Entübe edilen Kadir İnanır'ın son durumuna ilişkin Jülide Kural'dan açıklama:
"Akciğerde zatürrenin altında tümör görüldü. Daha kontrollü bir müdahale için entübe edildi. Riskli bir durumla karşı karşıyayız"
Bu daha çok 1 Aralık 2019 da oldu Annem vefat etti. Zaman değişti 2020 yılına girdik pandemi günler haftalar aylar, yıllar nasıl geçiverdi hayretler içindeyim..
Nefret ettim bu devirden rezillik bin para eğitimli insanlar iş bulamazken bu abuk subuk kişiler milyonlarla oynuyorlar Özlem Öz https://t.co/9AtGe5a1UP
Sonunda gerçek hekimler modern tıbbın paragöz yanının insan sağlığını hiçe saydığını anlatmaya başladılar..
Hastaneler hastalık fabrikasıdır. Seri imalat hastalık üretirler insanlara. Uzak durunuz.
Prof Dr Ahmet Küçükusta: Tüm sağlık reçeteleri yalan dedi sosyal medya sallandı...
Prof. Küçükusta: Tüm sağlık reçeteleri yalan..‼️‼️
Profesör Ahmet Rasim Küçükusta ezberleri bozdu.
Dünya sağlık kartellerini eleştirdi. "Hastaneye giderseniz sizi zorla hasta ederler" dedi.
- Mr'ların yüzde 90'ı gereksiz yere çekiliyor.
- Kanser taramalarının çoğu kandırmaca. Insanlar kendilerini kullandırmasın.
- İlaçların çoğu boşa veriliyor. Yüzde 37'si çöpe gidiyor.
- Antibiyotik yazan değil, yazmayan doktor makbuldür. Ama bizde tam tersi geçerli maalesef.
- Grip aşılarının etkinliği sıfır.. Ben hayatta vurdurmam.
- Her yıl gereksiz yere binlerce biyopsi yapılıyor, röntgen çekiliyor.
- Leblebi çekirdek yer gibi anjiyo yapılıyor. Stent takılıyor. Bunlar vücuda zarar veriyor. – Check-up kampanyaları gerçek bir tuzak. Akciğer filmi vücudunuza zarar veriyor.
– Insanlar kendiliğinden geçecek hastalıklar ıcın kesinlikle hastanelere gitmesinler. Tahliller vücuda radyoaktif ışın veriyor. Gereksiz ilacın faydası yok zararı var.
– “Başlangıç” diye birşey uyduruldu. Hastalara, alzheimer, reflü, astım başlangıcı teşhisi konuyor. Amaç hastayı boş çevirmemek. Başlangıç diye birşey yok. Ya hastasın ya değilsin.
– Kolestrol ilaçlarının tedavi yüzdesi çok düşük. Zararı daha fazla. Hayat tarzınızı değiştirmek ilaçtan çok daha etkili. Doğal beslen, hareket et bu beladan kurtul.
– Nodül çok abartılıyor. Nodülün kansere dönüşme ihtimali çok düşük. Bunun için gereksiz tahlil ve teşhisler yapılıyor.
– Vitamin haplarının sağlam insanlara hiçbir faydası yok. “Ben yorgunum” diye vitamin hapı alınmaz.
– Köpek balığı kıkırdağı ile kanser tedavi edildiği iddiası tamamen uydurma. Köpek balıklarının kansere yakalanmadığı düşüncesi de safsata. Bu hayvanlarda kırk çeşit kanser tespit edildi.
