O kadar önemli ki
Çünkü doğru beslenmenin yerini tutabilen destek bir tedavi de yoktur.
“Kanser hastası kemoterapi ünitesinden çıktığı an muazzam bir yalnızlığın içine düşüyor, internetteki bilgi kirliliği ve ‘mucize kür’vaatleriyle baş başa kalıyor”
@Dilsat_Bas@mesudedemirr
https://t.co/XD2fnRghzZ
Beslenme durumunun değerlendirilmesi ve takibi kanser tedavi süreçlerini etkileyen ve gün geçtikçe önemi hakkında daha çok konuşulan bir konu oldu. Onkoloji diyetisyeni olarak ASCO 2026 da ortaya konan son veriler beslenme tedavinin parçası‼️diyor biz de çalışmaya devam ediyoruz
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Türkiye uzun süredir, ''politik yas'' içinde!
Politik yas kavramı, ilk anda kulağa tuhaf gelse de aslında yaşadığımız gerçekliği tanımlıyor. Politik yas, bir toplumun, siyasi nedenlerle karşılaştığı kayıplar sonucunda yaşadığı ortak kederi açıklıyor. Bu kayıp, somut bir insanın kaybı olabileceği gibi (örneğin bir suikast, katliam gibi), soyut değerlerin ya da hakların kaybı da olabilir (özgürlüklerin kısıtlanması, adaletin yitirilmesi, demokratik değerlerin çiğnenmesi gibi). Bu durum toplumun bir kesimi için adalet duygusunun ölümüdür ve bu, gerçek bir yas tepkisini harekete geçirir. #DarcyHarris politik yası “insanların iktidar sahiplerinin kararları ve eylemleri sonucunda yaşadığı doğrudan kayıplara verilen duygusal tepki” olarak tanımlıyor. Politik düzlemde meydana gelen kayıplar, kişinin sadece kişisel dünyasını değil, içinde yaşadığı toplumsal sözleşmeyi de zedeliyor. Hukukun üstünlüğüne olan inancını yitiren biri, içinde yaşadığı toplumun adil ve güvenli bir yer olduğu inancını da kaybediyor. Demem o ki; hem bireysel hem de kolektif bir yastayız...
Eşimle birlikte yaptığımız İstanbul'u turlayalım gezilerinden birinde uğradığımız Yerebatan Sarnıcı'nı, orada yaratılan şahane müze- eser bağlantısını görünce "kim bu işin mimarı?" diye araştırırken ismine rastladım. Vakıflar müdürlüğünde Kadir Topbaş döneminde de sürekli proje yapan ama projeleri hep sümen altı edilen bir bürokrat olduğunu öğrendim. Mahir Polat adlı bu bürokratı başkan olur olmaz keşfeden ve onu çağırıp "İstanbul Miras" projesinin başına geçirenin İstanbul'un rekor oylarlar seçilen belediye başkanı @ekrem_imamoglu olduğunu okudum sonra. Liyakatın doğruluğundan kuşkum yoktu. Mahir bey "İstanbul Miras'ın başında İstanbul'un unutulmuş köşelerindeki türbe, cami, çeşme ne varsa ortaya çıkarmış ve osmanlı eserlerini restore ederek şehrin dört bir yanında ata yadigarı eserlerle buluşmamızı sağlamıştı. Sonra Fatih belediye başkanlığına aday olduğunu öğrenince bir "hayırlı olsun" twiti yazdım. Nazik bir cevap yazdı hemen. "Seçimden sonra benim sokaklarında büyüdüğüm Balat, Fener ve Çarşamba'da oturup bir kahve içecektik. Olmadı seçimi çok küçük bir farkla kaybetti. Hem üzüldüm hem sevindim. Çünkü "İstanbul Miras" projesinin tekrar başına geçecek "Osmanlı torunuyuz" diyenlerin unutup gittiği eserleri yeniden İstanbul'lularla buluşturacaktı. Öyle de oldu. İki ay önce kahve sözümüzü hatırlattım. "Başkanım kahvenin zamanı gelmedi mi?" dedim, "buluşalım elbette" gibi bir cevap verdi ama yazının tonunda bir sorun olduğu belliydi. Çok geçmeden ciddi kalp rahatsızlıkları yaşadığını öğrendik zaten. Stentler ameliyatlar derken bu gencecik parlak "devlet adamı" , üstün hizmet madalyası alması gerekirken İBB soruşturmalarının içine dahil edildi. Siyasetçilere kefil olunmaması gerektiğini bilecek kadar çok yaşadım ama @mhrpolat siyasetçiden öte biri benim için. Hakkındaki iddiaların hiçbirinin üstüne bir leke olarak yapışmayacağına inanıyorum. Ve zor cezaevi koşullarında ona daha fazla eziyet edilmemesini umuyorum. Yargılama sürsün elbet , kimsenin böyle bir ayrıcalık isteme hakkı yok ama yaşadığı çok ciddi sağlık problemleri nedeni ile tutuksuz yargılanabilir. Gerçi o dosyalara bakan hukukçular, gazeteciler tamamının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyor ama Mahir bey'in durumu gerçekten ciddi. Mahir Polat'ın serbest bırakılıp çok iyi bir hastanede tedavi edilmesi gerekiyor. İstanbul'un ona ihtiyacı var çünkü.
Zencilerin hayatını değiştiren büyük adam böyle bir olay sayesinde Dünya ile tanıştı.
Mahkeme günü geldiğinde ABD'nin, tüm zencilerin, beyazların ve siyasilerin gözü bu mahkemedeydi.
Rosa 14 Dolar para cezası aldı ama artık bu boykot engellenemezdi.
Tam 381 gün tek bir siyah bir daha otobüse binmedi, kilometrelerce yürüdüler ama hiç otobüse binmediler.
Otobüs firmaları battı, beyazlar da destek verdi bu boykota, birçok zenciyi kendi arabaları ile işe getirip götürdüler...
Ve
1956 yılında ABD Anayasa Mahkemesi, otobüslerde renk ayrımını kaldırdı, artık otobüste zenci - beyaz isteyen istediği yere oturacaktı, kimse kimseye yer vermeye mecbur değildi.
Ama BİR KADIN ile...
BİR KADİN ile başladı herşey...
Alıntı