❓ Türkiye'de bir dönem neredeyse bir ilah, tanrıça seviyesine ulaştın. Peki, daha erken yaşlarda Türkiye adına ya da başka bir milli takım adına oynaman için sana hiç teklif geldi mi, böyle bir durum konuşuldu mu ? Voleybolda bu tarz örneklerin olduğunu biliyoruz ama senin için böyle bir devşirme ya da ikna süreci yaşandı mı ?
⚡️ Tijana Boskovic: 2010 yılında oldu. O dönem Galatasaray'dan bir davet almıştık; ablam ve beni birkaç günlüğüne misafir etmek ve A takımla antrenmanlara çıkarmak istemişlerdi. Ben o sırada henüz 13 yaşındaydım, ablam Dajana ise 16 yaşındaydı. Babamla birlikte bu daveti kabul edip İstanbul'a gittik.
Tam o dönemde de Vesna Čitaković ve Ivana Đerisilo Galatasaray'da oynuyorlardı. İstanbul'da geçirdiğimiz o birkaç günde bize gerçekten çok yardımcı oldular; çünkü bu bizim Sırbistan veya Bosna-Hersek sınırları dışına ilk çıkışımızdı. Bizim için harika bir deneyimdi.
Antrenmanlar bittikten sonra, bizim Bosna-Hersek'ten gelen Sırp kızlar olduğumuz gerçeğini ve aradaki farkı tam olarak ayırt edemedikleri için bizi takımda tutmak istediler. Çünkü halihazırda Bosna'dan Türkiye'ye gidip Türk vatandaşlığına geçen ve orada kalan oyuncular vardı. Bu yüzden bize Türk pasaportu ve vatandaşlığı teklif ettiler.
Ama tabii ki bizim cevabımız "Hayır" oldu. Yine de Türkiye'ye ve oradaki insanlara büyük saygı duyuyorum; çünkü oradaki imkanlar, koşullar inanılmazdı ve kötü bir niyetleri olmadığını biliyordum. Ama bizim kararımız en başından beri netti.
📺 Košarkaški podcast sa Lukom i Kuzmom