‼️ Başyazı:NATO kisvesiyle Türkiye’ye gelen, insanlık düşmanı Epstein koalisyonudur! İşçiler emekçiler uyanın! Genel grevle hayatı durdurun ve bu zillete son verin!
🔗https://t.co/aEOPj9Lqyw
🔴 …İşte şimdi 7-8 Temmuz’da bu NATO, Türkiye’de bir zirve düzenleyecek. Batı Asya’yı köleleştirmeyi konuşacaklar. Bu yolda Türkiye’ye rol biçecekler. Elle tutulur bir tehlike haline gelen üçüncü bir dünya savaşını planlayacaklar! “Millî çıkarlar” diyenlere, sizi “iç cephe” söylemiyle kandırmaya çalışanlara inanmayın. İki dünya savaşında 100 milyon insan öldü! Bu sefer nükleer imha olacaktır! Ve NATO, İncirlik’te depolanan Amerikan nükleer silahlarla Türkiye’yi bu felaketin tam ortasına atacak!
🚩Her dilden, milletten, memleketten bu toprakların işçileri emekçileri yoksulları! Uyanın!
🚩Epstein koalisyonu NATO kisvesiyle insanlığın başına öreceği çorapları konuşmak, yapacağı yeni katliamları planlamak için toplanırken hayat olduğu gibi akmaya devam edemez!
🚩İşçiler emekçiler, Devrimci İşçi Partisi’nin genel grev çağrısına kulak verin! Hayatı durdurun! Sendika ve konfederasyonların bu çağrıyı sahiplenmesini sağlayın!
🚩Örgütlü, örgütsüz, mavi ya da beyaz yakalı, her sektörden işçileri ve emekçi halkı, din, dil, ırk, memleket gözetmeksizin NATO’ya karşı genel grev etrafında seferber edelim!
🚩Bu memleketi insanlığın düşmanlarına dar edelim!Bu millet bu zillete son desin!
✊🏻 P&G işçileri Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nin ortasında çoban ateşini yaktı!
🔗 https://t.co/8WfeIZ6sa6
🔴 Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan DİSK’e bağlı Lastik-İş’te örgütlü olan Fairy, Alo ve Ariel gibi markalar için deterjan üreten Procter & Gamble (P&G) fabrikası işçileri 12 Mayıs tarihinde greve çıktı.
🔴 İşçi sınıfının onurlu mücadelesini yürüten P&G grev çadırından kalabalık ve coşku hiçbir gün eksik olmadı. Grevin 19. gününde Kurban Bayramı vesilesiyle grevci işçiler, eşleri ve aileleri ile grev çadırında buluştu. Bayram günü sınıf dostları, sınıf kardeşleri de P&G işçisini yalnız bırakmadı, grev alanı bayram yeri oldu.
🔴 Devrimci İşçi Partisi olarak P&G işçisinin grevini destekliyor, başarıya ulaşması için mücadeleyi hep beraber büyütmek üzere tüm halkımızı davet ediyoruz. P&G grevi sınıf dayanışması ile kazanacak! Kazanan işçi sınıfının tamamı olacak!
✊Gebze P&G grevinden bir işçi: İşçiler için tek seçenek örgütlü mücadele!
🔗https://t.co/IsxxUflBvb
🔴Grevimizin 22. günündeyiz, birlik ve beraberliğimiz ve dayanışmamız günden güne artıyor. İşçi sınıfı örgütlü mücadele ettiği sürece başaramayacağı, üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yok sadece buna inanmamız lazım. İşçi sınıfının kendisinden başka dostu olmadığını, sermaye ile ancak örgütlü mücadele edebileceğini bilmeli.
🔴P&G’deki grevimiz fabrikamızdaki ilk grevimiz. Grev bir okul gibi ilk günden itibaren o kadar çok şey öğrendik ki! Bu grev önce fabrikamızdaki tüm arkadaşların dayanışma ve birliğini arttırdı, diğer fabrikadaki işçi kardeşlerimizin ziyaretleri sınıf bilinci oluşturmaya başladı.
