Aslan baskanim …bu kotulerin it kopuklarin serefsizlerin sana yaptigi zulmu iskenceyi hic bir zaman unutmayacagiz anadolu senin efsanelerinle kulaktan kulaga yayiliyor yigitligin dillere destan oluyor…orospu cocuklari kaybedecek
Gericilik, yobazlık, korkaklık… Sanata düşman, estetik ve çizgi bilmez, Taliban kafalı bir güruh!
Benim çocukluğumda Ümraniye, çöplüğüyle bilinirdi. Görünen o ki çöplükten kurtulmuş, ama çöpten kurtulamamış.
Fatih Altaylı:
"Bakın, AK Parti bu fon skandalı ile ilgili seçmene neler söylüyor, WhatsApp gruplarında, kahve sohbetlerinde, ev toplantılarında neler anlatıyor. Hepsi gerçek yazışmalardan alıntı.
Okuyun ve görün:
“Sabatiyst parmağı varsa Mossad da vardır. Her bir Yahudi ve Sabatayist doğal Mossad üyesidir.”
“Belki yıllardır bugüne hazırlandılar. Ama tıpkı 15 Temmuz darbe girişimi gibi erken patladılar. Aslında Seçim sathı mâli için planlanmış bir kumpastı. Erken deşifre oldu. Bu olay seçim sürecinde yaşansaydı Reis ve Ak Parti'nin toparlama şansı ve zamanı olmazdı. O hengâmede kimseye bir şey anlatamazdı. Zaten zaman da olmazdı.”
“Tüm bunlar Seçim süreci için planlanmıştı. Rakamın 50 milyar doları aştığı, 100 milyara yaklaştığı bir durum fecaat olurdu. Neyse ki yine acele ettiler ve ekonomiyi yıkamadılar.”
“Fon skandalı hükümete kumpas gibi görünüyor. YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, borsa ve fon skandalına ilişkin ellerindeki bilgi ve belgelerin, yaşanan usulsüzlüklerden rahatsız olan ‘dürüst ve namuslu’ devlet memurlarından geldiğini söylüyor. Oysa fonlarda yapılanlar kadar devletin elindeki gizli bilgi ve belgelerin dışarı sızdırılması da usulsüzlüktür.
Üstelik bu memurlar gerçekten iyi niyetle vatandaşı korumak istiyorlarsa, başvurabilecekleri Cumhurbaşkanlığı, ilgili bakanlıklar, savcılık, denetim kurumları ve basın gibi pek çok kanal var. Peki bütün bunların arasından neden YENİ Parti seçildi? Başka makamlara başvurup sonuç alamadıkları için mi YENİ Parti’ye gittiler, yoksa belgeler doğrudan YENİ Parti’ye mi taşındı?”
“Aile Bakanını bu fonlara yönlendirenlerle, bilgileri YENİ Parti’ye ulaştıranların aynı çevreler olup olmadığı da araştırılmalıdır. Çünkü böyle bir bağlantı varsa, mesele yalnızca bir fon skandalı değildir, hükümete karşı yapılan planlı bir operasyondur.”
Şaka gibi görünüyor ama değil. Fonlarda olan bitenler iktidara oy veren seçmene böyle anlatılıyor.
Timur Soykan: "Ponzi Fatma 2,2 milyar soyar, ona hiç sesleri çıkmaz.
Soma'da beş madenci ölür, hiç umurlarında olmaz.
Ama gel gör ki bir anime çizgi filmi gördüklerinde bu kadar duyarlı olurlar. Ne kadar duyarlılar, değil mi?
Her şeye saldıran, konser yasaklatan, klipleri adliyelik yapan, müzisyenleri sürekli yargılayan bu kişiler, asıl ahlakın nerede olduğunu bir türlü anlamıyorlar.
Orada çok sessizler."
Olm düşünsene 14-15 yaşında fikir dünyası yeni yeni adamakıllı oluşmaya başlayan bir adamsın, bir haftasonu kafa dağıtalım diye çizgi film etkinliğine gidiyorsun, 100-150 tane sakallı makallı adam tekbir getirerek sana saldırıyor, tebrikler geleceğin mürtedini yarattınız.
AK Parti'nin 280 milletvekili var.
Sadece 1 milletvekili, (İstanbul milletvekili Serkan Bayram) çıkıp fon vurgunuyla ilgili özeleştiri içeren bir açıklama yaptı.
