İlber Ortaylı'nın inanılmaz akademik kariyeri ve tüm eserleri:
Türkçe, Osmanlıca, Kırım Tatarca, Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Latince, Yunanca, Rusça, Slovakça, Romence, Sırpça, Hırvatça ve Boşnakça dillerini biliyordu.
1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünü bitirdi
Daha sonraları Viyana Üniversitesi'nde Slavistik ve Orientalistik okumuştur.
Yüksek lisans çalışmasını Chicago Üniversitesi'nde Prof. Halil İnalcık ile yapmıştır.
1978’de A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” adlı tezi ile doktora derecesi almıştır. 1979’da “Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu” adlı çalışmasıyla doçent, 1989 yılında da profesör olmuştur.
Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strazburg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus Üniversitelerinde misafir öğretim üyeliği yapmış, seminerler ve konferanslar vermiştir.
Yerli ve yabancı bilimsel dergilerde 16. yüzyıl ila 19. yüzyılı Osmanlı tarihi ve Rusya tarihi ile ilgili makaleleri yayımlanmıştır. 1989-2002 yılları arasında Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde İdare Tarihi Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmış, 2002’de Galatasaray Üniversitesi'ne, 2 yıl sonra da Bilkent Üniversitesi'ne geçmiştir.
2005 yılında Topkapı Sarayı Müdürlüğü görevine atanmıştır
İlber Ortaylı ayrıca Uluslararası Osmanlı Etütleri Komitesi yönetim kurulu üyesi ve Avrupa İranoloji Cemiyeti üyesidir.
1974: Tanzimat'tan Sonra Mahallî İdareler
1978: Türkiye'de Belediyeciliğin Evrimi (İlhan Tekeli ile birlikte)
1979: Türkiye İdare Tarihi - Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) tarafından yayımlanan kitap; Sasaniler İranı, Bizans, İslam, İtalyan şehir devletleri idare tarihinden sonra Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda devlet örgütünü ve sosyo-ekonomik düzeni ele alır. Alanında kaleme alınmış ilk eserdir.[kaynak belirtilmeli]
1980: Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu
1981: Gelenekten Geleceğe: Gelenekten Geleceğe 2006'da Ufuk Kitapları'ndan çıkan kitap. Ortaylı'nın 3 ana konudaki makalelerinden oluşmaktadır. Bunlar Osmanlı Mirası, Kültür Meseleleri ve Edebiyat ve Tiyatro Penceresindendir. Toplam 21 makale içermektedir. Bugüne değin 12 baskısı çıkmış ve üzerinde çeşitli düzeltmeler yapılmıştır.
1983: İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
1985: Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Yerel Yönetim Geleneği
1986: İstanbul'dan Sayfalar - Hil Yayın tarafından yayımlanan kitap; yazarın İstanbul, semtleri ve hayatı hakkında gazete ve dergilerde çıkmış akademik olmayan yazılarından ve son kısımda İstanbul'un yerleşme düzeni hakkında akademik yazısından oluşmaktadır.
1994: Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı
1996: Türkiye İdare Tarihine Giriş
2000: Osmanlı Aile Yapısı
2001: Tarihin Sınırlarına Yolculuk
2001: Osmanlı İmparatorluğu'nda İktisadî ve Sosyal Değişim
2002: Osmanlı Mirasından Cumhuriyet Türkiyesi'ne (Taha Akyol ile birlikte)
2004: Osmanlı Barışı
2005: Barış Köprüleri: Dünya'ya Açılan Türk Okulları
2006: Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek-1
2006: Kırk Ambar Sohbetleri
2006: Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek-2
2007: Eski Dünya Seyahatnamesi: Ortaylı'nın gezi izlenim-seyahatname türündeki kitabıdır.[34] Aşina Kitaplar Yayınları tarafından Mart 2007'de basılmıştır.
