3 yaşına kadar istismar edildi, işkence gördü, dövüldü.. yardım istedi, sesimi duyun ölmek İstemiyorum dedi! Kimse duymadı, Zeytinburnu sahilde annesi ile ölü bulundu, Şimdide "İntihar" denilerek üstü kapatılmaya çalışıyorlar. Failleri Ayhan Şengüler Hala SERBEST!!! Unutmayın..
PKK seni şehit etsin, adın bir zırhlı araca yazılsın ve gün gelsin o aracın önünde seni katleden terörist başının sloganları atılsın...
Dünyanın hiçbir saygın devleti, şehidinin aziz hatırasına bu saygısızlığın yapılmasına izin vermez.
Toplum iyi bir seks hayatının neyi düzeltebileceğini bilmiyor. Eski patronum eşiyle arası iyi olan biriyle çalış derdi. Gereksiz fazla mesai olmaz işini yaptığın sürece kimse sana bulaşmaz diyede eklemişti. Maili atan kadın, bu maile 1 saat nutuk çeken yine kadın. ++
Ülkenin en büyük kulüplerinden birinin dünyaca ünlü oyuncusunu bu şekilde açık açık ölümle tehdit eden, belli ki akli dengesi yerinde olmayan biri, elini konu sallayarak dışarıda geziyorsa sade vatandaşın kendini kollamasında fayda var.
Çok talihsiz sözler. Yunanlar bir devletti ve onlarla savaştık. Üstelik bu savaşı kesin ve kati şekilde kazandık ve Anadolu'daki tüm hak iddialarını terk ettiler. Megali idea öldü ve bu ölüm belgesini imzaladılar. Dahası, bu ideale sahip milyonlarca Rum ülkeden gönderildi. Yunan subaylar ülkede kalmadı. Onlar için yasal bir düzenleme yapılmadı. Yunanistan savaş sonrasında Türkiye için tehlike olmaktan çıktı.
Türkiye barışı bu şartlar altında sağladı. Lozan'dan sonra Anadolu'da Venizelos'u açıkça övebilen kimse kalmamıştı. Yunan propagandası yapmak, intihardan farksızdı. Yunan işgalinin yıl dönümünde Anadolu'da torpil bile patlatamazdın. Savaşta ölen yunan subayları için tören düzenleyemezdin.
Bu şartları sağladıktan sonra ülke çıkarları için pekala barış yapabilirsin. Çözüm sürecinin bununla benzer hangi tarafı var?
Bir insanın iki ay tutuklu kalıp sonra beraat etmesi aslında çok olağanüstü bir durum. Hakim ve savcı şüphelendi ama yanıldı. Hakim ve savcı yanılgısı nedeniyle bir insan iki ay özgürlüğünden mahkum kaldı.
Hakim ve savcı niye şüphesinde yanıldı? Üzerine durulması gereken şey.
Al sana 90'lar:
"Halkımızın büyük bir kesimi metropoldedir, Antalya'da, İzmir 'de ve İstanbul'dadır; fakat 'gelsin parti burada da büyük eylem yapsın' diyorlar. Peki sizler orada yüzbinler varsınız, bir kibrit kıvılcımı çakıp orman yakmak zor mudur?"
Abdullah Öcalan, Serxwebun, 1994 Ağustos
Metropollerimizde hala birilerini vuruyorlar. Ormanlarımızı hala yakıyorlar. Değişen hiçbir şey yok. Ama birtakım yavşaklar Türklerin ölümünden zevk aldıkları için karşı tarafın alicenaplığına layık değilmişiz gibi davranıyorlar.
Bennu Gerede konusu, onun içinde bulunduğu toplum gerçeklerini anlayıp anlamaması konusu değil. Konu, anlamasına gerek olup olmadığı. Konu, o gerçeklerin ayrık düşünce ve tavırdaki bireyleri öğütmeye odaklı olup olmadığı.
Bireyin ve insanın esas olduğu bir yaklaşım bu topraklarda hep bir özlemden ibaret oldu. "Ben doldurur ben içerim, günah benim, kime ne?" denirken de, "yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim" denirken de, özlem hep aynıydı. Tekin çoka hesap vermediği ve kendisini dilediğince yaşarken çokla bütünleşik kalabildiği bir özgürlükte kucaklaşma.
Konu budur.
Kusurlu bir müslüman olmak suç mu? Suçsa, yasa ne? Ayrıca kusurları hangi din yorumuna göre tespit ediyoruz?
Kişi inandığı dini kendi doğrularına göre yaşayamaz mı? Kimseye saldırmıyorsa devletin ya da toplumun ne gibi bir tasarrufu olabilir?
Sokaklarda masum insanlar, tertemiz çocuklar vahşice katledilirken “ssç” savunmak toplumun çığlığına kulak tıkamaktır. Sosyal devlet suçluyu değil, yaşam hakkı elinden alınanların yanında olmaktır. Adalet, suçluyu ödüllendirerek değil, toplumun huzurunu sağlayarak tesis edilir.
Suça sürüklenen çocuklara "cezaların tamamını yatsınlar" diyen Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis komisyonunun çalışmalarını yok sayıyor!
Norveç'i örnek gösterip Norveç'teki sosyal devlet gerçeğini gizliyor.
Çocuğu cezalandırmak devletin aczini örtmektir.
Yoksulluğu, eğitimsizliği, sokakları düzeltmeden çocukları kurtaramazsınız.
📍TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu
Erzurum'da 90'lı yıllarda pek çok köyde toplu mezar alanı bulundu.
Ermeniler "işte Ermeni soykırımının ispatı, Türklerin topluca katlettiği Ermenilere ait toplu mezarlar" diye "sevinçle" yaygara kopardı.
Bilimsel kazı çalışmaları başlatıldı.
İstisnasız TÜM toplu mezarların, Ermenilere değil, Ermeniler tarafından katledilen Müslüman Türklere ait olduğu ortaya çıktı.
İncelemeye gelen Ermeni heyeti olayın üzerini örtüp gitmişti.
Ermeni soykırımı koca bir yalandır.
Türkiye, tüm kazıları ve Ermenilere ait olduğu iddia edilen toplu mezar alanlarını tamamen şeffaf bir şekilde yabancı bilim insanlarına, uluslararası gözlemcilere, Amerikalı, Avrupalı tarihçilere ve dünya basınına (BBC, Reuters vb.) sonuna kadar açtı.
Ermeni soykırımı diye bir şey yok. Hepsi propaganda. Asıl soykırım ve ihanet Türklere yapıldı. Tanrı bu yalanın ortağı olanları affetmeyecek.
Tanrı "çalmayacaksın" buyurdu.
Çalıyorlar ve milyonlarca insanın hakkına giriyorlar. Yine de kendilerini bir türlü "eşit" hissetmiyorlar, hep mağdurlar...
Bu sürdürülemez.
Haklılar ve iyiler ne yapacak? Sonsuza kadar tweet mi atacaklar? Acı çeken taraf mı olacaklar?
Katiller tetikçi tutacak silah taşıyacak can alacak ama masumlar sadece tweet mi atacak? Acı mı çekecek? Adaletsizlikle mi boğuşacak