TERÖRİSTLER DEVLETİN PARÇASI OLUR MU?
Abdullah Öcalan’a ait olduğu ileri sürülen sızdırılmış İmralı görüşme notlarında üç cümle özellikle dikkat çekiyor:
“Eskiden bağımsızlıkçıydık, şimdi Cumhuriyet’e katılacağız.”
“Anayasada yerimizi alacağız.”
Ve en çarpıcısı:
“Şimdi devlet bize terörist gözüyle baksa da yarın en az MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız.”
Bu sözlerin ortaya koyduğu siyasi model ile hemen yanı başımızda, Suriye’de yaşananlar arasındaki benzerlik dikkat çekici.
“Bağımsızlıkçıydık, Cumhuriyet’e katılacağız”
Suriye’de YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu SDG artık bağımsız bir askerî güç değil. 25 Ağustos 2026’da SDG’nin feshedildiği ve Suriye devlet yapısına entegrasyonunun tamamlandığı açıklandı.
Ancak “tasfiye” burada eski kadroların bütünüyle ortadan kaldırılması anlamına gelmedi.
SDG/YPG'liler Suriye ordusuna alındı. Bölgedeki SDG kökenli birlikler yeni askerî yapı içerisine yerleştirildi. YPG’nin önemli askerî isimlerinden Sipan Hamo, Suriye Savunma Bakan Yardımcısı oldu.
Yani dün devlete karşı veya devletten bağımsız silahlı güç olan kadroların bir bölümü bugün devletin askerî sisteminin parçası.
Öcalan’a atfedilen “Cumhuriyet’e katılacağız” ifadesiyle Suriye’deki bu dönüşümün mantığı arasında dikkat çekici bir benzerlik var.
Suriye’de SDG/YPG’nin Suriye devletine entegrasyonu çoğu zaman “YPG tasfiye edildi” şeklinde anlatılıyor. Ancak sahadaki model, klasik bir silahsızlandırma ve dağıtma sürecinden farklı.
Eski SDG/YPG personelinin önemli bölümü birbirinden koparılarak ülkenin farklı birliklerine dağıtılmadı. Haseke, Kamışlı, Derik ve Kobani ekseninde dört bölgesel tugay oluşturuldu. Daha önemlisi, eski YPG/SDG komuta kadrosundan isimler yeni devlet sisteminde üst düzey görevler aldı. YPG’nin önemli askerî yöneticilerinden Sipan Hamo, Suriye Savunma Bakan Yardımcılığına getirilirken; SDG komuta kademesinden Çiya Kobani, 60. Tümen Komutan Yardımcısı oldu.
Benzer bir süreç iç güvenlikte de yaşanıyor. Rojava’nın polis ve güvenlik yapılanması olan Asayiş tamamen yok edilmiyor; personelinin önemli bölümü Suriye İçişleri Bakanlığı sistemine geçirilerek yine kuzeydoğudaki yerel güvenlik yapısında değerlendiriliyor.
Bu nedenle ortaya çıkan model, Türkiye veya Fransa’nın mevcut üniter devlet düzeninden farklıdır.
Türkiye’de Diyarbakır, Van veya Hakkâri’ye ait ayrı bir bölgesel askerî güç bulunmaz. Aynı şekilde Fransa’da Korsika’ya ait, geçmişte merkezi devlete karşı savaşmış kadrolardan oluşturulmuş özel askerî tugaylar yoktur. Polis ve ordu doğrudan merkezi devletin genel güvenlik sisteminin parçalarıdır.
Suriye’deki modeli Türkiye’ye uyarlarsak fark daha kolay görülür:
PKK’nın feshedildiğini; fakat eski mensuplarından Diyarbakır, Van, Şırnak ve Hakkâri merkezli dört TSK tugayı oluşturulduğunu düşünelim. Eski üst düzey bir PKK komutanının Doğu ve Güneydoğu’dan sorumlu Millî Savunma Bakan Yardımcısı, bir diğerinin ise bölgede tümen veya kolordu komutan yardımcısı olduğunu varsayalım. Ayrıca örgütün eski yerel güvenlik kadrolarından binlerce kişinin Emniyet veya Jandarma bünyesine alınarak yine aynı bölgede görev yaptığını düşünelim.
