Başıboş köpekleri toplatmak için sırasıyla sonuç alana kadar:
1- Cimer Başvurusu
2- Sonuç alınmazsa Cimer cevabının ekran görüntüsüyle Kamu Denetçiliği Kurumu'na internet üzerinden başvuru. Cimerden uzun süre cevap alamazsanız da başvurabilirsiniz.
3- Kamu denetçisinin kararına rağmen belediye harekete geçmezse savcılığa suç duyurusu. Denetçinin kararı mahkemede lehinize kanıt niteliğinde olacaktır.
Profilde taslak metinleri bulabilirsiniz.
@MilenyumKahin Keza afrika da 250 binyıl öncesine ait fosiller var. Hz.Adem ile başlayan insanlik serüveni insanın bir nevi en gelişmiş versiyonu olabilir. Biraz bu şekilde düşünmek gerekli sanki toptan reddetmetip biraz kafa yormak bilimsel delillerle beraber anlamaya çalışmak gerekir.
@MilenyumKahin Hz.Adem yaratılacağı sırada melekler "yeryüzünde fesat çıkaracak kan dökecek kimseler..." şeklinde bahsediyor. Buradan hareketle ben neandartel homoerektus gibi insansı canlıların "homosapiens" adı verilen günumüz insanından önce var olduğunu düşünüyorum.⬇️
Size şaka gibi gelebilir ama bu bi gerçek oğlum İbrahim Yaşar 04/03/20225 te Mersin'den hataya çalışmaya gitti sadece aradan 4 gün geçti 08/03/2025 te sabah saat 6/45 İbrahim uyurken tanımadığımız iki cani tarafından üstüne 5 litre benzin düküp vahşice katlettiler sonradan biz yasaklı madde kulanmıştık ama sadece şaka yapmak istedik deyip kendilerini savunuyorlar ve hala adalet sağlanmadı sessiz kalmayalım ses verelim ki başka İbrahimler şakayla üstüne 5 litre benzin dükülüp yakılmasın
Bu yıl tespit edebildiğimiz 51. çocuk işçi ölümü..
Eren Gündoğdu..
15 yaşında, elektrikçide çalışan MESEM'li stajyer öğrenci/işçi..
Tekirdağ Çerkezköy'de bir inşaatta kablo çekerken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.. #ÇocukİşçiliğiİleMücadeleye
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi serbest bırakıldı. 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız hala Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Madenciyi bırak, Sabahattin'i al!
Hakkımızı istediğimiz için defalarca gözaltına alındık, tekrar geldik. Yıldızlar SSS Holding’e söz geçiremeyenler madenciyi gözaltına alıyor.
Halkımızı bu kavgada madenciden taraf olmaya çağırıyoruz.
#MadenciMutlakaKazanacak
Pervin Buldan, kendisiyle ilgili Engin Balım'ın söylediklerini paylaştığımız videoyu mahkeme kararı ile sildirdi.
Sonra ben tekrar yayınladım.
Tekrar mahkemeye başvurdu.
Yine Türkiye'den engelletti ve sildirdi.
Silinirse tekrar yükleyeceğimi söylemiştim.
Yine engelletmesi ve sildirmesi için tekrar paylaşıyorum.
Yeniden sildirdikten sonra bir daha paylaşacağım.
Murat Can’ı katleden fail serbest!
25 yaşındaki Murat Can Pekeroğlu, sadece ekmeğinin peşindeydi. Üniversite mezunuydu. Kendi alanında iş bulamayınca @Trendyol Go’da motokurye olarak çalışmaya başladı.
23 Kasım akşamı, kendi şeridinde ilerlerken bir aracın çarpmasıyla 12,5 metre sürüklendi ve yaşamını yitirdi. Bilirkişi raporunda sürücünün asli kusurlu olduğu tespit edildi. Tanık ifadeleri; hız yaptığını, sinyal vermediğini ve çarptıktan sonra durmadığını ortaya koydu.
Daha da acısı, direksiyon başındaki kişi bir acil servis doktoruydu. Hayat kurtarması gereken biri, yerde yaşam mücadelesi veren Murat Can’a müdahale etmedi!
Sadece 12 saat gözaltında kaldı. Serbest bırakıldı. Ve bugün hala hayatına da görevine de hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor.
