Yeter yahu yeter!
Söz milletin!
Haram yemedim de haram yemedim deyip duruyorsun…
Haram yememek tek meziyetin mi?
Zaten olması gereken bu…
Göz kırpmak gibi, nefes almak gibi, güneşin doğması, suyun yüz derecede kaynaması gibi…
Niye bunu ayrıcalıklı bir durum gibi anlatıp duruyorsun?
Halk sana bugün, zengin oldun mu diye sormuyor…
Israrla konuyu çarpıtıyorsun…
Halk sana; neden milyonların umutlarını tüketen bir siyasetin parçası oldun diye soruyor…
Siyaset sadece haksız para kazanmamaksa rahmetli babam da bir kuruş haram yemedi…
Ben de yemedim…
Eeee farkımız ne?
Övünüp durulacak bir durum mu bu?
Olması gereken bu zaten!
Alnımıza, tişörtümüze haram yemedik yazıp gezelim mi?
İnsan cebine haram koymaz, boğazından haram geçmez fakat yılları, ömürleri, enerjiyi, umudu, insanların hayallerini tüketir….
Sen bunu yaptın…
Bizi tükettin…
Anlamıyor musun?
Tüm iyi niyetlerimizi, sana olan inancımızı alıp yere çaldın…
Bunca yıl susamışken kavurucu sıcakta, bir damla suya muhtaçken, tam suyu içecekken, zar zor biriktirdiğimiz bidondaki suyumuza tekme atıp döktün…
Niye diyoruz, niye?
Yapma bunu… Niye döktün suyumuzu diyoruz…
Çıkmış, sadece ben haram yemedim diyorsun…
Suyumuzu dökmek de haram değil mi?
İsraf da haram, günah değil mi?
İnsanlar sana güvenini, yarınlarını emanet etti…
Sen ne yaptın?
Kocaman bir hiç…
Mühürsüz oy pusulalarına sonuna kadar itiraz ettin mi?
Koltuk için gösterdiğin hırsı mühürsüz oy pusulalarında gösterdin mi?
“Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz”, niye bunu dedin?
Niye onca aday varken Ekmeleddin diye bir adayı önümüze koydun?
Niye son seçimde anketlerde senden daha güçlü adaylar varken, kendini aday yaptın?
Niye 13 seçim kaybettin, artık bırakmıyorsun?
Niye kaybettiğin, kaybettirdiğin onca seçimle yüzleşip, arınmıyorsun?
Niye 80 yaşına merdiven dayamana rağmen gençlerin önünü açmıyorsun diyor…
Niye bu hırs, yeter diyor…
Sen ne diyorsun?
Ben, haram yemedim…
Tamam aferin ama tek mesele bu değil ki…
Şimdi dönüp, bir de…
Temiz kurultay, temiz vicdan, arınma diyorsun.
Ama bu toplumun asıl sorduğu başka…
Madem demokrasi esastı;
neden yıllarca parti içinde farklı sesler bu kadar zor duyuldu…
Madem irade kutsaldı…
neden insanlar sadece seçim zamanı hatırlandı?
Madem, kim çıkarsa başının tacıydı…
Neden yıllarca eleştiren herkes hain, nankör, bölücü ilan edildi?
Neden 13 seçim sen çıkmayınca, halk beni istemiyor, seçmiyor, bu karar başımın tacı deyip çekilmedin de her seferinde ısrar ettin…
13 defa küme düşmüş bir takımın teknik direktörü neden hala teknik direktör olarak kalmak için ısrar eder?
Başarısızlığınla neden yüzleşmiyorsun deniliyor…
Cevap ne?
Ben haram yemedim…
Evet, yemedin… Ama yıllarca başarısız oldun…
Bugün sorun bir kişinin dürüst olup olmaması değil artık…
Bir politikacının, liderin kendisine inanan milyonların hayal kırıklığını gerçekten anlayıp anlamadığı…
Anlıyor musun?