Onu da dün itibariyle özür diletip susturdular !
2001 krizinde Türkiye soyulmuştu. Ahmet Ertürk adlı bir TMSF Başkanı vardı. Banka soyguncularının peşine düştü bu muhteşem adam. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, hepsini buldu, ümüklerine çöktü ve milletin parasını söktü aldı, devlete geri getirdi.
Şimdi benzer bir soygunla karşı karşıyayız. Hükümete tavsiyem: bulun Ahmet Ertürk’ü, kabul etmez ama görev teklif edin. Hiç olmazsa tavsiye alın. Size dev bir tecrübe aktaracaktır. Şayet bu soygunun üzerine gitme niyetiniz varsa…!
Tutuklandığım Adalar Belediyesi dosyasında, kardeşimin kendi mesleki kazancı olan, kendi banka kartıyla ATM’den kendi hesabına yatırdığı 53.000 TL’lik bir avukatlık ücretini rüşvete bağlamaya, CHP’nin 38. Olağan Kurultay soruşturması dosyasında benim kendi hesabımdan çektiğim 900 TL’yi menfaat karşılığı oy kullandırmayla ilişkilendirmeye çalışan yargı ile, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın tek fon üzerinden milletin cebinden kendi cebine aktardığı anlaşılan 2.200.000.000 TL’lik vurguna karşı soruşturma işlemleri yapmaya eli gitmeyen yargı aynı yargı.
İşte “Ak” Parti’nin kara düzeni.
Biz şafak baskınlarıyla cezaevlerine gönderilip, işlemediğimiz suçlara ilişkin aylardır iddianame beklerken onlar sadece nefsine uymuş kurbanlar olmuş çoktan…
Bizim banka hesaplarımız MASAK ve savcılık tarafından didik didik edilip 900 TL’lerin peşine düşülürken ve buradan akla zarar yolsuzluk hikayeleri çıkarılırken AKP’li kimi siyasetçiler 456.000 yurttaşın dişinden tırnağından artırdığı son birikimlerini cebe indirmiş.
MASAK ve savcılık bütün bunlar olurken ve milyarlarca dolar vatandaşın cebinden doğrudan birilerinin cebine uçarken boş durmamış, benim kendi hesabımdan çektiğim 900 TL’yi kovalamış. İstanbul’dan Ankara’ya gidip ifade verdiğim ve butlan kararına da gerekçe yapılan bu soruşturmada benim 900 TL konusunda 1,5 yıldır iddianame dahi yazılmamış.
İşte “Ak” Parti’nin kara (mizah) düzeni.
İçinde örgüt kurmakla suçlandığımız ve zarara uğrattığımız iddia edilen/edilecek olan Adalar Belediyesi’nin 2026 yılı toplam bütçesi (yaklaşık 220 personelin maaşı dahil tüm giderler) eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın elde ettiği rakamın yaklaşık 7’de 1’i kadar.
Yani Adalar Belediyesi’nin 7 yıllık bütçesini tek hisse işlemi ile “kazananlar” iktidarda biz cezaevindeyiz.
Onlar nefsinin kurbanı, biz de onların.
İşte “Ak” Parti’nin kara, katran karası adaleti.
1. Ey çirkin adamın yakışlı oğlu!
23 yıla neler sığdırdın? Hukuk, Milli judoculuk, başta piyano olmak üzere bir çok müzik aletini kullanmak, herkesin yardımına koşan bir insan! Çipil gözlüm!
Dün gasilhanede seni bizzat yıkadım. Hala yakışıklıydın, ama buz gibiydin oğlum!
AKP Milletvekili Serkan Bayram,hakkı konuştu demeye kalmadan.
Adam müthiş bir geri vites yaptı.
Boş konuştum herkesten özür dilerim dedi.
Serkan efendi!
Kuldan değil,korkacaksan ALLAH’ tan kork.
Yazık oldu sana.
Akp'li olduğunuzu düşünsenize!
Yatağa aç giren çocukların, mülakatta elenip atanamadığı için intihar eden gençlerin, tarikat ve cemaatlerde taciz edilen çocukların, rant uğruna katledilen doğanın, öldürülen kadınların vebali hep üzerinizde.
Düşüncesi bile kötü. Tövbe tövbe...
