5 aydır madene hiç para almadan inmişler. O zorlu ortama. O tehlikeleri her gün sırtlanıp 5 aydır hiç hak alamamışlar. İnsaf. İNSAF. Madenciyi 5 aydır parasız nasıl indirdiniz madene utanmazlar, ahlaksızlar.
cioran'ın melankoliyi anlatışına bayılıyorum. diyor ki bizi yatağımızdan bütün zirvelere tırmandırır ve bütün uçurumların üzerinde rüya gördürür. tembel usulü dağcılık diyor melankoli için. hiç unutmayacağım.
Kucağımda durmak istiyorsan seni sen istediğin sürece taşıyacağım. Yanımda uyumak istiyorsan uyutacağım. Hayata gelmenin zorluğu senin için benimle kolaylaşıyorsa, senin için seve seve kolaylaştıracağım. Sonra sen büyüyeceksin yavrum ve ben seni adım adım hayata uğurlayacağım.
Gazze’de buz gibi havada, hortumdan akan azıcık suyla saçlarını yıkamaya çalışan bir kız çocuğu. Bu çocuk aylarca yıkanmasa yine de tertemiz.
Fakat ona sırtını dönen, şahsiyetini ve varlığını yok sayan dünya, tarih aktığı sürece asla temizlenmeyecek.
Siz çocuk yetiştirmiyorsunuz. Biz de çocuk olduk, biz de çocuk yetiştirdik. Sizin yetiştirdiğiniz şey zararlı birer mahluk. Siz veba yetiştiriyorsunuz, siz topluma kanser hücresi yetiştiriyorsunuz.
Böyle hayatlar görünce kahroluyorum, bunu kelimelerle anlatamıyorum, duygularımı dille ifade edemem. Allahım böyle insanlara bir hayat daha ver. Onlara o hayatta bambaşka güzellikler, nimetler, sıhhatler, özgürlükler ver. O sonsuz hayatta acılarını hiç yaşamamış gibi olsunlar
muhtemelen kendisi ölürse kızının ortada kalacağını bildiğinden yapmış. gaddarlık mı yoksa merhamet mi buyrun tartışalım. ama şu çaresizliğin hesabının sorulması gerekmiyor mu?
karşımda bir grup isveçli genç var. boy ortalamaları 1,80'e yakın. fiziksel görüntülerinde, hareketlerinde, ruh hallerinde uzun soluklu bir refahın yansımaları görülüyor. bu adamlar dünyanın kendilerini kıskandığını düşünmüyor, fetih rüyaları görmüyor, hayatın tadını çıkarıyor. iç anadolu bozkırında geçinemediği aşağı dudullu'daki gecekondudan bozma eve taşınan, elma yiyince dişleri kanayan, vitaminsizlikten 40'ını devirmeden cildi buruşan adam, bütün dünyanın kendi ülkesini kıskandığını düşünüyor ve ömrünü öfke ve nefret içinde tüketiyor. çok garip...
Kadınların bir kısmı, “enerji” kavramını çok gösterişli giyinmek, çok makyaj yapmak, sürekli neşeli tavırlar sergilemek sanıyor. Oysa enerji bir bütün. Kültür, merhamet, samimiyet, edep, vb. değerler de dahil buna. O insanda güzel duygularla kalmak, ufuk açmak; “güzel enerji”dir.
ulkede en ciddi kriz temiz gidaya erisim. bu bi pandemi gibi bi kriz. gida hem asiri pahali hem de agir zehir barindiriyor. biyolojik, kimyasal silah kullanilmasi gibi bisey bu, insanlik sucu isleniyor ve kimsenin sesi cikmiyor