🔴İşçi sınıfı o kadar birbirinden uzak tutulmuş ki hepimiz bir fanus içinde kendi dertlerimiz ile uğraştırılmışız. Bu kadar hukuksuzluğun, adaletsizliğin olduğu, kazanılmış haklarımıza anayasal haklarımıza bile mücadele ile ulaşabildiğimiz bir dönemde, tek seçenek örgütlü mücadele!
✊Dilovası Dostel Makina’dan bir metal işçisi: Memlekete hürriyet işçilerle gelecek!
🔗https://t.co/gobg6vdiIn
🔴İstibdad rejimi güç kaybettikçe ve tek başına eskisi gibi seçim kazanamadıkça, 12 Eylül darbecilerinin yolundan giderek 21 Mayıs'ta CHP’ye darbe yapmış ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’ye kayyum olarak atamıştır.
🔴Bütün bu olan bitene bir işçi gözüyle baktığımda, düzen siyasetinden uzaklaşarak işçi sınıfının siyasetini ve işçilerin sesini yükseltmek gerektiğini düşünüyorum. İstibdadın CHP’ye yaptığı darbeden sonra herkes haktan, hukuktan, anayasadan bahseder oldu; ancak işçi için hak, hukuk, anayasa söz konusu olduğunda düzen siyasetinin tüm renkleri adeta üç maymunu oynuyor.
🔴Biz işçiler, emekçiler olarak ne zaman düzen siyasetinden kopup işçi sınıfı olarak örgütlü bir şekilde mücadele ettiğimizde, işte o zaman hakkımızı da alıyoruz; işlemeyen adaleti de anayasayı da işler hale getiriyoruz. Grev kırıcılığı yapan Smart patronunu da bir gecede grev yasağı getiren istibdada karşı Green Transfo Energy, GE Grid Solutions, Bekaert’te fiili greve giderek istibdadı da dize getirebiliyoruz.
🔴Zor olan örgütsüz hayatı yaşamak, zor olan düzen siyasetinden medet ummaktır. Biz işçi sınıfı olarak sınıfla birlikte hareket ettiğimizde, düzen siyasetinden uzaklaşıp kendimizden gelen gücü kullandığımızda adaleti de sağlıyoruz; görmeyen gözlere mücadelemizi gösteriyoruz, duymayan kulaklara sesimizi duyuruyoruz, bilmeyenlere de işçi sınıfının ne olduğunu öğretiyoruz. Bu memlekete de dünyaya da hürriyet işçilerle gelecek.
✍️@Sungur_Savran: Sekiz kocalı Hürmüz!
🔗https://t.co/3P3LG0iJR3
🔴Devrimci İşçi Partisi, Erdoğan ile Kılıçdaroğlu’nun yarıştığı 2023 cumhurbaşkanı seçimi öncesi ve sonrasında Altılı Masa’nın ve onun seçimdeki uzantısı olan Millet İttifakı’nın nasıl hem gerici hem de son derece kırılgan olduğunu ısrarla ortaya koydu. Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazansa bile istibdad rejimine son vermeyeceğini, CHP’nin temsil ettiği TÜSİAD burjuvazisinin kurulan düzenin (büyük aşırılıklar olmadıkça) devamından yana olduğunu ifade etti.
🔴Kılıçdaroğlu şimdi sekizinci bir gardiyanın himayesi altında CHP’nin başına döndü. Bu seferki gardiyan öyle Babacan ya da Davutoğlu gibi arkasında herhangi bir güç olmayan türden değil. İstibdad rejiminin baş aktörü Tayyip Erdoğan. Tam anlamıyla sefil bir manzara! Çok sayıda sosyalist partinin Türkiye’yi istibdaddan ve onun baş aktöründen kurtarma gerekçesiyle halkı oy vermeye çağırdığı şahıs, Erdoğan’ın CHP içindeki kayyımı konumunda!