– “Bitkisel ilaçların hepsi masumdur. Yan etkisi yok” düşüncesi doğru değil. Unutmayın, haşhaş, tütün, zehirli mantar da birer bitki…
ayçiçek yağı, Mısır özü yağı, margarin ve trans yağ içeren ürünleri kullandın. Tereyağı ve zeytinyağı tüketmedin ki organlarından biri iflas edene kadar bunları yedin.Bulaşık makinesine deterjan ve parlatıcı koyduğunda, o deterjanı ve parlatıcıyı yediğini fark etmedin. Deterjan yerine karbonat, parlatıcı yerine sirke koyarak hem sağlıklı hem de tertemiz bulaşıkların olacağını önemsemedin.Evde basitçe kostik ve zeytin yağını karıştırıp kalıplara dökmek ve kendi doğal sabununu yapmak dururken, gidip içerisinde bin tane kimyasal zehir olan o sabunlarla her Sabah yüzünü bedenini yıkadın. Her gün bu daha da iyi diye pazarlanan o şampuan zehirleriyle saçını yıkadın.Evini arap sabunu gibi doğal yağlarla üretilmiş bir sabun yerine, temiz olsun diye çamaşır suyuyla sildin. O su buharlaştıkça soludun ve akciğer kanseri oldun.
Yaşamını mahveden büyük şehirde egzoz gazı solumaya ve araba kullanmaya devam ettin. Doğal beslenmeyen hayvanları, sebzeleri, meyveleri ve tahılları yedin ve adına da “doğal beslenme” dedin. Denize lağım ve fabrika atıkları boşaltırken o denizden çıkan balığı yedin, midyeleri yedin. Fast food’un her aşamasının zehir ve ölümcül olduğu bas bas bağırılırken sen tepsi kadar pizzaları götürüyordun, üç katlı hamburgerleri yuvarlıyordun.Evine naylon torba, naylon kıyafet, sentetik ayakkabılar terlikler soktun. Kıyafetlerinde sadece pamuk, bambu lifi, keten tercih etmedin.Sobayı attın ve evine klimayı ve bilimum elektrikli ısıtıcıyı soktun.Toprağa dokunmuyor ve stresten gülümsemeyi unutuyorsun. Sonuç; sokaktaki her on kişiden üçü kanser. Sen de ya bu üç kişiden birisin ya da tüm bu saydıklarımı ısrarla yapmaya devam edersen, bir süre sonra dördüncüsü de sen olacaksın…
Hadi seni geçtik de kardeşim, peki ya çocuğunun suçu ne?”
Değerli dostlar bu yazımız diğer yazılarımızdan çok farklı.
Lütfen bunu herkese ulaştıralım.
Erol Köse hayatını kaybetmiş. Şoktayım. Görgü tanıkları psikolojik sıkıntılar yaşadığını ve 16. kattaki evinin balkonundan atlayarak yaşamına son verdiğini söylemişler. Bir zamanların büyük yapımcısı Erol Köse, müzik kariyerine Komedi Dans Üçlüsü'nün bir üyesi olarak başlamıştı.
Yapımcı Erol Köse, 16. kattaki evinden düşerek 61 yaşında hayatını kaybetti.
• Görgü tanıklarının ilk ifadelerine göre, yaşadığı daireden atlayarak hayatına son verdiği öğrenildi. Son dönemdeki paylaşımları konuşuyordu.
#ErolKöse
#altın ne işe yarıyor da bu kadar kıymetli olarak kabul görüyor??
Eskiden çok çeşitli yatırım araçları olmadığı için altın yatırım aracı olarak kabul edilebilirdi,fakat artık onlarca,yüzlerce,hatta binlerce yatırım araçları var.
Bence altın hediyelik eşya ötesine geçmemeli…
Hayatını kaybeden futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın annesi: (Rojda Altıntaş)
"Aleyna Kalaycıoğlu gözaltında. Allah benimle onu karşı karşıya getirsin. Oğlum melek gibiydi. Kimseye zararı yoktu.
Abla diye sarılırdı, saygılıydı, tertemiz bir çocuktu. Ablası dediği insan şimdi onun celladı oldu.
Kim vurduysa bulunsun, kim varsa ortaya çıksın. Hiç kimse saklanmasın. Hepsi benim karşıma gelsin, gözümün içine baksın.
Ben evladımı yok yere toprağa verdim. Daha 21 yaşındaydı, hayatının başındaydı.
Küçük yaştan beri futbol oynuyordu, hayalleri vardı, hedefleri vardı. Cenazemiz yarın olacak.
Oğlumu toprağa vereceğim ama içimdeki ateş sönmeyecek. Herkes bunun bedelini ödeyecek. Adalet yerini bulana kadar susmayacağım."