Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok! / 4
https://t.co/rdxeFELfR7
📌 Bir insanın ömrü boyunca aynı hareketi tekrarlaması uzmanlaşmak mıdır, yoksa zihinsel ve bedensel olarak sakatlanmak mı?
📌 Kapitalist işbölümü üretimi geliştirirken insanı neden tek bir işleve hapseder?
📌 Bir insanı yeteneklerinden koparıp ömür boyu tek bir işe mahkûm etmek, onu yaşarken öldürmek değil midir?
📌 Kafa emeği ile kol emeğini birbirinden koparan bir düzen, insanın çok yönlü gelişimini nasıl sağlayabilir?
📌İşçinin emeğiyle zenginleşenler, bu serveti neden kendi zekâlarının, çalışkanlıklarının ve üstünlüklerinin kanıtı sayıyor?
📌 İşçi ürettiği zenginlik karşısında kendisini güçsüz ve yetersiz hissederken, ona el koyanlar neden kendilerini toplumun en yetenekli insanları sanıyor?
📌 İşçinin kendi emeğine yabancılaşması sürerken, toplumdaki bencillik, rekabet, yalnızlık ve çürüme ortadan kalkabilir mi?
📌 Ücretli kölelik devam ettiği sürece insanlığın diğer bütün esaret biçimlerinden kurtulması mümkün müdür?
📌 Marx neden işçinin kurtuluşunun yalnızca bir sınıfın değil, bütün insanlığın kurtuluşunu içerdiğini söyler?
#Kapitalizm
#Yabancılaşma
#KarlMarx
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenler, NATO zirvesiyle getirilen yasakların ardından yeniden Ankara’da buluştu. Madenci Anıtına yürüyen öğretmenler, taban maaş haklarının kabul edilmesini, özlük haklarını yok eden kısa süreli sözleşmelere son verilmesini ve kendilerine verilen sözlerin tutulmasını talep ediyorlar.
#TaleplerimizMilliEğitimKomisyonuna
İsig Meclisi Gönüllüsü ve Akademisyen Aslı Odman:
"Türkiye'de bütün bu ölen bedenler görünmez kılınıyor. Hukuk mücadelesi etrafında bu görünmez kılınmayı kırabilidiğimiz kenetlenmeler kuruldu. Mevcut ceza konunu içinde olası kasıtın savunulması çok önemli bir hat. Savunulmamış her ölüm bir sonrakini çağırıyor. Gidenler için yas tutacağız kalanlar için mücadale etmeye devam edeceğiz."
#DilovasıİçinAdalet
@isigmeclisi@odmanasli
Zaman bir derviş gibi sabırla
Eğiredursun ipliğini
fabrikaların, sokakların
gümbürtüsü duyuluyor artık
dağılıyor
sevdayı karartan bulutlar
şimdi
bir senfoninin
gittikçe yaklaşan
ayak seslerini duyuyor dünya
ve bu senfoninin en coşkun ritmi
sevdanın, umudun yürüyüşleridir
hayat böyle yazacaktır tarihe
ve öylece gelinecektir
dünyanın beklediği günlere.
(Dövüşen Anlatsın)
Sosyalist şair Ahmet Telli yaşamını kaybetti. Şiirleriyle dünyayı değiştirme mücadelesine güç ve umut vermeye devam edecek.
#AhmetTelli
Cem Asyalı- Kaisariani 200’leri: Yunanistan’da Alman İşgaline ve Faşizme Karşı Direniş
https://t.co/vr50F09E06
İşçi sınıfının uluslararası mücadele gününde komünistler hunharca infaz edilerek faşizme karşı direniş zayıflatılmak ve psikolojik üstünlük kazanılmak isteniyordu. Fakat Haydari kampında, ertesi günün sabahında ölüme gidecek komünistler ve diğer hücrelerdeki yoldaşları, o geceyi marşlar ve mücadele ezgileriyle geçirdiler. Onların, Alman faşizminin en kudretli ve yıkılmaz gözüktüğü bir dönemde asla umutlarını kaybetmeyerek ölümlerini bile birer direnişe dönüştürmeleri, bugün de tarihsel iyimserliğimizi besleyen bir mücadele kaynağı olmaya devam ediyor.
📌 Nereden bakarsak bakalım, Üçüncü Dünya Savaşının en önemli iki düğüm noktası ortaya çıkmıştır: Birisi Ukrayna üzerinden Avrupa’yı da içine alan geniş bölge, ikincisi ise Çin’in hedef alındığı Asya-Pasifik bölgesidir! İşte bu misyonla yeniden yapılandırılan NATO, NATO 3.0 olarak tanımlanıyor.
📌Türkiye burjuvazisi bu bakış açısıyla, hem içeride yükselen devrimci mücadeleyi rahatça bastırmak hem de uluslararası emperyalist rekabette kendini güvenceye almak ve kendisine alan açmak için ulus-devletinin kaderini Batı emperyalizmiyle ve onun askeri ittifakı olan NATO ile birleştirmiştir.