🔴Dün Kılıçdaroğlu’nun yaptığını yarın Özel’in veya İmamoğlu’nun yapmayacağına nasıl kefil oluyorsunuz? Özel’in “normalleşme”, “Türkiye ittifakı”, “iç cephe”, “arka kapı” söylemiyle Erdoğan ile bugüne kadar bir ittifakın taşlarını döşemeye çalıştığını hiç mi fark etmediniz? Özel ve CHP kurmaylarının Bahçeli’nin ağzına baktıkları, Cumhur İttifakı’nı bölerek bir CHP-MHP yakınlaşmasını en azından bir koz olarak kullanmaya çalıştığını hiç mi fark etmediniz?
🔴Devrimci İşçi Partisi, elimizi kolumuzu bağlayıp oturalım demiyor. CHP’nin peşine takılmak yanlıştır diyor. Sosyalistlere bir çağrı yaparak, burjuvazinin bu en has partisinin peşinden gitmek yerine işçi sınıfının politik bağımsızlığına yaslanarak adım adım güçlenecek bir Bağımsız Sosyalist Odak’ın kurulmasını önermiş bulunuyor. Ancak böyle bir bağımsız odak, sosyalizmin sınıf bağımsızlığı ilkesini gerçek haline getirebilir. Ancak böyle bir odak, istibdad ile anlaşma yoluyla halkı yarı yolda bırakmaz, istibdadın üzerine sonuna kadar gidebilir.
‼️Mutlak butlan darbesinin ekonomik maliyeti
🔗https://t.co/CDbPD5IgEb
🔴22 Mayıs günü CHP’ye yönelik istinaf mahkemesinden mutlak butlan kararının alınmasının ardından yaşanan ekonomik çalkantıda, Merkez Bankası döviz kurunda ani bir sıçramayı önlemek için saatler içinde 3 milyar dolar rezerv sattı. Bir hafta içinde döviz rezervlerindeki erime 8,5 milyar doları buldu.
🔴Anayasa çiğnenerek işçilerin sendikalaşma hakkı sistematik olarak gasp edilmekte, işçi grevleri yasaklanmaktadır. Patronun yanında işçinin emekçinin karşısında olduktan sonra, vergiyi patrondan holdinglerden değil işçiden, emekçiden aldıktan sonra sermaye kaçmaz tam tersine daha fazla sömürmek ve kasasını doldurmak daha çok gelir.
🔴Sermaye çevrelerinin hem içeriden hem de Batı’dan konuşup, sık sık hukukun üstünlüğünden, demokrasiden dem vurmasına kanmamak gerekir. CHP’ye yapılan mutlak butlan darbesine karşı yerli ve yabancı sermayenin büyük bir tepki göstereceğini düşünen yanılır ve yarı yolda kalır.
🔴Nitekim dolarlar yine ülkeye gelmekte, borsa kısa süre dalgalandıktan sonra kaldığı yerden devam etmektedir. En koyu CHP’li patronlar bile konu ihaleleri ve kârları olduğu müddetçe baskıcı ve keyfi rejimle uzlaşır. Emperyalizm halkını ezen rejimlerle hep daha iyi anlaşır. Çünkü onlara halkın aleyhindeki işleri daha kolay yaptıracaklarını düşünür.
✊Bağımsız bir sosyalist odak için çağrı: İstibdada karşı sosyalizm!
🔗https://t.co/Yezh3sWqo1
🔴CHP’ye yönelik mutlak butlan darbesi, biçimsel olarak parti içi bir kavga şeklinde yaşanıyor olsa da özünde yarı askeri karakterdeki istibdad rejiminin inşasında son derece önemli ve sert bir adımdır. Mutlak butlan darbesi bugün CHP’yi hedef alsa da tüm siyasi partiler sisteminin anayasal güvencelerini ortadan kaldırmaya yönelik bir tehdidi açığa çıkarmıştır.
