"...Kebîr-i İslâm, Pîr-i Horasan Vakfı Mürşidiyim. Bana küfür yüklemeniz, beldeye fesat soktu demenizi ben kabul etmem. Allah ve Peygamber de kabul etmez. Bugün dünya var, yarın âhiret var, bunu bilesiniz..."
Bundan yaklaşık 200 yıl önce, 1826’da Osmanlı’nın idamla yargıladığı, Hacıbektaş Dergâhı’nın postnişini Hamdullah Çelebi’nin savunmasından bir bölüm böyle.
Mahkeme (!) boyunca ona, ‘Kanı Helal Şeyh’ diyerek zulmettiler, boyun eğmesini istediler.
O ise hakikat yolundan dönmedi, zulmün karşısında dimdik durdu. Arkadaşlarıyla birlikte, Amasya’ya sürgüne gönderildi, orada öldü.
Muktedirler, bugün de muhalif belledikleri; Siyasetçileri, öğrencileri, gazetecileri, hukukun değil, siyasetin hükmüyle susturmaya çalışıyor, boyun eğmelerini istiyorlar.
Ama tarih öyle demiyor.
Anlayacakları dilden söyleyelim:
Zulmün hükmü fânî, Hakk’ın adaleti bâkîdir.
#AdaletPeşinde #boyuneğme
https://t.co/dr0NljoDvZ
Bir anne ve 7 yaşındaki kızı…
Adliye kapısında “adalet” diye beklerken, bugün Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu.
“Geç gelen adalet, adalet değildir” denmişti.
⚖️ Peki hiç gelmeyen adalet nedir?
Bu kadın neden kapı kapı dolaştı?
Hangi kurumlar sustu?
Hangi programlar yüzünü çevirdi?
Kimler, kimleri korudu?
Şimdi soralım:
Nasıl öldüler?
İntihar mı?
Değilse kim/kimler?
Bir annenin çığlığı bu ülkede kaç gün yaşar?
Bir çocuğun sesi kaç bülten sürer?
Bu ölüm sadece iki kişilik mi, yoksa hepimizin mi?
@AylinNazliaka@BaranSeyhan #NeOldu
Lütfen linkteki haberi okuyun ve başlarına geleni öğrenin.
https://t.co/vq6qfZME3r
Ortadoğu’da olup biteni “İran meselesi” diye sunanlar ya saf ya da bilerek susyor.
Son saldırılar, emperyal aklın yeni bir provasıdır.
İran rejimini savunacak değilim. Kendi halkının özgürlüklerini sınırlayanların onlara bu dünyayı cehennem edenlerin gönlümüzdeki, aklımızdaki yeri bellidir. Ve tarih, mollaların sicilni yazmıştır.
Ama.
Bir ülkenin vurulmasını alkışlayanlar şunu bilmeli: Emperyalizm ahlak aramaz, sıra arar.
Bugün “nükleer tehdit” denir, yarın “istikrarsızlaştırıcı aktör.”
Emperyalistler/deliler ve koltuklarını karuma için savaştan başka çaresi olmayanlar için gerekçe bulmak zor değildir, mesele hedefin kim olduğudur.
Vurulanın, vuran güçlerin müttefiki olan komşularını vurması ise savaşta ilk yaşanacak gerçektir. Şaşırmak da kınamak da samimi değildir.
Türkiye için ise asıl soru şudur:
Bölgeyi ateşe veren irade, yarın Anadolu’yu paranteze almak isterse hangi hukuka sığınacağız?
Uluslararası hukuk dediğiniz şey, güç dengesi kadar vardır.
Saldırıları kınıyorum.
Çünkü mesele İran değildir.
Mesele, sıranın kime geleceği/geldiğidir.
Sıra kimde?
Sıradakiler neyle meşgul?
Savaşa hayır!
#Iran #savas #savaşahayır
Gazeteci Alican Uludağ tutuklandı.
Meslek örgütlerinin, benim de imzamı attığım açıklaması. @alicanuludag
👇
"ULUDAĞ'IN SERBEST BIRAKILMASINI TALEP EDİYORUZ"
Basın meslek örgütleri, Alican Uludağ'ın gözaltına alınmasına ilişkin Çağlayan Adliyesi'nin önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, "Bizler meslektaşımız, Gazeteci Alican Uludağ’ın daha fazla vakit geçirilmeden derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Meslektaşları olarak yanındayız" denildi.
Açıklamanın tamamı şöyle:
"Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltında tutulmaktadır. Son aylarda mesleğimizin kriminalize edilmesi furyasının son hedefi meslektaşımız olmuştur.
