Bir insanın ne dediğini anlamak zekâ işidir. Neden söylediğini anlamak empati işidir. Söylediklerinin başkaları üzerindeki etkisini önemsemek ise vicdan işidir. Bu üçünden biri eksik olduğunda iletişim teknik olarak gerçekleşebilir, fakat gerçek anlamda bir bağ kurulamaz.
Yıllardır içinden çıkamadığım bir çelişki var. Şehrin kurgusallığını yapmacıklıktan ayıramayacak kadar kırsal, kırsalın sahiciliğini ise ciddiye alamayacak kadar yapmacık kaldım.
''Koyun yemini çobanın önüne getirip de 'bak ne kadar yedim' demez; bunu yer, sindirir, yün ve süt verir. Bunun gibi, sen de felsefi ilkelerini insanlara anlatıp durma; onlara sindirdiğin bu ilkelerden ürettiklerini göster.''
—Epiktetos
“Nereden çıktı bu plastik çiçekler, neden plastik bu çiçekler? “
Sevgili Yıldız Kenter öyle güzel anlatmış ki nasıl zor oldu kentin sıkışmışlığına alışmak? Hele teneke kutularda yetişen sardunyalarla birlikte büyümüş bir nesil için.
Ruhu şad olsun. 🩵
"Tohum ekmek, toprağın varlığına şükretmekti. Şükür ise, öznesiz sevginin doğduğu yer. İnsanı mevcut olmadan var olmaya taşıyan yegane unsur sevmek, şükretmenin içine saklıydı. Yaşamak; ancak sevmek ve şükretmekle hakikileşecekti. Topraklara, tohum ekmeliydik."
📝Quote of the day: "The highest activity a human being can attain is learning for understanding, because to understand is to be free." – Baruch Spinoza
"Ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. Kendisi dışında başka bir şey olmayı arzulamaz. Yurt budur. Mutluluk budur." #Ağaçlar#HermannHesse
Stanford Üniversitesi Psikoloji Bölümü profesörü Carol Dweck'in harika bir sözünü okudum: "Becoming Is Better Than Being." -Dönüşmek, olmaktan iyidir.
Buram buram Deleuze felsefesi. Olan değil; olmakta olan özneleriz!
Takip ettiklerimden öğrendiğim, keşfettiğim şeylere sosyal medya dışında bu kadar zahmetsiz erişmem mümkün değil. Her gün özenle seçilen binlerce paylaşımdan süzülen yüzlerce not, okunacak onlarca makale.
Emsalsiz bir emek, zaman ve bilgi transfer yöntemi.
“...topraklarına mis çiçekler eken insanın, toprak kendine ait olmadığında çiçek ekme arzusu hissetmeyişi çok tuhaf. Halbuki çiçekleri güzel koktukları için sevmeliydik, bize ait oldukları için değil”