🔴İstibdad rejimi, iktidarı ve muhalefeti ile tüm düzen siyasetini tek merkezden tasarlama hedefiyle 12 Eylül askeri diktatörlüğünün yolundan gitmektedir. 12 Eylül 1980 darbesi ile tek bir hamleyle kurulan tam bir askeri diktatörlükten farklı olarak bugünün yarı askeri rejimi, resmî ve fiilî OHAL uygulamalarını, seçim manipülasyonlarını ve yargı operasyonlarını içeren çok daha dolambaçlı yollar izlemek zorunda kalmaktadır.
🔴Mutlak butlan darbesini protesto etmekte olan burjuva muhalefet güçlerinin bu tabloyu hürriyet mücadelesi lehine değiştirecek bir tasarruf içine girmesi beklenemez. İstibdadın galebe çalması bu güçleri geçmişte de olduğu gibi mevcut iktidarla mücadeleye değil uzlaşmaya itecektir. Yalnızca sosyalist hareket/sosyalizm CHP’nin düzen içi ve burjuva karakterinin yarattığı zaafları aşmak üzere, düzen siyasetinden bağımsız bir politik odak oluşturmaya aday olabilir. Bu ertelenemez bir görevdir. Düzen muhalefetinin çıkmazından kurtulmanın yolu “istibdada karşı sosyalizm”dir!
🔴Bugün sokaklar “hain Kılıçdaroğlu” sloganlarıyla çınlıyor. Oysa bu ihanet sürpriz değil. Kılıçdaroğlu “adalet yürüyüşü” yaparken de rotayı İstanbul’dan Ankara’ya doğru değil Ankara’dan İstanbul’a doğru çizerek, yürüyüşün sonunda da elde ettiği tüm prestiji Abdullah Gül’ü ortak Cumhurbaşkanı adayı olarak pazarlamak üzere kullanarak yine hürriyet mücadelesine ihanet ediyordu. HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı hapse gönderen süreçte dokunulmazlıkların kaldırılmasına “Anayasa’ya aykırı ama evet” derken de ihanet ediyordu.
🔴Çıkış bağımsız sınıf siyasetindedir. İstibdadın taarruzunu CHP mevziinde değil, yani burjuvazinin saflarının arka sıralarında değil sınıf politikalarında mevzilenerek karşılamak zorundayız. Düzen siyasetinden kopan, yüzünü işçi sınıfına dönen, emekçi halka güvenen bağımsız bir sosyalist odağın inşası bu yüzden elzemdir. Böyle bir odak tek gerçekçi çözüm olan bağımsız bir sınıf siyasetinin imkanlarını arttıracaktır. Mesele sadece CHP değildir ve saldırı CHP’nin ötesindedir. Bu tespitte ortak olan sosyalist parti ve hareketler, CHP’nin gerisinde dizilerek değil işçi sınıfının ve emekçi halkın bağrında güçlerini birleştirmelidir.
Nafaka hakkından vazgeçmeyiz! Nafakayı değil şiddeti, kadın cinayetlerini engelle!
🔗https://t.co/t5P7vnuAaa
Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi kapsamında, yoksulluk nafakasının süresiz olarak hükmedilmesine ilişkin düzenlemeyi iptal etti.
🔴Neredeyse her yargı paketi ile birlikte “süresiz nafaka” ve bu yüzden “mağdur” olan, 1 gün evli kalıp ömür boyu nafaka ödeyen “zavallı” erkekler gündeme geliyor.
❗️Bu “mağduriyeti” yaşayan erkeklerin sayısı belirsiz. Ama çok daha çarpıcı bir istatistik var elimizde: 2026 yılının ilk beş ayında kadın cinayetlerinde katledilen kadınların sayısı 158.
İstibdadın “süresiz nafaka” yalanı
🔴Gerçekte emekçi kadınların yaşamını sürdürmesini sağlamasına yetecek miktarda ve süresiz bir nafaka hakkı zaten hiçbir zaman olmadı. Haliyle bu yüzden mağdur olan erkekler diye bir gerçeklik de yok.