Ne alaka abi…asil ben hakkimi helal etmiyorum serkan bey sana. Tam dedim akp icinden bir tane vicdanli cikti diye…geri vitese takmissin hepiniz korkaksiniz be kim fircaladiki seni kalkmis özür diliyorsin ..simdi özüne dondun serkan efendi
AKP Milletvekili Serkan Bayram özür diledi:
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 25 yıldır aynı davaya hizmet etmiş bir milletvekili olarak, düşüncelerimi parti içi mekanizmalar içerisinde ve siyasi sorumluluğun gerektirdiği üslupla ifade etmem gerekirdi.
Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm dava arkadaşlarımdan, teşkilatlarımızdan ve AK Parti'ye gönül vermiş milyonlarca vatandaşımızdan maksadını aşan ifadelerimden dolayı haklarını helal etmesini istiyorum. Herkesin yapamadığı özür de bir olgunluktur.”
Asrın Vurgunu.
Ensar hoca vurgunun geniş kapsamlı anatomisini ortaya koymuş.
Tayyip bey arzu ederse hiçbir ücret almadan kendisine tane tane okumaya talibim.
Nefsine uyanlar, içimizdeki çürük elmalar diyerek milletin aklıyla dalga geçilecek vakadan bahsetmiyoruz.
Eser sizindir.
Serkan Bayram…kardeşim, aynı dönemde milletvekilliği yaptık, o vakit de dürüst, namuslu ve vicdanlı adamdın, şimdi de öylesin. Biz muhalif değiliz, Ak partinin düşmanı değiliz, ama kötülük ve soyguncu ruh bu partiyi kuşatmış. Ben defalarca denedim, sesimi duyuramadım ; İnşallah senin sesini bir duyan olur. Yazık emeklerimize, yazık!
AKP Milletvekili Serkan Bayram'dan partisine yeni eleştiriler:
◼️ Adalet hepimize lazım. Ben yaptıysam bana da ‘gereğini yapın’ kardeşim. Partide bir sürü kişinin ismi geçiyor, top çevirmeye gerek yok.
◼️ Millet aç, millet intihar ediyor. Benim vicdanım rahat, heybem boş. Ucu kime dokunacaksa dokunsun. Bana mı, ona mı, temizlensin.
◼️ Türkiye’yi adaleti de, borsayı da fonları da rahatlatmamız lazım. Yoksa Allah korusun Türkiye’de sosyal patlama olur.
◼️ Toplum inanılmaz rahatsız. Bu ülkenin evladıyım, bu milletin ne dediğini, ne hissettiğini görüyorum. İçim yanıyor. Adalet böyle giderse, Türkiye uçuruma gider.
◼️ Olay çok büyük. Ekonomiye zararı 100 milyar dolar. Borsa tepetaklak. Rakamlar manyak manyak.
◼️ Milleti aptal yerine koymaya gerek yok. Millet geçinemiyor, emekli zorda, cami cemaati konuşuyor, her yerdeyim, görüyorum. Günlerdir uyuyamıyorum.
◼️ Zehra Taşkesenlioğlu olayında SPK üzerine gitseydi, bugün bu olmazdı. Kapat kapat, onu kapat, bunu kapat. Ona dokunuyor, kapat; buna dokunuyor, kapat.
◼️ Hayati beyin oğlunun üzerine tedbiri koyuyorsun, sonra hemen kaldırıyorsun. Ya koyma, ya kaldırma kardeşim.
◼️ Adaleti paspas etmeye kimsenin hakkı yok. 20 yıl şerefle avukatlık yaptım, 25 senedir siyasetteyim. Yıllardır eşek gibi çalıştım.
◼️ Bu millet iki duygusala bakar cebindeki ve gönlündeki. Cebindeki veremiyorsun. Ondan sonra belediyeyi kaybettim geri alayım.
◼️ Üsküdar’ı kazanamıyorsun, Meclis üyelerini tutukluyorsun. Sahada kazanamadığını masada kazanmak.. Bu mu, utanıyorum. Bileğimizin gücüyle kazanacağız.
◼️ Bir zincir var, herkes birbirine bulaşmış. İşadamları, yargıçlar beni arıyor. Umudumuzsun diyor. Arayanların isimlerini bilsen, şok olursun. Arayan herkes tebrik ediyor, sesimiz oldun diyorlar.
◼️ Toplum sıkışmış durumda. Ülkenin sahibi biz değiliz, sahip millet biz hamalız. Millet istediğine alır verir.
