@HaberKupur Şöyle açıklayayım:
1- ürün ithal edildiginde ithalat vergisi,
2-ithalat sırasında gümrük masrafı
3- ithal eden firmanın en az %100 kazancı
4- toptancinin en az %100 kazancı
5- perakendecinin en az %100 kazancı
6- bir de üzerine KDV eklenince malesef fiyatlar böyle oluyor.
Kamu Çalışanları İçin Refah Payı Artık Zorunluluktur.
Mayıs ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte kamu görevlileri ve memur emeklileri açısından oluşan maaş artış oranı, yaşanan hayat pahalılığı karşısında beklentileri karşılamaktan uzak kalmıştır.
Resmi veriler üzerinden oluşacak Temmuz zammının yaklaşık %14-15 bandında olması beklenmektedir. Ancak özellikle kira, gıda, ulaşım ve temel ihtiyaç kalemlerinde vatandaşın günlük yaşamda hissettiği ekonomik yük, açıklanan oranların çok daha üzerinde hissedilmektedir.
Kamu çalışanlarının alım gücü her geçen gün gerilerken, yalnızca enflasyon farkına dayalı artışlar artık yeterli olmamaktadır. Memurun maaşı daha cebine girmeden erimekte, sabit gelirli çalışanlarımız geçim mücadelesi vermektedir.
Bu nedenle:
* refah payı uygulaması,
* vergi yükünün azaltılması,
* sosyal desteklerin artırılması
ve maaşların gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi zorunlu hale gelmiştir.
Kamu çalışanlarının emeğinin korunması, sadece maaş artışı değil aynı zamanda sosyal adalet meselesidir.
@izmirhim sokakların durumundan hiç haberiniz yok sanırım yaklaşık 1 yıldır Karşıyaka Demirköprü mahallesi 6180 sokağın büyük bir kısmı köstebek yuvası gibi araçla geçerken devriliyoruz hissi veriyor, sanki off-road yapıyoruz, şu yola bir bakın ve müdahale edin
Adalet, devletin temeli; emek ise adaletin güvencesidir. Yeni adli yılın başlaması vesilesiyle, yargı sürecinin görünmeyen kahramanları olan yargı çalışanlarını ve bütün adalet teşkilatını saygıyla selamlıyoruz.
Adalet Sen olarak biliyoruz ki, adaletin zamanında ve hakkaniyetle tecellisi yalnızca kürsüde değil; kalemde, veznede, icrada, arşivde ve tüm adliye birimlerinde alın teri döken çalışanlar sayesinde mümkündür.
Bu yeni dönemde de adliye çalışanlarının hak mücadelesini kararlılıkla sürdürecek, adaletin yükünü omuzlayan bütün meslektaşlarımızın yanında olacağız.
Yeni adli yılın milletimize, yargı camiasına ve tüm yargı çalışanlarına hayırlı olmasını diliyoruz. @adaletsendikasi
8.Dönem Toplu Sözleşme sürecinde, genel yetkili konfederasyonun dışında, Büro hizmet kolunda “yetkili” sıfatını taşıyan sendikanın ortaya koyduğu tablo, sendikal mücadele tarihimize ibretlik bir örnek olarak geçmiştir.
Bugün kamuoyuna “kazanım” diye duyurulan başlıkların tamamı, gerçekte önceki dönemlerde elde edilmiş hakların devam ettirilmesinden ibarettir. Yani ortada emekçilere yeni bir hak, yeni bir iyileştirme yoktur.
Sendikal literatürde bu durum kazanım değil, mevcut hakların korunmasıdır.
Ancak geldiğimiz noktada yetkili ama etkisiz sendika, literatüre yeni bir terim kazandırmıştır: “Devamını sağlamak.”
Büro hizmet kolunda görev yapan kamu çalışanları çok iyi biliyor ki:
•Alım gücünü artıracak hiçbir düzenleme yapılmamıştır.
•Tüm çalışanları kapsayan kal��cı bir iyileştirme yoktur.
•“3 puan arttı”, “5 kat devam ediyor” gibi ifadeler, mücadele değil makyajdır.
Biz Adalet Sen olarak;
•Emekçiye süslenmiş tekrarlar değil, gerçek kazanımlar için mücadele ediyoruz.
•Hakların korunmasıyla övünmeyi değil, yeni haklar kazanmayı hedefliyoruz.
•Çünkü biliyoruz ki: Hak verilmez, hak alınır.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 51. yıl dönümünde aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyor; barış ve huzur içinde bir gelecek için verilen mücadelenin önemini bir kez daha hatırlıyoruz.