Nafaka yetmez, sendika, sigorta, güvenceli iş istiyoruz!
❗️Kadına yönelik şiddete, kadın cinayetlerine karşı kadınları koruyacak önlemler almadan boşanmayı engellemeye girişmek kadınların hayatlarını daha fazla tehlikeye atmak anlamına gelir!
❗️Biz bu koşullarda nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz! Ancak yetmez. Şiddet gören, tehdit altındaki kadınlar başta olmak üzere tüm emekçi kadınlar için güvenceli istihdam sağlanmalıdır!
4 aydır tutuklu bulunan eski genel başkanı Kamber Saygılı başta olmak üzere Limter-İş sendikasının yöneticilerine özgürlük talep etmek üzere bugün İstanbul Kadıköy’de partimizin de katıldığı bir basın açıklaması düzenlendi.
🔻Limter-İş yöneticilerinin 4 aydır tutuklu kalması, istibdadın işçi sınıfının örgütlü mücadelesine yaptığı bir saldırıdır.
Tutsak edilen Limter-İş yöneticileri derhal serbest bırakılsın‼️
Sendikal mücadele yargılanamaz‼️
Kahrolsun istibdad, yaşasın hürriyet‼️
✊🏻 Dilovası Esitaş’tan bir kadın işçi: Dünyanın tüm işçileri birleşin!
🔗https://t.co/qRCl4pUEPO
🔴Biliyorsunuz ki çok yakın bir zamanda Temmuz ayında Ankara’da NATO zirvesi yapılacak. Bu söyledikleri gibi normal bir toplantı değildir. NATO’nun da haberlerde gösterdiği gibi Türkiye’ye gelen füzeleri önleme gibi masumane bir niyeti yoktur. NATO eli kanlı bir savaş örgütüdür.
🔴 Bizler 1 Mayıs’ta “NATO’dan çık, NATO’yu yık!” pankartları ve sloganlarıyla yürüdük. Çünkü NATO bizim baş düşmanımız. Dünyanın hâkim sınıflarının çıkarları her gün her an değişir değişiyor da fakat biz işçi sınıfının çıkarları her daim ortaktır. Filistin’de soykırımın son bulması, İran’ın haklı savaşında kazanması da bizim çıkarımızdır. Bunu sağlayacak olan da işçi sınıfının siyasetidir.
🔴Dünyaya barışı getirecek olanda bu düzeni yıkıp kendi iktidarımızı kuracak olanda bizleriz. Sadece kendi memleketimizde değil tüm dünyada emperyalizmin sonunu getirmek için dünyanın bütün işçileri olarak birleşip mücadele etmeliyiz.O zaman NATO’yu da emperyalizmi de yok edeceğiz!
‼️ Dilovası Ravive Kozmetik işçi katliamı davasında ikinci duruşma: İşçi avukatlarının taleplerine ret, sanıklara tahliye
🔗https://t.co/aCk0ecmIyZ
🔴 Kocaeli Dilovası’nda, üçü çocuk yaşta altı kadın, toplam yedi işçinin yanarak hayatını kaybettiği Ravive Kozmetik katliamının ikinci duruşması, 20-21 Mayıs 2026 tarihlerinde Kandıra’daki Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görüldü. Mahkemeden tutuklu yargılanmakta olan üç sanığa çıkan tahliye kararları acılı ailelerin ve davanın takipçisi emekçi halkın yarasına tuz bastı.
🔴 Bizler Türkiye işçi sınıfı olarak Dilovası işçi katliamının sorumlularının en ağır cezaları almasını sağlamak için bu davanın takipçisi olmak zorundayız. Soma’yı ve Hendek’i unutmamalı; işçilerin adeta bir can pazarında, ucuz emek gücü olarak harcanmasına karşı durmalıyız.
🔴Patronlara hizmet eden yargı kendi tiyatrosunu çeviredursun, bizler bu keyfiliği teşhir etmeye devam edecek ve çalışırken öldürülen tüm kardeşlerimizin hesabını kendimiz soracağız.
