Şuur ve Bilinç:
Bilincin doğasına dair fizik, nörobilim ve felsefeyi birleştirmeye çalışan oldukça iddialı bir yaklaşıma göre: “bilinç beynin ürünü değil, daha temel bir gerçeklik katmanı olabilir.” Bu görüşe göre evrenin en alt boyutunda madde, enerji ya da uzay-zaman değil; bilinç gibi bir “temel alan” bulunuyor. Uzay, zaman ve maddenin ise bu temel bilinç yapısından sonra ortaya çıkan türevler olduğu düşünülüyor.
Bu modelde bireysel zihinler, tek tek bağımsız oluşumlar olarak değil; daha büyük bir bütünsel bilinç alanının yerelleşmiş ifadeleri gibi ele alınıyor. Yani insan bilinci, okyanustan ayrılmış bir damla gibi değil; ‘okyanusun kendisinin geçici bir dalgalanması’ gibi düşünülüyor.
Bu anlayışa göre konu sadece felsefi bir yorum olmaktan çıkar ve fizik/nörobilim içinde sınanabilir bir çerçeveye taşınır. Buna göre, kuantum düzeyindeki etkileşimlerle bilinç arasında doğrudan bir ilişki olabilir. Beyin ise yalnızca bilgi işleyen bir sistem değil, daha temel bir gerçeklik alanıyla etkileşime giren bir yapı olarak görülür. Bu yaklaşım da, bilinci sadece nörolojik süreçlere indirgemekten ziyade; daha geniş bir gerçeklik içinde değerlendirir.
#bilinç #şuur
https://t.co/otgPphHGRM
Bence ilginç olan nokta şu:
Ben, Aslında yalnızca bilgisayar simülasyonundan değil, doğanın kendisinin de geçmişin bilgisini bugüne taşıyan bir “biyolojik simülasyon” gibi çalışabileceği fikrini dile getiriyorum.
Bu ifade bilimsel bir teori değil; ancak biyoloji, bilgi kuramı ve felsefenin kesiştiği noktada tartışılabilecek özgün bir düşünce olabilir.
Ne dersiniz?
🇬🇧
Perhaps simulation is not only something computers do.
Nature itself may carry the past into the present through a kind of biological simulation.
This is not a scientific theory, but a perspective worth exploring at the intersection of biology, information theory, and philosophy.
#brain #simulation #timeless
#beyin #simülasyon
Sevgi; İlim-Bilgi içerir.
Saygı ise Korku ile pozitif korelasyon gösterir.
Bize de sevgi baht olmuş olsun.
#sevgi̇#korku#ilim#saygı
🇬🇧
Love embodies knowledge.
Respect shows a positive correlation with fear.
May love be our destiny.
#love#fear#knowledge#respect
Odtü’ lü Zehra :
İnsandaki kuantum potansiyelin çekim gücü, taban olarak 120. günde anti çekim dalgasının açılması anlamına gelir. “Elestü bi Rabbiküm” ifadesi, bu bilginin insanda zaten mevcut olduğuna işaret eder. Bu bilgi insanı kendine çektiğinde, Rûh-u Sultânî açık olan bir beyin içinde bulunduğu toplumun anlayışına, diline ve kültürüne göre hakikati beyan edebilir.
Burada beyan, yalnızca konuşma-talking değil, (manifestation / expression of truth şeklinde düşünülebilir).
“Allemel Kur’ân” ifadesi, insanın kuantum potansiyelini Kur’an adı altında beyan etmesini ifade eder.
Fotonlar saniyede yaklaşık 300.000 km hızda; bir yönüyle maddeyi, diğer yönüyle ise mekânsızlığı temsil ederler. Evliyâullah’a göre aslında yalnızca melekî boyut vardır.
Mekân söz konusu olduğunda ise Sünnetullah devreye girer; bunun en basit ifadesi şeriattır.
İnsan DNA’sının da hem enerji hem madde yönü vardır, fotondaki gibi. “Nefahtü min rûhî” ifadesiyle, Big Bang’den kara deliklere kadar bütün potansiyel DNA’da mevcuttur.
“İnsanın Anka’dan başka kuş tanımam” sözü de bu hakikate işaret eder.
İlk devrim olan Âdem’de bu oluşların ortaya çıkışı gerçekleşmiştir. DNA bize şâkile ve amel olarak anlatılır. Ruh, DNA’ya tenezzül eder; Kadir anı ise bunun hissedildiği andır.
İnsan ise her an aslına rücû etmektedir. Hücresel yapısındaki bilgi sürekli değiştikçe fotonsal alanı da değişir. Kişiye özgü bu yapı bireysel fotonsal alan-ruhtur. Ancak bireysel ruh denmez; çünkü ruh tecezzi kabul etmez.
Kader değişir mi? Değişir. Resûlullah Efendimiz’in “Dua kaderi değiştirir.” sözü bu mekanizmaya işaret eder. İnsan bu sistem içinde sorumludur. Bu işleyişin tamamı kaza ve kader olarak adlandırılır. Önemli nokta bizim bu bilgi ile ilimle bu hayatta ne yaptığımızdır!
