Kimbilir kamu gucunu arkasina alan kac kisi kac kızı hatta erkeği bu sekilde yoketti. Gulistan ve Rojin'in aileleri pesine düştüğü icin ortaya çıkti. Sesi cıkmayan kac aile kaç kayıp var kimbilir.
Arkadaşım Elif’in babası seneler önce vefat etti. Annesiyle birlikte yaşıyorlar.
Bugüne dek ikamet ettikleri aile evi kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılacak ve 24 Eylül’de evi boşaltıp başka bir daireye geçmiş olmaları gerekiyor.
Belediyenin verdiği kira yardımı asgari diyebileceğimiz kira tutarının üçte birine ancak denk geliyor. Emekli maaşıyla hem geçinip hem kiradan kalan kısmı ödemeleri mümkün gözükmüyor.
Biz medrese tahsili gördüğümüz için arada kalmış grubuz kardeşler.
Çalışma hayatına dair pek bir şey bilmiyoruz.
Elif de iki senedir bir vakıfta ders vererek harçlığını çıkarıyordu.
Annesi yaşlı bir teyzemiz.
Şimdi Elif’in daha fazla çalışıp kiralarını da çıkarması gerekiyor. Hâlihazırda tek çalışma alanı da vakıflarda ve de özelden Klasik Arapça ve Fıkıh dersi vermek.
Bu nedenle ders duyurusuna desteklerinizi talep ediyorum.
Bu olay her gün her şehirde yaşanıyor. bir kişinin dikkatsizliği filan değil bu. Taşeron bir şirkette ucuza çalışan bir işçi yitip gitmiş kimin umrunda? Örgütsüz, güçsüz, pazarlıksız bırakılmış bir emekçi halkın kendi can güvenliğinin koşullarını tüm ülkede kaybettiği bir acı tablonun sistematik sonucu. Bir iç savaşta ne kadar insan ölürse her yıl o kadar sayıda insan iş cinayetlerinde ölüp gidiyor. Giden gariban işçi olunca kıymeti de yok bu gidişatın hesabını soran da. İşçinin sözü ve eyleminin hakim olduğu sendikalar yaratarak; her biri rejimin birer prototipi olan iş yerlerinden başlayıp tüm ülkeyi değiştirmek zorundayız. Bu iş tek başına ekmek ve can meselesi de değil, tüm düzen aşağıdan yukarı böyle kuruluyor.
Dostlarım, acil RT yapmanızı rica ediyorum. Kreşte bir öğrencim var. Aylardır kendinden büyük ayakkabılarla ve aynı birkaç kıyafetle geliyor. Beslenme konusunda da hep aynı şeyleri getiriyor; salatalık, ekmek arası ya da domates. Annesi başka bir şey yemediğini söylüyordu ama
Beyim Abdulkadir Yaylacık, YL tezi için ankete çıktı.
Çalışan ve anne olan her kadının desteği, araştırma için çok kıymetli.
Ebeveyn tükenmişliği kavramını dindarlık üzerinden ilk kez ele almakta.
Çevrenizdeki annelerin katılımı bizi sevindirir🥰
https://t.co/3Se0gaeIB4
büyünün tanımını “ben olmayanın” bir benliğe nüfuz ederek bilinç mülkiyetini ele geçirmesi şeklinde yapacak olursak, bu anlamda insanın kendini kolektif gündemlerin girdilerine açık tutması, sistematik olarak kara büyüye maruz kalmasından farksızdır.
Arkadaşlar, bu tweet'e gelen her fav için 10 TL, her retweet için 25 TL sadaka infak edecek Observer ağabey. Siz de bu sadakalara sebep olmak için favlayıp rtlerseniz mükemmel olur. Bedava hayır olur :)
Sadakalar, himayemizdeki yetim ve ihtiyaç sahibi kardeşlere gidecek.
Sevgili arkadaşlar, şu kan isteğini paylaşır mısınız rica etsem?