2007: Yahudilik Tarihi, Ahmet Almaz ile 2007 Nokta Kitap
2007: Avrupa ve Biz
2007: Batılılaşma Yolunda
2007: Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek-3
2007: Mekân ve Olaylarıyla Topkapı Sarayı
2008: Osmanlı Sarayında Hayat
2008: Tarihimiz ve Biz
2008: Tarihin İzinde
2009: Tarihin Işığında
2010: Türkiye'nin Yakın Tarihi
2011: Defterimden Portreler
2011: Tarihin Gölgesinde (Taha Akyol ile birlikte)
2012: Yakın Tarihin Gerçekleri, Timaş Yayınları
2012: Cumhuriyetin İlk Yüzyılı 1923-2023, Timaş Yayınları
2013: İlber Ortaylı Seyahatnamesi, Timaş Yayınları
2014: İmparatorluğun Son Nefesi, Timaş Yayınları
2014: Eski Dünya Seyahatnamesi, Timaş Yayınları
2015: Türklerin Tarihi, Orta Asya'nın Bozkırlarından Avrupa'nın Kapılarına, Timaş Yayınları
2016: Türklerin Tarihi, Anadolu'nun Bozkırlarından Avrupa'nın İçlerine, Timaş Yayınları
2016: İttihat ve Terakki
2016: Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devletinde Kadı
2016: Osmanlı’ya Bakmak Osmanlı Çağdaşlaşması
2016: İstanbul'dan Sayfalar
2017: Türklerin Altın Çağı
2017: Tarihe Yön Veren 100 Lider
2018: Gazi Mustafa Kemal Atatürk
2019: Bir Ömür Nasıl Yaşanır?: Kronik Kitap yayınevinin 2019'da bastığı kitaptır. Deneme türündeki kitap, insanların yaşamları boyunca karşılaştıkları sorunların üstesinden nasıl gelecekleri ve doğru tercihte bulunma yöntemleri konusunda bilgi sunmaktadır.
2020: Türklerin Tarihi
2021: Yakın Tarihin Gerçekleri, Kronik Kitap
2022: İnsan Geleceğini Nasıl Kurar?: Ortaylı'nın 2022 yılında Kronik Kitap Yayınları'ndan çıkan deneme türündeki kitabıdır.[35] Ortaylı, insanın hayatını kurarken yaşadığı süreçleri ve karşılaştığı zorlukları anlatmaktadır. Hayatlarını kurma sürecinde okuyuculara rehberlik eden bir eserdir.[20] Kitap, 2022'de Türkiye'de en çok okunan kitaplar arasına girmiştir.[20][36]
2022: Türklerin Tarihi 2, Kronik Kitap
2023: 1923 Cumhuriyetin İlk Yüzyılı 2023
2024: Avrupa ve Biz - Geçmişten Günümüze
2025: Fatih Sultan Mehmed: Doğunun ve Batının Efendisi
2025: Cumhuriyet'in İlk Sabahı, Gökçe Akgül ve Şermin Yaşar ile birlikte, Kronik Kitap
2025: Kuruluş: Cumhuriyet'e Giden Yol, Kronik Kitap
Türkiye’de PKK terör örgütü tarafından şehit edilen öğretmen sayısı resmi kayıtlara göre 383’tür. Bu öğretmenlerden yalnızca yaklaşık 100’ünün adı bireysel olarak belgelenmiştir. Kalan 280’den fazlasının kimliği, o yıllardaki toplu lojman baskınları, köy saldırıları ve kaçırma olayları sırasında tam olarak kayıt altına alınamamış ya da bedenleri bulunamamıştır.
Teröristler, bazı bedenleri tanınmaz hâle getirmiş, ormanlara, dere yataklarına bırakmış, toplu mezarlara gizlemiş, bazılarını ise hiç bulunamayacak şekilde ortadan kaldırmıştır. Bu, örgütün eğitimi ve devletin varlığını hedef alan sistematik şiddet politikasının bir parçasıdır.
İsimleri bilinmese de bu öğretmenler, çocuklara okuma-yazma öğretmek, Türk bayrağını dalgalandırmak ve Cumhuriyet’in ışığını o köylere taşımak için görev başındaydı.
24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, adı bilinen ve bilinmeyen tüm şehit öğretmenlerimizi derin saygı ve minnetle anıyoruz.
#ŞehitÖğretmenler #24Kasım #ÖğretmenlerGünü
Bir doktor, kendisine gelen ‘Kız çocuklarının okumasına, kadınların meslek sahibi olmasına neden bu kadar takıntılısın?’ şeklindeki yorumlara yanıt verdi:
“Çünkü ben neredeyse her nöbetimde psikolojik ve fiziksel şiddet görmüş kadınlara adli rapor düzenliyorum. Geri dönecek kapıları ve paraları olmadığı için o adamların yanına gidişini izliyorum.