#KıbrısBarışHarekatı
2022 yılında Türkiye Vakıflar Bankası (VakıfBank) ile yapılan ve kişi başı 25.000 TL ödeme içeren promosyon protokolünün süresi 2025 yılı içinde sona ermektedir.
Adalet Sen Genel Merkezimiz, bu sürecin sonunda yapılacak yeni promosyon anlaşmasına dair hazırlıklarını tamamlamış ve Adalet Bakanlığı’na resmi teklifini iletmiştir.
Hazırlanan teklifin temel başlıkları şunlardır:
•Kişi başı en az 150.000 TL tutarında tek seferde ve peşin ödeme,
•Sözleşme süresinin en fazla 3 yıl olması,
•Yıllık enflasyon farkına göre revize opsiyonu,
•EFT, havale gibi bankacılık işlemlerinin ücretsiz sunulmaya devam etmesi,
•Adalet Bakanlığı personeline özel düşük faizli kredi imkânları,
•Faizsiz ve geri ödeme avantajlı bireysel kredi paketlerinin sunulması.
2022 yılında 25.000 TL alan adliye personeli, 3 yılda %300’ü aşan maaş artışları ve %280’i bulan kümülatif enflasyon karşısında önemli bir kayıp yaşamıştır. Bu kaybı telafi etmek, personelin emeğinin gerçek karşılığını almasını sağlamak amacıyla bu adımı atmış bulunuyoruz.
Toplamda 203.000’i aşkın personelin olduğu Bakanlık teşkilatımız için bu promosyonun sadece bir hak değil, aynı zamanda ekonomik katkı sağlayan büyük bir anlaşma olması gerektiğini savunuyoruz.
Tüm teşkilatımızın bilgisine sunar, kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Adalet mücadelesinde kararlılıkla ilerlemeye devam ediyoruz!
TSK ve MSB’de görev yapan sivil memurların güçlü temsilcisi Sayın Mustafa Kanat, Adalet Sen ailesine katıldı!
Bu katılım, TSK ve MSB’de görev yapan sivil memurların sendikal temsiliyetini daha da güçlendirmek adına önemli bir adımdır. Kurum bazlı şube yapılanmamız kapsamında, çalışanlarımızın haklarını daha etkin savunacak, her kurumdaki üyelerimizin sesi olacağız.
Adalet Sen, her geçen gün büyüyen ve güçlenen kadrosuyla, kamu çalışanlarının hak mücadelesinde en etkili sendika olmaya devam edecek.
Hoş geldin @mustafa_kanat_
ADALET SEN: ADALET HİZMETLERİ SINIFI MÜCADELESİNİN GERÇEK ÖNCÜSÜ
Adalet çalışanlarının haklarını savunma ve sorunlarını çözme misyonuyla 2009 yılında kurulan Adalet Sen, kuruluşundan itibaren ortaya koyduğu hedefler ve yaptığı çalışmalarla fark yaratmıştır. Bugün tartışılan Adalet Hizmetleri Sınıfı meselesi, sendikamızın ana tüzüğünde yer alarak ilk günden itibaren çalışma planımızın en temel maddelerinden biri olmuştur.
Adalet Sen, yalnızca talepler dile getiren bir sendika değil, aynı zamanda bu taleplerin hayata geçmesi için eylemden diplomasiye kadar geniş bir yelpazede çözüm üreten bir sendikadır. Tüzüğümüzde açıkça ifade edildiği üzere, adalet çalışanlarının ayrı bir hizmet sınıfına kavuşması hedefi, sendikamızın kuruluş amacının bir parçasıdır. 2012 yılında Türkiye genelinden yüzlerce adalet çalışanını Ankara’da bir araya getiren tarihi eylemimiz, bu hedef doğrultusunda atılmış en önemli adımlardan biridir.
Bugün bazı sendikaların Adalet Hizmetleri Sınıfı konusundaki kazanımı kendi çalışmaları gibi göstermeye çalıştığını üzülerek görüyoruz. Oysa tarihi gerçekler ve yapılan çalışmalar ortadadır:
➡️Adalet Hizmetleri Sınıfı, Adalet Sen’in ana tüzüğünde yer alan ve sendikal mücadelenin temel taşı olan bir hedeftir.
➡️İlk kez 2012 yılında geniş katılımlı bir eylemle bu hedef kamuoyuna duyurulmuş ve devlet nezdinde gündeme taşınmıştır.
➡️Bu süreçte Adalet Bakanlığı, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde sayısız görüşme yapılmış ve kapsamlı raporlar sunulmuştur.