Üniversiteden bir arkadaşımın isteği bu. Nadir bir kan grubu olduğu için bulunması zor ve 10 gündür arıyorlarmış. Perşembe ameliyat olacak ve 1 kişi eksik kalmış. Peşinen teşekkür ediyorum 🙏🙋🏻♂️
Bildiğiniz üzere annesi tarafından şiddete uğradığı için mahkeme kararıyla geçici velayetini alıp 2.5 yıldır burda beraber yaşadığım ancak Litvanya’daki boşanma anlaşmamıza dayanarak Litvanya tarafından iadesi istenen ve çocuğun durumunu görmezden gelip Avrupa’nın bendesi gibi davranan yetkililerin geçen sene mart ayında, aşağıdaki videoda da görüldüğü üzere, orada yaşayacaklarını bildiği için dehşet içinde ve can havliyle gitmek istememesine ve bunu ısrarla ifade etmesine rağmen gayri insani şekilde icra ile zorla benden ve vatanımızdan koparılan oğlumun bu sefer de annenin kocası tarafından şiddete uğradığını, çocuğumun oradaki mahkeme psikologuna verdiği ifadeden (fotoğrafta) öğrenmiş bulunmaktayım.
Ancak ne hikmettir ki alışıp rehabilite olduğu Türkiye’den zorla koparıp şiddet uygulayan annesine iki ekip polis zoruyla koparıp gönderen yetkililer, tüm ısrarlarımıza ve şimdi orada fiziksel ve duygusal şiddete uğradığını belirtmesine rağmen kılını kıpırdatmamakta, adeta üç maymunu oynayarak küçücük Türk vatandaşını orada yapayalnız ve korumasız kalmasına göz yummaktadır.
Beni takip edenler bilir. Oğlumu asla sosyal ya da geleneksel medyaya alet etmedim, etmezdim. Nitekim bu bir yıllık süreçte Litvanya mahkemesinin tüm yanlı tutumu ile bir türlü çocuğumun benle fiziksel temas kurmasına izin vermemesine rağmen meseleyi buraya taşımadım. Ancak 7.5 yaşındaki bir çocuğun artık hayati riski söz konusu. Çünkü oradaki mahkeme kendi vatandaşı olan anneyi kollama refleksi ile hareket ederek, annenin iddia dahi olsa çocuğuma dair hiçbir fiziksel, duygusal ya da başka bir kötü davranma iddiası bile olmamasına rağmen (bana dair yegane olumsuz iddiaları oğluma oyuncak almam, oynamam ve çikolata almam, Ciddiyim şaka değil bu) benle fiziksel temas hakkından bile mahrum bırakmaya devam etmesi küçücük çocuğu daha büyük şiddet olayları açısından riske sokmaktadır. Mahkeme eliyle, sözde kaçırma ihtimali nedeniyle, bir yıldır oğlumla sadece haftanın 3 günü 30’ar dakika online görüşmemize izin verilmekte. Ancak bu görüşmeler, oğlum annesinin kocasının kendisine şiddet uyguladığını anlattığından beri annesi tarafından engellenmekte ve yaklaşık 3 aydır online konuşmamıza dahi izin verilmemekte. Bu da 7.5 yaşındaki oğlumun tamamen onların insafına kalmasına yol açmakta.
Bir yıldır süren bu hukuksuzluğa rağmen Türkiye’deki hiçbir yetkili ile Vilnius konsolosluğumuz taleplerimize rağmen kılını kıpırdatmamış, söz konusu sanki bir Türk çocuğu değil de Fransızmış gibi davranılmakta.
İşte bu nedenlerden dolayı sesimi adalet ve dışişleri bakanlıkları ile ilgili yetkililere duyurup Türkiye’de doğmuş, Türkçe konuşan ve sizlerle bu toplumu derinden seven oğlumun oradaki gayri insani şiddet ortamından kurtarılması için yardımınızı rica ediyorum.