Bir tarafta 25 yaşında toprağa verilen bir genç, diğer tarafta asli kusurlu olduğu belirlenen failin özgürlüğü…
Lütfen bu paylaşımı yayarak Murat Can’ın sesinin daha fazla insana ulaşmasına destek olur musunuz?
#MuratCanPekeroğluİçinAdalet
#muratcanasesol
Sarı poşetten rahatsız olması gerekenler onunla ilgili geçmişi olanlardır. Yani, emperyal efendilerinin emriyle Türk Devletine baş kaldırıp Türk Askerine kurşun atıp geberen teröristler ile birlikte olanlardır. Başka kimsenin alınmasına gerek yoktur.
🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Ankara güven parkta, er gaziler eyleminde. Rahatsızlanıp hastaneye kaldırılan, ve vefaat eden. Bingöl 33 silahsız er olayında, sakatlanıp felç olan. Gazi Erdal Özdemir, memleketi Denizli'de Askeri törenle toprağa verildi..
Kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum...
Söylenecek çok şey var 😔😔🇹🇷🇹🇷
Bu yıl tespit edebildiğimiz 51. çocuk işçi ölümü..
Eren Gündoğdu..
15 yaşında, elektrikçide çalışan MESEM'li stajyer öğrenci/işçi..
Tekirdağ Çerkezköy'de bir inşaatta kablo çekerken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti..
#ÇocukİşçiliğiİleMücadeleye
Hakkını arayan gaziler polis müdahalesiyle karşılaşıyor; onlara destek olmak isteyen İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve danışmanı darbediliyor. Türkoğlu kalp spazmı geçirerek hastaneye kaldırılıyor.
Bu görüntüler sıradanlaştırılamaz!
Gazisine reva görülen de milletvekiline uygulanan şiddet de kabul edilemez.
Açılım süreci, şimdiye kadar siyaset sahnesinde pek rastlanmayan nitelikte, bir yeni örgütlenmeye meşruiyet kazandırmıştır.
Saiki ne olursa olsun sonuç budur. Terör örgütü olarak tanınan bu örgütün silahlarını terk ederek sivilleşmesi öngörülmekte ve bu olgunun da Türkiye’ye barış ve huzur getirmesi umulmaktadır.
Bu konuda İktidar ve Ana Muhalefet arasında hiçbir uyuşmazlık yoktur.
Bu noktada İktidar tarafından Öcalan’ın, PKK'yı desteklemeyenler dâhil, tüm Kürtlerin temsilciliğine tayini, sürecin gelişmesini onun insiyatifine bırakmaktadır.
Türkiye siyasetinde tayin edici rol verilen PKK'nın, disiplinli militanları bu siyaseti uygulamakla görevlendirilerek peyderpey siyaset sahnesine salıverilmektedir.
PKK, kendisine meşruiyet verilerek devlet himayesinde elde ettiği bu konumu, sadece devlet tekelinde bulunması gereken şiddet kullanarak elde etmiştir. Bunun da bilincindedir. İstediklerini elde edemezse tekrar şiddete başvurmayacağının güvencesi yoktur. Bu konuda hazırlıklı kalması çıkarınadır.
İnançlı ve amaçlarına ulaşmak için bütün bir aileyi katletmekten dahi çekinmeyen PKK’nın, Kürt asıllı vatandaşlarımızın yoğun bulunduğu yerlerde yapılacak seçimlerde, onları temsil edecek belediye başkanlarını, milletvekillerini tayin edeceği aşikâr hâle gelmektedir.
Ve bunu devletten aldıkları meşruiyete dayanarak yapacaklardır. Herkesin ağzından düşürmediği demokratikleşme eşit vatandaşlıktan kast edilen budur.
Devletin bekasına karşı en tehlikeli oluşum; halkın, PKK'nın devletten daha güçlü olduğuna inanmakta oluşudur.
Bu kanıyı güçlendiren son olay 1984 ayaklanmasının yıldönümünün havai fişeklerle kutlanması karşısında hiç tepki gösterilmemesi / gösterilememesidir.
Her masum sözden hakaret anlamı çıkararak hemen dava açan savcılarımızın, bu konudaki körlük ve sağırlığı bir tıp mucizesidir.