Sanmıyorum…
Halk artık romantik cümleler duymak istemiyor; samimi yüzleşmeye ihtiyaç duyuyor…
Gerçek demokrasi, hesap vermeyi de kabul etmektir.
Sen hesap vermiyor bir de bize hesap soruyorsun.
Anlıyor musun?
Sokağın sesini duyuyor musun?
Anketlere bakıyor musun?
İstenmediğini görüyor musun?
Yeter yahu yeter!
Söz milletin!
Haram yemedim de haram yemedim deyip duruyorsun…
Haram yememek tek meziyetin mi?
Zaten olması gereken bu…
Göz kırpmak gibi, nefes almak gibi, güneşin doğması, suyun yüz derecede kaynaması gibi…
Niye bunu ayrıcalıklı bir durum gibi anlatıp duruyorsun?
Halk sana bugün, zengin oldun mu diye sormuyor…
Israrla konuyu çarpıtıyorsun…
Halk sana; neden milyonların umutlarını tüketen bir siyasetin parçası oldun diye soruyor…
Siyaset sadece haksız para kazanmamaksa rahmetli babam da bir kuruş haram yemedi…
Ben de yemedim…
Eeee farkımız ne?
Övünüp durulacak bir durum mu bu?
Olması gereken bu zaten!
Alnımıza, tişörtümüze haram yemedik yazıp gezelim mi?
İnsan cebine haram koymaz, boğazından haram geçmez fakat yılları, ömürleri, enerjiyi, umudu, insanların hayallerini tüketir….
Sen bunu yaptın…
Bizi tükettin…
Anlamıyor musun?
Tüm iyi niyetlerimizi, sana olan inancımızı alıp yere çaldın…
Bunca yıl susamışken kavurucu sıcakta, bir damla suya muhtaçken, tam suyu içecekken, zar zor biriktirdiğimiz bidondaki suyumuza tekme atıp döktün…
Niye diyoruz, niye?
Yapma bunu… Niye döktün suyumuzu diyoruz…
Çıkmış, sadece ben haram yemedim diyorsun…
Suyumuzu dökmek de haram değil mi?
İsraf da haram, günah değil mi?
İnsanlar sana güvenini, yarınlarını emanet etti…
Sen ne yaptın?
Kocaman bir hiç…
Mühürsüz oy pusulalarına sonuna kadar itiraz ettin mi?
Koltuk için gösterdiğin hırsı mühürsüz oy pusulalarında gösterdin mi?
“Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz”, niye bunu dedin?
Niye onca aday varken Ekmeleddin diye bir adayı önümüze koydun?
Niye son seçimde anketlerde senden daha güçlü adaylar varken, kendini aday yaptın?
Niye 13 seçim kaybettin, artık bırakmıyorsun?
Niye kaybettiğin, kaybettirdiğin onca seçimle yüzleşip, arınmıyorsun?
Niye 80 yaşına merdiven dayamana rağmen gençlerin önünü açmıyorsun diyor…
Niye bu hırs, yeter diyor…
Sen ne diyorsun?
Ben, haram yemedim…
Tamam aferin ama tek mesele bu değil ki…
Şimdi dönüp, bir de…
Temiz kurultay, temiz vicdan, arınma diyorsun.
Ama bu toplumun asıl sorduğu başka…
Madem demokrasi esastı;
neden yıllarca parti içinde farklı sesler bu kadar zor duyuldu…
Madem irade kutsaldı…
neden insanlar sadece seçim zamanı hatırlandı?
Madem, kim çıkarsa başının tacıydı…
Neden yıllarca eleştiren herkes hain, nankör, bölücü ilan edildi?
Neden 13 seçim sen çıkmayınca, halk beni istemiyor, seçmiyor, bu karar başımın tacı deyip çekilmedin de her seferinde ısrar ettin…
13 defa küme düşmüş bir takımın teknik direktörü neden hala teknik direktör olarak kalmak için ısrar eder?
Başarısızlığınla neden yüzleşmiyorsun deniliyor…
Cevap ne?
