@doga_dostu_@koton Mağazadaki bir kıyafetten anafilaktik şok gelişmesi oldukça ekstrem bir senaryo. Anafilaktik şokun nasıl geliştiğini araştırmadan insanları gereksiz korkutmayın.
@ketcaplipilavs@hrmncymhmt Dün akşam sitede köpeğimin kakasını topluyordum.
Eğilmişim, poşet elimde.
O sırada 45-50 yaşlarında bir adam geldi.
Önce sağ burun deliğini kapatıp diğerinden,
sonra diğerini kapatıp öbüründen…
sümüğünü yere attı.
Medeniyet tam olarak bu sanırım.
@sedaunlem@elazigmem@tcmeb@SahinBeraat Hayat Bilgisi ve Din Kültürü derslerine baştan başlamanızı tavsiye ederim Seda Hanım. Çünkü bu derslerde çocuklara merhamet, yardımlaşma ve canlılara iyilik yapmanın önemi öğretilir.
@didem12312691 O zaman tacizci, tecavüzcü, katil, hırsız, uyuşturucu, alkol kullanan; sabaha kadar yiyip içip pisliğini etrafa atanlar da girmesin. Asıl tehdit onlar.
“Köpek sevici” bir tanım değil, bilinçli bir aşağılamadır.
Hayvan seven insanı da sever.
Bir canı savunmayı, başka bir cana düşmanlık gibi göstermek çarpıtmadır.
Üslup bu kadar düşük olmak zorunda mı?
Bu yaptığınız analiz değil, gazetecilik hiç değil.
Bu insanları birbirine düşürmenin en kolay yoludur.
@maviO68396@Huri450252@solcugazete60 Öldürmeyi meşrulaştıran hiçbir söylem çözüm değildir; bu sadece vicdansızlığı normalleştirmektir. Buna itiraz ediyorum. Nokta.
Sapla samanı ayırt edememek tam olarak bu işte.
Bu ülkede kız çocukları tecavüze uğradığında elinize tüfek alıp sokağa çıktınız mı?
Her gün kadınlar öldürülürken ne yaptınız?
Evinizin bahçesine bir insan girse, gerçekten silah çekip vuracak mısınız?
Silahlanma bu kadar basit mi sizin için?
İnsanlar can almayı kendine hak mı görüyor?
Sarhoş, kuralsız sürücüler yüzünden binlerce insan ölüyor.
Orada da vur mu diyorsunuz?
Yoksa sadece işinize gelince mi tetik kolaylaşıyor?
Mesele sevgi değil.
Mesele şiddeti çözüm sanan bir zihniyet.
@maviO68396@Huri450252@solcugazete60 31 yaşındayım.
Hayatta en büyük zararı insandan gördüm; başka hiçbir canlıdan değil.
Çocuklarımı hayvan korkusuyla değil, insan şiddetinden korunarak büyütürüm.
Sorun köpekler değil.
Sorun, şiddeti normalleştiren insanlar.
Bir gün bu silah senin çocuğuna da yönelirse, o zaman adalet diye bağırma.
Çünkü şiddet vicdanlı ya da seçici değildir.
Gücünün yettiğine yönelir; hayvan, çocuk, yetişkin, kadın, erkek ayırt etmez.
İnsanlar artık sokakta yürürken bile
yaşama şansını hesaplar hale geldi.
Vicdansız.
10 yıldır kullandığım mail adresime her gün 3–4 tane dolandırıcılık maili geliyor.
Bulut, kargo, ödeme… her gün başka bir “acil”.
Yetmiyor, bahis siteleri de peşimi bırakmıyor.
Polise gitsen sonuç yok, savcılığa başvursan yine yok.
Gönderen belli değil, sunucu yurt dışında, dosya kapanıyor.
Şimdi insan şunu soruyor:
Dolandırılmam mı gerekiyor illaki?
Para mı kaptırmam lazım, bir şey mi kaybetmem lazım ki
bu sorun “gerçek” sayılsın?
@istanbul_EGM@BTKgovtr@KVKKurumu
Kanunu ezbere bilmiyorum ,elimdeki imkanla açıp baktım evet 😂
Çünkü senin savunduğun şey şu: Sigara içen hasta olunca sağlık sigortasından yararlanmasın , buna da adalet diyorsun.
Ben de şunu sorguluyorum: Bu durumda kimin hakkına girilmiş oluyor?
Ben çalışırken SGK primimi ödüyorum ya hani, orası biraz karıştı bende.
Ayrıca bir sağlık çalışanı olarak birçok hastalık, tedavi ve devlet ödeneği hakkında fikrim var.
Buna rağmen hala aynı savunmayı yapıyorum.
Ekran süresi fazla olup gözleri bozulan birinin gözlük hakkı varsa ve göz doktoruna gittiğinde bu SGK kapsamındaysa, mesele zaten burada bitiyor.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu bir vergi kanunu değildir.
Bu kanun, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerinin SGK primleriyle nasıl finanse edileceğini düzenler.
5510’un konusu;
kimlerin sigortalı olduğu, primlerin nasıl ödendiği ve sağlık hizmetlerinden kimlerin yararlandığıdır.
—Vergi sistemini düzenlemez.
Vergi ile SGK primi aynı şey değildir.
Vergi, Anayasa md.73’e göre gelir ve tüketim üzerinden alınır;
bireysel hastalıklar verginin konusu değildir.
SGK primi ise bir sigorta sistemidir ve karşılığında sağlık, emeklilik gibi hizmetler sunar.
Sigara üzerinden alınan vergi de “hasta olduğun için” değil,
tüketim olduğu için alınır (ÖTV).
Aynı durum alkol, şekerli içecekler ve akaryakıt için de geçerlidir.
@BrzmiJakDzian@AlSadretti64571@saintjusst Sen hasta olduğun için benden vergi alınmaz, ben hasta olduğum için de senden alınmaz.
Vergi sistemi bireysel hastalıklara göre değil, gelir ve tüketim üzerinden işler.
Lütfen vergi sistemini öğrenelim.
Ayrıca ağır parfümler astım hastalarında kriz tetikler;
@BrzmiJakDzian@saintjusst bu sağlık değil ayıklama olur.
Çünkü Türkiye’de sağlık sistemi, toplumca ortak vergi ödeyip birbirimizin alışkanlıklarını finanse ettiğimiz bir sistem değil.
@BrzmiJakDzian@saintjusst Senin mantığına göre;
aşırı şeker -diyabet,
fast-food -kalp krizi,
hareketsizlik -fıtık ve kalp hastalığı,
tuz -tansiyon, böbrek yetmezliği,
uykusuzluk ve stres -kalp, mide, depresyon.
O zaman bunlar da özelde tedavi edilsin.
“Vergilerimizle ödeniyor” diyorsan, bu ++