Bu platformun bir araya gelince neleri değiştirdiğine, olmazı oldurduğuna çokça şahit oldum.
Beno, yüreği insan ve hayvan sevgisi ile dolu, dışarda dilenen insan gördüğünde bile ağlayan ve onlara her şeyiyle yardım etmeye çalışan dünya merhametlisi bir çocuktu. Lütfen şimdi biz onun elinden tutup, içinde olduğu bu karanlık kuyudan çıkarmak için sesini duyuralım. Çok geç olmadan
Islamophobia makes sense when you realize that Islam’s morality would hang them upside down for something like Epstein’s files. They were not afraid of Islam’s “terrorists” but of its ethics that grants no immunity to power
Fatih yoğun bakımda, ölümle yaşam arasında mücadele ederken annemle aramızda geçen bir anı anlatmak istiyorum.
Fatih ölmeden iki gün önce annemin ayağı kırılmıştı; alçıdaydı ve yürüyemiyordu. İlk haberi alınca babamla hastaneye koştuk, annem evde kaldı. Hastanede sabahladık. Doktorun umutsuz konuşması üzerine sabah annemin yanına döndüm. Ona bu haberi nasıl anlatacağımı bilmiyordum.
Eve girdiğimde annemin Fatih’in kıyafetlerini yıkadığını gördüm.
“Fatih eve gelince giysin,” dedi.
Dayanamadım,
“Anne, yaşayacağını mı düşünüyorsun?” dedim.
“Tabii ki yaşayacak,” dedi. “Gelecek, bunları giyip yatağında yatacak.”
Doktorun söylediklerini anlatamadım. Atar damarının kesildiğini, organlarının ağır hasar aldığını 12 kere bıçaklandığını söyleyemedim. Gittim, ağlaya ağlaya Fatih’in çamaşırlarını astım. Akşamına Fatih’i kaybettik.
Şimdi sizden ricam: Lütfen paylaşımlarımı sadece okuyup geçmeyin. Paylaşın, beğenin, yorum yapın. Bu davada kamuoyunun desteğine ihtiyacım var.
2. Duruşma:
📍 28 Ocak – 14.30
📍 Ankara Adliyesi, Söğütözü Ek Hizmet Binası
Lütfen ses olun. 🙏🏻
#Fatihacaciicinadalet #FatihEmsalOlsun
#şöyleki #KarneGünü #KademeArtıkŞart
Samsunda tek başına yaşayan bir ablamızın evi yandı kış günü tekrardan eşya desteğine ihtiyacımız var .
Sevgili kardeşlerim abilerim sevgili hanımefendiler bu paylaşımı rt eder misin.
Buyrun amme hizmeti :) 5 dk’da cimerleyin.
Son dönemde X (Twitter) başta olmak üzere sosyal medya platformlarında faaliyet gösteren bazı anonim ve yarı-anonim haber/yorum hesaplarının, sistematik biçimde İsrail lehine propaganda yaptığı, buna paralel olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin iç barışını, toplumsal huzurunu ve milli menfaatlerini zedeleyici paylaşımlar ürettiği gözlemlenmektedir.
Bu hesapların ortak özellikleri:
Kimlik ve yöneticilerinin kamuoyuna açık olmaması
Finansman kaynaklarının belirsizliği
Ticari bir faaliyet görünmemesine rağmen profesyonel ve yoğun içerik üretimi
Türkiye’de toplumsal fay hatlarını (din, milliyetçilik, dış politika) hedef alan provokatif dil
İsrail’in askeri ve siyasi eylemlerini normalleştiren veya meşrulaştıran içerikler
Türkiye aleyhine dezenformasyon ve algı oluşturma faaliyetleri
Bu kapsamda inceleme yapılmasını talep ettiğim ve kamuoyunda yüksek etkileşim oluşturan bazı hesaplar şunlardır:
Daily Türkist (@dailyturkist_), Muhbir (@ajans_muhbir), Otağ Haber (@haberinotagi), DarkWeb Haber (@darkwebhaber), Türk Dünyası (@Turkculutures), Türkçü Paylaşım (@TurkcuPaylasim), Turkic Report (@TurkicReport), News Turkic (@newsturkc), TamgaTürk (@TamgaTurk), Boşuna Tıklama (@bosunatiklama), Tengri (@tengrimiz3), Ateist TV (@Ateist_TV) ve İsrail Türkiye’de (@IsraelinTurkey).