Ben haram yemedim…
Evet, yemedin… Ama yıllarca başarısız oldun…
Bugün sorun bir kişinin dürüst olup olmaması değil artık…
Bir politikacının, liderin kendisine inanan milyonların hayal kırıklığını gerçekten anlayıp anlamadığı…
Anlıyor musun?
Sanmıyorum…
Halk artık romantik cümleler duymak istemiyor; samimi yüzleşmeye ihtiyaç duyuyor…
Gerçek demokrasi, hesap vermeyi de kabul etmektir.
Sen hesap vermiyor bir de bize hesap soruyorsun.
Anlıyor musun?
Sokağın sesini duyuyor musun?
Anketlere bakıyor musun?
İstenmediğini görüyor musun?
Sayın Kılıçdaroğlu’na güvenim tamdır. SSK’yı batırdı, CHP’yi batırdı, seçimleri batırdı ve Allah’ın izniyle cumhur ittifakını da batıracaktır. Rabbim bu kutlu mücadelesinde onun yâr ve yardımcısı olsun.
Erol Köse korkunç bir emek ve duygu sömürüsü ağı yaratmış. Üstelik bunu sanatçılara, yani kendisini duygularıyla var eden insanlara karşı yapmış. Yarattığı yıkımın boyutunu bir de böyle düşünün.
Helalleşmek bir haktır. İnsanlar haklarını helal etmeyebilir. Birinin hevesini kırmak, duygularını sömürmek, işini, ekmeğini elinden almak, geleceğiyle oynamak öyle basit bir şey değil. Acaba Erol Köse tüm bunları yaparken, bunu yaşayanlar kaç kez intiharın eşiğinden döndü? Kaç kez kendilerini bitmiş, tükenmiş hissetti? Bunlar başa çıkılması kolay duygular değil.
Bırakın herkes ne biliyorsa, ne yaşadıysa anlatsın. Bu sefer ölen kör, badem gözlü anılmasın. Belki yaşayan “kötüler” ibret alır…
@MatteoGuendouzi ilk günden bu formanın ağırlığını, rekabetin ateşini, kulübün ruhunu sahaya koydun.
Büyük rakibe karşı finalde, sadece iki günde bu aidiyeti hissettirmek kolay iş değil.
Mücadelen, golün, hırsın ve duruşun için teşekkürler. Bu forma emek ister.. şimdiden hakkını verdin. Var ol…
Bu fotoğrafa iyi bak Sayın Erdoğan!
“15 Temmuz’da beni ilk arayan Maduro’ydu” diyordun.
“Maduro kardeşim, dik dur, yanındayız” diye seslenip, destek gönderiyordun.
Maduro, adil olmayan seçimler yaptığında, kendi halkına adaletsiz davrandığında “kardeşim” diyerek arkasında duruyordun. O zaman da yanlış yapıyordun.
Ama dostun Trump geldi, uluslararası hukuku çiğneyip kardeşin Maduro’yu yatak odasında eşiyle birlikte aldı, elini gözünü bağlayıp götürüyor.
Şimdi ne hazindir ki; bu fotoğraf karşısında susuyorsun.
Demokrasiyi savunman gerektiği zaman Maduro’yu savunuyordun, şimdi dünya düzenini savunman gerektiğinde, suskunluğunla, Trump’ın başka bir ülkeye darbesini savunuyorsun.
Çünkü muhtaç hissettiğin Trump’tan çekiniyorsun.
İşte sizin demokratlığınız da dostluğunuz da kardeşliğiniz de bu kadar!
@elonmusk ABD Venezuela’yı “kurtarmaya” kalktıysa bilin ki ortada kurtarılacak halk değil, paylaşılacak kaynak vardır. Irak’ta böyleydi, Libya’da böyleydi. Ezber bozulmadı, sadece ülke adı değişti…
“Dünya halkları, uyanın!
Eğer ABD dünyayı yönetirse, insanlık kaybeder. Başka bir dünya mümkündür ve o dünya emperyalizmsiz olacak…”
#HugoChavez#ElLibertador#Venezuela