📌Devrimci Marksistler ve komünistler olarak, elbette yapısı gereği kolektif bir karşı-devrim ve savaş örgütü olan NATO’ya karşıyız. Ancak bizler, NATO’ya karşı çıkarken ve emperyalizmi teşhir ederken, bunu işçi sınıfının enternasyonalist perspektifinden hareketle yapıyoruz.
📌Sosyalist hareket içinde özellikle sol-Kemalist kesimler (TKP ve türevleri), burjuvazinin bir kesimi gibi akıl yürüterek ulus-devletin emperyalist ittifaklarda nasıl konumlanması gerektiği noktasından hareketle NATO’ya karşı çıkıyor. Bu milliyetçi perspektifin, işçi sınıfının enternasyonalist mücadelesiyle uzaktan yakından ilişkisi yoktur.
📌 İşçi sınıfının devrimci ödevi, ülke burjuvazisinin hangi emperyalist paktta yer alacağı sorusuyla meşgul olmak değil, bir bütün olarak kapitalist sisteme karşı mücadele etmektir.
#NATO
#NATOZirvesi
#NATOSummit2026
NATO’ya Hayır Koordinasyonu, 7-8 Temmuzda Ankara’da düzenlenecek olan NATO toplantısını protesto etti. Kadıköy Boğa’da toplanan emekçiler, sloganlarla İskele Meydanına yürüdü. Eyleme sendikalar ve çok sayıda sosyalist kurum katıldı. Gelecek Bizim Gelecek Sosyalizm Grubu da eyleme katıldı.
Yapılan konuşmalarda, ABD liderliğinde kurulan NATO’nun emperyalist sistemin kanlı savaş örgütü olduğu; işçi sınıfının sömürüsüz dünya mücadelesini ezmek için Türkiye’den Latin Amerika’ya onlarca ülkede askeri faşist darbeler örgütlediği, savaşlar çıkardığı, halkları birbirine düşman ettiği dile getirildi.
Savaş ve silahlanmanın emekçiler için daha fazla vergi, soygun ve daha az kamu harcaması; daha az sağlık ve eğitim anlamına geldiği ifade edildi. Savaş örgütü NATO’nun dağıtılması istendi. Belçika ve Avrupa’dan gelen sosyalist temsilciler, NATO’ya karşı tüm ülkelerde mücadele edilmesi çağrısı yaptılar.
Eylemde; “Savaş Örgütü NATO Dağıtılsın! Katil ABD Ortadoğu’dan Defol! Katil ABD Katil NATO! Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!” sloganları atıldı ve Çav Bella şarkısı söylendi.
#NATO
#NATOZirvesi
#NATOSummit2026
Bu sabah birçok kentte onlarca sosyalist, aydın ve gazeteci gözaltına alındı. Rejim, NATO’nun emperyalist bir savaş ve baskı örgütü olduğunu kanıtlamak istercesine, ülkede adı konmamış bir olağanüstü hâl ilan etti; toplum üzerindeki baskı ve şiddeti daha fazla artırdı.
Bir savunma örgütü olarak tanımlanan NATO’nun amacı, güya “barış ve istikrarı” korumak! Gerçek amaç ise SSCB liderliğindeki “sosyalist” kampı çökertmek, burjuva düzeni tehdit edebilecek devrimci ayaklanmaları ve işçi sınıfının yükselen mücadelesini bastırarak emperyalist-kapitalist sistemi güvence altına almaktı.
Ukrayna Savaşıyla birlikte NATO, bağrındaki tüm çelişkilere rağmen, Rusya ve Çin’e karşı ABD-AB-Asya Pasifik blokunun vurucu gücü olarak yeniden yapılandırılmaya başlanmıştır.
Burjuva devletler, devasa askeri bütçeleri gökten indirmiyor; sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik harcamalarını tırpanlayarak, doğrudan ve dolaylı vergileri artırarak finanse ediyor.
Bütçede askeri harcamalara ayrılan pay arttıkça emekçilerin payına düşen kamu harcamaları azalmaktadır ve bu bütçe transferi, işçi sınıfının kazanımlarına yönelik küresel bir saldırı anlamına gelmektedir.
#NATO
#NATOZirvesi
#NATOSummit2026
Deniz Göktaş tutuklandı.
Cesaret ettiği, susmadığı için tutuklandı!
Rejim, tüm toplumu mutlak anlamda baskı altına almak ve susturmak istiyor.
Ama polis şiddetine, gözaltılara, tutuklamalara rağmen mücadele edenler var, konuşanlar var!
Ezilen ve sömürülen insanlık korku ve karanlığa asla taslim olmadı, olmayacak!
Faşizme Karşı Omuz Omuza!
#DenizGöktaş
📌Türkiye egemen sınıfı, NATO’nun bir parçası olarak onun içinde daha fazla rol almaya ve jeopolitik konumunu kullanarak emperyalist piramitte yükselmeye çalışıyor.
