ÇERÇEVE YASA MECLİS’TEN GEÇTİ
Süreç yasası 468 oy ile kabul edildi. 88 ret oyu kullanıldı.
Toplamda 562 parlamenter oy verdi.
Sevr’in yıl dönümünde “çerçeve yasa” Meclis’ten geçti.
Bu süreci Ata’mızın Gençliğe Hitabesi’nden şu satırlarla okumak gerekir:
“Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini, düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok nâmusait bir mahiyetde tezahür edebilir.
İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyaya emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.”
Özgür Özel:
"Kırmızı çizgilerimiz nettir; Atatürk, Lozan Antlaşması, devletin birliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğüyle Anayasa'nın güvence altına aldığı cumhuriyetin temel nitelikleri. Bunlar tartışma veya pazarlık konusu yapılamaz. Buna asla izin vermeyiz.
Bu anlayışla bu anlayışla iktidara değil ama milletimize güvenerek bu metne değil ama partimizin duruşuna ve milletvekillerimizin göstereceği duruşa güvenerek bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu taşıyarak iktidarın hesabına karşı durarak ama Türkiye'nin geleceğinin önünü açacak bir sorumluluğu üstleniyorum.
Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya evet diyeceğiz."
#SonDakika
Etimesgut Belediyesi'nde başkanvekili seçimi:
İlk iki turda iki adaya da oy vermeyen Cumhur İttifakı üyeleri, üçüncü turda CHP adayına verdi
3'üncü tur sonucu:
CHP: 22 oy
YENİ Parti: 19 oy
https://t.co/fDlUDuBzU8
Yüzünüzü millete dönün #CerceveYasayaHayır deyin @eczozgurozel@muratemir_dr bu çerçeve denilen neye hizmet ettiği belli olan yasayı kabul etmiyoruz. Teröristlerle beraber TBMM’de siyaset mi yapacaksınız!
Çerçeve Yasa Tasarısı hayli amatörce kaleme alınmış bir metin. Görünen o ki hazırlanırken profesyonellerle çalışılmamış.
Örneğin bütün düzenleme hapis cezaları esas alınarak kurgulanmış. Ancak anılan suçlardan adli para cezasına mahkûm edilenlerin durumu belirsiz bırakılmış.
“Cezanın infaz edilmiş sayılması” için terör suçu mu, yoksa herhangi bir suç mu işlememek gerektiği de tartışmaya açık biçimde kaleme alınmış.
Soruşturma ve kovuşturma evresinde hak yoksunluğu doğmamasına rağmen, bu evreler bakımından hak yoksunluklarının kaldırılmasından söz edilmesi gibi tuhaflıklar da var.
Bunların dışında daha pek çok belirsizlik ve tutarsızlık bulunuyor. Bu konularda ayrıca yazacağım.
Fakat özellikle anayasal açıdan dikkatten kaçmaması için şimdiden kaydetmek isterim:
Tasarı (m. 3/3), bazı suçlar bakımından soruşturma açılmasını yürütmenin takdirine bırakıyor.
Anayasa’nın 129/6. maddesi, bir soruşturmanın idari merciin iznine tabi tutulmasını “memurlar ve diğer kamu görevlileri” bakımından öngörmüştür.
Bu kuralın amacı, kamu görevlilerinin gereksiz soruşturma tehdidi altında kalmasını ve bu yolla kamu hizmetlerinin aksamasını önlemektir. (Kamusal hizmet görenler bakımından bu imkânın sınırları için bkz. AYM, E.2022/90, K.2023/201, 30/11/2023.)
Bu kural, suçun mağdurunun gerçek kişiler olmadığı bazı durumlarda bir ölçüde esnetilebilir. (Örneğin TCK m. 301 bağlamında bkz. AYM, E.2009/25, K.2009/57, 7/5/2009.)
Buna karşılık, kamu hizmetiyle ilgisi bulunmayan ve suçun mağdurunun gerçek kişiler olduğu hâllerde bu tür izin mekanizmaları, etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmesinin önünde yeni bir engel oluşturur.
Üstelik Kurulun bu konudaki yetkisi, herhangi bir ölçüt öngörülmediği için son derece geniştir. Bu denli geniş ve ölçütsüz bir takdir yetkisi, pek çok temel hakkın usul boyutunu ihlal etme potansiyeli taşımaktadır.
Dahası, ölçüt yokluğu yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki sınırları da belirsizleştirmekte; bu yönüyle diğer anayasal güvenceleri de zedelemektedir.
TBMM Adalet Komisyonu’nda aynen kabul edilen 2/3793 sayılı Kanun Teklifi, içeriği itibarıyla bir İHANET BELGESİ mahiyeti taşımaktadır!
Bu Teklifin düzeltilebilmesi için, Adalet Komisyonu Başkanı tarafından Komisyona geri çekilmesi gerekir.
Bu tarihî adımın atılabilmesini sağlamak için TÜRKİYE’Yİ DİRENMEYE ÇAĞIRIYORUM.
Bu çağrının etkili olabilmesi için, bugün (9 Ağustos Pazar) akşam saat 21.30’da başlamak üzere, 10 dakika süreyle pencereleriniz açık olacak şekilde lambalarınızı açıp kapatmanız, önem taşır!
TBMM Adalet Komisyonu’nda aynen kabul edilen 2/3793 sayılı Kanun Teklifi, içeriği itibarıyla bir İHANET BELGESİ mahiyeti taşımaktadır!
Bu Teklifin düzeltilebilmesi için, Adalet Komisyonu Başkanı tarafından Komisyona geri çekilmesi gerekir.
Bu tarihî adımın atılabilmesini sağlamak için TÜRKİYE’Yİ DİRENMEYE ÇAĞIRIYORUM.
Bu çağrının etkili olabilmesi için, bugün (9 Ağustos Pazar) akşam saat 21.30’da başlamak üzere, 10 dakika süreyle pencereleriniz açık olacak şekilde lambalarınızı açıp kapatmanız, önem taşır!