Sera Kadıgil💥
👉"Asgari ücret komisyonu toplanıyor %20 mi versin paşamlar, %40 mı?
Iann %100 verseniz, yoksulluğun altında kalıyor!
👉"Enerji, Ulaştırma, Sağlık Bakanlığı
Sadece bu 3 bakanlığın hortumunu kessek biz yemin ediyorum 5 senede Norveç oluruz"
*UMARIZ TARİH*
*TEKERRÜR ETMEZ*
Ekonomik iflasını açıklayan *Osmanlı Devleti*'nin *1881* yılında bütün varlıklarına el konuldu.
İğneden ipliğe *Yahudi İtalyan, Ermeni, Fransız* tacirler İstanbul'a dolmuştu.
*Abdülhamid* bu kadar borcun üzerine yeni borçlar ekledi. *Osmanlı* *15* defa büyük borç aldı. Ama faizini bile ödeyemez olmuştu.
Osmanlının hazinesine el koyan Avrupa, bugün
*"İstanbul Erkek Lisesi"* olan binaya *"Duyun-u Umumiye"* yi yerleştirip borçları tahsil etmeye çalıştı.Yani hazine ecnebilerin yönetimine geçti.
Borçlar ödenmedikçe *Abdülhamid* Avrupa'lı tefecilere tekeli verdi teker teker milli varlıkları kaybettik;
Demir yolları, iplik, fındık, pamuk kömür, tekstil demir çelik, tuğla kireç ne iş varsa Avrupa'lılara satıldı.
*Haliç* ecnebi fabrikalarla doldu. *Tarlabaşı* Avrupa'dan gelen tüccarların görkemli evleriyle bezendi.
Zenginler *İstiklal Caddesi* ve *Sıraselviler*'e yerleşti. Bugün İstanbulda gördüğümüz şahane binaların çoğu o dönemlere aittir.
*Türk*'lerse yüzlerce yıldır tamir gören, yamalıklı bohçaya benzer tahta evlerde otururdu. Bu evler *Fatih* ve *Süleymaniye*'nin arka sokaklarında bulunurdu.
*Abdülhamid* döneminde Yüzlerce *kilise* ve *sinagog* açıldı...
İşte o tarihte Avrupadan gelen zenginleri ağırlamak için 5 yıldızlı bir otel yaptılar. *Pera Palace*.
*Pera Palace* Rumca ; *"Yokuş Sarayı"* demek.
Fransa'dan trene binip Sirkeci'de inen Avrupa jet sosyetesi tren garından bu otele Türk hamalların sırtında özel tahtlarla taşınırdı.
Aslında batı emperyalizmi *İstanbul*'u *Vahdettin* döneminde değil *Abdülhamid* döneminde çoktan ele geçirmişti....
*Atatürk* Cumhuriyeti kurduğunda Türklerin elinde sadece *çarık* kalmıştı.
Sanayi ve tarım hamlesi başlattı. Bütün kurumların başına *Türk* kelimesini koydurdu.
*Yerli malı haftası* o tarihte başladı. *Türk Çocukları* milli üretimi anlasın diye. Türklere ait banka bile yoktu.
Adında *Osmanlı* olan banka bile ecnebilerindi. *İşbankası* bu yüzden kuruldu.
Osmanlı Devletinin iflas ilan ettiği meşhur
*RAMAZAN KARARNAMESİ*
(Nisan 1876)
Vergi gelirlerinin devredildiği
*MUHARREM KARARNAMELERİ* (1879 ve 1881'de ki iki kararnamedir)
Pek bilinmez,
gündeme de getirilmez.
Hep saklanır…
*Dolmabahçe sarayı 1856,*
*Çırağan sarayı 1863,*
*Beylerbeyi sarayı 1864,*
*Yıldız sarayı 1880'de,*
*Yapılmıştır.*
*Yani Osmanlı'nın çöküş döneminde*.
*Dünya;*
*Sanayiye,*
*Eğtime,*
*Bilime,*
*Ağırlıkverirken,Osmanlı çöküşü gizlemek için saray yapımına ağırlık vermiş.*
*Umarım,*
*sonumuz aynı olmaz!
Alıntı
Ebubekir’in kızı Muhammed’e,
Muhammed’in kızı Osman’a,
Ömer’in kızı, Muhammed’e
Muhammed’in kızı, Ali’ye
Ali’nin kızı, Ömer’le
Evlendiğini biliyor muydunuz?