Ben kadınların, aile evinden çıkmasının tek kuralını evlilik olarak görmüyorum.
Bir restorana, kafeye gittiğinizde, vitrinlere bakıp bir şey satın almak istediğinizde, kafanıza göre tatil planladığınızda birinden para istemek zorunda kalmayın, özgürce karar verebilin istiyorum.
Bu hayata bir kere geldik. İpleri başkasının eline vermeyelim, dilediğimiz gibi özgürce yaşayalım.”
“Atatürk’süz Müfredat Olmaz!”
Bugün karşımızda, akıl ve bilimin rehberliğini bir kenara bırakıp, Cumhuriyetimizin kurucu liderini ders kitaplarından silmeye çalışan bir anlayış var. Bu anlayış; ne tarih bilir, ne değer. Bu anlayış; bu milleti ayağa kaldıran iradeyi unutturabileceğini sanır. Fakat biz biliyoruz: Atatürk’süz bir müfredat, köksüz bir ağaç, pusulasız bir gemi, haritasız bir yolculuktur!
Unutulmasın!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu toprakların en karanlık günlerinde ışık olmuş, milletine umut olmuş, Cumhuriyet’i kurarak çağdaş bir geleceğin kapılarını aralamıştır. Onun adını derslerden silmek, aslında bir neslin yolunu kapatmak, gençliği tarihsiz ve yönsüz bırakmak demektir. Bu, sadece bir eğitim meselesi değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesidir. Çünkü Atatürk’süz eğitim; milleti parçalar, toplumu karanlığa iter, geleceğimizi ipotek altına alır.
Biz, Cumhuriyet gençliği olarak haykırıyoruz:
Atatürk’ü kitaplardan çıkarabilirsiniz, ama kalplerimizden, zihinlerimizden, vicdanlarımızdan asla sökemezsiniz! Siz müfredatı karartabilirsiniz, ama bizler o karanlığa ışık oluruz. Siz tarihimizi silmeye çalışabilirsiniz, ama bizler her satırını yeniden yazarız. Siz Atatürk’ün adını kitaplardan kaldırabilirsiniz, ama bizler meydanlarda, okullarda, fabrikalarda, tarlalarda, üniversite sıralarında Onun izinde yürümeye devam ederiz.
Bu millet, Atatürk’ün emanetini çiğnetmeyecek kadar onurludur!
Bu gençlik, Cumhuriyet’in değerlerini yok sayacak kadar sessiz değildir!
Buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Bu kabul edilemez karar, milletin vicdanında şimdiden çökmüştür. Bu ülkenin gençleri, çocukları, öğretmenleri, emekçileri Atatürk’ün fikirlerinden, devrimlerinden, yol göstericiliğinden asla vazgeçmeyecektir.
Çünkü biz biliriz ki:
Atatürk’süz müfredat olmaz!
Atatürk’süz tarih olmaz!
Atatürk’süz Cumhuriyet hiç olmaz!
Silivri Cezaevinde Abdullah Öcalan için rehin tutuluşumun 3. günü.
Beni Öcalan için rehin aldıran kişi ile Öcalan'ı İmralı'dan çıkartmak için çalışan aynı kişi.
Silivri'de şehitlerimizin aziz anısına, gazilerimizin onurlu varlığına saygı duruşuma devam ediyorum.
Ümit Özdağ tutuklandı!
Adalet tutuklandı!
Asgari ücretle geçinmek zorunda kalan işçi tutuklandı!
Açlık sınırının altında yaşayan emekliler tutuklandı!
Sığınmacı ve kaçaklarla vatanını paylaşmak istemeyen vatanseverler tutuklandı!
Terörist başı, bebek katili Öcalan serbest kalmasın diyen şehit anaları tutuklandı!
Tribünlerde "Ne mutlu Türk'üm diyene" diye bağıran taraftarlar tutuklandı!
"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye haykıran milyonlarca Atatürkçü tutuklandı.
Beni tutuklayabilirsiniz ama öldürmeden susturamazsınız!