Bu herifler, insanlara yardım edebilmek için herkes canıyla başıyla uğraşırken internetimizi kestiler. Ellerindeki su şişelerini gösterip “yardıma ihtiyaç yok” deyip tırları döndürdüler. Adıyaman’ı mezarlık bellediler. Kendilerinden bağımsız yardım tırlarına afiş astılar. Çadır sattılar. Depremzedelerden mikrofonları kaçırdılar. Depremzedeleri azarlayıp insanların suratlarına güldüler. Olayın en sıcak anında bile askeri sahaya indirmekten çekindiler. Değil çocuklarımıza, cenazelerimize bile sahip çıkamadılar. İnsanlar, evlatlarının mezarı var diye sevindiler. Bu namussuzlar bize dükkan dükkan kefen arattılar. Şubatı sadece yıldönümünde hatırlayanların aynı acıları yaşamaları dileğiyle. Bizim bizden başka hiç kimsemizin olmadığını umarım tekrar öğrenmeyiz. Milletimiz umarım bir daha böyle bir acı yaşamaz. Başımız tekrar sağ olsun.
günler, haftalar, aylar geçecek…iyi rüzgar alan bir balkon köşesinde, neyi başarıp başaramadığımı umursamayan insanlarla birlikte gülüp eğleneceğim. öyle ki, beni ilk defa görenler hayatımda hiç mutsuz olmadım sanacak.
Üniversiteye giden genç, kendisini uğurlamak için otogara gelen babasının ve ablasının o anlarını paylaştı:
“Ablamla babam beni sadece uğurluyorlar, o sırada kameraya yansıyan görüntüleri… Şansımsınız.”