Yahudi bir atasözü der ki: “Tanrı, cezalandırmak istediği kişiye yüksek farkındalık bahşeder.”
Ve Dostoyevski, Yeraltından Notlar eserinde şöyle söyler: “Size yemin ederim ki haddinden fazla anlamak hastalıktır.”
Nietzsche der ki: “Her şeyi herkesten önce fark eden insan, artık sıradan insanların sığ ama huzurlu sularında yüzemez.”
Ne garip ki insanlığın en büyük arayışı aydınlanmakken, aydınlandığı an etrafındaki tüm ışıklar söner. Yani sana dünyayı gösterip dünyasız bırakır.
Çivi çiviyi yerinden etmez. Aşkı herkesle yaşanılabilir sanmak yanılgıdan öteye geçmez. Ruha dokunmadan tene dokunmak mutluluk vermez. Birinin hayatını tepetaklak eden, çıktığı yolda düzlük görmez.
Gelen gideni her zaman aratmaz ama
gideni gitmeye mecbur bırakanın
arayışı bitmez.
Chatgpt’ye sorduğum şu sorunun cevabı şaka mı ?
“ Roast me in turkish”
yüksek standartlı, düşük sabırlı, merak seviyesi sınırsız, aynı anda 8 hayat yaşamaya çalışan ve her konuda “biraz daha farklı” isteyen bir kaossun.
Ne diyooosunnnn
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
@akillandik İnsan fakiri olduğu şeyi dilinden düşürmezmiş. Sürekli zenginlik para pul markadan konuşuyorsa özellikle kıyafetinin kalitesini değil de markasını gözler önüne serme çabasındaysa muhakkak sonradan görme veya fakirdir 🤌🏻