Yeterince aşağılanmadıklarını düşünen bir grup incel bu tartışmayı esir almaya çalışıyor ancak aşağıdaki gerçeği anlamamaları tamamen kendi gerizekalılıklarından kaynaklanıyor.
Boşanma davalarının neredeyse tamamındaki hikaye bu; koca çalışmaya izin vermiyor, çocuk doğunca kadın hepten eve kapanıyor, aldatılıyor, şiddet görüyor. Kadın cinayetlerinin %60’ından fazlası eşler tarafından işleniyor. Geriye kalanlar da sevgililer ve tanıdık aile bireyleri tarafından işleniyor.
10 günlük, 1 aylık ya da 1 yıllık bir evlilik diye bir şey yok. Anlaşmalı ya da çekişmeli boşanma var. Çekişmeli boşanma davası minimum 2 yıl sürüyor. Bu esnada evliliğin sorumluluğu tüm eşleri bağlıyor. Evliliğin fiilen bitmesi bir şeyi değiştirmiyor. Bu tür bir davada onlarca tanık dinlenebiliyor. Hiçbir şey de gizli kalmıyor.
Şayet kadın yoksulluğa düşecekse de çok komik bir miktara hükmediliyor. Genel hane geliri zaten ortada, bu gelirden geçinmeye yeter kısmı düşüldükten sonra belli bir oranda nafaka bağlanıyor. Yani bir çift ayakkabı parasıyla dini nikah kıyıp gününü gün eden kadınlar yok. Sağlıksız bir fantezi dünyasına sahip olmak ciddi bir tedavi gerektiriyor.
Eğer eşler anlaşarak boşanıyorsa ve iki taraf da nafaka ödemeden/ödememeden razıysa size ne oluyor?
Çiftlerin çocukları varsa bu çocukların masrafları ebeveynler arasında bölüşülüyor, bunun adı da iştirak nafakası. Eski eşe verilen bir şey değil.
En çok tekrarlayan örnekler, en genel durumlar belli;
-Kadın eğitimli, evlilik öncesi çalışıyor, evlilikte de çalışmaya devam ediyor. Şiddet ya da sadakatsizlik nedeniyle boşanılıyor. Nafaka yok.
-Kadın eğitimli, evlilik öncesi çalışıyor ya da çalışmıyor. Elinde mesleği var. Evlilik süresince eşi çalışmasını istemiyor. Bu durumda;
• Şayet evlilik kısa sürdüyse kadın çalışma hayatına dönebiliyor, nafaka da kesiliyor.
• Şayet evlilik 5 seneden uzun sürdüyse kimse uzun süre çalışmamış ve belli bir yaşa gelmiş bir işçiyi işe almıyor, nafaka şartı ortaya çıkıyor.
-Kadın eğitimsiz, yıllarca saçını süpürge etmiş. Adam kadını dövüyor, aldatıyor; hane gelirini savuruyor. Kadın iş güç sahibi değil. Mesleği yok. Erkek burada kabahatlerinin sorumluluğunu alıp nafaka ödüyor. Diğer türlüsü bir insanın hayatını mahvedip, bir ton kabahat işlemiş, bir de ödüllendirilsin mi? Boşanma davalarındaki en genel senaryo da bu.
Özetle; kimsenin 3 gün evli kalıp 60 yıl boyunca bir servet ödediği yok. Herkesin geliri belli, olmayan para kimseye zaten verilemez. Çocuk nafakası da bambaşka bir şey.
Allah kadınların yardımcısı olsun. Bu hasta ruhlu insanların etrafındakilere de sabır versin.
Yeşil soğanlar
Dev domatesler
Yeşillikler tezgahlarda yerini aldı ise.
Zeytinyağımız ve bandıracak ekmeğimiz mevcutsa bu kahvaltıda zeytin salatası yapıyoruz.
Kırma zeytinimiz yok ya da bunun çekirdeğini kim çıkaracak diyorsan 👇👇👇
Okan Bey yani eleştirinizde haklı taraflar var ama işin doğrusu, onların ve sizin aranızda pek de bir fark yok gibi geliyor bana. Ahlaki çöküş/sosyal çürüme düzeyinde çıkarımlar olmuş.
Siz de kendi döneminizde kültür endüstrisinin, televizyon şöhretinin ve tüketim toplumunun içinden konuşan bir figürdünüz (hâlâ da öylesiniz).
Mecra olarak eskiden televizyon stüdyoları daha egemendi, şimdiyse TikTok/Instagram var; eskiden reytinge endeksliydiniz, şimdi de etkileşim var; eskiden yapımcı ve kanal faktörü daha baskındı, şimdiyse algoritma başı çekiyor.
Sanatı metalaştıran o tüketim/oburluk mantığı hiç yok olmadı, sadece form değiştirdi. Fenomenler de özünde kendi dönemindeki televizyon şöhretinin platform kapitalizmi içindeki yeni versiyonu diyebiliriz.
