Avukatlık mesleğine zarar veren pek çok unsurdan söz edilebilir. Ancak kanaatimce iki eylem özellikle öne çıkmaktadır:
Birincisi, fiyat kırılmasıdır. Avukatlık hizmetinin çok düşük bedellerle sunulması, çoğu zaman verilen hizmetin niteliğini de olumsuz etkilemektedir. Elbette burada zaruret hâli, ekonomik koşullar ve meslektaşların içinde bulunduğu geçim baskısı göz ardı edilemez. Hepimizi zorlayan bir ekonomik gerçeklik var. Ancak buna rağmen avukatlık hizmetinin emeğini, bilgisini ve sorumluluğunu değersizleştiren bir ücret anlayışı, uzun vadede mesleğin itibarına zarar vermektedir.
İkincisi ise sonuç garantisi verilmesidir. Bir davanın yüzde yüz kazanılacağı, tahliyenin ya da beraatin kesin olduğu yönünde vaatlerde bulunmak, avukatlık mesleğinin doğasıyla bağdaşmaz. Zira avukat, sonucu değil; hukuki bilgi, emek, özen ve savunma hizmetini taahhüt eder. Burada yalnızca avukatın etik ihlali değil, toplumun da kimi zaman etik dışı bir kesinlik ve garanti beklentisi içinde olması belirleyici olmaktadır.
Sonuç olarak, avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyen birçok etken bulunsa da; düşük bedelle niteliksizleşen hizmet anlayışı ve sonuç garantisi üzerinden kurulan ilişki biçimi, mesleğin hem saygınlığına hem de kamu hizmeti niteliğine ciddi zarar vermektedir.
Gülben Ergen, Aile Bakanlığının şikayeti üzerine ifade verdi.
Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın ölümünün ardından yaptığı paylaşımlarla suçlanan Ergen, "Bakanlığın iddiaları doğru değil. Çocuklarla ve kadınlarla ilgili hassasım" dedi
Gece vakti avukatın aranmasında ekseriyet acil bir durum olmaz. Ya iç ferahlatma ya psikolojik destek ya da bir dosta karşı “avukatım var benim avukatların avukatı” demek için aranır. Boşanma blöfü için aramalar yaygın olur. Ben ekseriyet gece aramalarına bakmam ertesi sabah çözebileceğim bir iş ise kimseyi de gece aramam. Gece arayanlara da ertesi gün 07.00-07.30 arası mutlaka dönüş yaparım.
Tapuda avukat kimliğini gösteriyorum, TC kimlik kartı lazım diyor memur. Av Kanunu m.9: "Avukat kimlikleri, tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilecek resmi kimlik hükmündedir."
Direkt kimliğin arkasında yazan bu maddeyi gösteriyorum, kabul edemem diyor. Bu ülkede kanunu uygulamaktan korkan bir memur zihniyeti nasıl oluştu ben hakikaten anlam veremiyorum.
İcra dairesine talep gönderiyosun tensiple kabul ediyor aradan zaman geçiyor bu kez tensibin yerine getirilmesi için talep gönderiyosun onu da kabul ediyor ama işi yine yapmıyorlar sonra arıyosun açmıyorlar sinir krizi ve kapanış
Hukuk fakültesinde öğretilmeyen ama meslekte ilk öğrenilen:
2x2 bazen 3’tür, bazen 5.
Kendini müvekkilden, elalemden ve meslektaşından koru.
Duygusal olursan değil haklı, sadece yorgun olursun.
Avukatlar, bilgileri ve deneyimleri gereği kötülük yapmayı çok ama çok iyi bilirler; ama tercihen kötülük yapmazlar. Bu nedenle, sandığınızdan çok daha iyi insanlardır ekseriyetle.
Gençlerin ve öğrencilerin, yalnızca ifade özgürlüklerini kullandıkları için gözaltına alınması açıkça Anayasaya aykırıdır.
Milli Eğitim Bakanı’nın konuşmasını; yaşam hakkını, eğitim özgürlüğünü savunmak amacıyla protesto eden bir grup öğrencinin gözaltına alınması, Anayasanın açık hükümleriyle çelişmektedir.
📌 Anayasa Madde 19 gözaltı koşullarını,
📌 Madde 26 ifade özgürlüğünü,
📌 Madde 34 ise barışçıl gösteri hakkını güvence altına alır.
Bu haklardan gençler de öğrenciler de tam olarak yararlanır. Üstelik hakkın doğrudan muhatabı ve mağduru olan kişiler, bu özgürlükleri kullanmakta daha da meşrudur.
🔹 Şiddet içermeyen,
🔹 Başkalarına zarar vermeyen,
🔹 Barışçıl şekilde kullanılan tüm hak ve özgürlükler; Anayasanın ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin koruması altındadır.
Bu nedenle öğrenciler derhal serbest bırakılmalıdır.