◼️ 2024 seçimlerinde genel merkez ahbapçılık yaptı, bir sürü yeri kaybettik. Şimdi de karşı mahalleyi dağıtalım, biz devam edelim. Toplumda böyle bir duygu yok.
◼️ Adaleti yitirirsek her şeyimizi kaybederiz. İki yıl sonra seçim gelecek, millet bize gerekeni yapar.
◼️ Toplumda infial var. Korkudan konuşamıyorlar. Millet mutsuz ve umutsuz. Bu olay fitil oldu.
◼️Paralar çok yüksek, manyak paralar. Köprüleri satalım, hazineden verelim, niye verelim?
◼️ Özel uçakla Hacca giden kim? Devlet arkamızda görüntüsü veren kim? Milletten özür dilesinler. Bırakın safsatayı.
(Veli Toprak - Sözcü)
Dünyanın hiçbir ülkesinde, siyaset kurumu ve özellikle de iktidar içindeki güç odakları yol vermedikçe, göz yummadıkça, "arkanızdayız yürüyün" demedikçe, borsada bu çapta manipülasyonlar, vurgunlar, dolandırıcılıklar ya-pı-la-maz !
SPK "görmemiş"
MASAK "görmemiş"
Borsa Yönetimi "görmemiş"
Hazine-Maliye Bakanlığı "görmemiş"
Adalet Bakanlığı "görmemiş"
İçişleri Bakanlığı "görmemiş"
İstihbarat "görmemiş"
Kurumlar, yetkililer "görmemiş"
Öyle mi ?
Böyle bir durum imkânsız !
O halde neden sustular ?
Neden müdahale etmediler ?
Kim/kimler "durun" dedi ?
Örneğin; Sayın Mehmet Şimşek 4 Kasım 2025'de "Özellikle bazı fonlar üzerinden bu manipülasyonların yapıldığını da biliyoruz." diye kamuoyuna açıklama yaptı.
Peki Sayın Mehmet Şimşek niye müdahale etmedi? Neden tedbir almadı?
Yoksa Sayın Mehmet Şimşek'e birileri "dur" mu dedi ?
Bütün bu hikayede temel soru bu:
Bu işin arkasındaki siyasi irade kim veya kimler ?
"Ucu kime dokunursa dokunsun"
Eee hadi o zaman..!
Dünyanın hiçbir ülkesinde, siyaset kurumu ve özellikle de iktidar içindeki güç odakları yol vermedikçe, göz yummadıkça, "arkanızdayız yürüyün" demedikçe, borsada bu çapta manipülasyonlar, vurgunlar, dolandırıcılıklar ya-pı-la-maz !
SPK "görmemiş"
MASAK "görmemiş"
Borsa Yönetimi "görmemiş"
Hazine-Maliye Bakanlığı "görmemiş"
Adalet Bakanlığı "görmemiş"
İçişleri Bakanlığı "görmemiş"
İstihbarat "görmemiş"
Kurumlar, yetkililer "görmemiş"
Öyle mi ?
Böyle bir durum imkânsız !
O halde neden sustular ?
Neden müdahale etmediler ?
Kim/kimler "durun" dedi ?
Örneğin; Sayın Mehmet Şimşek 4 Kasım 2025'de "Özellikle bazı fonlar üzerinden bu manipülasyonların yapıldığını da biliyoruz." diye kamuoyuna açıklama yaptı.
Peki Sayın Mehmet Şimşek niye müdahale etmedi? Neden tedbir almadı?
Yoksa Sayın Mehmet Şimşek'e birileri "dur" mu dedi ?
Bütün bu hikayede temel soru bu:
Bu işin arkasındaki siyasi irade kim veya kimler ?
"Ucu kime dokunursa dokunsun"
Eee hadi o zaman..!
AKP’li Fatma Betül Sayan Kaya bizleri eğitim hayatı konusunda aydınlatmak ister mi?
Bir insan aynı tarihlerde hem ABD’de İSBAK bursiyeri hem AKP yöneticisi hem Başbakan danışmanı hem de İBB’den maaşlı çalışan olup aynı anda Cerrahpaşa Tıp gibi ağır bir fakülteyi nasıl bitirebilir?
Üstelik ortada yasal zorunluluk olan mecburi hizmet bile yok.
Tıp eğitimi part-time yapılamaz!
Kendisi gelsin Meclis'e ve diplomayı nasıl aldığını izah etsin.