Ben depremi unutanları,cebinde parası yok diye intihar eden babayı,çöpten evladına ekmek toplayan anneyi,13 yaşında evlenmeye mecbur bırakılan kızları unutup da oy verenlere HAKKIMI HELAL ETMİYORUM!!
Artık şunda bir anlaşalım bence;*
Halk "zavallı"
Halk "uyuşturulmuş"
Halk "kendisinden gizlenen gerçeklerle kör, sağır olmuş"
Halk “dinini bunlar yüzünden yanlış yaşamış”
Halk “ahlaklı”
Halk “dürüst”
Halk “namuslu”
Falan değil!
Benim de ara ara yaptığım burnu büyüklükle onlara “halk” falan deyip, hümanist düşüncelerle “ah bir görseler gerçekleri” diyoruz ya; hah işte onlar o senin ‘gerçekler’ dediğin şeyin dibine kadar farkındalar.
Onlar kandırıldıkları için o partiye oy vermiyorlar, onlar kendileri gibi oldukları için o partiye oy veriyorlar.
Onlar senin sandığın gibi uykuda değiller, aksine senden on kat daha fazla uyanıklar.
O “halk” aslında kim biliyor musun?
O halk Havalimanında çalışan, turisti kazıklayan, taksici,
O halk torunu yaşında kızın kıçına bakıp iç çeken tonton amca,
O halk altın günlerinde üst katında ki günahsız öğrenci kıza “eve erkek alıyor, orospular doldu apartmana” diye dedikodu yapan teyze,
O halk tecavüze uğramamak için camdan atlayan kızın haberinin altına “zaten açık kapıymış, ne kaybederdi ki?” yazan trol bacı,
O halk daha geçen gün elimden zorla aldıkları, “çaldıysa çaldı, öncekiler çalmadı mı? Bu hiç olmazsa müslüman, diğerleri siyonist köpeklerdi” diyen güvenlik görevlisi,
O halk ambulansın peşine takılıp üç araç geçmeyi kar sayan trafikteki şoför,
O halk ağzından “cahiliye devri” düşmeyen ama “kitap okuyunca başıma ağrılar giriyor” diyen adam,
O halk “erkekler birbirini düzüyordu, Allah’ da Lut kavminin üzerine bela yolladı” diye derste anlatıp, akşam erkek öğrencilerinin üzerine çullanan cemaatçi dernek öğretmeni ,
O halk anaları, babaları öldüğünde üzülmeden önce “sana bir daire fazla düştü” diye saç saça, baş başa giren insanlar,
O halk kendi yaşam alanında insan gibi yaşamak için sosyalist partilere oy verip; senin ülkende “müslüman caaanım” diye ŞERİAT DİYE BÖĞÜREN Almancılar, Gurbetçiler,
O halk her ramazan ekranda ki sahtekar “kütük Allah diyorduuu” dediğinde ağlayanlar,
O halk ağzından tanrı misafiri düşmeyip Pippa Bacca'ya tecavüz edip öldürenler,
O halk rutin trafik çevirmesinde polise nereli olduğunu sorup en alttan, en uste otoriteye biat edip, yaltaklanmaya çalışanlar,
Halk tek bir kitap okumayıp, her konuda fikri olanlar,
Halk kendisi gibi düşüncenden başka kimsenin yaşamasını istemeyenler,
Halk cehalettin hadsizliginden, izlediği saçma salak dizilerden veya yarışma programından mutlu olanlar, uyutulanlar,
Hakikaten şunda bir anlaşalım bence, Halk bu.
Sen, ben, biz değiliz.
Belki aynı paray�� kazanıyor, aynı hayati yaşıyoruz ama halk ne garibanlar, ne de senin onları sandığın kadar masumlar.
Ortada bir savaş var ve bu savaş ideolojilerin savaşı değil!
Sadece İYİ VE KÖTÜLERIN savaşı!
Yağmacıyı yakaladığı yerde sıra dayağına çeken, ağzını yüzünu dağıtanlar suç işlemektedir.
Bunu yapanlara soruşturma açılmalıdır.
Hırsızı yakalar adliye teslim edersin, dayak atmaya hakkın yok, yoksa sana devlet değil sokak mafyası ve çetesi denir.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
ve açsak,yorgunsak, alkan İçindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek İçin üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin, — Demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin,canım kardeşim!
@Mrvgkcee Yani tamamen hayvani reflekslerle mi yaşayalım?İnsan olmanın anlamı budur muhakeme edebilme özelliğimiz bizi insan yapar.Bahsettiğin o kötü enerjiyi hiç akıl süzgecinden geçirmeden aksiyona dönüştüreceksek ne farkımız kalır bir hayvandan?
Sokaklarda Türk yok. İşyerleri Türk çalıştırmıyor. Taksiler Türkleri almıyor, boş olsa da Türkü görünce gazlıyor. Ev sahipleri Türk olursan kiraya vermek istemiyor. İnşaat şirketleri Türklere satış yapmıyor. Oteller Türk’e yüksek fiyat veriyor. Kendi ülkemizde sürgündeyiz.
"Her şeyin derinine inmek: Bu zahmetli bir kişisel özellik. İnsanın gözlerini hep yorar ve sonunda insan isteyebileceğinden daha fazlasını görür." Nietzsche Ağladığında, Irvin Yalom
Birinin yüzüne bir gülümseme getirdim mi? İyileştirici sözler mi söyledim? Öfkemi ve kırgınlığımı kenara bıraktım mı? Affettim mi ? Sevdim mi? Bunlar gerçek sorular. Şimdi ektiğim bir parça sevginin, bu dünyada ve öbür dünyada pek çok meyve vereceğine güvenmeliyim.
Henri Nouwen
Kimi acı eşikleri vardır, onları aştığınızda artık başka biri olursunuz. Sabır edilgenlikle karıştırılmamalı. Sabır emek ister, zorluklar karşısında değişmeye ve dönüşmeye açık olabilmektir. Engelleri nazikçe aşıp büyüyerek, hayatın yolunda ilerlemek.