“kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telaş.
gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz.”
• bir gün mutlaka | ataol behramoğlu
madencinin alamadığı alışveriş listesi. bu kişilere gazla müdahale ediliyor, gözaltındalar. neden? alamadıkları paralarını istiyorlar. kendilerine ait olanı.
yeniden sevilir, yasanır, kazanılır. hayata kusmemek lazım. nolursa olsun bi sonraki gunun dogan gunesini gormeye deger. genciz. yol uzun, ihtimaller binbir.
Deprem oluyor, insanlar ölüyor siyaset konusu yapmayın. Madende kaza yaşanıyor işçiler ölüyor şimdi siyasetin zamanı değil. Kadınlar öldürülüyor siyaset malzemesi yapmayın. Okullarda silahlı saldırıda insanlar ölüyor, siyaset konusu yapmayın! Bu siyasetin konusu tam olarak ne?
Depremde onbinler ölür istifa yok, otelde insanlar yanarak ölür istifa yok, maden kazası olur istifa yok, hastanede bebek öldürülür istifa yok, memleketin 50 yeri aynı anda yanar istifa yok, okul taranır istifa yok. Her felaketin sebebi kader, her güzelliğin sebebi tek bir kişi.
Çocuklar, bir hafta sonra 23 Nisan’ı kutlayacakları okulun camlarından canlarını kurtarmak için atladılar; dans edecekleri bahçede ise ceset torbaları var.
Okul ve ölümün aynı cümlede ne işi var; okul kapılarında ceset torbalarının, sınıflarda silahların ne işi var?