Evet, sanırım aramızdaki fark da bu. Ben olaylara daha sakin, olgun ve mantıklı yaklaşmaya çalışıyorum. Sürekli varsayımlar üzerinden insanları hedef göstermeyi doğru bulmuyorum. Bu yüzden de artık bu seviyede tartışmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle sizi engelleyeceğim; çünkü bu seviyesiz konuşmanın daha fazla devam etmesini istemiyorum.
Artık gerçekten saçmalıyorsunuz. Bir hesabı binlerce insan takip edebilir, aynı gönderiyi binlerce kişi beğenebilir. İki kişinin aynı şeyi beğenmesi onları sevgili yapmaz. Sürekli böyle çıkarımlar yapmanız gerçekten çok gereksiz bir noktaya geldi.
Tamam, siz neye inanmak istiyorsanız inanabilirsiniz ama ortada net bir gerçek yokken insanları zan altında bırakmayın. Sürekli varsayımlar üzerinden birilerini hedef göstermek doğru değil.
Yine aynı şeyi yapıyorsunuz. Ortada net bir kanıt olmadan sürekli “şöyleydi, böyleydi” diyerek kesin konuşuyorsunuz. A denen kişiyle sevgili olduğunu neye dayanarak söylüyorsunuz gerçekten merak ediyorum. İnsanların birbirinin fotoğrafını beğenmesi, eski paylaşımlarını beğenmesi gayet normal bir şey. Ben de arkadaşlarımın fotoğraflarını beğeniyorum. Bundan ilişki çıkarmaya çalışmanız artık gerçekten komik duruyor.
Üstelik A denen kişinin eski nişanlısı da bir kadın ve onun hakkında da kanıt olmadan böyle iddialar ortaya atılsa yine aynı şekilde karşı çıkardım. Bu konuyla ilgili herhangi bir net açıklama var mı? Eğer ortada gerçekten ciddi bir durum olsaydı zaten ilgili kişilerden biri çıkıp konuşurdu diye düşünüyorum.
Ama siz hâlâ ısrarla Zeynep’i hedef göstermeye ve linç ettirmeye çalışıyorsunuz. İnsanların özel hayatı hakkında kesin bilgi olmadan bu kadar ağır yorumlar yapmak gerçekten doğru değil. Bir insanı sürekli iddialarla yıpratmaya çalışmak yerine biraz saygılı olmayı öğrenmek gerekiyor.
Bungalov fotoğraflarını atabilir misiniz? Çünkü ben görmedim. Ayrıca tekrar söylemek istiyorum; ben bir kadının kendi beyanını esas alırım. Zeynep’ten böyle bir şeyi duymadığım sürece ortaya atılan fotoğraflara ya da iddialara inanmak istemiyorum. Bu sadece Zeynep için değil, başka bir kadın oyuncu için de olsa aynı tepkiyi verirdim.
Zeynep başarılı bir oyuncu ve bu dizide parladığını herkes fark ediyor. Buna rağmen sürekli yeni bir iddia ya da iftirayla linç edilmeye çalışılması gerçekten rahatsız edici. Bir kadın olarak bunu görmek benim hoşuma gitmiyor. Bu kendimi kandırmak değil; sadece insanların özel hayatına saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum.
Ayrıca özellikle belirtmek isterim ki Zeynep bir gün böyle bir ilişkiyi kabul etse bile bu benim için sorun olmaz. Çünkü bu onun hayatı ve kimsenin bir insanın özel hayatına karışma hakkı yok.
Baş başa tatil fotoğrafları nedir mesela? Eğer buna “İzmir gezisi” diyorsanız komik duruma düşersiniz. Ben de normal arkadaşlarımla geziye gidiyorum mesela. Erkek arkadaşlarımla geziye de gittim, bara da gittim, eğlenmeye de gittim.
Siz hiç gitmiyor musunuz acaba? Yoksa sadece sevgilinizle mi bir yerlere gidiyorsunuz? Çünkü artık yaptığınız şeyin neye benzediğini biliyor musunuz? Bir kadın “hayır” dediğinde, “ama bakışların hayır demiyor” demeye benziyor.
Ben Zeynep’ten “Bu adamla sevgiliyim” cümlesini duymadığım sürece benim için durum budur. Kaldı ki ben “Erdem’le sevgili” de demiyorum. Zeynep “Hayatımda biri yok” dedi, benim için konu kapandı. Size de aynısını tavsiye ederim.
