İstanbul'da yerel ve genel seçimi alan chp meclis ve Cb seçimini kaybetti. 27 milyonun yardım başvurusunda bulunduğu ve kolonyal bağlılıkla seçmen devşiren bir sistemde, ülkede gerçeklikten koparsanız İzmir'in en küçük ilçesiyle avunursunuz.
Bugün Muhafazakar mahalleden bir gençle dertleştik. Bizim mahalle babası-annesi mütedeyyin insanlardı. Bana ailesi ve büyüklerin hakkında söylediği bir söz çok dikkatimi çekti: "Çocuklarını ikna edemedikleri bir Türkiye'yi torunlarına bırakmaya çalışıyorlar."
Yeni ittihatçı anlayış Ermeni dönmesi bir adama bel bağlamışsa vay halimize...
Akp polit bürosunun politikasını Etyen'in ittihatçılık ambalajında servis ettirmek de t24'e yakışırdı.
Cumhuriyetin 2. yüzyılında chp'nin içinde bulunduğu durum tüm bölgede yaşanan gelişmelerle birlikte okunduğunda ortaya çıkan durum şu: akp ile dizayn edilen devletin ve toplumun diğer yüzü de chp ile reorganize edilecek.
Özgür Özel ikide bir çıkıp
“Kürt kardeşim mağdurum diyorsa mağdurdur,Kürt kardeşim eşit hissetmiyorum diyorsa eşit değildir,
Kürt kardeşim de Kürt kardeşim”
derken kastettiği
meğer “Bay Kemal”miş.
Çağrıyı duydu,geldi eşitlenmek için.
Alın kardeşse kardeş,
eşitlikse eşitlik,Eş Başkansa Eş Başkan.
Kardeş kardeş koltuğu paylaştılar,eşitsizlik,
mağduriyet de böylece bitti.
Nasıl,oldu mu?
Akılla kurulmayan, ahlak ve adaletle yönetilmeyen her sistem kişisel problemleri çözmeyi marifet zanneder. Akıllı devlet, islamcı cenahın heveslerine aklını heba eden değil kurumlarını ve kurallarını işleten devlettir.
Bakan tweet atarak yabancıların problemlerini çözüyor. Hukukun idare lehine karar verdiği yerde siz idare olarak "size bu kıyafet olmadıysa farklı bir modele bakalım" diyerek devlet yönetemezsiniz. Devlet yabancıların istediğini alabileceği bir market reyonu değildir.
Devletin güvenlik ve istihbarat birimlerinin sakıncalı gördüğü ve mahkemelerin idare lehine karar verdiği davalarda yabancılara yeni statüler verme çabası utanç vericidir. Devlet, islamcı hassasiyetlerine değil; akıl, ahlak ve adaletle yönetilir.
Özgür-İmamoğlu a.ş mi Kılıçdaroğlu piro https://t.co/7UO1OzC0zD mi derseniz ikisi de aynı kumaşın laciverdi.
Atatürk'ün koltuğuna bu iki zihniyetten kim gelirse gelsin bir yere varılmaz. Erdoğan'ı devirecek olacak İmamoğlu ahlakı(!), kılıçdaroğlu feraseti(!) değildir.
Airfyer Kemal, partiyi böler. Özgür Cb adayı olur.
Mansur havayı koklar, kemal de günah çıkarmak adına O'nu chp'nin adayı yapar ve Erdoğan yeniden seçilir.Mansur aday olmaz demeyin.Dün neden olmadıysa bugün de o sebeple aday olur.Dış konjonktür de Erdoğan'ı işaret ediyor zaten.
Parti bölünmezse kemal ile chp'nin çıkaracağı aday İlhan kesici gibi teknokratlar olur. Airfryer her türlü kanser eder. Kendisine verilen görevi başarıyla yerine getirir yine. Çünkü tanrılar Erdoğan diyor. Bunlar da aynı tanrılara biat eden çakma muhalefet çünkü.
@myeneroglu Asıl sorun bir yargıcın hakimleri kul hakkı kıstası üzerinden eleştirmesidir. Bu da iktidar pratiğinin tezahürüdür. İslamcı reflekslerle hayat okuması yapmanın patinajında 25 yıl daha kaybedeceğiz.
Gürültü, ışık, günün bitmek bilmeyen o hareketliliği artık beni yoruyor. Bütün yorgunluğuma rağmen bütün geceyi bir koltukta sokak lambasının odaya vuran solgun sessizliği içinde geçirmek istiyorum. Ancak böyle sükun bulabilecekmişim gibi geliyor. Zihnimi susturamıyorum.
Başaran Aksu'dan çok çok iyi bir konuşma. Somut, tokat gibi ve yalın gerçekler:
"Bir emekli maaşıyla 22 bin lirayla yaşayan, 3 kız çocuğu yetiştiren ve bununla geçinen; zorlu koşullara rağmen işçi mücadelelerine önderlik eden beş parasız yoksul bir insanın işçilerle muhatap olmasını istemiyorlar. İşçiler arasından soysuzlaştırılarak yüksek maaşlarla korunan sarı sendikacı takımını istiyorlar ki, işçiyi manipüle etsinler."
@MTanal Genel başkan olduğu günden 2023 seçimlerine kadar her kritik kavşakta akp'nin değirmenine su taşıyan adamlarsınız. Eczacınız da müteahhitiniz de öyle. Andımıza dava açmış. Her baharda fis köyüne giden adamı partiden kovun önce.
"Hükûmet Gülistan Doku olayını ibret ve hikmet parantezine alarak devleti ahlâk ve adâlet ekseninde yapısal olarak yeniden inşa etmelidir, sorun ve sorunlu insan üreten sistemi ıslah etmelidir."
Güzel yazmış. Teoride fena durmuyor. Hakikatte ise komedi.
Okul kantinlerinde veresiye defteri dönemi başladı.
11-A’daki Ziya’dan 9-B’deki Ecem’e…
Çocukların adı yazıyor, karşısında borç.
"Yarım kaşarlı" yiyip borç yazdıran evlatlarımızın ahı, kendi sefasından ödün vermeyenlerin üzerine olsun!
Evlatlarımızı kantinlerde veresiye defterine düşüren bu kara düzenle mutlaka hesaplaşacağız!