Böyle bir durumda “PKK’nın eski askerî ve güvenlik kapasitesi tamamen ortadan kaldırıldı” demek mümkün olur muydu?
Fransa için de aynı analoji kurulabilir: Korsikalı silahlı bir örgüt dağıtılıyor; fakat savaşçıları Korsika merkezli Fransız ordusu tugaylarına dönüştürülüyor, eski komutanları Savunma Bakanlığı ve ordu yönetimine giriyor, eski güvenlik kadroları da Fransız İçişleri Bakanlığı bünyesinde Korsika’da görev yapmaya devam ediyor.
İşte Suriye’de yaşanan süreci en doğru anlatan ayrım budur.
Üstelik YPG, Suriye'de Kürtçe'yi "Ulusal Dil" statüsüne aldırmış, matematik kimya fizik gibi derslerin de Millş Eğitim bünyesinde Kürtçe verilmesini kanuna koydurmuştur.
Bu aslında zihni olarak bölünmedir.
Kürtler kendi bölgelerinde polis.
Kendi bölgelerinde asker.
Eğitim dilleri farklı.
Ama Suriye hepimizin diyor. YPG'nin modeli bu.
Baalcılar, frekans kullanan kara büyücüler, kötücül güçler 12 Eylül’de İstanbul’da konser adı altında ritüel ayin yapacak!
Sadece performanslarına değil, Anyma/Aeden’e yapılan yerli yabancı yorumları okuyun! Bu sapkınların Fatih’in mirası İstanbul’a girişine izin verilemez!
Otizm on bin çocukta bir başlayıp on sekiz çocuktan birine yükselmişken,
Dünyada ve de Tr de aşı yan etkilerini sorgulamak yasak. Aşıdan kaçmak vatan hainliği!
Kanıta ihtiyacımız yok, otoritemiz kanıttır diyorlar.
Kral çıplak...
Medya satılmış.
Kibir bir alçaklık türüdür...
Dünyanın aşırı kalabalık olduğunu, bunun mutlaka azaltılması gerektiğini savunan "herifler", çıkmış utanmadan sizi hastalıklardan koruyacak, hayatınızı kurtaracak aşılardan bahsediyor, aşı dayatıyorlar.
Nesine inanacaksın bu güruhun?
Orta vadede büyük metropollerde işsizlik dahada artacak,nüfus tersine göç ile azalacak.Bu gelişme buralarda gayrimenkul fiyatlarını ve kiraları reel olarak düşürecek.
Orta -küçük ilçelere ve köylere yönelin kendi başınıza iş geliştirin maaşlı işlere ve emekli maaşına güvenmeyin!
Hollandalı çiftçiler her gün sokağa dökülüyor, TİRAN rejimi çökünceye kadar mücadelerine devam edecekler.
Çünkü Onlar biliyor, yeni dünya düzeninde topraksız, sağlıksız, yapay ürün dayatmalarını.
Yarınlar için ATA TOHUMU TOPLAYINIZ.
#XAUUSD
🔴 Fransız Arşivlerinden!
🔴 İngiliz ve Fransız İşgali Görüntüleri | İstanbul 1918-1919
🔴 Geldikleri Gibi Giderler !
Yıllarca Fransız devlet arşivlerinde tozlu raflarda bekleyen, İstanbul'un işgaline dair en net ve sarsıcı görüntülerle tarihin karanlık sayfalarını aralıyoruz.
13 Kasım 1918'den başlayarak, payitahtın kalbine saplanan o hançeri,
General d'Esperey'in küstahça kibrini,
Ve Atatürk'ün "Geldikleri gibi giderler!" sözündeki o büyük imanı bu belgeselde iliklerinize kadar hissedeceksiniz.
Bu belgeselde;
İşgal donanmasının Boğaz'a girdiği o kara sabahı,
Fransız Generalin Fatih Sultan Mehmet'i taklit ederek beyaz at üzerinde şehre girişindeki kibri,
İşgalciler Beyoğlu'nda kutlama yaparken, arka sokaklarda Türk halkının çektiği açlık ve evlat acısını,
Fransız bayramı adı altında kutlanan "İstanbul'un yeniden fethi" ikiyüzlülüğünü,
Ve tüm bu karanlığı dağıtan o kutsal direniş ruhunu adım adım izleyeceksiniz.