Basın meslek örgütleri, meslektaşları olarak biliyor ve kefiliz ki Alican Uludağ, gazetecidir. Geçmişte çağrıldığında ifade vermeye gitmiş, hiçbir soruşturmadan kaçmamıştır. Hal böyle iken meslektaşımızın evine onlarca polis ile gidilmesi, çocuklarının gözü önünde üzerini değiştirmesine dahi izin verilmemesi, savcılık açıklamasında sanki kaçıyormuş da yakalanmış gibi kullanılan ifadeler asla kabul edilemez.
Gazetecilere yönelik keyfi ve hukuksuz adımlar ile artık haber “yanıltıcı bilgi” yani suç; kişisel yorumlar ise hakaret kapsamında değerlendirilmekte ve tüm meslektaşlarımız hedef alınarak gözdağı verilmektedir. Unutulmasın ki her hesaplaşma algısı yaratan keyfi gözaltı halkın haber alma hakkına da bir müdahaledir.
Basın ve ifade özgürlüğünü hedef almaktan, gazetecileri suçlu göstermekten, yargı sopası ile haberlerin hedef alınmasından vazgeçilmesi çağrısı yapıyoruz.
Bizler meslektaşımız, Gazeteci Alican Uludağ’ın daha fazla vakit geçirilmeden derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Meslektaşları olarak yanındayız.
Söylemekten bıkmayacağız: Gazetecilik Suç Değildir!"
Açıklamada imzası olan meslek örgütleri şöyle:
Basın Konseyi
Basın-İş (DİSK)
Çağdaş Gazeteciler Derneği
Diplomasi Muhabirleri Derneği
Ekonomi Muhabirleri Derneği
Gazeteciler Cemiyeti
Haber-Sen (KESK)
İzmir Gazeteciler Cemiyeti
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)
Parlamento Muhabirleri Derneği
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti
Türkiye Gazeteciler Sendikası
Enver’i tutuklamışlar. Kızgınım.
Ama ne gam!
Çıkar yine anlatır.
Yine yazar, çizer.
Zira; Makasçılarla, cımbızcılarla, Cumhuriyet düşmanlarıyla, demokrasi düşmanlarıyla, açık faşizmle kavga da açık olur.
Kimseye yer yurt sağlamıyoruz gizlice.
Kimseyi buluşturup, şehvetleri üzerinden ticaret yapmıyoruz.
Aksine, açık açık gönlümüzü açıyoruz; laik, demokratik Türkiye kavgası verenlere!
#enveraysever arkadaşımdır.
Sağcıları da sevmeyiz!
Onların bizi sevmediği kadar!
#enverayseveryalnızdeğildir
@enveraysevera
Pendik’te üç çocuk öldü. Daha birkaç yıl önce İzmir Selçuk’ta da aynı nedenle çocuklar ölmüştü.
Bu tekrarın adı kader değil;
yoksulluğu ve ihmali yıllardır çözemeyen bir düzenin sürekliliğidir.
Ve;
Hesap sorulmayan, ders çıkarılmayan her olay, bir sonrakinin garantisidir. #pendik #kaderdeğilihmal
@filizceritoglu zarif, sert ve net. Efeler gibi...
Bu zarafet ve netlik CHP'nin kodlarında var, sımsıkı sarılmalı bu değerlere.
Vaktiyle, "Bazen yenerek kaybedebilir, bazen de yenilerek kazanabilirsiniz." demişti, #BülentUluer.
Hoyrat siyaset de, çoğalırken kaybediyor.
Kaybedecekler, inanıyorum!
@herkesicinCHP
Memleketin dört bir yanı yanarken, 2025 yılında 4 bin orman işçisi, emekli maaşları düşeceği için emekli oldu.
via: @husrevozkara
Bunu hesapla(ya)mayan etkisiz yetkililer mi bu felaketle mücadele edecek?
Elbette insan gücüyle engellenebilecek bir felaket değil.
Mutlaka; Kadro istiyor, tecrübe istiyor, bilim istiyor, hazırlık istiyor, tatbikat istiyor, iyi niyet istiyor, görev bilinci istiyor, doğa sevgisi istiyor, teçhizat istiyor, aidiyet istiyor, yurt sevgisi istiyor, cana/canlıya saygı istiyor.
Ama ille de; zekâ istiyor.
İnsan zekâsı!
#ormanyangını #ciğerlerimizyanıyor #CANAKKALEYANIYOR