Özgür Çelik Saraçhane'de:
📌 ''Bozdoğan'ı bahane ederek, burada süreci bekleyen insanları süpüre süpüre, Bozdoğan bahanesiyle, bina ile yol arasında sıkıştırmak istediler.''
https://t.co/Setsvdmtsg
Karnesini yeni almış hayat dolu çocuklar, geleceğimiz vardı o otelde. Yaktınız. Para hırsı ile oteli yangın güvenliği olmadan işletenler, denetlemeyip yaptırmayanlar, bu dünyada cehennemi yaşayın. İçimiz yanıyor.
#bolukartalkaya#bolu
Dün sabaha karşı evime döndüğümde uzun uzun geçmiş fotoğraflarıma baktım. Gençlik Kolları’nda başlayan, ana kademe yöneticisi olarak devam eden, bazen sadece üye olarak geçen 14 seneme. Ülkeme dair kuşandığım umutlarımı, partim için adım adım arşınladığım sokakları, eylemlerde yediğimiz dayakları, kapı kapı, mahalle mahalle partimin broşürlerini dağıttığım yılları düşündüm ve teşekkür ettim o yarı çocuk, yarı genç kadına.
Çünkü 11 seçimi geride bıraktığım siyasi yaşamımda hep böyle güzel günlere uyanmadım. Karamsarlığın her yeri kapladığı, umutsuzluğun umudu sardığı o günlerde bile inanmaktan hiç vazgeçmediğim için teşekkür ettim kendime. Güzel memleketim Çeşmemin ilk kadın Belediye Başkanı olma gururunu yaşadığım dakikalarda, siyasete başladığım, büyüdüğüm şehir olan canım İstanbul’daki durumu anbean takip ederken hızlıca gözüm bilgisayardaki sisteme çakılı kaldı ve tüm akşamım Türkiye’de aldığımız müthiş zaferi takip etmekle geçti.
Bundan birkaç ay önce Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve yönetimimiz öncülüğünde başlayan değişim rüzgarının tüm Türkiye’yi sarmasını izledim uzun uzun... İlk konuşmasını yapmasını bekledim kutlamaya gitmeden önce... Genel Başkanımız konuşmasına başladı ve ilk olarak gözyaşlarıyla en büyük teşekkürü tam da ona yakışacak şekilde partimizin isimsiz kahramanlarına, parti emekçilerimize yaptı. Ekran karşısında ben de onunla birlikte gözyaşı döktüm.
Geçtiğimiz günlerde yaptığım bir röportajda gazeteci bir kadın arkadaşımız bana şu soruyu sormuştu: “Bu kadar uzun süredir siyasettesiniz, biz sizi neden hiç görmedik?” Ben de kendisine şu cevabı vermiştim: “Çünkü baktığınız ve ilgilendiğiniz yerlerde, makamlarda değildim tıpkı diğer binlerce parti emekçimiz gibi.”
Siyasetin cilvesi böyledir işte, yıllarca mutfakta tozunu yutarsın ama partili yol arkadaşların dışında kimse bilmez ne yaptığını, ta ki hayallerini kurduğun o güne kadar. Ve o büyük gün gelir, senin aklına o an bile geceleri gizli gizli sokaklarda afişleme için “kostik’e” çıkan heyecanlı kız çocuğu gelir.
İşte aylar önce başlayan o değişim rüzgarı, meyvesini daha ilk seçimde verdi. Halkımız bir sürü partili kadın arkadaşımıza, gençlere, tecrübeli siyasi yol arkadaşımıza "Artık sıra sizde" dedi! Kolay olmadı belki ama her bir saniyesine değdi. Bu süreçte bazen sabah uyandığımda, parmağımı dahi kıpırdatamayacağımı hissettiğim anlarda bile partimin kapısından heyecanla girdiğim ilk günü düşündüm.
Bugün burada bulunmama sebep olan, sonsuz güveni ile yoluma hep güç katan başta kıymetli Genel Başkanım Sayın Özgür Özel’e teşekkür ediyorum. Ardından MYK Üyelerimiz ve partimizin en üst kurulu olan Parti Meclisimizde bana inanan yol arkadaşlarıma, başkanlarıma teşekkür ediyorum.