🇫🇷 Meanwhile in France
Like America - now France is having hundreds of thousands of Male Tiger Mosquitoes dropped over Toulouse Montpelier and Lyon.
You just know Bill Gates is funding this
Eylem ile söylem bir değildir. bu toprakları 3 kıtaya biz hakim olduk. adaleti hoş görüyü sağladık kimsenin burnunu kanatmadık . israil'in unuttuğu bir şey var.
Türk çıldırırsa bu iş 3. dünya savaşının ötesine geçer .
İsrail kaşınıyor ve bu bölgede israili yok edecek tarihten silecek bir tane devlet var o da TÜRKLERDİR TÜRKİYE VE TÜRK DEVLETLERİDİR bölgede sadece Türkiye yok..! 6 tane Türk kardeş devletleri var
Türkiye son ana kadar bekler hazırlığını yapar , uyarılarını yapar bekler, bekler ve sonunda bir tane tokat atar ve o tokat'ın sesi dünyanın öbür ucundan duyulur.
@Israel_katz@netanyahu daha israilin içinde ne kadar TÜRK var, onu bile bilmiyor😎 nerden vurulacağını bile bilmiyor ..o kadar cahil . senin KABALA'NI burda biz biliyorsak Türk devlet derinleri senin giydiğin kilodun markasını bile biliyor KURAN-I KERİME göre sonunuz geldi ve bu sonu TÜRKLERİN YAPACAĞINI DA BİLİYORSUNUZ.😎Türkler ,,,,KATZ, BEN GİVR, NETENYAHU gibi teröristleri dikkate bile almaz, cevap vermez. bekler, bekler
SON TOKATI ATACAĞI ZAMANI BEKLER.
sonra bir daha dünya'da Jewish ismini dünyada kimse duyamaz. Türk ordusuyla ve Türk milletiyle dünyada savaşabilecek bir tane ordu yok....! buna amerikada dahil.bizde askerlik vatan sevgisi parayla yapılmaz bizde cephede ölmek cennete gitmek demektir. çünkü milleti ordu olan,dünyada başka bir devlet yok..! Türk devletlerinin toplam nüfusu 400 milyon civarıdır ve bunların tamamı askerdir .
biz kudüse yürümeye başladığımızda ne dediğimizi bütün dünya görecek...
biraz sabredin dostlar..AZ KALDI😎
Anyma 12 Eylül'de İstanbul'a geliyor. Bunlar büyü yapacak. Büyü sadece doğaüstü güçlerle yapılan bir şey değildir. Bazen binlerce insanın aynı anda aynı sese, aynı ışığa ve aynı duyguya teslim olmasıdır. Müzik ritüele, sahne mabede, kalabalık tek bir zihne dönüşür. Fakat asıl büyü sahnede yapılmayacak. İnsanların birkaç saatliğine kim olduklarını unutup başka bir bilincin içine girmelerinde olacak. Anyma'nın sanatı zaten insanla makine, doğumla ölüm, yıkımla yeniden doğuş arasındaki sınırı eritiyor. 12 Eylül gecesi İstanbul'da anlatılacak hikaye de bu. Eski beden parçalanacak, eski dünya çökecek ve harabelerin arasından başka biri çıkacak. Bunların konserinden uzak durun.
The ROTHSCHILDS have just begun to lose control of the weather.
For 47 years, they have controlled the skies through a network of 22 weather modification stations that could direct hurricanes, droughts, floods, and earthquakes, on demand, to any place on Earth.