Çok basit ve anlaşılır dille anlatıyorum:
Muhammed, kızlarından
Fatma'yı Ali'ye,
Ümmü Gülsüm'ü de Osman'a veriyor.
Bu durumda :
Ali ile Osman bacanak oluyor.
Ömer, kızı Hafsa'yı Muhammed'e veriyor.
Yani Ömer Muhammed'in kayınbabası oluyor.
Muhammed, torunu, Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm'ü Ömer'e veriyor.
Yani Ali, Ömer'in kayınbabası, Fatma ise kaynanasıdır..
Ömer'in boşadığı Atike'yi Muhammed'in torunu Hüseyin alıyor.
Muhammed, Ali'nin de Osman'ın da kayınbabası.
Ali ile Osman bacanak.
Muhammed Ömer'in eniştesi, Ömer ise Muhammed'in
(KIZI HAFSA'DAN DOLAYI) kayınbabası.
Ömer, Ali'nin damadı ve Ali Ömer'in kayınbabası (KIZI UMMU GULSUM DEN DOLAYI)...
Ali, kendi kayınbabası Muhammed'in kayınbabası olan Ömer'in kayınbabası.
Muhammed ZEYD'in babalığı.
Zeyd'in hanımı Zeynep Muhammed'in gelini.
Fakat aynı Zeynep aynı zamanda ZEYD'in de analığı. (Muhammed, daha sonraları evlatlığı Zeyd'in hanımı Zeynep ile evlenmiştir. Bakınız Kuran-ı Kerim Ahzap suresi 37.ayet).
Muhammed'in torunu Ümmi Ali'nin hanımı
Ümmü'nün anası, Zeynep, Muhammed'in kızı,
Ali'nin baldızı ve kaynanası Fatma'nın da bacısı.
Ali, Muhammed'in hem amcaoğlu hem de damadı..
Bu kadar basit bir şeyi nasıl anlamıyorsunuz??
=================
Arap hayranlığını bırakın artık...
Muhammed'in kızı Fatma 10 yaşında iken Ömer 52 yaşındadır.
Ömer, Muhammed'den kızı Fatma'yı ister.
Muhammed; "kızım henüz küçüktür hem amcam oğlu Ali'ye sözüm var" deyip Ömer'e vermez Fatma'yı.
Fatma 12 yaşına geldiğinde 26 veya 27 yaşındaki Ali ile evlendirilir.
Ali ile Fatma'nın ilk çocukları Ümmü Gülsüm olur. Ömer 62 Yaşında HALİFE olur.
Ümmü Gülsüm 9 yaşındadır. Halife olduğunda Ömer bu sefer Ali ve Fatma'nın kızları, Muhammed'in torunu Ümmü Gülsüm'ü ister.
Ali ne kadar diretse de Ömer işi tehdit etmelere kadar götürür. Ali yine vermez.
Bu sefer Ömer Ali'ye allah üzerine yemin ederek, amacının sadece resulullaha akraba olmak olduğunu, Ümmü Gülsüm'e ölünceye kadar dokunmayacağını sadece nikahına alacağını söyler ve bir şekilde Ali'yi ikna edip 40,000 dirhem altına Ümmü Gülsüm'ü alır.
11 yaşına geldiğinde Ümmü Gülsüm bir oğlan, 13'ü ne geldiğinde bir oğlan daha doğurur Ömer'den.
Ömer'in hazırda 9 karısından 7.sidir Ümmü Gülsüm (kütübi sitte ve nebiyyi secere).
2 çocukta yaşına gelmeden ölür. Ömer öldükten sonra Ümmü Gülsüm 5 ayrı yaşlı adama verilir. Kızcağız 22 yaşına kadar 4 çocuk daha doğurur ve 22 yaşında ölür.
Şu birbirlerinin kızlarını ve torunlarını beceren arapları 7/24 tv ekranlarında överek, örnek göstermeye çalışan şarlatan ümmetçiler bu gerçek yaşam öykülerini, fatıma'nın, maria'nın, safiye'nin, berre'nin, ayşe'nin, ümmü gülsüm'ün kimlere peşkeş çekildiklerini bilmiyorlar mı?
Hepsi de bal gibi biliyor. Tüm bu bilgileri Araplar kabul eder ve halende küçük yaştaki kızlarla evlenmeyi sürdürürler.
Ama bizim Türkler "yok koruma amaçlı nikahladı, yaşı 9 değil 13 idi" gibi iddalar geveleyip Arapların s*pkınlığını örtmeye çalışırlar.
KAYNAK: Kütüb-i Sitte ve nebiyyi secere...