Yola çıktığımız ilk gün itibari ile bana ve Çeşme’mize büyük bir güven aşılayan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay’a teşekkür ediyorum. Siyaset yalnız yürünen bir yol değil, bir ekip işidir. Bugün Çeşme’de, İzmir’de ve tüm Türkiye’de alınan sonuçlar büyük Cumhuriyet Halk Partisi ailesinin emekçi isimsiz kahramanlarının, gönüllülerin ve ona gönül vermişlerin zaferidir. Bunca yıldır yoluma güç katan, gelişimimde emeği olan, katkı sağlayan, “ben” değil “biz” anlayışıyla yol yürüdüğüm bütün partili yol ve ekip arkadaşlarıma teşekkürü borç bilirim.
İsmini tek tek sayamayacağım, ilk günden beri Çeşme kazansın diye benimle yol yürüyen beyin takımıma ve strateji ekibime teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta Türkiye siyasi tarihine dönüm noktası olarak işlenecek, kitaplara konu olacak bir gün yaşadık.
14 sene boyunca siyasette olmamdan hiç memnun olmasalar da, bugün olduğum kişiliğe en büyük emeği veren, yürüdüğüm yola daima saygı gösteren ve aday adayı olduğum günden beri heyecandan uykusuz gecelerimi paylaşan, varlıklarına daima şükrettiğim aileme bin teşekkür…
Desteğini hiç eksik etmeyen ve her an bana daha çok cesaret veren yol arkadaşıma teşekkür etmek istiyorum. Yürüdüğüm yola her an büyük saygı gösteren, manevi desteklerini hiç eksik etmeyen dostlarıma teşekkür ederim.
Ve son olarak;
Çeşme’de gece-gündüz demeden durmaksızın partimizin bayrağını dalgalandırmak için gücüme güç katan parti örgütümüze, gönüllülerimize, yol arkadaşlarım Belediye Meclis Üyelerimin tamamına, sokaklarda kocaman gülümsemeleriyle bana sarılan çocuklara, umudu büyüten gençlerimize, emektar kadınlarımıza, erkeklerimize, yaş almışlarımıza bin selam olsun. Çeşme’miz sizlerle daha da güzel olacak, katılımcı, halkçı ve sosyal demokrat belediyecilikte ilk kadın Belediye Başkanı ve koca yürekli Çeşme sevdalılarıyla tarih yazacağız.
Yolumuz açık olsun.
Lal Denizli
Çeşme Belediye Başkanı
Büyük kalabalıklar için, halk için yazdı. Dizeleri zor zamanlarda tutunduğumuz dal, yaslandığımız duvar oldu. Yaşadıklarımızı anlamlandırmakta ve insanları anlamakta zorlandığımızda dönüp dönüp “Memleketimden İnsan Manzaraları”nı okuduk. Bakıp mezar taşına işlenmiş silüetine rüzgara karşı birlikte yürüdük. “Gece gelen telgraflar”da bu dünyadan vakitsiz göçmüş arkadaşlarımızı yad ettik. Kavgamızı bırakıp giden “beyaz atlılar”ın ardından hüzünle baktık. Kurtuluş savaşıyla ilgili şiir söz konusu olduğunda Kuvayı-ı Milliye Destanı’nın sayfalarını araladık. Güzel günlere olan inancımızı onun dizeleriyle harmanlayıp motorlarımızı hep birlikte maviliklere sürdük.
Güz çiçeklerinden bir çelenk derleyip sunmuştu Neruda ona, inci dişli kardeşi Paul Robeson, Pete Seeger ve Manos Loizos şiirlerinden yaptıkları bestelerle anmışlardı kendisini. Dünya şairiydi ama her şeyden önce bizim Nâzım’ımızdı, zor zamanlarımın Nâzım’ıydı.
İyi ki geçtin bu topraklardan Nâzım ve iyi ki biz senin şiirlerini okuyarak büyüdük.
Teşekkürler Usta.
Zor zamanlarımızda bize verdiğin güç için teşekkürler.
Teşekkürler şiirlerinle yaktığın hiç sönmeyecek özgürlük ateşi için...