A denen kişiyle başka kadın oyuncuların da yan yana fotoğrafları düşüyor ama nedense konu Zeynep olunca herkes inatla “sevgili” yakıştırması yapıp bütün suçu ona yüklüyor. Bu gerçekten çok ilginç. Üstelik A denen kişi en çok Hande ve Seda’yla görüntülenmiş olmasına rağmen onlar hakkında aynı yorumlar yapılmıyor. Ama Zeynep’le ilgili en ufak bir fotoğraf ortaya çıkar çıkmaz hemen hedef gösteriliyor.
Bir de sürekli yapay zekâ ile üretilmiş fotoğrafları paylaşıp bunu kanıt gibi sunmanız artık gerçekten komik duruyor. Benim için kadın beyanı önemlidir ve Zeynep de açık açık hayatında biri olmadığını söyledi. Bu yüzden insanların hâlâ ısrarla sevgili yakıştırması yapması tamamen zorlamadan ibaret geliyor.
Bir kadını sürekli açıklama yapmak zorunda bırakmanız da ayrıca çok rahatsız edici.
Haftalardır #isfad sahnelerini azaltıp sürekli “aile dramı” diyerek bunun PR’ını yaptınız. Peki sonuç ne oldu? Reytingler düştü. Çünkü izleyici artık ne istediğini açıkça söylüyor: Biz İsfad izlemek istiyoruz.
Ama siz, inatla sahneleri kesmeye devam ediyor, fragmanlarda bile yer vermeyerek adeta seyirciyle karşı karşıya geliyorsunuz. Şimdi de çıkıp “6 dakikalık İsfad sahnesi yüzünden mi reyting düştü?” diyorsunuz. Gerçekten çok komik.
Reytinglerin düşmesinin sebebi gayet açık. İsfad seven izleyiciler olarak büyük tepki gösteriyoruz ve çoğumuz bölümü artık baştan sona izlemiyoruz. Siz bu tavrı sürdürdükçe reytingler daha da düşmeye devam edecek.
Şimdi korkudan bir İsfad röportajı paylaşmanız ya da fragmanı İsfad ağırlıklı hazırlamanız da yeterli olmayacak. Çünkü mesele sadece fragman değil; izleyici artık hikâyede gerçekten İsfad görmek istiyor. İsfad sahneleri olmadığı sürece reytinglerin toparlanması zor görünüyor.
Ayrıca hakkında taciz iddiaları bulunan figüranın sahneleri artırıldıkça izleyicinin tepkisi daha da büyüyor. Bu durum devam ederse reyting kaybı kaçınılmaz olacaktır.
@Keyfeder9ulp@tasacakbudeniz@trt1 Oruç ise ilk bölümlerde sevgilisi olmasına rağmen genç bir kızı denize atıyor, ardından ıslanan kıyafetinin vücuduna yapışmasına bakıp etkileniyor. Üstelik “Koçari seni rahat ettiremedi” gibi tarzında iğrenç bir cümlesi de var. Bunlar tam olarak taciz sayılabilecek davranışlardı
@Keyfeder9ulp@tasacakbudeniz@trt1 Ayrıca İso, Fadime’yi kaçırdı ama ona tacizde bulunmadı. Buradan bile tacizin ne olduğunu tam olarak bilmediğinizi anlıyorum.
@Keyfeder9ulp@tasacakbudeniz@trt1 Küçük ergen ilk bölümde bekar bir genç olarak hoşlandığı bir kızı beğenmişti; bu gayet normal bir durumdu. Ama Oruç Bey’in sevgilisi olmasına rağmen başka bir kızı beğenmesi de size göre normal sanırım. Çünkü işinize geldiğinde her şeyi normalleştiriyorsunuz.
Evlat yoksa vatan da yoktur.
Evlatlarını koruyamayan bir millet, vatanını da koruyamaz.
Evlatlar giderse, geriye sadece boş bir toprak kalır.
Vatan, evlatla vatandır.
—“Şimdi siyaset zamanı mı?” diyenler var. Evet, tam da zamanı. Bu ülkede 48 saat içinde iki okula saldırı düzenleniyor, öğrenciler ve öğretmenler hayattan koparılıyor ve buna rağmen tek bir istifa dahi gelmiyorsa, konuşmanın ve hesap sormanın tam zamanı.
Güvensiz şehirlerin sorumlusu AKP’dir.
O sebeple her ölüm politiktir.