Türkiye tarihinin en mihnetli anları bize şunu göstermiştir ki, bu vatanın kaderi Müslümanların iradesiyle düğümlüdür. Onu hesapsızca sevmek de onun için göz kırpmadan ölmek de Müslüman Anadolu insanının nasibidir.
15 Temmuz da bu mihnetli günlerden biriydi ve Anadolu’nun halis evlatları yine meydan yerindeydi. Cümlesine rahmet olsun.
LCWaikiki başta olmak üzere tüm kıyafet üreticilerine sesleniyoruz.
Hassasiyeti olan anneler, babalar, aileler feryad ediyorlar. “Çocuklarımıza, torularımıza giydirecek Allah’ın rızasına uygun kıyafet bulamıyoruz” diye şikayet ediyorlar. Bu sesleri duymuyor olmanız mümkün değil.
Küçücük, daracık, kısacık vücuda yapışan şortlar, pantolonlar, etekler. Her yerde bunlar var. Dükkan dükkan, mağaza mağaza AVM AVM gezdikleri halde ne yazık ki ahlaka uygun kıyafet isteyenler aradıklarını bulamıyorlar.
Amerika ve Avrupa siyonist menşeli zındıka komiteleri ve onların yerli işbirlikçileri moda adı altında müslüman toplumları ve nesillerimizi zehirliyorlar.
Hiç olmazsa ahlaklı ve imanlı nesiller yetiştirmek isteyenlere istediklerini bulacakları ürünleri ve mağazalarda bunlara özel reyonlar ayırmak iyi olacaktır..
Ticaret bakanlığı gibi kurumlar da bu işle ilgilense fena olmaz.
Gençler!
Bizler bu toprakların özüyüz, tarihiyiz, ruhuyuz. Üniversitelerde sizlere zenci muamelesi yapmaya kalkanlara; inancımıza, tarihimize, ülkemize düşmanlık yapanlara asla izin vermeyin. Müslümana merhamet ne kadar yakışırsa özgüven ve cesaret de o denli yakışır.
🔴 Altay Cem Meriç:
Dün o ayetlere saygısızlık yapıldı diye bu millet savaş verdi. Bugün tornadan geçmiş torunu ayet önü kapatıp İslam'a karşı kurtuluş savaşı verdiğini düşünüyor.
Acıdır ama eğitim sistemi mahsulü budur. 20'li yaşlarındaki ortalama zekalı her ürün aslında üstüne dökülen boyanın rengini alıyor. Bu renk bu milletten değil, bu millete düşman.
Son @serbestiyetweb yazımda ne demiştim? Çoğu kişi ifade özgürlüğü konusunda iki yüzlü ve samimi değil. Sadece kendi ifadeleri özgür olsun istiyor o kadar.
Tabi aşağıdaki tabloda bir tutam daha vahimlik var. Kitlelerin ifade özgürlüğünü benimseyememesi ya da anlayamaması bir derece anlaşılır. Ama üniversitelerin bunu benimsememesi ya da anlayamaması çok daha vahimdir.
Üstüne üstük burada bir saldırı, ofansif bir mizah da yok. Müslüman birinin benimsemesi beklenen bir emir var "dosdoğru olmak." Ki dinsiz de olsak bu dustura pek itiraz edecek bir şey göremiyorum.
Dolayısı ile mesele söz değil. Rahatsız eden şey ayet olması. Bir ayete tahammül edilemiyor. Bunun adını net koymak lazım bu "İslamofobidir".
Ancak burada üstüne düşünmeye değer bir soru var. Acaba bu kadar İslamofobik hukukçu yetiştiren bir fakülte misyonunda ne kadar başarılı olmuştur? Bu hukukçu adayı dostlar ilerde Müslümanların hukukunu savunabilecek mi? Diğer bir deyişle adil olabilecek mi?
Mizah diye Allah’ın diniyle alay edilmesine özgürlük isteyenler, üniversitede Allah’ın bir tek ayetine tahammül edemediler. Faşistler bunlar. Müslümanları öz yurdunda garip ve parya kılmak istiyorlar.
Dün o ayetlere saygısızlık yapıldı diye bu millet savaş verdi. Bugün tornadan geçmiş torunu ayet önü kapatıp İslam'a karşı kurtuluş savaşı verdiğini düşünüyor.
Ayet önü kapatarak vatan hainleri ile filan mücadele ettiğini sanıyor.
Acıdır ama eğitim sistemi mahsulü budur. 20'li yaşlarındaki ortalama zekalı her ürün aslında üstüne dökülen boyanın rengini alıyor. Bu renk bu milletten değil, bu millete düşman.
Kültür tarihi ve ona göre şekillenen müfredatın her bir cüzü kendisine, sağındakine ve kendisinin mazisine düşman kurşun askerler yetiştiriyor.
Kendi evladını, kendine düşman etmek için büyük bir emek ile para harcıyorsun. Daha önemlisi evlat harcıyorsun. Sonuç budur.
Bu masal etrafında gargara yapıp entelektüel pozları keserek bu millete ilmi hizmet yapılmaz. Islah ederek masal düzelmez, düşmanın diktiği bu yamalı bohçadan bize sıcak bir örtü çıkmaz.
Bu masanın tamamını aralıksız bir şekilde tekmeleyeceğiz. Yaban otunu sökmeden gül yetişir sanmak abes.
Salona göstermek istemedikleri ayeti şimdi tüm Türkiye onlar sayesinde görecek beyinsizler.
Twitter'da fikir özgürlüğü çığırtkanlığı yapan Junior Ebû Cehiller,
Mezuniyette ayet paylaşma özgürlüğünün üzerine baykuş gibi tünüyorlar.
"Mizah yyeaa, tahammül edin" diye kafa şişiren naylon medenîler,
Ayet görünce ağızlarından köpük çıkarırcasına kuduracak kadar ilkel ve tahammülsüzler.
Ellerinde güç olsa, hepsinin içinden bi Mussolini fırlayacak hâlleriyle bir de burada özgürlük şövalyesi rollenmelerine girmeleri yok mu,
İğrenirsin.