Özetle vesselam…
#beyin #quantsalboyut #dna
🚨Ne kadar büyük bir U-DÖNÜŞ……Bugün Suudi Arabistan’ın pozisyonunu dinleyin:
“Artık Trump’la yan yana duramayız; Trump önce kendini kurtarsın, sonra bizi kurtarsın.
Suudi Arabistan’ın büyük duyurusu.” 80 yıldan fazla süredir ilk kez, Suudiler ABD’ye HAYIR diyor.
Could Divine Deviation (?) be one of the greatest forms of intellectual distortion, diverting attention away from a brain-centered understanding of human behavior? (Perhaps even a form of associationism…)
If, instead of placing God at the center, we focus on the operational system of the brain, we may observe that the brain can impose various restrictions upon itself in order to preserve bodily health and optimize cognitive functioning.
Yet the initial impulse behind much intellectual confusion may originate from the body itself. In this perspective, the body acts as the advocate—or perhaps the very embodiment—of temptation. In Sufi thought, this idea is reflected in the concept of the commanding self (nafs), representing the unrestrained desires and impulses of the biological self.
Approaches such as “taste, but do not swallow” aim to weaken the neural pathways through which bodily desires reinforce themselves within the brain.
For some, humanism may represent a worldview that strengthens the neural patterns associated with bodily desires. For a smaller number, however, it may point to the idea that human beings are not merely physical bodies but cognitive beings that transcend the body—an idea echoed in the religious concept of humanity as a “vicegerent” (khalifa).
Choose one of them.
#devil #brainscience #cognition
Bilgi, bilgiyi
Veri, bir başka veriyi
Data, datayı proses ederken, sentezlerken, analiz ederken kaygı, korku, çekinme, beklenti, hayal kırıklığı gibi tüm patolojik belirtilerden münezzehtir.
Beyin ise veri toplama ,analiz etme ve bilgi çıktısı oluşturur.
Belki de “RAB” ve “AZİZ” ismleri ile işaret edilen bu olabilir.
#rab #aziz #beyin
🇺🇸
Knowledge processes knowledge.
Information processes information.
Data processes, synthesizes, and analyzes other data free from pathological influences such as fear, anxiety, hesitation, expectation, or disappointment.
The brain, in turn, collects data, analyzes it, and generates knowledge as output.
Perhaps this is one of the meanings symbolically indicated by the names “Rabb” and “Al-Aziz.”
#Rabb #AlAziz Brain
DÜNYA ÇAPINDA ŞOK ETKİSİ YARATAN İTİRAF!
Ünlü teorik fizikçi Prof. Dr. Michio Kaku, insanlığın ve evrenin varoluşuna dair tüm ezberleri bozan, akılları durgunluk veren bir açıklamaya imza attı:
"Biz aslında yokuz!"
Modern bilimin en saygın isimlerinden biri olan kuantum fizikçisi Michio Kaku, insanlık tarihinin en büyük sırrını ifşa etti.
Evrenin ve üzerinde yaşadığımız dünyanın aslında devasa bir illüzyondan ibaret olduğunu belirten Kaku, varoluş algımızı kökünden sarsacak şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Dünya ile bizler birer hayal ürünüyüz. Bizler aslında yokuz. Evren gerçek değil!"
Simülasyon gerçeğini anlamak için okunası :
Donald Hoffman'ın fiziksel gerçekliği ve bilinci tamamen yeniden tanımlayan üç temel teorisinin detaylı açıklamaları aşağıdadır:
1. Algının Arayüz Teorisi (Interface Theory of Perception - ITP)
Bu teoriye göre, beş duyumuzla algıladığımız fiziksel dünya (nesneler, uzay ve zaman) nesnel gerçekliğin kendisi değildir. Duyularımız, karmaşık gerçekliği gizleyen ve bizim için basitleştiren bir bilgisayar masaüstü arayüzüdür (VR kulaklığı).
Masaüstü Metaforu: Bilgisayar ekranınızdaki mavi, dikdörtgen bir dosya ikonunu düşünün. Dosyanın kendisi mavi veya dikdörtgen değildir; arka planda milyonlarca transistör, voltaj ve kod dizini vardır. Eğer ekran olmasaydı, bilgisayarı kullanamazdınız.
Uzay-Zaman Bir Sığınaktır: Hoffman'a göre uzay ve zaman, bizi gerçekliğin devasa karmaşıklığından koruyan ve hayatta kalmamızı sağlayan 3 boyutlu bir masaüstü ekranıdır. Bir masanın üzerindeki elma, sadece bilgisayardaki bir ikon gibidir. Siz ona bakmayı bıraktığınızda o ikon (yani elma) ekranınızdan kaybolur.
