlayışının ve toplumcu ekonomi paradigmasının simgelerinden Kayseri Bez Fabrikası lojmanlarındaki tenis kortlarında tenis oynayanlar.
-Cumhuriyetin bellek mekânlarından olan, 1947'de kurulan Ankara Tenis Kulübü'nün kortları, buradan yolu geçenler, kulübün 1954'te mimar Reha Ortaçlı tarafından tasarlanan ve stadyum inşaatı için yıkılan ikonik binası...
- Başbakan Adnan Menderes'in düşen uçağından yaralı kurtulan, ASALA terör örgütünün saldırılarında sağ kalan ünlü diplomat Şefik Feymen, 1940'larda tenis kortlarında...
-Mersin Tenis Kulübü'nde "Bir Zamanlar" tenis oynayanlar...
-Mersin ATAŞ Rafinerisi Lojmanlarındaki tenis kortlarında tenis oynayanlar
görülebiliyor.
#TansuPolatkan #bellek #belleksöyleşileri
Tansu Polatkan’ın konuk olacağı Bellek Söyleşileri ve Kortlardan Geçen Zaman sergisinde buluşalım! 🎾
🗓️ 6 Kasım Perşembe
⏰ 18.00
📍 Ata Tenis Akademi Spor Kulübü