Hayal gücünün sınırlarını zorlayan, popüler kültür, edebiyat ve sinema klasiklerini ters yüz eden bir seri.
DiskDünya: Ciddiye aldığı her şeyle eğlenmeyi bilen eşsiz bir edebiyat harikası.
#delidolu#delidoluyayınları#diskdünya#terrypratchett
Diskdünya deyince o meşhur ve haklı soru akla geliyor: “41 kitap var, nereden başlasam?” Panik yok!
Terry Pratchett'in kendisi de “İstediğin yerden başla” derdi. Ve ayrıca Emin olun Diskdünya’da herkese göre bir roman var. Emin olun.
#delidolu#diskdünya#terrypratchett
“Fantezi mi istiyorsunuz? Alın size fantezi: Bir canlı türü var. Eriyik kayalardan birkaç kilometre yukarıda, ciğerlerindeki tüm havayı emip götürecek boşluktan ise birkaç kilometre aşağıda, buz devirleri arasındaki kısa jeolojik dönemde yaşıyorlar;
Ben bir fantezi yazarıyım ve demokrasiye inanmayı ben bile biraz güç buluyorum...”
Sör Terry’nin, uzun yıllar içinde yaptığı konuşmalardan, yazdığı yazılardan ve söyleşilerinden derlenen “Klavye Sürçmesi”,
Onlar beş arkadaştılar...
Arkadaştan öte, kardeştiler...
Maceradan maceraya koştular... tabii romatizmaları azmadığında...
Dişlerine kadar silahlıydılar... tabii takma dişleri de diş sayarsanız...
Ve bir gün, sonunda, tanrılara bile başkaldırdılar...
Diskdünya’nın en epik, aynı zamanda en imkânsız serüvenini anlatan, Paul Kidby’nin muhteşem görselleriyle hayat bulan “Son Kahraman”, ağarmış saçları ve iki büklüm belleriyle herkese hâlâ kafa tutan Gümüş Ordu’yu ve aralarındaki bitimsiz dostluğu yâd etmek için harika bir roman!
Diskdünya okuma sırası karşınızda! Artık "Abi ben seri tamamlanmadan başlayamıyorum" ya da "Çeviri kötüyse hiç okuyamıyorum" gibi bir bahaneniz yok. İşte Diskdünya okuma listesi.
@delidolukitap
https://t.co/UrZzM0KVuv
Modern zamanları ve modern zamanlara –hâlâ– uyum sağlamaya çalışan bizleri keyifle ve keskin zekâyla eleştiren “Sanayi Devrimi” romanları, Diskdünya’ya sıfırdan başlamak için de en uygun adreslerden bazıları.
Her şey tıkırlarla başladı. Tuhaf bir büyüydü, simya gibi bir şeydi ama aslında onun bile ötesindeydi. “Hareketli Resimler” dediler adına ve hayatımıza girdikten sonra hiçbir şey aynı olmadı. Büyü, artık herkesin elindeydi.
Aslında Diskdünya’nın büyü temelli bir yer olduğu bilinir. Bilim, Diskdünya’da çoğu zaman küçümsenir. Ama işte, değişimin ve dönüşümün önünde durmak da taş... gibi bir yürek gerektirir.
O yüzden, en azından bu konuda onun sözünü dinlemeyen William deSoze ve tüm diğer gazetecilere selam edelim ve Türkiye’de yüz yıldan uzun bir süredir kutlanan Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü’ne, diğer ismiyle Basın Bayramı’na kucak açalım.
“Dikkatli ol,” dedi Vetinari. “İnsanlar, kendilerine hâlihazırda bildikleri şeylerin söylenmesini ister. Bunu sakın unutma. Onlara yeni haberler verdiğinde tedirgin olurlar. Haber...
Kısacası, halk haber duymak istediğini zanneder; ama asıl istediği, kendi bildiği şeyleri tekrar duymaktır...”
Lord Vetinari’yi gizli bir hınçla, içten içe sevsek de hakkındaki gerçeği asla unutmuyoruz elbette: halis muhlis, hakiki, resmî bir despot olduğu gerçeğini.