Adalet çalışanlarının sorunlarının gerçek çözümlerini üreten sendika, yalnızca Adalet Sen’dir. Sendikamızın çalışmalarını sahiplenmek yerine, sahada gerçek bir mücadele verilmesi gerektiğini hatırlatırız.
Adalet Sen, adalet çalışanlarının sesi ve gücüdür. Gerçeği bilen ve emeği takdir eden tüm meslektaşlarımızı, gerçek temsilcileriyle mücadeleye destek olmaya davet ediyoruz.
Bolu Kartalkaya’da meydana gelen elim yangın felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza ise acil şifalar diliyoruz.
Bu acı olay hepimizi derinden sarsmıştır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerinin ve yakınlarının acısını yürekten paylaşıyor, yaralıların bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz.
Bu tür acıların bir daha yaşanmaması dileğiyle, tüm milletimize geçmiş olsun. #Kartalkaya
Bugün açıklanan enflasyon rakamlarına göre memur ve memur emeklilerine toplamda %11,54 oranında maaş zammı yapılacaktır.
Bu oran, %5,23 enflasyon farkı ve %6 toplu sözleşme zammının birleşimiyle oluşmaktadır. Ancak bu artış, çalışanlarımızın artan kira, gıda, enerji ve diğer temel ihtiyaç fiyatları karşısında yaşam standartlarını korumak için yeterli değildir.
Bugüne kadar yapmış olduğumuz açıklamalarda sürekli olarak dile getirdiğimiz gibi:
1.Enflasyon farkı, yalnızca geçmiş kayıpları telafi etmeye yöneliktir ve memurun satın alma gücünü artıracak bir düzenleme değildir.
2.Resmi enflasyon oranları, piyasada hissedilen gerçek enflasyonu yansıtmamakta; maaş artışları, memurun karşı karşıya kaldığı geçim zorluklarını hafifletmekten uzak kalmaktadır.
3.Memurlarımız, artan temel ihtiyaç fiyatları nedeniyle maaşlarının yetersizliğini her gün daha güçlü bir şekilde dile getirmektedir.
Refah Payı Talebimiz
Açıklanan %11,54’lük zam oranı, yalnızca geçmiş kayıpları telafi etmektedir. Ancak çalışanların ve emeklilerin ekonomik koşullarını iyileştirecek bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, enflasyon farkına ek olarak, en az %10 oranında refah payı verilmesini talep ediyoruz.
Refah payı, sadece memurlarımızın ekonomik haklarının korunması değil, aynı zamanda kamu hizmetlerinde kaliteyi artıracak önemli bir adımdır. Bu talebin hayata geçirilmesi, çalışanların hem motivasyonunu hem de yaşam standartlarını yükseltecektir.
Somut Çabalarımız ve Taleplerimiz
Sendikamız, kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarını korumak adına geçmişte de birçok girişimde bulunmuştur. Bu kapsamda:
•Enflasyon farkının 3 ayda bir ödenmesi,
•Refah payı düzenlemesinin toplu sözleşmelere eklenmesi,
•Maaş artışlarının, memurların artan giderlerini karşılayacak şekilde güncellenmesi
konularında somut taleplerimizi sürekli olarak dile getirdik.
Bu noktada, tüm yetkili kurumlara, özellikle Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na taleplerimizi iletmeye ve kamu çalışanlarımızın hak ettiği yaşam standartlarına kavuşması için mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız.
2025 yılı için asgari ücretin 22.104 TL olarak belirlenmesi, yaklaşık %30’luk bir artışı ifade etmektedir. Ancak, Türkiye’de açıklanan yıllık enflasyon oranının %44 seviyesinde olduğu göz önüne alındığında, bu zam çalışanların gerçek alım gücünü artırmaktan uzak görünmektedir.
Enflasyon oranının altında kalan bu artış, asgari ücretle geçinen milyonlarca çalışan için ekonomik zorlukların devam edeceğini göstermektedir. Zira yüksek enflasyon, temel ihtiyaçlara gelen zamlarla çalışanların gelir artışını hızla etkisiz hale getirmektedir.
Bu noktada, asgari ücret artışının gerçek bir refah sağlayabilmesi için enflasyonu düşürecek ekonomik politikaların kararlılıkla uygulanması ve çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayacak sosyal desteklerin devreye alınması gereklidir. Aksi halde, yapılan artışlar yalnızca kağıt üzerinde bir değer taşımaktan öteye geçemeyecektir. #AsgariÜcret