2. Evrimsel "Uyum Doğruyu Yener" Tezi (Fitness Beats Truth - FBT)
Hoffman ve ekibi, evrimsel oyun teorisi (evolutionary game theory) kullanarak bilgisayar simülasyonları çalıştırmıştır. Bu simülasyonlarda, gerçeği olduğu gibi gören canlılar ile sadece hayatta kalma/üreme ödüllerine (fitness payoffs) odaklanan canlılar yarıştırılmıştır.
Matematiksel Sonuç: Gerçeği olduğu gibi gören canlıların nesli her seferinde tükenmiştir. Evrim, bizi gerçeği görmemiz için değil, sadece hayatta kalmamız için seçmiştir.
Video Oyunu Örneği: Bir yarış oyununda (örneğin Grand Theft Auto) araba sürmek için oyun konsolunun içindeki mikroçipleri, transistörleri veya yazılım kodlarını bilmenize gerek yoktur. Sadece direksiyonu çevirmeniz ve gaza basmanız yeterlidir. Gerçeği bilmek oyunda sizi yavaşlatır ve öldürür. Duyularımız da bizi hayatta tutacak kadar "faydayı" gösterecek şekilde programlanmıştır, gerçeği değil.
3. Bilinçli Realizm (Conscious Realism)
Eğer uzay, zaman ve madde birer illüzyonsa, o zaman gerçeklik nedir? Hoffman'ın bu soruya cevabı Bilinçli Realizmdir. Bu teori, materyalizmin aksine, fiziksel maddelerin bilinci yaratmadığını; aksine bilincin fiziksel maddeyi yarattığını savunur.
Bilinçli Ajanlar Ağı: Kozmosun temel yapı taşı atomlar veya kuarklar değil, "bilinçli ajanlar" (conscious agents) adını verdiği matematiksel yapılardır. Evren, birbiriyle etkileşime giren sonsuz sayıda bilinçli ajandan oluşan devasa bir sosyal ağ gibidir (tıpkı dünya çapındaki Twitter/X ağı gibi).
Bedenleşme İllüzyonu: Biz birer insan olarak bu bilinç ağının küçük birer parçasıyız. Bizim "bedenimiz" ve "beynimiz", bu devasa bilinç ağını deneyimlemek için kullandığımız arayüzün (VR kulaklığının) içindeki dijital avatarlardan ibarettir. Bu yüzden, bilincin bir beyne veya bedene hapsolmuş olma (somutlaşmış olma) ihtimali matematiksel olarak sıfırdır; çünkü asıl var olan şey zaten bedensiz bilincin kendisidir.
#simülasyon #Consciousrealism
Samimi söylüyorum; İslam, Sinan Hoca’nın anlattığı gibi olsaydı, en dindar Müslüman ben olurdum.
Müslüman Prof. Dr. Sinan Canan:
‘Ben, tanrıyı kökten reddeden biriyim; çünkü İslam dininin emri budur. Allah’ı anlamanın ilk şartı, tanrıları reddetmektir.’
İnsanlık tarihi travmanın en büyüğü ile başlamış olabilir mi?
Şaşırdık mı?
Belki…
Erich Fromm’a göre “insan evrenin hilkat garibesidir.”
Çok vurucu ve dayanağı oldukça sağlam bir bakış açısı.
Adem’in cennette yaratıldığını ve sonrasında yasak ağaca yaklaştığı için yeryüzüne indirildiğini bilmeyeniniz yoktur sanırım.
Hatta Kur’an bize “ Gerçekten biz “İnsanı“ en güzel sûrette yarattık sonra da onu esfeli sâfiliyn’e (dünyaya/dünyasına) reddettik!”
Ahmed Hulûsi, Kur’an Portalı
Dünyaya ya da dünyasına reddedilme, muhtemelen muhteşem bir beyin potansiyeli var olan insanın bedenselliğine düşmesi olmalı.
Kendini et kemik bir beden kabul edişi insanlığın en büyük travmasıdır.
Şuur bir yapı iken kendini beden kabul ederek, beden kompartımanında bölünerek, çözülerek sıkışıp kalma insanlık için ilk “ travma ve dissosiyasyon “ olarak kabul görebilir.
Psikolojide kabul görmüş olan tüm psikoz ve psikosomatik rahatsızlıkların asıl kökeni bu ilk travmaya dayanıyor olabilir.
Kur’an ise insanın unuttuğu “insanın bir şuur ve bilinçten ibaret olduğu gerçeğini” HATIRLATTIĞI için insana ŞİFA olmuştur.
“ Kurân’dan, iman edenler için şifa (sağlıklı düşünme bilgileri) ve rahmet (Hakikatlerindeki özellikleri
hatırlatma) olan şeyleri inzâl ediyoruz (hakikatinden şuuruna yansıtıyoruz)! ”
İsrâ 82; Ahmed Hulûsi, Kur’an Portalı.
Diyebilirim ki, gerçek ŞİFA insanın beden olmayıp, şuur bir varlık olduğudur.
#beyin #brain #travma #dissosiyasyon #kurân #israsuresi #psikoloji #psikosomotik #psikoz #ahmedhulusi #kurançözümü #erichfromm #adem #cennet #şifa