"Adama, kişiye, kişilere, gruplara, cemaatlere, vakıflara, derneklere hizmet işi bitti" #Ekremİmamoğlu
Uzun zaman sonra umutlanmak ne güzel şey😢 #MazbataGeldi
Üsküdar’ın iradesine sahip çıkmak, gasp edilen belediyemiz ve tutsak Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş için sesimizi yükseltmek üzere SÖZ VERDİĞİMİZ gibi sokaktayız.
Susmayacağız, geri durmayacağız; hakkımızı birlikte savunacağız.
📍 Üsküdar Belediyesi Önü
📅 28 Eylül Pazartesi
⏰ 12.00
Üsküdar’ın iradesine sahip çıkmak için sen de gel!
20 yıla yakındır kelle koltukta, gece yok gündüz yok, herkese koş, her mücadelede ol, karakol, adliye, miting bin parçaya bölün, sokakta insanların gönlüne gir, emek ver, maddi manevi harca, sonra "formalite" dedikleri listeye adın yazılmasın.
Hadi manevi emeği boşverelim (!), Temsilciliğinin kirasına katkıda bulunduğun mahalledeki yetkiliye sorunca da beni arayıp talepte bulunmadın densin?
Başınız dara düştüğünde Onur telefon mu bekliyor? Ben emek koyduğum her konuda telefonla mı koştum, bir şey mi bekledim?
Madem formalite liste, o zaman bütün listeleri YENİ ÜYE YAZ, HEPSİNİ KADIN YAZ, HEPSİNİ GENÇ YAZ. Beni de bırak başkalarını "onore" ET, bir mesaj ver topluma, örgüte...
Kendinizi niye yazıyorsunuz formalite ise liste?
Yok maalesef biz böyleyiz.
Biz kendi insanımıza değer vermiyoruz, sokak veriyor değer, biz o kişiye değer vermiyoruz, korkuyoruz...
Onore etme, incelik, insani bir yaklaşım beklemek nafile...
AKP bu yüzden ham diye yutuyor, içeri atıyor, belediyelere çöküyor işte...
@VodafoneDestek bana yaşadığınız yaşamadan ölmeyin hayatımın hatasını yaptım size geçerek 7/7 saat 07:26 hattım size geçti ben morgun kapısında beklerken hattım kapandı sim kartımı taktım şebeke yok çıkardım tekrar taktım yok sonra başka tel taktım gene yok hala yok
📍CHP Üsküdar İlçe Başkanlığı seçiminde mevcut İlçe Başkanı İbrahim Çağlar Atalar, Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve ekibine sert sözlerle yüklendi.
📍Benim kazanılsın diye gecemi gündüzümü verdiğim belediyeyi bana karşı kullanan ahlaksızlar var❗️
Değerli Halkımız;
Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler.
Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler.
Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti.
Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir.
Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler.
Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir.
Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır.
Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla “hukuki” değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir.
Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir.
Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz.
Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.
Atatürk’ün partisi milletimize emanettir.
Aile Dayanışma Ağı’nın 12. buluşmasında Saraçhane’deydik.
Aylardır devam eden hukuksuzluklar sebebiyle tutuklu bulunan yol arkadaşlarımızın aileleriyle birlikte adalet talebimizi yineledik.
Birlikte, güçlü bir şekilde dayanışmayı ve mücadeleyi büyüterek sürdüreceğiz.
Üsküdarlılar olarak Validebağ Direnişi’nden beri yakından tanıdığımız ve o günden itibaren yurdun her bir köşesinde kent ve çevre mücadelesinin içinde gördüğümüz gazeteci Hakan Tosun’un kaybının derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Çevre katliamları karşısında mücadele veren aktivist ve gazetecilerin ölümlerine, bir dönem Güney Amerika’da yoğun bir şekilde tanık olunurdu. Bugün de ülkemizde rant çevrelerinin, çevre mücadelesi verenlere karşı artan saldırılarına, Hakan Tosun olayında olduğu gibi cinayetlerine tanık oluyoruz.