Benzeri şekilde faaliyet gösteren, kimliği belirsiz ve koordineli içerik paylaşan diğer anonim haber hesapları
Özellikle dikkat çekici olan husus, bu hesapların eş zamanlı paylaşımlar, benzer dil ve anlatım biçimleri ve karşıt görüşleri bastırmaya yönelik toplu etkileşim davranışları sergilemesidir. Bu durum, organize bir ağ yapısı ihtimalini güçlendirmektedir.
Günümüzde sosyal medya, klasik güvenlik tehditlerinden bağımsız olarak psikolojik harp, algı operasyonu ve hibrit savaş aracı olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda söz konusu hesapların;
Olası bir bölgesel savaş,
Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren askeri veya diplomatik kriz,
Toplumsal hassasiyetlerin yükseldiği dönemler esnasında kitleleri provoke etme, panik ve kaos oluşturma, devlet kurumlarına güveni zedeleme potansiyeline sahip olduğu değerlendirilmektedir.
Bu faaliyetlerin;
TCK 214, TCK 216 , TCK 217/A , TCK 220 (kapsamında değerlendirilmesi gereken yönleri bulunduğu kanaatindeyim.
Bu nedenle;
Yukarıda adı geçen hesapların yöneticileri ve organizasyon yapılarının,
Finansman ve destek kaynaklarının
Yurt dışı bağlantılarının (özellikle İsrail veya ilişkili yapılarla temas ihtimali),
Türkiye aleyhine koordineli propaganda ve algı faaliyeti yürütüp yürütmediklerinin
ilgili kurumlar (BTK, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlar Birimleri ve diğer yetkili merciler) tarafından ivedilikle incelenmesini talep ediyorum.
İnceleme sonucunda milli güvenlik ve kamu düzeni açısından risk teşkil ettiği kanaatine varılması hâlinde, tedbiren erişim kısıtlaması, hesapların askıya alınması veya kapatılması dahil gerekli önlemlerin alınmasını arz ederim.
‘ALKOLLÜYDÜ!’ BİR EVLENME HAYALİM VARDI O da OLMAYACAK, BACAĞIMI ALDILAR… YARIM KALDIM.
CHP Üsküdar İlçe Başkanı Berk Tütüncü 22 yaşında bir gence Ataşehir Belediyesi’ne ait otomobille vurup olay yerinden kaçtı!
5 gün boyunca kaçan Berk Tütüncü 5 gün sonra ortaya çıkarak ‘alkollü değildim’ diyerek 150.000 TL para cezası ödedi.
Hayatı başına yıkılan genç: “Arkamda yüksek konumlu abilerim, ablalarım, kimsem yok…” dedi
Benim en büyük travmalarımdan biriydi bu acı. Kendimi babanın yerine bile koyamadım. Bunlar nasıl unutuldu? Nasıl hiçbir şey olmamış gibi akıyor, olağanlaşıyor her şey? Şimdi bu depremde ölümlere sebebiyet veren müteahhitleri af kapsamına almak istiyorlar. O kadar öfkeliyim ki.
gazzeli melek bacımız hasta anasına ve felçli ablasına bakıyor. şu dünyada sıkıntıdan başka bir şey görmedi. kanaatkar, sebat ehli kimselerin dualarına talip olmak isteyen bacımızın twitindeki linkten hesabına infak edebilir. alacağımız bir dua, cennetin kapısını aralayabilir