Sinan Çetin;
— Ulus devlet aslında tğrkiye için talihsiz bir çözüm olmuş.
— Osmanlı’nın tamamını; Kürtleri, Ermenileri, Rumları, Müslümanları bile karşımıza almış bir devlet organizasyonu kurmuşuz.
— tWC cumhuriyetinin kuruluşunda bir hata var, bunu çözmezsek yol alamayız.
Altyapısı olmayan insanlar harcanmaya mahkumdur Olacağı buydu görsel Efendi aç bir çay ocağı da çay içelim
Gürsel Tekin görevden alındı iddiası https://t.co/WZXYT01w5g
Seni stajyer fatih seni, Cizre'yi yakıp yıkan, Sur'da "Fetih Hutbesi" okutan portatif uçbeyi seni, seni "vekil" başıbozuk seni; bak senin de miadın doldu, geri dönüşüme gidiyorsun, ama "em li vir in!"
Van’ın Erciş ilçesine bağlı Zilan Deresi’nde 13 Temmuz 1930’da binlerce Kürt’ün öldürüldüğü katliamın üzerinden 93 yıl geçti
#ZilanKatliamı
https://t.co/4UlOnMdPfk
O, “ söze haysiyet “ kazandıran büyük ozanların soyundandı
O yüzdendir ki böyle ozanlar asla ölmez,sözleri milyonların yüreğinde ve beyninde yaşamaya devam eder
Güle güle
Oxir be
#AhmetTelli
Kürt müziği üzerine ilk çalışmalar ünlü Ermeni rahip ve besteci Komitas Vartabed tarafından 1903 yılında başlatıldı. Komitas on iki Kürt melodisinden oluşan "Chansons kurdes transcrites par le pere Komitas/Melodies Kurdes" adlı eserini yayınladı. 📍
Trafik tartışmasında dayak yedi, karşı tarafa kesilen para cezasından komisyon istedi:
"Bizim sayemizde devlet para kazanıyor. Boşuna mı dayak yedik. Yüzde 5 komisyon verin"
Zarê (İlk Kürt Filmi | Sovyetler Birliği, 1926)
Filmin ulaşılabilen farklı versiyonları:
Sessiz, siyah-beyaz ve Ermenice altyazılı orijinal versiyonu:
https://t.co/6HXlPHgkf0
Sessiz, siyah-beyaz ve Ermenice-Türkçe altyazılı versiyonu:
https://t.co/FaDnzewAqc
Sessiz, siyah-beyaz ve Ermenice-Sorani altyazılı versiyonu:
https://t.co/ms27Wu39Pa
Sesli, siyah-beyaz ve Ermenice-Kürtçe dublajlı versiyonu:
https://t.co/tPaLy5h4Gs
Sesli, renklendirilmiş ve Ermenice versiyonu:
https://t.co/LdjgxQ1UP3
Şu güzel ve ince detaya dikkatinizi çekmek istiyorum.
Eski insanlarımız, kendilerine herhangi bir iyilik yapıldığı zaman; bu bir yardım olabilir, güzel bir söz olabilir, fark etmez. Hatta sadece bir “Nasılsın?” sorusuna bile dua ile karşılık veriyorlardı. Bazen bu dualar uzun uzun devam ediyordu.
Peki neden dua yerine “Teşekkür ederim.” ifadesi kullanılmıyordu?
Çünkü “Teşekkür ederim.” ifadesi tek başına bir yeri doldurmuyor. Evet, elbette en azından teşekkür edilmelidir. Lakin eski insanlarımız, “teşekkür ederim” kelimesini bile adeta lügatlarına, yani ağızlarına koymamışlardı. Çünkü bunun, yapılan iyiliğin karşılığını yeterince ifade eden bir söz olmadığını düşünüyorlardı. Bunun yerine, kendilerine iyilik yapan kimseye bol bol dua ederek karşılık veriyorlardı.
Sen yaşlı bir adama yardım ettiğin vakit, elinden tuttuğun vakit, sana sadece “Teşekkür ederim.” demiyor. Uzun uzun dualar ediyor, Allah’tan senin için hayırlar diliyor.
Ama bugün birisine yardım ettiğin zaman, sana çoğu zaman sadece “Teşekkür ederim.” ya da “Sağ ol.” gibi kelimeler söyleniyor. Böyle olunca, insanın içinden yardım etme isteği bile eskisi kadar gelmiyor.
Ama bir iyilik yaptığın zaman, karşılığında torba dolusu dua alınca, insanın yardım etme hissi daha da artıyor. Çünkü dua, insanın gönlüne dokunuyor; yaptığı iyiliğin boşa gitmediğini hissettiriyor. Belki de bu yüzden eski insanlarımızın duaları, insanlar arasındaki sevgi ve muhabbeti diri tutan en önemli güzelliklerden biriydi.
@AvarBanu Göçmen devşirme Banu asıl kukla Siz devşirmelersiniz ama farkında değilsiniz Sahi sen nerelisin Banu Hanım Biz bu toprakların gerçek sahipleriyiz bu böyle biline