📌“Yeni Osmanlıcılık” denen şey, özellikle AKP döneminde alt-emperyalist bir güç haline geldiği daha belirgin şekilde ortaya çıkan Türkiye’nin emperyal yayılmacı siyasetinden başka bir şey değildir.
📌NATO emperyalist-kapitalist sisteme içkin bir oluşumdur ve ona karşı mücadele, ancak dünya çapında işçi sınıfının enternasyonalist kavgasıyla başarıya ulaşabilir.
#NATO
#NATOZirvesi
#NATOSummit2026
Deniz’in üzerine uzun uzun ve yıllar boyu çalışarak ortaya koyduğu şey yalnızca mizah değil. Politik bir eylem aynı zamanda, bir düşünceler bütünü. “Mizah suç değildir” diyoruz, elbette değil ama politik eylem de suç değil. Onun yalnızca mizahını değil eylemini de savunabilmeliyiz.
Mizah suç değildir. Sanatın, mizahın ve eleştirel ifadenin özgürce var olmasını savunuyoruz.
Deniz Göktaş yalnız değildir!
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Gülhan Dildar- NATO’ya Karşı Devrimci Tutum Ne Olmalı?
https://t.co/1uZp2jHIZ5
📌NATO nedir ve hangi tarihsel koşullarda kuruldu?
📌NATO’nun işçi sınıfı ve devrimci hareketler karşısındaki rolü nedir?
📌Türkiye NATO’ya nasıl ve hangi amaçlarla üye oldu?
📌Neden anti-kapitalist olunmadan gerçek anlamda anti-emperyalist olunamaz?
📌NATO’nun Türkiye’deki askerî darbeler ve kontrgerilla yapılanmalarıyla ilişkisi nedir?
📌“Soğuk Savaş”ın sona ermesinden sonra NATO’nun görev ve hedefleri nasıl değiştir?
📌Ukrayna’daki savaşta NATO’nun rolü ve Rusya’yla yaşanan çatışmanın temel nedenleri ne?
📌Artan NATO harcamalarının işçi ve emekçiler üzerindeki ekonomik etkileri nelerdir?
📌İşçi sınıfı NATO’ya karşı hangi devrimci ve enternasyonalist tutumu benimsemelidir?
📌NATO’ya karşı mücadele neden ulus-devletin çıkarları veya başka bir emperyalist blok tercihi üzerinden değil, işçi sınıfının enternasyonalist ve anti-kapitalist mücadelesi temelinde yürütülmelidir?
#NATO
#NATOZirvesi
#NATOSummit2026
Adalet nöbetimiz 3. haftasında devam ediyor.
Kocaeli Baro'su Başkanı Avukat Kadir Caner Karakadılar:
‘’Mahkeme suçtan doğrudan zarar görmediğimiz gerekçesiyle müdahillik talebimizi reddetti ama bu davayı takip edip hukuka aykırılıkları ortaya koymamıza engel değil. Bu insanlar emekleri uğrana alınmayan tedbirler nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Bu nöbet bir isyanın haykırışın nöbetidir. Bu nöbet tüm Türkiye’de tekrar insanlar bu şekilde hayatlarını kaybetmesin diyedir.’’
#DilovasıİçinAdalet
@kocaelibarosu @kadinhaklarimerkezi
Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi Başkanı Şivan Kırmızıçiçek
"Atölyelerde, şantiyelerde, fabrikalarda binlerce işçi kağıt üzerinde kalan İSİG önlemleri yüzünden ölümle burun buruna çalıştırılıyor. Bugün aileler adalet arayışıyla sokaklara çıktıysa, işçiler ölmemek için mücadele etmek zorunda kalıyorsa asıl sorumlu sadece işverenler değil bu ülkeyi yönetenlerdir.
#DilovasıİçinAdalet
@petrolis_merkez@SivanKrmzck
Nisanur Taşdemir kardeşimizin babası Vedat Taşdemir
‘’Kendi evladım yanarken ben mi gidip hesap vereceğim? Kamu görevlileri adaletin önüne çıksın. Hala da can vermeye devam ediliyor. Devletin önüne geçmesi lazım artık. Bugün benim başımdaysa yarın başkasının başında. Dilovası’nda benim evladım yandıysa Dilovası halkı yoksa benim yanımda yarın onların da evladı yanacak. Hepimiz yan yana durmalıyız.’’
#DilovasıİçinAdalet
Adalet nöbetimizin 3. Hafta basın açıklamasını Hanım Gülek'in kızı Tuba Gülek Laç hepimiz adına okudu. Üçüncü duruşma tarihimiz olan 21 Temmuz'a kadar her pazar Gebze Kent Meydanı'ndayız.
"Bizim acımız da kederimiz de satılık değil, olmayacak! Biz adalet arıyoruz. Bunu yaparken de yalnızca halkımıza, biz ve kaybettiğimiz yakınlarımız ile aynı yazgıyı paylaşan emekçilere güveniyoruz. Bu sebeple, adalet nöbetimizi başlattık ve sürdürüyoruz."
#DilovasıİçinAdalet