Şehir gürültüsünü unuttum burada.
Güneş içimi ısıttı, ağaç gölgesi yorgunluğumu aldı.
90’larda kaldı sandığım huzur, meğer hâlâ bu köy kahvelerinde saklıymış.
Mükemmel değilim ama kimseye kesinlikle rol yapmıyorum.
Olduğum gibiyim, ne fazlası, ne eksiği.
Kusurlarla varım, maskesizim.
Herkes beğensin diye değil,
hep içim rahat olsun diye yaşıyorum.
Belki eksik, yanlış. Ama sahici.
Ve sahicilik, bazen mükemmellikten daha kıymetli.
Farkında mısınız?
Ne doğana gerçek bir sevinç var artık,
Ne ölene içten bir hüzün…
Her şey “aldım, sattım, yaptım, kazandım”dan ibaret.
Gönüller boş, gözler donuk, ruhlar yorgun.
Allah, hepimize hakiki bir idrak, uyanık bir kalb ve diri bir şuur nasib eylesin…