Aybüke Pusat canımın içidir, rol arkadaşımdır. Tertemiz bir kalbi, şahane bir enerjisi, fedakâr bir arkadaşlığı vardır. Hem anayasal hem demokratik bir hak olan “Boykot”a destek için ifade özgürlüğünü kullanarak bir destek storysi atıyor sonra da (belli ki gelen baskılara dayanamayıp) kaldırıyor. Sonra da kamu kurumu olan herkese eşit mesafede olması gereken fakat birilerinin gasp ettiği babasının çiftliği gibi kullanıp sömürdüğü TRT’de oynadığı diziden çıkartılıyor.
Bu sistematik, otokratik baskıyı yıllardır yaşayan birisi olarak arkadaşıma uygulanan bu haksızlığa şaşırmıyorum ama bu vesile ile buna hala ufak da olsa şaşkınlıkla bakanlara, bilmiyorlarsa anlatmak, biliyorlarsa tekrar hatırlatmak isterim ki bu yıllardır yapılıyordu. Buna kendimden örnek vermek isterim.
Gezi Direnişi zamanı TRT’de baş rolünde oynadığım “BİR YASTIKTA” adlı dizinin 14. Bölümü’nde bir kaç arkadaşımla birlikte diziden çıkarıldım sonrasında kara listelere alındım. Sesimi çıkarttım ama duyuramadım. İşsiz kaldım, gelecek kaygısı yaşadım, üzüldüm, ama asla KORKMADIM. Barış Atay, Levent Üzümcü, M.Ali Alabora v.b arkadaşlarımla ve büyüklerimle “Ama onlar da çok konuşuyor… Ama onlar da çok sert çok marjinal denilerek dışlandık ve yalnız bırakıldık. Mehmet Ali dahasını da yaşayarak sürgüne gitti.
(Bu sitemde yakınımda olup bana destek olan, sayısı bir elin parmağını geçmeyen arkadaşlarım hariçtir. Onlara minnettarım.)
Şimdi şaşırıyorlar, nasıl olur diyorlar. Halkın tüm kamun kaynakları sanki yok edilmemiş, yağmalanmamış gibi davranıyorlar. Az da olsa aksak da olsa DEMOKRATİK HAKLARIMIZ iğdiş edilmemiş gibi yapıyorlar. LAİKLİK parçalanmamış, CUMHURİYET sanki şimdi tehlikeye girmiş gibi hayretleniyorlar.
Geçmişe dair özeleştiri verdiklerinde de -Ama çocuğum var- dediler sanki bizim yokmuş gibi.
-Ama korkuyorum- dediler sanki bizim korkmaya hakkımız yokmuş gibi.
-Ama ekmek parası- dediler sanki biz fayans yiyormuşuz gibi.
Vatan, Eşitlik, Özgürlük, Hak, Hukuk, Adalet dedik MARJİNAL olduk.
Bir meslek büyüğümüzün de dediği gibi -Hani biz MARJİNALDİK abi”
Son söz canım Aybüke’ye : Dün gece attığın story’i kaldırdığın için bir arkadaşımla konuşurken seni eleştirdim. Mesele bu hale geldiğinde eleştirim cılızlaşır, sözüme seni candan seven bir arkadaşın olarak tavsiyeyle devam etmem daha etik olur. Canımın içi biz çok çabaladık sesimizi duyurmak için bak seninki göklere ulaştı. Sadece biz değil koca bir halk gördü uğradığın haksızlığı. At o storyi KORKMA canım.
#AybükePusatYalnızDeğildir
Sevgili vatandaşlarım,
Türkiye bugün büyük bir ihanete uyandı.
Yürütülen yargı süreci bir adli işlem değildir. Tam bir yargısız infazdır.
Milletimizi sorumluluk duygusu içinde hak mücadelesine davet ediyorum. Bu hak mücadelesi milletimizin ve evlatlarımızın geleceği meselesidir.
Türkiye’nin geleceği için bugün mutlaka oyunuzu kullanın. Sonra da İstanbul Saraçhane’de ve diğer illerimizde demokrasi meydanlarında buluşarak sesinizi yükseltin.
Milletin iradesini çalanlara karşı sorumluluk alma, hak mücadelesine katılma günüdür.
Hiç kimseyi arkada bırakmadan hep birlikte.
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
Sürpriz anlayışınız biraz farklı sanıyorum, önce düzgünce verdiğimiz valizi bizle mi yollasanız? Çünkü ben Köln’deyken valizimin Türkiye’de kalmasını tercih etmeniz sinir bozucu ve kötü bir sürpriz.
@ucurbenipegasus