Bu ülkenin namuslu insanlarına, toprağı ve doğası için mücadele verenlere karşı oligarklar ve besledikleri çeteler eliyle gerçekleştirilen katliamları kabul etmiyoruz. Bu cinayet araştırılarak, arkasındaki karanlık eller bulunmalı.
Bizler adalet ve hakikat için mücadele edeceğiz.
#HakanTosunaNeOldu
Türkiye’nin ilk kadın siyasi parti genel başkanı, bilim insanı, bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesinin öncü isimlerinden Behice Boran’ı vefatının 38. yılında saygıyla anıyorum.
10 Ekim 2015’te “emek, barış ve demokrasi” talebiyle çıktıkları yolda canice katledilen barış güvercinlerini saygı ve özlemle anıyorum.
10 yıldır katliamın sorumluları hesap vermedi, mağdurlar adalete erişemedi.
10 yıldır ülkemizin “emek, barış ve demokrasi” krizi daha da derinleşti.
Sözümüz olsun mağdurlar için “adalet”; ülkemiz için “emek, barış ve demokrasi” mücadelesinden geri durmayacağız.
#10EkimAnkaraGarKatliamı’nda yitirdiğimiz yurttaşlarımızı unutmadık, unutturmayacağız!
Özgürlük ve adalet mücadelemizi sınırların ötesine taşıyor, pazar günü Brüksel’de bir araya geliyoruz!
Çünkü biliyoruz ki, demokrasi yalnız bir ülkenin değil, insanlığın ortak değeridir.
"Yurtta barıştan dünyada barışa" uzanan bu büyük yürüyüşte, sesimizi Brüksel’den tüm dünyaya duyuruyoruz!
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
🗓️12 Ekim Pazar
⏰14.00 (TSİ 15.00)
📍Place Jean Rey, 1040 Brussels
Değişimciler kaybetti. Kamu kaynaklarını sınırsız biçimde kullanarak değişicimleri değiştirmeye çalışanlar kazandı. Siyaset yapısı gereği iki seçeneklidir, tebrik etmek gerekir. Ama bugün kaybedenin sadece “bir aday ve ekip” olmadığı anlaşıldığında umarım partimiz için geç olmaz.
2024 seçimleri öncesinde İstanbul Üsküdar'da Ekrem İmamoğlu'yla diyaloğu ile gündeme gelen Mustafa Kemal, Üsküdar eyleminde konuştu:
"Ekrem Başkan seni çok seviyorum"
Yine, Yeni, Yeniden Değişim!
İki yıl önce Üsküdar’da yaktığımız değişim ateşiyle çıktığımız yol, bugün İstanbul’dan tüm Türkiye’ye umut oldu.
Değerli yol arkadaşlarım,
İki yıldır seçim sürecinde, miting meydanlarında, saha çalışmalarında, çarşıda, sokakta, pazarda yan yana ve omuz omuza yürüdük. Değişim yolculuğu, yol arkadaşlığımız sayesinde güçlendi; yerel seçimlerde elde ettiğimiz büyük başarıyla taçlandı.
Şimdi önümüzde daha büyük bir hedef var: Türkiye’de iktidarı değiştirmek.
Bu mücadeleyi Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, İl Başkanımız Özgür Çelik ve siz değerli yol arkadaşlarımızla birlikte büyüteceğiz. Çünkü biliyoruz ki değişim ancak birlikte yüründüğünde kalıcıdır.
Sizlerin desteğiyle, yol arkadaşlığımızı sürdürmek ve ortak mücadelemizi daha da büyütmek için Üsküdar İlçe Başkanlığı görevime yeniden adayım.
Yolumuz uzun ve açık,
Heyecanımız yüksek,
Gençlik damarlarımızda,
Umut burada!