🚩 İtalyan Lisesi’nde grev kazandı! Hak verilmez, mücadeleyle alınır!
🔗https://t.co/RKK2du2CLS
🔴 İstanbul Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin Tez-Koop-İş sendikası öncülüğünde 123 gündür sürdürdüğü grev kazanımla sonuçlandı. Aylar boyunca imzadan kaçan okul yönetimi, grevin resmî olarak sona ermesi için gerekli tutanakları 2 Haziran’da imzaladı. “Dersimiz grev!” diyerek yola çıkan öğretmenler, hem İtalyan devletine hem grev kırıcı Millî Eğitim Bakanlığına (MEB) gerekli dersi verdi.
🔴 123 gün boyunca grevlerinde ısrar eden Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin deneyimi, özel eğitim kurumlarında çalışan tüm eğitim emekçilerini mücadeleye teşvik etmesi, bu alanda sendikal mücadelenin mümkün olduğunu göstermesi bakımından çok önemli bir grev oldu. Öğrencilerinden milyonlarca lira alıp öğretmenlerine sefaleti reva gören özel okul patronları ve onların yanında saf tutan MEB için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!
✊🏻 Yaşasın İtalyan Lisesi grevi!
✊🏻Yaşasın eğitim emekçilerinin örgütlü mücadelesi!
✊🏻Yaşasın sınıf dayanışması!
123 günlük mücadelenin sonunda İtalyan Lisesi öğretmenleri (@imiogretmenleri) kazandı, sınıf dayanışması kazandı!
123 gün süren grevin sonunda mücadeleci eğitim emekçisi dostlarımızı halaylarla ve coşkuyla ait oldukları yere okullarına uğurladık.
🚩1, 2, 3 yetmez daha fazla grev!
Tüm özel okullarda sendikalı, toplu sözleşmeli, insani koşullarda çalışma şartlarını sağlamak için mücadeleye devam.
✊🏼Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır.
🚩 DİP Bildirisi: NATO’ya karşı GENEL GREVE!
🔗 https://t.co/qHvxzNGwgy
🔴 İşçi sınıfının kanlısı, ezilen halkların katili, soykırım suçlusu NATO’dan çık! NATO’yu yık!
🔴 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da zirve gerçekleştirecek olan NATO, dünyanın en büyük ve kanlı terör örgütüdür. Bu kanlı örgüt Yugoslavya’dan Afganistan’a resmen girdiği, Ukrayna’dan İran’a ve nihayet Gazze’deki Siyonist soykırıma fiilen tarafı olduğu savaşlarla dünyayı kana bulamaktadır. Bu savaşlar emperyalizmin çıkarları doğrultusunda, insanlığı yok oluşa sürükleyecek bir barbarlığa, bir Üçüncü Dünya Savaşı’na giden yolun taşlarını döşemektedir.
🔴 Devrimci İşçi Partisi her dilden, memleketten işçi sınıfımızı ve emekçi halkımızı bu zilleti reddetmeye ve NATO’ya karşı mücadeleye çağırmaktadır. Soykırım suçluları Ankara’da toplanırken hayat olduğu gibi devam edemez. Emperyalist ter��r örgütü NATO’ya karşı protesto yetmez… NATO’ya karşı GENEL GREVE!
🔴 Devrimci İşçi Partisi, sendika ve konfederasyon yönetimlerine, işçi sınıfının kurumları olan örgütlerine karşı, bu örgütleri var eden üyelerine karşı ve en önemlisi de insanlığa karşı sorumluluklarını hatırlatır ve tüm sendika ve konfederasyonları NATO’ya karşı GENEL GREV ilan etmeye çağırır!
📍Gebze
🚩Lastik İş Sendikası'nda (@lastikis1949) örgütlü P&G işçilerinin grevi 23. gününde tüm coşkusuyla devam ediyor!