Türkiye etnik çeşitliliğe sahip bir imparatorluğun varisidir. Ancak Cumhuriyet, kökenine bakılmadan her çağdaş devlet gibi, eşit vatandaşlık temelinde kurulmuştur. Bu ilkenin uygulanıp uygulanmadığı geçmişteki ve mevcut yönetim yapısına bakılarak kolayca doğrulanabilir.
Ancak vatandaşın da devlete sahip çıkma, toplum güvenliği ve refahı için kendi seçtiği hükümet tarafından yönetilen devlete itaat etme mecburiyeti vardır. Her devlet kendine karşı çıkanı tedip etme hakkına sahiptir.
Aynı zamanda bununla görevlidir.
Herhangi bir siyasi veya idari düzenleme, Türk vatandaşlığının benimsenmesi temelinde olabilir. Hâlbuki vatandaş çoğunluğu ben Türk'üm demeyi gerekli görmediği hâlde PKK propagandasına kapılan vatandaşlar, kendilerini, metroda bile ben Kürdüm diye bağırmaya mecbur hissetmektedirler.
Her partinin, özellikle de iktidar partilerinin küçük hesapları, Türk siyasetinin yönlendirilmesini Öcalan ve emrindeki DEM’e emanet etmiştir.
Onlar gayet açık konuşmaktadırlar. Bu sürecin bir al-ver olduğunu, silah bırakmanın kamuoyuna takdim edildiği gibi bir teslimiyet olmadığını ifade etmektedirler. Yani PKK ve devlet eşit muhataptır.
Amaç bellidir. Türkiye’yi çalmaktır. Yönetimi ele geçirilen demokratik Türkiye, diğer Kürt toplumlarını da birleştiren, İsrail’in, ABD’nin, Avrupan’nın, hatta Rusya’nın stratejik ortağı olacak bir Büyük Kürdistan Devletinin gönüllü ve müşfik ebeliğini yapacaktır.
Çerçeve kanunu bu sürecin ilk aşamasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin sonunu getirecek bu süreç önlenemez mi?
Eğer bunu istemeyen ve siyasi partilerce temsil edilmesi gereken halk iradesi, temsil imkânına kavuşursa önlenir. O da iktidar ortakları içinde dahi bu sürece karşı olanlar, muhalefet rolünü oynamakta olan siyasi partiler, gittikçe örgütlenen toplum, tek sesle yeter derse!
Biraz bilinç. Biraz öngörü, biraz cesaret!
Dün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Bölünmez bütünlüğüne kasteden ölmüş teröristlerin yardakçılarının düzenlediği taziye tiyatrosunu izlediniz.
Videoda ise ülke bölünmesin diye bu teröristlerle savaşırken uzuvlarını kaybeden gazilerimiz var.
Yoksa apo denen bebek katili bizi mi çerçeveledi?
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu:
“Dünyanın hiçbir yerinde şehit ailesine ve gazilere bu şekilde bir muamele görülmemiştir.
Türkiye’de bu da yapılmaz denilen her şey yapıldı.
Bir gün polis ablukası altında kalacağımızı söyleseler rüyamızda görsek inanmazdık.
Bizi polisle karşı karşıya getirdiler.”
⚠️ Hakkında “Vurun, indirin!” talimatı verildiği iddia edilen eski MHP Meclis Grup Danışmanı Oğuzhan Güngör’ün, Bahçeli’nin Apo çağrısı ve MHP’ye ilişkin geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklama yeniden gündemde.
🗣️Oğuzhan Güngör: “‘Devlet aklı’ dediler; devlet kavramını yerle yeksan ettiler.
‘Başımızı öne eğecek bir hareket yapmadı bu lider’ diyorlar.
Daha ne yapabilir? Daha ne söylerse yüzünüz kızaracak?”
•Güngör’e ölüm tehditleri sebebiyle yakın koruma tahsis edilmesi, durumun “ikinci Sinan Ateş vakasına dönüşebileceği” yönünde yorumlara neden oldu.
“Nerde eski komutanlarımız? Hani arkamızda kimseyi bırakmayacaktık?”
☝🏻Bu söz, GERÇEK BİR KOMUTANA yeter de artar bile!!
Tüm Ankara’lıları Kurtuluş Parkı’na bekliyoruz. LANET OLSUN🤬
#GazileriminYanındayım https://t.co/zlK03D9VTE