deniz göktaş'a savcılıkta "keşke recep tayyip erdoğan'ın terapisti olabilsem" cümlesi bile sorulmuş.
deniz'in cevabı: psikoloji mezunu olduğum için ve cumhurbaşkanının stresli bir görev yaptığını düşündüğüm için kendisinin terapisti olabileceğime yönelik olarak gerçekleştirilmiş mizahi bir paylaşımdır, bir aşağılama veya hakaret kastı bulunmamaktadır.
@EvkurOnline Bir sehpayı haftalardır teslim edemediniz. Teslim etmediğiniz eşyanın da taksitlerini çekiyorsunuz karttan. Çok ayıp gerçekten. Bir daha bırakın alış verişi kapınızın önünden geçmem, çevremi de geçirtmem.
deniz göktaş harika bir iş yapmış. mükemmel diyecek bir şey yok. dünden beri takıldığım bir konu var. insanlar işte deniz göktaş tutuklanır, voov soruşturma açılır vs derken bu gösterinin sonuçları düşünülmesine rağmen yapılmış bir şey olduğuna asla inanmıyorlar. çok ilginç çünkü insanlar o kadar sinmiş ki birilerinin ağzına geleni söylemesine inanamıyorlar.
hep bir yanlışlıkla olmuştur hissi var. aslında hayır. birileri cesur bile değil. sadece işini olması gerektiği gibi yapıyor. ve sizin bildiğinizi o da biliyor, tahmin ediyor.
Madencileri ölüme terk etmek istiyorlar!
1200 metre yer altında açlık grevindeki madenciler sesleniyor:
“Madencinin hakkı, hukuku yer üstünde aranmıyor. Karanlıkta yaşayanlar, karanlıkta ölür. Sonucu ne olursa olsun hakkımızı böyle arayacağız. Herkes işin ciddiyetini anlasın.”
Şirket yönetimi yer altındaki internet ve sabit telefon hattını kesti, hattın açılması talebini de reddetti.
Suç işleniyor. Madencilerin başına gelebilecek en ufak olumsuzluğun sorumlusu Kiremitçiler Grup’tur.
#KiremitçiyeHuzurYok
Ağrı’da ana okulu öğretmeni Irmak Ayşe Koparan yaşadığı mobbingin ardından yaşamına son verdi!
Önceki okulunda müdür tarafından şiddete/baskıya (sözlü hakaretlere, bağırmalara ve doğrudan tokat atılma) maruz kaldı.
Bu durumu beyan etmesine rağmen müdüre bir işlem yapılmadı ancak kendisi sürgün edilerek ilçenin en uzak ve ulaşımı en riskli köy okuluna gönderildi.
Sürüldüğü köy okuluna güvenli bir toplu taşıma olmadığı için her gün kendi imkanlarıyla gidiş-geliş yapmak zorunda kaldı. Okula gidiş-geliş yapabilmek için günlük 2500-3000 TL civarında yol ücretleri ödemek zorunda kaldı.
Can güvenliği ve ulaşım risklerini içeren resmi dilekçeler yazarak durumunu üst makamlara bildirdi ancak bu başvuruları dikkate alınmadı ve koruma mekanizmaları işletilmedi.
Herkes ve her şey hakkında şaka yapılabileceğini savunanlar nedense egemenler, güçlüler ve iktidar sahipleri hakkında hiç şaka yapamıyor.
Onların şakaları nedense hep güçsüzleri hedef alıyor.
Kalbi Doruk Madencilik işçileriyle atan, işçiden, emekçiden yana olan herkese sendikamızın çağrısıdır:
'Bugün 3 kez otobüs tutmaya çalıştık; belediye üzerinden ve farklı kanallardan.Bunlar engelleniyor. Ama biz organizasyonumuzu yaptık. Altı noktadan holdingin önüne yarın saat 12:00’da gireceğiz. Buradan dostlarımıza, bizi takip eden gazeteci,sanatçı,müzisyen, akademisyen dostlara,işçiden emekçiden yana her tür siyasete,sendikaya, yüreği bizimle atan her tür yurttaşımıza,üniversite ve lise öğrencisi arkadaşlarımıza özel çağrımızdır; kendi hesaplarınızdan yarın saat 12:00’a Yıldızlar Holding önüne çağrı yapın.'
#MadencilerAyakta
Bu sistemin adı, Cumhurbaşkanlığı holding sistemidir. Bu düzen yıkılacak!
Sendikamızın eğitim örgütlenme uzmanı Başaran Aksu:
“İnsanlar ateş topuna dönmüş durumda Türkiye’de. Perşembe günü bütün Ankara’yı, yurdun dört bir yanından yurttaşlarımızı Yıldızlar Holding’in önünde olmaya çağırıyoruz.
İktidara da söylüyoruz: Sen işçiyi soyuyorsun, madenciyi soyuyorsun, çiftçiyi soyuyorsun, esnafı soyuyorsun. Millet borcunu ödeyemeyince memur gönderiyorsun ama holdinglerin önünde ön ilikliyorsun.
Perşembe günü hep birlikte Yıldızlar Holding’in önüne yürüyoruz. Çünkü bu sistemin adı holding sistemidir.
Ya holdingleri kapatacaksınız ya da işçilerin haklarını vereceksiniz. Ortada halk yok, işçi yok, sadece sizin düzeniniz var. Bu düzen yıkılacak.”
#MadencilerAyakta