✊️İşçiler omuz omuza, kol kola. Hep birlikte söylenen şarkılar mücadelede işçileri daha da kenetliyor. Halaylarla ve horonlarla kapı önünde coşkularını, enerjilerini ama en çok da kararlılıklarını göstermeye devam ediyorlar!
Özel İtalyan Lisesi grevi kazandı!
123 gündür hakları için mücadele eden, Tez Koop-İş (@tezkoopissndk) sendikasında örgütlü Özel İtalyan Lisesi eğitim emekçileri, okul yönetimiyle toplu iş sözleşmesinin imzalanmasıyla mücadelelerini zaferle taçlandırdı.
Okul yönetiminin uzlaşmaz tutumuna, baskılarına ve türlü hukuk dışı hamlelerine karşı grevlerini kararlılıkla sürdüren Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri kazandı. Bu zafer, başta eğitim emekçileri olmak üzere tüm işçi sınıfı için çok önemli bir kazanım.
“Dersimiz grev” diyerek mücadeleye atılan öğretmenler, şimdi kazanımla sınıflarına ve öğrencilerine dönüyor. Yarın saat 11.00’de yapılacak basın açıklamasıyla bu büyük zaferlerini ilan edecekler.
Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri, bu zafer gününde tüm sınıf kardeşlerini yan yana olmaya çağırıyor!
@imiogretmenleri
✍️Tüm dünya işçilerinin ozanı: Nâzım Hikmet
🚩3 Haziran Nâzım Hikmet’in aramızdan ayrılışının 63. yıl dönümü. Şiirleriyle, tiyatro oyunlarıyla, romanlarıyla şüphesiz yirminci yüzyıl edebiyatına damgasını vuran bu toprakların kültürel mirası. Eserleri 50’den fazla dile çevrilen bu mirasın etkisi, bu toprakları aşarak dünyanın dört bir yanında yankılandı. Küçük yaşlarından itibaren harcına katılan başkaldırı, kalemine ve bütün hayatına sirayet etmiştir Nâzım Hikmet’in. Millî Mücadele döneminde yoksul köylünün, sonrasında öğretmenlik göreviyle dolaştığı memleket insanının manzarasını cesurca anlatmıştır Nâzım Hikmet.
🚩Nâzım Hikmet, kendisini romantik, devrimci bir aşk şairinden ibaret görenlerin aksine, burjuvaziye karşı savaşını yalnızca şiirlerinde vermemiştir. Üyesi olduğu TKP’nin 1925’ten itibaren içine girdiği burjuvaziyle ittifak politikasını eleştirmiş, daha çok işçi kadrolarından oluşan “Muhalif TKP” çizgisinin öncülerinden olmuştur. Stalinist bürokrasinin çizgisiyle uzlaşmamış, Komintern tarafından Trotskist olmakla ve ihanetle suçlanmıştır. Hayatının büyük bir kısmını hapiste ve sürgünde geçirse de Nâzım sosyalizm mücadelesinden bir adım geri durmamıştır. Tüm bu sebeplerden dolayı Türkiye burjuvazisi ve burjuva aydınları tarafından onyıllardır Nazım Hikmet’in “sivri” yanları törpülenmiş, komünistliği gizlenmiş, mücadelesi “romantik”lik olarak atfedilmiştir. Oysaki, kendisinin de farklı biçimlerde defalarca ifade ettiği gibi, onun komünistliği ile şairliği birbirine etle tırnak gibi bağlıdır. Sürgünde, hapis yıllarında ve karşılaştığı bütün zorluklarda tercihini hep mücadeleden yana yapan Nazım Hikmet, işçi sınıfının bu toprakları aşan bir edebiyatçısıdır. Ölümünün 63. yılında hayatının merkezine koyduğu mücadelesini unutturanlara inat, Nâzım Hikmet işçi sınıfının şairidir, komünist ağabeyidir. 3 Haziran 1963’te Nâzım Hikmet bu dünyadan gitmiş olsa da daveti hâlâ yankılanmaktadır: “yok edin insanın insana kulluğunu!” #NazımHikmetRan