Demirkubuz’dan aşk itirafı:
"2 sene her hafta 24 saat otobüsle gittim geldim Bekir gibi, sonra hastanede yattım.
Bekir’in ailesine yaptıkları taşralı erkek zulmü. Bu bizim genetiğimiz. Çok iyi babalar da var çok imrendiğim. Ben çocukken gece 3’te babamı kumardan kaldırırdım."
Neredeyse her sahne metafor içerdiğinden çabuk sıkılıp yorulabilirsiniz. İlk bölümden pes etmemenizi ve diğer bölümlere mutlaka bir şans vermenizi tavsiye ediyorum.
“Potansiyelinin ne kadar altında bir hayat yaşadığının farkında mısın?”
Bir türlü bitirilmeyen mutsuz evlilikler, annelerimizden miras kalan travmalar, kendini geri planda tutan babalar, ‘yaşıtlarına göre çok olgun’ yaşanmış bir çocukluk…
Karşınızda “Kuvvetli Bir Alkış”
Galayla ilgili çok soru gelmiş.
Gala bugün yapılmadı. “6 Şubat’ta yapacağız.” açıklamalarını “Bu haberler asılsız.” diyerek reddettiler. 'Uygun gördükleri' bir tarihte yapacaklarmış.
Oyuncular en son Hatay’da bir mezarlıkta gülümserken fotoğraf paylaşmışlardı.
6 Şubat depremlerini konu alacak “Şahsi Meselemiz” filminin çekimleri bugün başlamış. Gelin biraz film hakkında konuşalım.
Filmin adı Atatürk’ün “Hatay benim şahsi meselemdir.” sözünden yola çıkarak konulmuş.
Galanın ise 6 Şubat’ta Hatay’da yapılması planlanıyormuş.
Flooddan bağımsız bu film bence gelmiş geçmiş en iyi tiratlardan birine sahip. Engin Günaydın devleşiyor adeta sahnede. Ve söylediklerinin de altını çizmek gerekli. Yeraltı canınızı içten içe sıkacak kadar gerçek sahnelerle dolu bir film.
"Bazen aklıma şey takılıyor; yani hep böyle, hep aynı yerde, ertesi gün ne olacağı belli bir şekilde, tekrar tekrar aynı şeyleri yaşayarak mı geçecek bir ömür?"
Zeki Demirkubuz - Hayat (2023)
Acaba hiç gelmese miydik bu konulara…
Tweetin bu kadar etkileşim alacağını öyle ki Nuri Bilge Ceylan’ın bu iddiaya kitabında cevap vereceğini asla tahmin etmemiştim. Ceylan’dan sonra Demirkubuz da sessizliğini bozdu ve meşhur bayılma olayıyla ilgili konuştu.
Zeki Demirkubuz:
“Kış Uykusu’ndaki göndermeyi kabaca gördüm. B*k gibi sahneydi. Böyle bir şey olur mu ya? Çok korkunç bir sahneydi. Kusura bakmasınlar, daha iyi çeksin öyle şeyleri”
Burada kimse gönderme sahneyi anlamamış. Zeki Bey öğretmen sahnesinden bahsediyor:
Ceylan’dan Demirkubuz Açıklaması:
“AŞAĞILIK OLAN BEN DEĞİLİM”
“Bugün sosyal medyada 'Yeraltı' filminde yer alan imalardan ve göndermelerden hareketle, 'Üç Maymun' filmini Zeki’nin senaryosundan yola çıkarak, ondan çalarak yaptığımı iddia eden bir tartışmayla karşılaştım.”
Demirkubuz’un konuşmasının devamı:
“Nuri Bilge Ceylan susacak, dişini sıkacak ve bir daha tek kelime etmeyecek, ederse YouTube kanalı açarım, her gün düzenli yayın yaparım. Bu ülkenin en sevdiği şey unutmaktır. Her yaptığımız yanımıza kar kalmıyor. Biraz düşüneceksin”
Olaylar nereye varacak ben de merakla bekliyorum. Tartışmanın fitilini ateşlemekle iyi mi ettik kötü mü ettik onu da bilmiyorum. Siz bu tartışma hakkında ne düşünüyorsunuz?
Zeki Demirkubuz:
“Kış Uykusu’ndaki göndermeyi kabaca gördüm. B*k gibi sahneydi. Böyle bir şey olur mu ya? Çok korkunç bir sahneydi. Kusura bakmasınlar, daha iyi çeksin öyle şeyleri”
Burada kimse gönderme sahneyi anlamamış. Zeki Bey öğretmen sahnesinden bahsediyor:
Acaba hiç gelmese miydik bu konulara…
Tweetin bu kadar etkileşim alacağını öyle ki Nuri Bilge Ceylan’ın bu iddiaya kitabında cevap vereceğini asla tahmin etmemiştim. Ceylan’dan sonra Demirkubuz da sessizliğini bozdu ve meşhur bayılma olayıyla ilgili konuştu.
Eveet, geldik en sevdiğim konulara...
NBC açıkça taşranın 'getirilerini' söylemeyi reddetmiş. Bazıları da onu ve üslubunu savunmuşlar:
"Siz bilmiyorsunuz yaağ şehir filmi de var"
Aslında hepimiz Üç Maymun filminin 'hikayesini' biliyoruz.
Aslında bir Demirkubuz fikri olması.