The program was called "THRONE CLIMATE" and was funded by a labyrinth of NGOs, carbon credit systems, and "green energy" foundations, all connected to the same family office in Geneva that has controlled European banks since 1815. A few days ago, the last station was disconnected, seized in a military operation involving 6 nations that have never publicly acknowledged working together. The weather is no longer a weapon. For the first time since 1979, the skies belong to no one. Every "natural disaster" of the last 47 years had a signature, a digital fingerprint embedded in the ionosphere that preceded it. HAARP researchers have detected it for decades. They were ridiculed, but they were right about everything: Hurricane Katrina: frequency trace detected 72 hours before impact; The 2010 Haiti earthquake has the same frequency signature, originating from a station in Venezuela; The 2011 earthquake, signature attributed to a flagless ship operating in the Pacific. The ship's registration, obtained via "QFS maritime tracking," belongs to a company conveniently located in the Cayman Islands. The company's sole director: a family trust of the Rothschild family.
They didn't predict disasters, they ordered them. Why control the weather? Because the weather controls everything. Food prices, insurance markets, government stability, migration systems, election outcomes. They didn't need an army. They didn't need murders. They needed rain or drought in the right place at the right time. $4.2 trillion in "natural disaster" damages since 1979. Betting on the destruction they created. Harvesting the suffering they caused. For the first time in half a century, the rain will fall where it should fall.
FOLLOW ME, THE NEXT DROP WILL BE SHOCKING.
Küresel Medya Bunları Göstermiyor
Brüksel
Hollandalı ve Belçika lı Çiftciler
AB ve DEF in Istedigi Kanunlara
Karşı ÇIKIYOR
Çiftci yoksa Yiyecek Bir Şeyiniz Olmaz
Bill Gates şimdi “CANAVARIN İZNİ” mRNA implantlarının tarihteki ilk yaratılışını finanse etti VE yapay zeka tasarımı sentetik virüsler.
Mikroiğne yama implantları, biyolojik aşı pasaportu olarak işlev görecek şekilde tasarlanmış kalıcı kuantum nokta QR KODLARI yerleştiriyor.
Sentetik virüsler, yapay zeka dil modelleri kullanılarak talep üzerine üretiliyor.
Şimdi, sentetik bir plandemi serbest bırakma yeteneğine sahiplerken, insanları toplumda yer alma koşulu olarak izni ve mRNA’yı kabul etmeye zorluyorlar.
Bu planlar derhal KAPATILMALI.
İstanbul ve çevresinde konut fiyatlarında büyük düşüş devam ediyor. 2 yıl içinde konutlardaki durum daha da VAHİM bir hal alacak..
4 sene önce defalarca, Durmadan uyardık anlattık
'''EVİN ARABANIN ANAHTARINI UZATACAKLAR ALLAH RIZASI İÇİN YOK PARAYA AL ŞU MÜLKÜ KURTAR BİZİ '' Diyecekler
bu günkü konuttaki çöküşün başlangıç tablosuna baktığımızda, Haklı çıktık değil mi ? daha bu başlangıç......bunun bir de finali var
''MÜLKTEN UZAK DURUN'' diye defalarca anlattık
⚠️AMANNN DİKKAT⚠️şimdi bu düşüşler dibi görecek bunun için dibi görmeden kolları sıvadılar,
''O EVİM- BU EVİM- ÖBÜR EVİM - BAŞKA EVİM '' diye POMPALAMAYA BAŞLADILAR
AMAN DİKKAT...! oyuna gelmeyin canınız yanmasın
manüpilasyona dikkat edin paranızı ALTINDA tutun ve bekleyin, bekleyin. son gülen siz olacaksınız...!
unutmayın...! SON GÜLEN İYİ GÜLER
SİZLER,GERÇEKLER TV AİLESİNİN YANILDIĞINI NE ZAMAN GÖRDÜNÜZ.?
Konuttan aman uzak durun ve bekleyin
Faizlerin patlak olduğu dövizin altının çıktığı bir ortamda konuta girenin canı yanar ...!
yayabildiğiniz kadar bu twiti yayın kimsenin canı yanmasın herkes nakitte altında dursun ve dikkatli olsun
UYAN EY MİLLETİM,,
BU ZEHİRLER DOGADA KAYBOLMUYOR,ZEYİRLEMEYE DEVAM EDİYOR,,
Zirai ilaç adı altında meşrulaştırılan bu zehirler, toprağımızın ve geleceğimizin sessiz katilidir. Eskiden bir elin parmağını geçmeyen pestisit satıcılarının bugün neredeyse eczanelerle yarışacak