Arnavutluk halkı Trump yağmasına karşı ayakta: Arnavutluk Satılık Değildir
Ivanka Trump ve eşi Jared Kushner'la bağlantılı bir yatırım şirketinin, Arnavutluk açıklarındaki el değmemiş Sazan Adası'nı lüks tatil beldesi yapmak için harekete geçmesine karşı Arnavutluk halkı sokağa çıktı.
Protestoların 5. gününde geri adım atmayan halka polis saldırısı devam ediyor.
Politik sinemanın eşsiz başyapıtı “Ben Küba’yım” tek gösterimiyle İstanbul ve Ankara’da!
Martin Scorsese, Francis Ford Coppola ve daha birçok usta ismin “sinema mucizesi” olarak tanımladığı bu filme beyaz perdede tanık olacak olmak eşsiz bir fırsat.
🎟️: https://t.co/86T9QDjI7O
Evet.
- İstihdam oranı son 34 ayın en düşük seviyesine indi.
- Enflasyon %30'un üzerinde kalmış durumda; son 6 aydır düşüş trendinde değil.
- Büyüme %2,5 ile son 30 yılın ortalama büyümesinin (%4,7) çok altında.
- 2026 Ç1'de imalat sanayi geçen yıla göre %1,4 küçüldü.
- 2026 Ç1'de ihracat geçen yıla göre %12,7 daraldı.
- Mayıs ayının reel asgari ücreti, İTO enflasyonuna göre geçen Mayıs'a kıyasla %7,1 azalmış. Bu, son dört Mayıs'ın en düşük seviyesi; üstelik ufukta bir ara zam da görünmüyor. Böyle bir tartışma da öne çıkmıyor.
Ama bütün bunlar gündemde ön sıralara çıkamıyor, çünkü iktidar CHP'nin yönetimine çökmüş durumda. Çok partili demokrasinin sonuna gelinmesi veya göstermelik hale gelmesi tehdidiyle karşı karşıyayız.
@ff150rptr20 Babandır beleşçi embesil herif, hayatım boyunca çalıştım ben evlenmeye de hiç niyetim yok. Bizim derdiğimiz çalıştırılmayan ve eziyet gördüğü evliliğe mahkum edilen yoksul kadınların hakları ama anlama ihtimaliniz yok çünkü aptal, cahil ve kötüsünüz.
Arkadaş, hukuk diplomamın kağıdı sarardı, avukatlık ruhsatımı imzalayan baro başkanı üstad rahmetli oldu.30 yıldır uygulamanın içindeyim. Kim şu 10 gün evli kalıp ömür boyu nafaka alan hala görmedim, bilmiyorum adı ney.Çağdaş Türk mitolojisinin kurgusal karakteri. Kanatlı at gib
Nafaka konusunu cidden anlatamıyoruz . NAFAKA bu ülkede okumuşundan hiçbir şekilde okumayanına kadar toplu algı ile bu noktalara gelmiş bir konu. Daha önce de dedik. 2 tane nafaka var, biri “yoksulluk” diğeri “iştirak”. İştirak nafakasında ortak çocuğun giderlerine “iştirak” ediyorsunuz. Yoksulluk nafakası ise evliliğin sona ermesi ile yoksulluğa düşecek “TARAFA VERİLİR” yani cinsiyetinizle alakası yok. Toplumda kadının çalışma oranı erkeğe nazaran düşük olduğundan ağırlıklı olarak kadın lehine hükmedilen bir nafaka türü haline gelmiş.
Bu nafaka türünün erkeğin kullandırılması ile bir alakası yok. Son olarak ; Cem Yılmaz oğluna ödediği nafakayı gündeme getiriyor. Oğluna ÖDEDİĞİ PARA ZORUNA GİDİYOR. BUNU ESKİ EŞİNE ÖDÜYORMUŞ GİBİ BİR ALGI YAPIYOR. Acun Ilıcalı’nın Şeyma Subaşı’na sırf mahkeme öyle karar veriyor diye nafaka ödediğini düşünmeniz çok komik. Ki şeyma subaşı evlilik yaptı. Nafaka yok, varsa da bu muhtemelen Acun’un çocuğunun eşine ödemeyi tercih ettiği bir para.
İşin özü; mağdur olanlar ya çocuğuna verdiği parayı abartıyor ya da açık ve net yalan konuşuyor.
Cinselliğin tabulaştırılmadığı bir toplumda kadın ve erkek daha sağlıklı beklentilerle ilişkiler kurabilir çünkü deneyerek, öğrenerek ilişki pratikleri inşa ederler ve daha önemlisi ilişki normalleşir, evliliği bir büyük final olarak değil hayatın normal akışı olarak görebilirler
Kadınlardan beklentilerini düşürmelerini ve beyaz atlı prens aramamalarını istemeden önce cinselliklerine el koyup evlenecekleri erkeğe saklatan kültüre karşı çıkmanız gerekiyor, bekareti bir hazine gibi saklatırsanız onlar da hazinelerini sadece prense vermek isterler.