🚨: Klinik ölüm gerçekleşmeden hemen önce, insan beyni devasa ve gizemli bir elektriksel dalgalanma yaşayarak hiper-aktif bir duruma geçer.
Nörologlar, bilincin kapanmadan önceki bu son anında zaman algımızın tamamen bükülebileceğini ve zihnin, saniyeler içinde bütün bir ömrü kapsayan ve "sonsuz" gibi hissettiren yepyeni bir gerçeklik yaratabileceğini düşünüyor.
Belki de aradığımız sonsuzluk, hayata veda etmeden önceki o son saniyenin içine saklanmıştır.
🚨: NASA verilerine göre, sadece kendi galaksimizde Dünya boyutlarında ve yaşama elverişli yörüngede dönen milyarlarca ötegezegen bulunuyor. Bugüne kadar keşfettiğimiz binlerce dünya, devasa bir kozmik denizde sadece birer su damlası.
İstatistiksel olarak, bu sonsuz olasılıklar denizinde yalnız olma ihtimalimiz, yalnız olmama ihtimalimizden çok daha düşük.
Sonsuz bir okyanusun kıyısında durup, sudaki tek canlı olduğumuza inanıyoruz.
🚨: Einstein'ın görelilik teorisine göre evrensel bir "şimdi" yoktur ve zamanın akıp gittiği hissi, inatçı bir yanılsamadan ibarettir.
Fizikçilere göre geçmiş, şu an ve gelecek uzay-zaman dokusu üzerinde aynı anda var olur. İnsan beyni bu boyutsuz gerçeği kavrayamadığı için, zamanı sadece ileriye doğru akan bir nehir gibi algılar.
🚨: NASA'dan alınan verilere göre, 3 milyon yıl önce gerçekleşen bir süpernova patlamasının şok dalgaları bugün Orion takımyıldızında yeni yıldızların doğmasını sağlıyor.
Ölen bir yıldızın kalıntıları, uzayın karanlığında kelimenin tam anlamıyla yeni yıldızların yakıtına dönüşüyor. Evrende hiçbir şey israf edilmez, sadece form değiştirir.
Yıkım sandığımız şey, kozmik bir döngünün sadece başka bir adımıdır.
🚨 Güney Koreli mühendisler, insan kasından 30 kat daha güçlü yapay kaslar üretmeyi başardı.
Kendi ağırlığının 4.000 katından fazlasını kaldırabilen bu yeni teknoloji, robotiğin geleceğine büyük bir güç katıyor.
🚨: Bilim insanları evrenin her an, durmaksızın daha da genişlediğini söylüyor.
Peki ama evren neyin içine doğru genişliyor? Uzayın, zamanın ve fizik kurallarının var olmadığı o mutlak "hiçlik", gerçekliği algılama kapasitemizin en büyük ve en karanlık sınırı olabilir.
Nobel ödüllü fizikçi Sir Roger Penrose ve anesteziyoloji uzmanı Dr. Stuart Hameroff tarafından ortaya atılmıştır.
Bu teori, bilincin beyindeki nöronların klasik kimyasal etkileşimlerinden değil, nöronların içindeki "mikrotübül" adı verilen yapılarda gerçekleşen kuantum titreşimlerinden doğduğunu savunur.
Bu, bilincin evrenin daha derin bir kuantum yapısıyla bağlantılı olabileceği fikrini doğurur.
İsteğiniz üzere araştırma detayları;
https://t.co/qFfK3V173s
🚨 Bilim insanları, bilincin tamamen beyne veya biyolojik maddeye bağlı olmayabileceğini öne süren radikal bir teoriyi araştırıyor.
Eğer doğruysa, bilinci ve gerçekliği anlama şeklimizi tamamen değiştirebilir.
Milyarlarca ışık yılı genişliğinde bir boşluk.
Tahmini 2 trilyon galaksi.
Ve kentilyonlarca yıldız.
Bütün bu devasa sahnenin içinde gerçekten yalnız mıyız?
Milyarlarca ışık yılı genişliğinde bir boşluk.
Tahmini 2 trilyon galaksi.
Ve kentilyonlarca yıldız.
Bütün bu devasa sahnenin içinde gerçekten yalnız mıyız?
Zamanı biz uydurduk.
Çünkü beynimiz olayları sıraya koymadan sonsuzluğu anlayamazdı.
Eğer etrafı izleyen ve algılayan biri yoksa, zaman diye bir şey de yoktur.
🚨: NASA ve ESA verileriyle elde edilen bu görüntü tamamen gerçek.
Orion Takımyıldızı'nın kalbinde, bizden yaklaşık 1.500 ışık yılı uzaklıkta yer alan devasa bir "yıldız fabrikasına"
bakıyorsunuz.
Orion Bulutsusu (Messier 42) olarak da bilinen bu bölgenin kızılötesi kameralarla yakalanan çarpıcı yüzü, uzayın çıplak gözle göremediğimiz sırlarını ortaya çıkarıyor.
🚨: NASA ve ESA verileriyle elde edilen bu görüntü tamamen gerçek.
Orion Takımyıldızı'nın kalbinde, bizden yaklaşık 1.500 ışık yılı uzaklıkta yer alan devasa bir "yıldız fabrikasına"
bakıyorsunuz.
Orion Bulutsusu (Messier 42) olarak da bilinen bu bölgenin kızılötesi kameralarla yakalanan çarpıcı yüzü, uzayın çıplak gözle göremediğimiz sırlarını ortaya çıkarıyor.
@SciNatureNews There is no black hole named 'Gargantua' anywhere in the known universe. Both this specific name and the celestial body in the film are completely fictional details created for the Interstellar universe.